Etiket: KAÇAN

  • Müdahaleden Kaçan Eylemciler AK Parti Bürosuna Böyle Saldırdı

    Taksim Galatasaray Meydanı’nda dün öğle saatlerine toplanarak eylem yapmak isteyen grup, polisin müdahalesi sonrası kaçtığı ara sokakta AK Parti Seçim İrtibat Bürosu’na saldırdı. Grubun ellerine geçirdiği duba ve tabelalarla büronun camlarına saldırma anı güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Taksim Galatasaray Meydanı’nda dün yaklaşık 250 kişilik gruba, izinsiz korsan gösteri yapmaları nedeniyle polis ekipleri tarafından müdahale edilmişti. Müdahalenin ardından dağılan grup ara sokaklara girip yer yer slogan atarak, çevik kuvvet polisleri tarafından müdahaleye uğramıştı. Göstericiler arasından Tarlabaşı ara sokaklarına kaçanlardan bazıları AK Parti Seçim İrtibat Bürosu’na saldırdı. Ellerine geçirdikleri duba ve tabelalarla büroya saldıran grup güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, müdahaleden kaçan eylemciler, büronun önündeki dubaları alarak büroya atıyor. Başka bir eylemci ise bir dükkanın önündeki tabelayı büroya fırlatıyor.

    Polis saldırgan eylemcilerin yakalanması için çalışma başlattı.

  • (Özel Haber) Sur’dan Kaçan Aile Hastaneye Sığındı

    Diyarbakır’ın sokağa çıkma yasağı ilan edilen Sur ilçesinde yaşanan çatışmalar yüzünden evlerini terk etmek durumunda kalan 5 çocuklu Ün ailesi, gidecek yer bulamayınca hastaneye sığındı. Hastanede kendilerine tahsis edilen bir odada kalan aile burada yaşam mücadelesi veriyor.

    Onbinlerce ailenin yaşanan çatışmalar yüzünden göç etmek zorunda kaldığı Sur ilçesinden çıkan vatandaşlar bin bir zorlukla hayata tutunmaya çalışıyor. İlçeden göçen vatandaşlardan imkanı olanlar başka ilçelerde tuttukları evlere yerleşirken, durumu olmayan bazı aileler de yakınlarının yanına yerleşti. Hem durumu hem de kentte yakınları olmayan aileler ise en büyük mağduriyeti yaşadı. Yaklaşık 20 yıl önce İzmir’den Diyarbakır’ın Sur ilçesine yerleşen ve burada hurdacılık yaparak geçimlerini sağlayan 5 çocuklu Ün ailesi, Savaş Mahallesi Büyüksürgü Sokak’taki evlerinin çatışmalarının ortasında kalması yüzünden ilçeden çıkmak durumunda kaldı. Sadece beraberlerine iki çanta alabilen aile, gidecek yer bulamayınca Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi’ne sığındı. Aileye kapılarını açan hastane yetkilileri, kendilerine geçici olarak bir oda tahsis etti. Ün ailesi, şimdi bu odada ilçelerindeki olayların sona ermesinin ve bir an önce evlerine geri dönmenin hayallerini kuruyor.

    “ÜSTÜMÜZDE BOMBALAR PATLIYORDU”

    Ailenin babası Agahan Ün, eşi Sultan ile çocukları Veysican (16), Selçuk (14), Muhammed (13), Murat (9) ve Semanur (4) ile gidecek yerleri olmadığı için hastaneye sığındıklarını belirterek, çok zor durumda olduklarını anlattı. Diyarbakır’da hiç akrabalarının olmadığına dikkat çeken Ün, “Ben dışarıda kaldım. Sur’dan çıktım. Evim çöktü. Üstümüzde bombalar patlıyordu. Barınamadım. Çocuklarımı aldım dışarı çıktım. Gidecek yerim de yoktu. Geldim hastanenin önüne, güvenlikçi arkadaşlar dediler ki, ‘Giremezsin hastaneye.’ Başhekimle görüştüm. Başhekim Şenol Gedik hoca sağ olsun kapıyı açtı bize. Barındırdılar bizi. Burada sıcak yere küçük kızımın hatırı için aldılar. Çocukların hatırası için. Biz yine barınabilirdik sokakta ama küçük kızımı dünyanın tüm malına vermem. Bize kucak açtı hastane, geldik burada barınıyoruz. Yardım elinin bize uzatılmasını istiyorum başka bir şey istemiyorum. Başhekim yardım etti, yardımcısı yardım etti. Hepsinden de Allah razı olsun. Benim şu an başka yapacağım iş yok” dedi.

    “EKMEK VE SU YOKTU”

    9 gün boyunca evin içinde mahsur kaldıklarını söyleyen Sultan Ün ise ekmek ve suyun olmadığını ve çocuklarının uzun süre aç kalıp ağladıklarını ifade etti. Ün, savaş olmasını istemediklerine dikkat çekerek, şu ifadelerde bulundu:

    “Biz savaş olmasını istemiyoruz. Bütün hayallerimiz yıkıldı. Çocuklarım okula gidemediler. Okullarından oldular. Barış olsun istiyoruz, savaş olmasını istemiyoruz. Bilmiyorum ne diyeceğimi. Evin içinde bir banyoya kaçıyorduk. Bir mutfağa kaçıyorduk. Bir odaya. Nereden ne geleceğini hiç bilmediğimiz için, ne yapacağımızı şaşırmıştık. 9 gün evin içinde kaldık hiç çıkamadık. Ekmek su yoktu hiç yoktu. Çocuklar, ağlıyordu başımda, anne ekmek ver diyordular. Oğlum durun idare edin, bir bekleyin bakalım ne olacak. Bitecek inşallah diyorduk. Çocuklar hiç duramıyordu. Bilmiyordu, anlamıyordu, biz aç kalabiliyorduk ama onlar kalmıyordu. Çok zor durumdaydık. Allah razı olsun bugün, buraya geldik. Yerimiz, yuvamız yoktu. Yani hiç kimse bizi kabul etmiyordu. Allah razı olsun yardım edenlerden. Başka ne diyeyim. Yardım eli uzatılsa çok güzel olur. Bizim sığınacak bir yerimiz olsa, başımızı koyacak sıcak bir yerimiz olsa yeter bize.”

  • (Özel Haber) Sudan’daki İç Savaştan Kaçan Veterinerin TEK İsteği Türk Vatandaşı Olmak

    Sudan’da devam eden iç savaştan Türkiye’ye kaçan Veteriner Muhammet Mustafa Süleyman Ahmet, Türk vatandaşı olmak istiyor.

    Sudan’ın Darfur bölgesinde kliniği bulunan Veteriner Hekim Muhammet Mustafa Süleyman Ahmet, ülkesinde çıkan iç savaşla birlikte ailesini kaybedince soluğu ikinci vatanı olarak gördüğü Türkiye’de aldı. Çıkan iç savaşla her şeyini kaybeden Sudanlı veterinerin tek amacı sığındığı Türkiye’nin vatandaşı olup mesleğini burada sürdürebilmek. İç savaştan kaçtıktan sonra Bursa’ya gelen Ahmet’e Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiriciler Birliği sahip çıktı. Birliğin binasında kalan Sudanlı veterinerin hedefi Türkiye’den çalışma izni alıp mesleğini devam ettirmek. Bunun için Türk makamlarından yardım bekleyen Sudanlı veteriner, Türkiye’yi ikinci vatanı olarak görüyor.

    Genç veterinere sahip çıkan Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiriciler Birliği Başkanı Yıldırım Oran, “Muhammet Mustafa Süleyman Ahmet, ülkemize mülteci olarak gelmiş. Kendisiyle tanıştığımızda zor şartlarda yaşıyordu. Kendisi veteriner hekim, fakat ilgili mevzuatlara göre mesleğini ülkemizde icra edemiyor. Biz kendisine sığırlara tırnak bakımı konusunda yardımcı olup iş imkanı sağlamak istiyoruz. Biz buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Ahmet’in bir an önce Türk vatandaşlığına geçmesi için yardım talep ediyoruz. Sudan’da Türk halkını çok seviyorlar” dedi.

  • (Özel Haber) Sıcaklardan Kaçan Araplar Uzungöl’ü Tercih Ediyor

    Ülkelerindeki sıcaklar nedeniyle zorlanan Araplar, kış aylarında, Türkiye’nin ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Uzungöl’ü tercih ediyor.

    Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı doğal güzellikleri ile dünyaca ünlü Uzungöl, kar yağışının etkisi altında bulunuyor. Yolların açık olması nedeniyle yerli ve yabancı turistler Uzungöl’e gelerek konaklama yaparken, Arap turistler yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da Uzungöl’ü mesken tuttukları gözlendi.

    Uzungöl’ü çok sevdiklerini belirten Abdurrahman isimli bir Arap turist, “Uzungöl soğuktur diye korkanlar kesinlikle böyle bir şey düşünmesinler. Uzungöl çok güzel. Otellerde bütün ihtiyaçlarımız karşılanıyor. İleride ailecek buraya gelmeyi düşünüyoruz. Herkesin buraya gelmesini tavsiye ediyorum” dedi.

  • Savaştan Kaçan Afgan Çift Erzurum’da Evlendi

    Afganistan’daki savaştan 2011 yılında kaçarak Türkiye’ye sığınan Favziyeh Mohammad Hossein ile Hasan Hoydari, düzenlenen nikah merasimiyle Erzurum’da dünya evine girdi.

    Afganistan’daki savaştan 2011 yılında kaçarak Türkiye’ye sığınan ve birbirlerini iki yılı aşkın süredir tanıyan Favziyeh Mohammad Hossein ile Hasan Hoydari, mutluluğu Erzurum’da buldular. İki yıldır birbirini tanıyan çift evlenme kararı aldı. Öncelikle evliliğe rızası olmayan Favziyeh’in annesini ikna ettikten sonra resmi prosedürleri tamamlayan çift nikah masasına oturdu. Yakutiye Belediyesi Evlendirme Dairesi’ne giden Afgan çift nikahlarını kıydırarak dünya evine girdi. Nikaha Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) Başkanı ve Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Selçuk Kaya şahitlik etti. ERVAK Başkanı Erdal Güze, “Gönül ferman dinlemiyor. Kardeşlerimiz dört sene önce sıkıntılar eşliğinde Erzurum’a gelmişlerdi. Bu sıralarda basından takip ettiğimiz gibi mültecilerin dram ve trajedilerine şahit oluyoruz. Ama bugün bunların dışında bir mutluluk sahnesine ortak olduk. Gerçekten çok güzel bir hadise bu. Evlenmeleri oldukça güç oldu. Hasan Favziyeh’in peşinden az koşmadı. Sonunda mutlu sona eriştiler. Allah daim etsin” diyerek çifte mutluluklar diledi.

    Favziyeh’in annesinin evliliğe rızası olmadığı için epey uğraştıklarını söyleyen Hasan Hoydari, “2011 yılında Erzurum’a geldim. Eşimle iki sene önce tanıştık. Evlenene kadar çok büyük zorluklar yaşadık. Favziyeh’in annesi bu evliliği istemiyordu. Ama sonuçta ben bunu başardım” dedi. Favziyeh Mohammad Hossein de “Fazla zorluklar yaşadık. Sonunda bugün evlendik. Mutluyuz” dedi.