Etiket: Kabul

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanaat Önderlerini Beştepe’de Kabul Etti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden gelen bazı kanaat önderlerini Beştepe’de kabul etti.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen kabulde, İçişleri Bakanı Selami Altınok, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Kutbettin Arzu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu da hazır bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bugün üçüncüsü gerçekleştirilen görüşmelerle bölgedeki durum hakkında kanaat önderlerinden doğrudan bilgi edinmeyi amaçladığı kaydedilmişti.

  • Beü Yeni Akademik Yılda Rekor Sayıda Uluslararası Öğrenci Kabul Etti

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ), uluslararasılaşma çalışmalarının önemli bir paydaşı olan uluslararası öğrencilerinin sayısında rekor düzeyde artış kaydetti. Üniversite, 2015-2016 Akademik Yılında 284 uluslararası öğrenci kabul etti. Öğrenimlerine devam eden 264 öğrenciyle birlikte BEÜ’deki uluslararası öğrencilerin toplam sayısı 548’e ulaştı.

    BEÜ’de bu yıl ilk defa öğrenim görecek Uluslararası öğrenci sayısında çok önemli bir artış yaşandı. 2015-2016 Akademik Yılında ön lisans düzeyinde 26, lisans düzeyinde 248, lisansüstü düzeyde ise bu yıl ilk defa 10 uluslararası öğrenci olmak üzere toplamda 284 kişi BEÜ’ye kayıt yaptırdı.

    Üniversitenin uluslararasılaşma çalışmalarının son yıllarda artan bir ivmeyle yol aldığını belirten Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, “Uluslararası öğretim üyesi sayılarındaki artışın yanı sıra uluslararası işbirlikleri ve bilimsel toplantılar dünya çapında tanınırlığımızı arttırırken farklı ülkelerden öğrencilerin Üniversitemizi tercih etmelerinde büyük pay sahibi oluyor. Uluslararası fuarların bu noktadaki katkısını da yadsıyamayız. Kurulduğu günden bu yana başarıları ile adından söz ettiren Karaelmas TÖMER’deki Türkçe eğitimi Türkiye’de eğitim görmek isteyen öğrenciler için tercih edilen bir merkez. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren belirlediğimiz hedefler doğrultusunda atılan adımların ve yapılan yatırımların meyvelerini alıyoruz. Gençlerimize kaliteli eğitim ve öğretim imkânı sunabildiğimiz için mutluyuz. 2014-2015 Akademik Yılı içinde 264 uluslararası öğrenci Üniversitemizde okumaktaydı. 2015-2016 Akademik Yılında Üniversitemize beklenenin çok üstünde bir başvuru yaşandı. Yoğun başvuruların arasından Üniversitemize kabul ettiğimiz 284 öğrenci ile toplamda 548 uluslararası öğrencimiz oldu. 2015-2016 Akademik Yılında ön lisans düzeyinde 26, lisans düzeyinde 248, lisansüstü düzeyde ise 10 uluslararası öğrencimiz öğrenim görmeye başladı. Uluslararası öğrencilerini Üniversitemizde önemli bir oranda yer alıyor olması beraberinde kültürel zenginlik ve tolerans ortamı da sağlıyor. Tüm bu sonuçların Üniversitemize, Zonguldak’a ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu süreçlerde emek veren, katkıda bulunan tüm akademik ve idari çalışma arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum” dedi.

  • İki genç kızın hayatına 60 bin TL

    İki genç kızın hayatına 60 bin TL

    OSMAN AKIN
    BURSA (İHA) –

     

    Bursa’da okul yolunda ölen iki kızın hayatına sigorta şirketi 52 bin 600, bilirkişi ise 59 bin 800 lira değer biçti. Şok yaşayan aileler, 520 bin liralık maddi manevi tazminat davası açtı. Duruşma çıkışında konuşan aileler, “Derdimiz para değil, trafik kazalarındaki ölümleri bitirmek” dedi.
    Edinilen bilgiye göre kaza, 25 Kasım 2010’da merkez Nilüfer ilçesi İzmir yolu üzerinde meydana geldi. Fatih Lisesi Fen Bölümü 2’nci sınıfta okuyan Didem Zeynep Çakar ve Ezgi Nil Topuz, gece boyu sınava çalışıp okullarına gitmek için evden çıktı. İzmir yolu üzerinde yolun karşısına geçmek isteyen iki arkadaşa, G.Ç. idaresindeki 16 GD 730 plakalı minibüs çarptı. Liseli kızlardan geriye, okula giderken asansör kameralarında yaptıkları son makyajın görüntüleri kaldı. Açılan ceza davasında sanık sürücüye toplam 5.5 yıl hapis cezası verildi.
    Cezayı az bulup Yargıtay’a temyize giden aileler, sigorta şirketinin Didem için 27 bin 900, Ezgi için 24 bin 700 lira olmak üzere toplam 52 bin 600 lira, bilirkişinin ise Didem için 31 bin 900, Ezgi için ise 27 bin 900 olmak üzere toplam 59 bin 800 liralık değer biçtiğini söyledi. Bunun şokunu yaşayıp, kabul etmeyen Çakar ve Topuz aileleri, ölen kızları için 10’ar bin lirası maddi, 250 biner lirası da manevi toplam 520 bin liralık tazminat davası açtı. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava çıkışında konuşan kızların babaları adalete veryansın ederek, “Ölen kızlarımızın canının bedeli 30 bin lira olmamalıydı” diye konuştu.

     

    “İNSANLAR KAZALARDA ÖLÜRKEN ADALET ÇOK YAVAŞ İLERLİYOR”
    Uzun zamandır bekledikleri davaya yine girdiklerini ifade eden Ezgi Nil Topuz’un babası Saffet Topuz, “Duruşma yine bizim beklediğimiz ivedilikle sonuçlanmadı. Biz sürekli izliyoruz. Ölümler sürekli devam ediyor. Bu bizi son derece rahatsız ediyor. Biz davaya, adalete güvenmek istiyoruz. Şu anda bizim güvenimiz henüz oluşmadı. Sadece oyalandığımızı düşünüyoruz. Halen bizleri tatmin edecek bir kararlar çıkmadı. Çıkmıyor ve insanlar halen hızla ölmeye devam ediyorlar. Buna karşı adalet son derece ağır bir şekilde ilerliyor” dedi.

     

    “EN BÜYÜK TEMENNİMİZ KAZALARA CAYDIRICI CEZALAR VERİLMESİDİR”
    Ceza davasında sanığa 15 yıl hapis verilmesini beklerken 5.5 yıl hapis verildiğini hatırlatan baba Saffet Topuz, “Biz bunu önce bir şaka gibi algıladık çünkü 5.5 yılın iki zeki insanın ya da bu ülkeye yararlı olacak iki insanın ölümünün karşılığı olmaması gerekiyordu. Ne yazık ki öyle bir karar çıktı. Biz temyize gittik. Temyizin sonucu ne olacak bilmiyoruz ama halen daha bizi tatmin edecek bir karar çıkmadığı gibi sonucunda çok tatmin edecek bir karar da beklemiyoruz aslında. Bizim tek beklentimiz, Meclis’ten çıkacak kanunların biraz daha bu tür davalarda caydırıcı olması. Ölümlerin azaltılması en büyük temennimiz çünkü bu ülkede trafik kazalarında çok büyük sayıda insanımızı kaybediyoruz. Bunların karşılığında verilen cezalar ise yok gibi ya da çok komik miktarlarda” diye konuştu.

     

    “ÖLÜME SEBEP OLAN SÜRÜCÜNÜN DE EHLİYETİNE EL KONULSUN”
    Ayrıca alkollü araç kullanan insanların yakalandığında ehliyetine el konulmasına rağmen trafik kazasında bir kişinin ölümüne sebep olan sürücünün ehliyetine el konulmamasının ayrı bir çelişki olduğunu kaydeden Topuz, özellikle milletvekillerinden kanun çıkarırken bunu dikkate almasını istediğini de sözlerine ekledi.
    Kazada hayatını kaybeden Didem Zeynep Çakar’ın babası Sinan Çakar, “Bu yeni çıkacak trafik yasalarında ölümlü kazaların bir an evvel aşağıya çekilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Sigorta şirketinin 30 bin lira vermesi çok gülünç. Kızımın bedelinin bu olmaması lazımdı. Hayat parayla ölçülmez fakat resmen bizimle dalga geçiyorlar. Başka bir şey değil. Verilen cezalar daha caydırıcı olmalı. İnsanların bilinçlendirilmesi gerekir. Ceza da iş değil. Bunlara kökten bir çözüm üretilmesi gerekir. Bizim daha önce yaptığımız imza kampanyaları Meclis’e sunuldu. Bunlar hiç dikkate alınmadı. Bize de bilgi verilmedi. Bu imzalar çöpe mi atıldı? Ya da göz önünde mi alınmıyor? Hiçbir bilgimiz yok. Tüm çabamız bu kazaların sıfıra indirilmesidir” dedi.

     

     

  • Yerel Seçimde Yeni Tarih

    Yerel Seçimde Yeni Tarih

    AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, yerel seçim tarihi olarak CHP’nin 3 Kasım ya da 17 Kasım’ı teklif etmesi halinde ‘evet’ diyeceklerini söyledi.

     

    Elitaş, yerel seçimlerin erkene alınmasına ilişkin Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gültarafından yeniden Meclis’e gönderilmesi sonrası muhalefetle başlayacak yeni görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin yeni bir tarih belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin sorularını cevaplandıran Elitaş, dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin imzalarının arkasında olduğunu açıkladığını hatırlattı. Elitaş, “Bildiğiniz gibi MHP ile AK Parti’nin oy sayısı toplam 377 ediyor. Yani 367’den 10 fazla oyumuz var. Mazeretli arkadaşlarımız vardı o süreçte ve 360 oy çıktı. Ama esas olan, CHP’nin kameralar önünde ilk görüşmeler anında ‘ben buna imza atmayacağım ama destekleyeceğim’ sözünden sonra zaten biz bu girişimle girdik” dedi.

     

    Ancak Anayasa değişikliğinin CHP’nin verdiği sözün arkasında durmaması sonucu 6 Ocak 2013 tarihinde, yani kış ayında sandığa gitme zarureti ortaya çıktığını ve Cumhurbaşkanı Gül’ün de bunu görerek iade ettiğini hatırlatan Elitaş, şöyle devam etti:

     

    “Tekrar aynı durum ortaya çıkarsa, ki bunu aynen kabul edip 367’yi bulamadığımız takdirde bu sefer mecburen halk oylamasına gitmemiz gerekir. O halk oylaması da Ocak ayının son haftası, Şubat ayının ilk haftası olabilir. Sayın Cumhurbaşkanın da tekrar geri gönderme yetkisi olmadığından dolayı referandum sakıncasıyla karşı karşıya kalınabilir. O anlamda baktığımızda CHP’nin bu konuda desteklemesi gerekir diye düşünüyoruz.”

     

    MHP’nin 27 Ekim tarihindeki ısrarının hatırlatılması üzerine ise Elitaş, “Biz tarih konusunda ısrarlı değiliz. 27 Ekim olabilir, 3 Kasım olabilir, 17 Kasım olabilir. Nitekim CHP 3 Kasım diye telaffuz etmişti. Yani sözlerinden vazgeçmelerinin yolunun tarih olmaması gerekir diye düşünüyorum. MHP ve AK Parti 27 Ekim tarihinde uzlaştıktan sonra CHP’nin de evet demesi gerekirdi. Ama şu anda bizim için tarihle ilgili bir sıkıntı, problem yok. 27 Ekim de olabilir, 3 Kasım da olabilir, 17 Kasım da olabilir. Açıkçası, CHP’nin tavrını bekliyoruz” dedi.

     

     

    “ÖNCELİK MHP OLABİLİR”

    Yerel seçim tarihine ilişkin görüşmelerin bugün olabileceğini belirten Elitaş, ‘Öncelik CHP mi olacak?’ sorusuna, “Öncelik MHP olabilir” karşılığını verdi.

    “MHP ile 27 Ekim’de mutabakat sağlanamazsa 3 Kasım için CHP ile mi görüşeceksiniz?’ sorusu üzerine Elitaş, “CHP 3 Kasım derse ‘evet’ diyebiliriz. Çünkü seçimlerin öne alınmasıyla ilgili MHP’nin de, AK Parti’nin de, CHP’nin de irade beyanı var. Eğer CHP 3’ü veya 17’si derse yok demeyiz” dedi.