Etiket: Kaçının

  • Meme Ameliyatı Sonrası Ağır Kaldırmaktan Kaçının

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, meme ameliyatı sonrası ağır kaldırmaktan kaçınılması önerisinde bulundu.

    Göğüslerde ortaya çıkabilecek problemlerin hem sosyal hayatı hem de psikolojiyi olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Op. Dr. Belma Şahin, “Kişi eğer küçük göğüslere sahipse kendini yetersiz ve mutsuz hissedebilir. Meme büyütme ameliyatlarında amaç genellikle hastayı estetik görünümlü göğüslere kavuşturmaktır. Meme ye hangi estetik ameliyatların yapılması gerektiğine hastanın kendi başına karar vermesi zor olabilir işte bu noktada ben, hastama yaptığım muayene ve onun vücut yapısı ile ilgili sahip olduğum bilgilerle yol gösteririm. Bazen hasta meme büyütme ameliyatı için gelir ancak sadece göğüs dikleştirme ameliyatı hastanın arzu edeceği sonucu verecektir. Bu bilgiler ışığında nihai kararı hasta birlikte veririm” diye konuştu.

    Fiziksel görünümlerinde mükemmeliyete ulaşmayı hedefleyen hastaların meme büyütme ameliyatı için uygun olmayan adaylar olduğunu kaydeden Op. Dr. Belma Şahin, “Eğer kişi fiziksel olarak sağlıklıysa ve beklentileri gerçekçiyse, orantılı ve kadınsı bir görünüm hedefliyorsa, meme büyütme için iyi bir aday olabilir. Bu şartlarda meme büyütmeye ve hacimlendirmeye yönelik yapılan işlemler ile estetik olarak daha iyi görünümlü meme oluşturmak daha tatmin edici olacaktır. Meme büyütme ameliyatı tam teşekküllü bir hastanede genel anestezi altında yapılır ve tercih edilen tekniğe göre bir ile iki saat arası sürer. Hasta bir gece hastane gözetimde kaldıktan sonra ertesi gün hastaneden ayrılıp günlük yaşama dönebilir. Göğüs bölgesi, yaklaşık bir hafta bandajlı kalır. Gizli dikiş uygulandığı için deri yüzeyinde alınacak dikiş yoktur. Ağır kaldırma ve kolların kullanıldığı ağır egzersizlerden iki ile üç hafta kadar kaçınılmalıdır. Bu dönem sporcu sütyeni ile desteklenmelidir. Gebelik, yaşlanma sonucun ömrünü olumsuz etkileyebilse de sonuç genelde uzun süreli kalıcıdır. Ayrıca konulan her protezin vücut içerisinde bir kullanım süresi vardır. Bu süre 10 yıldan 25 yıla kadar değişkenlik gösterir” şeklinde konuştu.

  • Bebek İstiyorsanız Kaygılanmaktan Kaçının

    Günümüzde her 10 çiftten birinin çocuğu olmadığını belirten Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, çocuk isteyen çiftlerin kaygılarını kontrol etmeleri gerektiğini söyledi.

    Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, yaptığı açıklamada, “İnfertilite, 1 yıl korunmasız ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamama durumudur. Sebepleri saymakla bitmez ancak genel itibariyle değerlendirdiğimizde yüzde 30-40 kadın yüzde 20-30 erkek yüzde 20 her iki çiftten kaynaklı, bir de yüzde 18-20’lik kısım açıklanamayan infertilite grubudur. Son grup, bilim dünyasının da oldukça ilgisini çekmektedir. Ortada hiçbir gerekçe yok iken çocuk sahibi olamamanın açıklanmasın da psikolojik nedenlerin yattığı düşünülmektedir. Sonuçta çocuk sahibi olmak için iyi bir yumurta, iyi bir sperm olduğu kadar iyi bir psikolojinin de olmazsa olmaz olduğu bir gerçektir, bu yüzden çocuk isteyen çiftlerin kaygılarını kontrol etmeleri gerekmektedir, bunun için hastaların kişisel gelişim kitapları okumalarını, spor yapmalarını buna rağmen kaygı ile baş edememeleri durumunda profesyonel destek almalarını mutlaka öneriyorum. Sonuçta kesin olan, ruh bozulursa beden, beden bozulursa ruh da bozulacaktır” dedi.

    “Kadınlarda ilk 20 yıl üreme verimliliği yüksektir, ancak 35 yaşından sonraki dönemde bu verimlilik azalmaya başlar.Çocuğu olmayan her çift, paniğe kapılmamalı. Eğer, eşler bir yıl boyunca düzenli ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamıyorlarsa mutlaka bir uzmana görünmelidir” diyen Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, şunları söyledi; “Bebek sahibi olamayan çiftlerin tedavisine başlanmadan önce sorunlarının ne olduğunu doğru belirlemek büyük önem taşır. Çiftlere yapılan gerekli kontroller sonrası uygun tedaviye başlanmalıdır. Tedavi yöntemleri sürekli olarak gelişmektedir, bunlardan birisi olan mikroakışkan çip teknolojisi ise Amerika’da Harvard Üniversitesinde Türk bilim adamı tarafından bulunan yeni bir teknoloji spermler , kadın genital sisteminin doğal ortamını fizyolojik olarak taklit ederek hazırlanan çiplerde yüzdürülerek Seçilmekte ve bu spermlerle yapılan mikroenjeksyonlarda ki sonuçlar tekniğin yeni olmasına rağmen ,yüz güldürmekte, henüz yeterli bilimsel çalışma yapılmamış olmasına rağmen, gerek tüp bebek, gerekse ıuı (aşılama) için sperm hazırlamada kullanılan bu yöntem, alışılmış metodların yerine yerine geçecek gibi görünüyor. Ben de yakın zamanda kullanıma giren umut vadeden uygulamayı uygun vakalarda kullanmaktayım” ifadelerini kullandı.