Etiket: kaçıp

  • Cezaevinden kaçıp 2 kişiyi daha öldüren şahıs yakalandı

    Cezaevinden kaçıp 2 kişiyi daha öldüren şahıs yakalandı

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde cinayetten yattığı cezaevinden firar edip 2 kişiyi öldüren, 1 kişiyi yaralayan şahıs sahte kimlikle yakalandı.

    Edinilen bilgilere göre, 7 Haziran 2014 tarihinde Kocaeli’nin Gebze ilçesi Gaziler Mahallesi’nde Ş.S. isimli bir şahsı öldüren Fatih A. isimli şahıs, Tekirdağ’da tutuklu bulunduğu cezaevinden firar etti. Kayıplara karışan şahıs, 2018 yılında İstanbul Maltepe’de Gülten G. isimli 1 kadını öldürdü. Sahte kimlikle saklanan şahıs, 30 Eylül tarihinde Gebze ilçesi Mevlana Mahallesi’nde caddede yürüyen Coşkun Topçu (42) ile yürüyen Paşa Topçu (31) isimli kardeşlere ateş etti. Olayda ağır yaralanan Paşa Topçu hayatını kaybetti. Şahsın yakalanması için Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri, geniş çaplı çalışma başlattı.

    Yastığının altındaki tabancayla uyuyormuş

    Ekipler tarafından yürütülen incelemeler neticesinde şahsın Düzce’de saklandığı tespit edildi. Dün polis ekipleri tarafından şahsın olduğu eve operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen operasyonda şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Evde yapılan aramalarda şahsın uyuduğu yataktaki yastığın altında kullanıma hazır 1 adet tabanca, 50 adet fişek, vücuduna gizlenmiş bir adet sustalı bıçak ve sahte kimlik ele geçirildi. Gözaltına alınan şahıs Kocaeli’ye getirildi. Şahsın yapılan işlemlerinde 9 ayrı suçtan arandığı ve 11 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenildi.

    Şahıs emniyette yapılan işlemlerinin ardından Kocaeli Adliyesi’ne sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Polisten kaçıp takla atan otomobilden uyuşturucu çıktı

    Şanlıurfa’da polisten kaçarken takla atan otomobilde çok sayıda uyuşturucu hap ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre olay, Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Pasabağı Mahallesinde yaşandı. Polis ekipleri şüphelendikleri 31 AIL 01 plakalı otomobili durdurmak istedi. Dur ihtarına uymayıp kaçan otomobil ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Eski sanayideki sokaklara giren otomobil izini kaybettirmeye çalıştı. Polisten kaçmayı başaramayan otomobil aydınlatma direğine çarparak takla attı. Yolun ortasında ters dönen otomobilde 3 kişi olduğu belirledi. Polisler tarafından çıkartılan şahıslardan 2’si yara almazken 1 kişinin ise hafif şekilde yaralandığı öğrenildi. Şahıslar gözaltına alınırken otomobilde yapılan aramada ise çok sayıda uyuşturucu hap ele geçirildi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Polisten kaçıp 4 araca çarptı, “Bu alemde unutulan değil iz bırakan ol” dedi

    Konya’da polis ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçan ve madde bağımlısı olduğu iddia edilen ehliyetsiz sürücü, biri polis aracı, biri belediye otobüsü olmak üzere 4 araca çarptıktan sonra yakalandı. Polis merkezine götürülen sürücü, “Bu alemde unutulanlardan değil iz bırakanlardan ol. Alem buysa kral biziz” dedi.

    Edinilen bilgiye göre, merkez Meram ilçesi Mimar Muzaffer Caddesi üzerinde uygulama yapan polis ekipleri, durumundan şüphelendiği Turan Ç. (19) idaresindeki 42 FAZ 75 plakalı aracı durdurmak istedi. Bunun üzerine polisler ile şüpheli araç arasında kovalamaca yaşandı. Şüpheli araç merkez Karatay ilçesi Başak Mahallesi’nde bir araca çarparak kaçmaya devam etti. Yaşanan kovalamacada araç, merkez Karatay ilçesi Aslanlı Kışla Caddesi ile Ahmet Hamdi Göğüş Caddesi kesişimindeki trafik ışıklarında önce 42 ADK 50 plakalı belediye otobüsüne, ardından polis aracına ve Yaşar Y. idaresindeki 43 RD 809 plakalı araca çarparak durdu. Şüpheli Turan Ç. polis ekiplerince gözaltına alındı. Yaşanan kazalarda şans eseri yaralanan olmadı. Şüphelinin aracına çarptığı Yaşar Y., kazanın ardından kendisine yeşil ışık yandığını ve hareket ettiği sırada kaçan şüphelinin aracına çarptığını söyledi.

    Madde bağımlısı olduğu iddia edilen ehliyetsiz sürücü Turan Ç., Köprübaşı Polis Merkezine götürüldüğü sırada, “Bu alemde unutulan değil iz bırakanlardan ol. Alem buysa kral biziz” dedi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • DEAŞ’ın elinden kaçıp Peşmergeye sığınan torununa kavuşmayı bekliyor

    Konya’da 4 yıl önce terör örgütü DEAŞ’a katılan oğlu tarafından Irak’a götürülen 12 yaşındaki torununun DEAŞ’ın elinden kaçıp Peşmergeye sığındığını söyleyen 64 yaşındaki dede, torununa kavuşacağı günü iple çekiyor.

    Edinilen bilgiye göre, 4 yıl önce DEAŞ’a katılan babası Mustafa B. (34) tarafından Irak’a götürülen 12 yaşındaki İsmail B.’nin dedesini telefonla arayarak DEAŞ’ın elinden kaçıp Irak Bölgesel Kürt yönetimi kontrolündeki Peşmergeye sığındığını söylediği öne sürüldü. Kaçırıldığı zaman 8 yaşında olan İsmail B.’nin babası Mustafa B.’nin 2015 yılında bombalı bir saldırı sonucu öldüğü öğrenildi. Babası öldükten sonra kendisine terör örgütü mensuplarınca silah eğitimi verilmeye başlanan İsmail B.’nin bunun üzerine üvey annesiyle birlikte DEAŞ’ın elinden kaçarak Peşmergeye sığındığı belirtildi. Güvenlik nedeniyle cezaevinde tutulduğu öne sürülen 12 yaşındaki İsmail B.’nin son telefon görüşmesinde dedesine “Hapishanedeyim. Buraya gel, beni sana verecekler” dediği kaydedildi.

    “Dedem zengin diyerek, kaçırılmasını istemiş”

    Yaşanan olayı anlatan Dede İsmail B. (64), “Şimdi benim oğlum mesleği ayakkabıcılık. Bir oğlum, iki kızım var. Ne güzel mesleğini yapıyordu. Bir evlilik yaptı, ailesinden ayrıldı. İsmail ondan. Ondan sonra aradan 3-4 sene geçtikten sonra Bingöllü bir bayanla evlendi. Benim oğlan yalnız evlenmeden tevhit dergahına gitti. Kunduracı bir arkadaşı bunu alıp gitmiş dergaha. Dergahta, bu baktım çok değişti. İşte dergaha akşamları gidiyor her hafta cumartesi günleri bunların toplantıları oluyor. Dergaha gidiyorum derken bu çok değişti. Ondan sonra oğlunu ilkokuldan aldı. Kendi okullarında okutmaya başladı” dedi.

    Oğlunun evlilik yaptıktan sonra Bingöllü eşiyle birlikte torunu İsmail’de alıp Suriye’ye kaçtıklarını ifade eden dede İsmail B., oğlunun 2 sene öne Amerika ve Rusya’nın attığı bombalarla öldüğünü söyledi. Torununun kendisine babasının öldüğünü söylediğini aktaran İsmail B., “Ondan sonra bu annesi bir daha evlendi, Diyarbakırlı biriyle. İsmail tabi orada ana yok baba yok, analığın elinde. Ondan İsmail kendisini kaçırsın diye birisine ‘dedem zengin’ diyor. Ondan sonra İsmail Musul Telafer’den Diyarbakırlı bir aileyle beraber Peşmerge askerlerine sığınıyor. 20 kez İsmail ile konuştum, nasılsın, askerler size iyi bakıyor mu diye, ‘bakıyor dede’ dedi. Ondan sonra telefonu kesildi” diye konuştu.

    “Cumhurbaşkanım torunun ne kadar tatlı olduğunu bilir”

    Erbil Konsolosluğuna 35 yıllık Halepli bir arkadaşının oğlu vasıtasıyla dilekçe verdiklerini de anlatan İsmail B., konsolosluktan hala kendilerine bir haber verilmediğini söyledi. Torununun Erbil’deki Türk konsolosluğuna 50 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyen İsmail B., torununun Türkiye’ye getirilmesi konusunda Cumhurbaşkanından yardım isterken, “Cumhurbaşkanımızdan başka bir şey istemiyorum. Torunumu bize getirsinler. Cumhurbaşkanım torunun ne kadar tatlı olduğunu o da biliyor” şeklinde konuştu.

    Torununun telefonda, “Dede mavi bisikletimi hazırla ben geliyorum” dediğini aktaran İsmail B., “Torunum telefonda bana ‘Ya dede, yüzmeyi öğrendim havuzda. Beni havuza götürecek misin’ dedi. Neler istedi o çocuk, hiçbir şey görmedi ki. Çocuklar aç kalmışlar orada, ekmek yememişler. Yani eğlenceyi boşver, tatlıyı, tuzluyu boşver aç kalmışlar, ot yemişler” dedi.

    Torununa kavuşması halinde kurban keseceğini söyleyen İsmail B., “İlk önce kurban keseceğim, hele bir gelsin, bekliyorum. Kesin umutluyum, Cumhurbaşkanım bunu yapar yani. İnşallah haberi olur yani, bekliyorum” ifadelerini kullandı.

    “Torun sevgisi tarif edilemez”

    Babaanne Hatice B. ise yaşadığı üzüntü nedeniyle bir gözünü kaybettiğini ve kısmi felç geçirdiğini anlatarak, “Torun sevgisi tarif edilmez. Evlada gençlikte bakamıyorsun. Torunu ben de büyüttüm, o doğurdu, ben büyüttüm. 1 aylıkken yanımdaydı bakamadı annesi. Aynı evdeydik. Ayrıldılar 1,5 sene sonra bana kaldı dedi.

    Torunuyla son görüştüğünde kendisinin rahatsız olduğunu ifade eden babaanne Hatice B., “Geçmiş olsun dediler bana. Gelin konuştu, İsmail’e verdiler. Geçmiş olsun anne dedi. Anne derdi, babası evlenince yeni anneye anne deyince babaanneye çevirdi. ‘Kuzum sahte gibi oldu’ dedim. Anne, anne derdi. Neyse babası yanında ya, evlendi varsın olsun. Vay kuzum geleydin bir kere daha koklayaydım ya dedim. Ben onu niye dediğimi bilemiyorum. Allah söyletti. Geleydin de koklayaydım bir daha dedim. O gece gitmişler. Komşuya sordum. Arkası yüksek siyah araba geldi İsmail’in sırt çantası bir de ellerinde valizle gittiler. Böyle gitmişler. Her şey koydukları yerde duruyor. Kuşu var. Yavrum kuş kadar dayanamadı. Kuşuna bakarım Mustafa’mın hatırası diye. Cumhurbaşkanımdan rica ediyorum, inşallah beni yavruma kavuştursun. Torun sevgisinin ne olduğunu o da bilir. Beni yavruma kavuştursun iki bayramı bir yapayım. Başka bir şey istemiyorum” ifadelerini kullandı.

  • Ortadoğu’nun kan gölünden kaçıp Diyarbakır’da huzuru buldular

    Ortadoğu’nun kan gölünden kaçan çoğu Afganistanlı 20 genç, Türkiye’ye sığındı. Ülkelerindeki iç savaştan kaçan savaş mağduru 20 gencin hayatı Diyarbakır’da kesişti. Türkiye’nin en büyük meslek edindirme kursunda eğitim alan öğrencilerden başarılı olanlar, istihdam edilecek.

    Afganistanlı Fahimullaq Ghanizade, Emrah Mahdevi ve Yusuf Sefa, Pakistanlı Shabbir Hussayin ile Suriyeli İhab Dkak’ın ortak kaderi, ülkelerinde yaşanan savaşın ortasında kalmaları. Henüz çocuk denecek yaşta silah ve bombardımanların arasında kalan gençler, savaşın meydana getirdiği olumsuzluklardan kurtulmak için ülkelerini terk etmeye karar verdi. Birbirlerinden haberdar olmayan gençlerden bazıları karayoluyla ülkelerini terk ederken, bazıları da koşar adımlarla ailelerini geride bırakmak zorunda kaldı. Türkiye sınırına geldiklerinde yeni bir hayata yelken açacaklarını bilen gençler, ilk olarak Ankara’ya gitti. Burada bir süre bihaber zaman geçiren çocuklar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Diyarbakır’a yönlendirildi. Savaştan kaçan 20 gencin kaderdaşlığı Diyarbakır’da devam etti. Burada yurda yerleştirilen gençler, kendilerini ifade edebilecek düzeyde Türkçe öğrendikten sonra, MEKSA Vakfı tarafından açılan kaynakçılık kursuna yönlendirildi. Burada kursa yazılan savaş mağduru gençlerden başarılı olanlar, eğitimlerinin ardından istihdam edilecek.

    Türkiye sevgisi konula ay yıldızlı dövme yaptırdı

    Afganistanlı 17 yaşındaki Fahimullaq Ghanizada, yaklaşık bir yıl önce ailesini arkasında bırakarak ülkesini terk etti. Savaşın getirdiği bütün olumsuzluklara göğüs gerdikten sonra Türkiye’nin yolunu tutan Ghanizada, sınırı geçtikten sonra bir daha Afganistan’a dönmemeye yemin etti. Türkiye’ye olan sevgisi tarif edilemeyen Ghanizada, koluna ay yıldız dövmesi yaptırarak, ülkeye olan sevgisini vücuduna kazdırdı. Yaşadıkları ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ghanizada, “Afganistanlıyım, 1 yıl önce Türkiye’ye geldim. Ailem Afganistan’da, buraya kaçak yollarla geldim. Kursa gelip kaynakçılık öğreniyorum. Eğitimimin ardından Türkiye’de kalıp çalışmak istiyorum. Ben Türkiye’yi daha çocukken çok seviyordum, bu yüzden koluma ay yıldız dövmesi yaptırdım. Afganistan’a dönmek istemiyorum, orada savaş var düşmanlar var ve burası çok güzel” dedi.

    4 günlük yolculuktan sonra özgürlüğe adım attı

    Bir başka Afganistanlı 17 yaşındaki Emrah Mahdavi de tıpkı, Ghanizada gibi ülkesindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’nin yolunu tuttu. 7 ay önce, 4 günlük araç yolculuğun ardından özgürlüğüne kavuşan Mahdevi, ülkede kaldığı kısa sürede Türkçe konuşmayı sökmüş. Arkadaşları ile konuşurken de Türkçeyi seçen Mahdavi, “7 ay önce Türkiye’ye geldim. Daha önce Türkçe bilmiyordum burada öğrendim. Afganistan’da savaş var. Burada okuyorum ve ders çalışıyorum. Babam vefat etti, annem ise Afganistan’da yaşıyor. Otobüsle kaçak yollarla 4 günlük yolculuğun ardından Diyarbakır’a geldim. Burada teknik kurs görüyorum. Afganistan’a geri dönmek istemiyorum, burada kalıp yaşamak istiyorum” diye konuştu.

    Afganistan’a dönüp savaşı sonlandırmak istiyor

    Bir diğer Afganistanlı 13 yaşındaki Yusuf Sefa, 1 yıl önce yürüyerek Türkiye’ye geldi. Hayatının en zor günlerini geçirdiği yolcuğun ardından Türkiye’ye gelen Sefa, içinde buruk bir sevinç yaşadı. Ailesini Afganistan’da bıraktığından dolayı mutsuz olan Sefa, “1 yıldır Türkiye’deyim, bazen koşarak bazen de otobüs yolculuğu ile geldim ve çok zordu. Okul okumak için buraya geldim. Afganistan’da savaş var, ailem Afganistan’da. Savaşta amcamı kaybettik. Burada ders çalışıyorum, kaynak yapmayı öğrenmek için geliyorum. Türkiye’yi seviyorum ama Afganistan’a dönmek istiyorum. Oradaki insanlara yardım etmek için, savaşı bitirmek için ülkeme gitmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Pakistan’dan Diyarbakır’a acı dolu yolculuk

    Pakistanlı 17 yaşındaki Shabbir Hussain’de Afganistanlı arkadaşları gibi savaştan kaçarak Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Yaklaşık 1 buçuk yıl önce bazen yürüyüp bazen de araçlara binerek yolculuğunu tamamlayan Hussain, şöyle konuştu:

    “Pakistanlıyım, savaştan dolayı 1 buçuk yıl önce buraya kaçak olarak geldim. 12 saat yürüdük, Diyarbakır’ı seviyorum ve Ankara’dan buraya geldim. Burada öğrenciyim, kaynakçılık öğreniyorum. Ailem Pakistan’da, oraya dönmek istemiyorum”.

    Ortadoğu’nun kan gölü Suriye

    Suriyeli 17 yaşındaki İhab Dkak, bir yıl önce ülkelerindeki iç savaşa dayanamayarak kente terk etmeye karar verdi. Geride tüm yaşantısını bırakan Dkak, bazen yürüyerek bazen de araçlara binerek savaşın getirdiği olumsuzluklardan uzaklaşmak için hiç durmadan Diyarbakır’a kadar geldi. Diyarbakır’da kendisi gibi savaş mağduru gençlerle tanışan Dkak, arkadaşları gibi kaynakçılık kursuna yazılarak meslek sahibi olmaya karar verdi. Ülkesine dönmek isteyen fakat savaş nedeni ile bunu aklından çıkarmaya karar veren Dkak, kursun ardından Diyarbakır’da yeni bir hayata yelken açacak.

    Kaynakçılık kursu eğitmeni Sedat Ergün, öğrencilerin geldiği kursla ilgili bilgi verdi. Kurslarında 400 saatlik eğitim verileceğini belirten Ergün, “Özellikle rağbet görülen ve ihtiyaç olan kursları veriyoruz. Sınıfımız 20 kişilik, Suriyeli, Afganlı ve Pakistanlı göçmen kursiyerler için özel bir kurs yaptık. Eğitimlerimiz başladı. Yaklaşık 4 ay devam edecek. Başarılı olup sertifika alacak kursiyerlerimizi istihdam edeceğiz” dedi.