Etiket: kabine

  • Bakan Arslan: “Kabine değişikliği için gerekenler söylenildi”

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, kabine değişikliğine ilişkin, “Karar vericilerin cevabının dışında bir cevap olmaz, karar vericiler de cevaplarını verdiler” dedi.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve eşi Habibe Arslan, Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Tedavileri Uygulama Merkezinin açılışına katıldı. Açılış kurdelesini kesen Bakan Arslan, basın mensuplarının kabine değişikliğine ilişkin soruları üzerine bu konuda gerekenlerin söylenildiğini belirterek, “Karar vericilerin cevabının dışında bir cevap olmaz, karar vericilerde cevaplarını verdiler” şeklinde konuştu.

    Bakan Arslan, alternatif tıbbın öneminin farkında olduklarını ama bunun bilinçli ellerde ve Sağlık Bakanlığının kontrolünde yapılması gerektiğinin altını çizerek, sahada insanların memnuniyetini gördükçe bunu Sağlık Bakanı’na da ilettiklerini ifade etti. Alternatif tıpla ilgili birçok spekülasyonun olduğuna dikkat çeken Bakan Arslan, “İnsanımızdan istirhamımız doğru ellerde ve doğru yerlerde alternatif tıptan yararlanmalarıdır. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ile iş birliği yapan yerleri takip etmeliler” diyerek açılışını yaptığı polikliniğin hayırlara vesile olmasını diledi.

    “Amacımız vücudun kendi kendini tedavi etmesi”

    Açılışı yapılan merkezin sahibi Uzm. Dr. Filiz Sarı da son yıllarda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemlerine ilginin arttığını dile getirerek, Batı tıbbının teşhis koymada, akut hastalıkların tedavisi ve cerrahide çok hızlı ilerlemeler kaydederken, diyabet, tansiyon veya romatizmal hastalıklarda hastanın sadece ömür boyu ilaç kullanımına mahkum edildiğini aktardı. Uzun süreli ilaç kullanımının da hastanın toksin yükünü arttırdığından yan etkilere neden olduğunu belirten Sarı, “Bu konu bireysel refah ve ülke ekonomisi için olumsuz etkisi de hükümetimizin gündemine girmiş ve oldukça isabetli kararlar alınmıştır. Bunlardan birisi 2014 yılında yayınlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tedavileri Yönetmeliği’dir. Bununla birlikte Batı tıbbı ve geleneksel Anadolu tıbbı, Sağlık Bakanlığı tarafından tanınmıştır ve ehliyetsiz kişilerin uygulamalarının önüne geçilmiştir. Bizim amacımız hastanın beslenmesini düzenleyerek bedenine herhangi bir kimyasal vermeden küçük uyarılarla vücudun kendi kendini tedavi etmesini sağlamaktır” diye konuştu.

    Kurdele kesimi ve açılış konuşmasının ardından bir basın mensubunun sinir ve stres ölçümü yapıldı. Bakan Arslan’ın eşi Habibe Arslan da akapunktur tedavisi yaptırdığını ve migrenden kurtulduğunu dile getirdi.

  • Bakan Zeybekci’den kabine değişikliği ve enflasyon açıklaması

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Değişiklikler hep olagelmiştir ve bunlarda hap sağlıklı olmuştur. İhtiyaç duyulursa bu alanların her ikisinde de gerek parti yönetiminde gerekse kabinede bu değişikliklerin olması bunlar öncekiler gibi son derece normal olacaktır” dedi.

    Ekonomi Bakan Nihat Zeybecki, MÜSİAD Denizli Şubesinin düzenlediği Mermer ve Maden Sektör Toplantısına katıldı. Başaranlar Mermer Toplantı salonunda yapılan toplantıya Bakan Zeybekci’nin yanı sıra, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, AK Parti İl Başkanı Necip Filiz, MÜSİAD yetkilileri ve davetliler katıldı.

    Bakan Zeybekci, toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    Merkez Bankasının aldığı kararların arkasında olduklarını belirten Bakan Zeybekci, “Merkez Bankasının son dönemlerdeki yaptığı uygulamaların arkasındayız. Yaklaşık bir yıldan beri, 61. Hükumet dönemindeki bakanlık dönemimizde, genel itibariyle bu açıklamalarda bulunuldu. Son dönemlerdeki gerek faiz uygulamalarıyla ilgili, genel itibariyle faizin alt ve üst mantığını sabit bırakmasıyla, borç verme faizlerinde belli başlı bir artışa gitmesi uygulamalarının arkasındayız. Bunları hesap ettik. Diğer taraftan enflasyon beklentisi ile ilgili öngörüleri de, inşallah ileriye doğru yukarıya revize edilmiş haliyle değil, önceki haliyle gerçekleşir. İnşallah onları yakalarız” dedi.

    “Spekülatif amaçlı fiyatlara müdahale ediyoruz”

    Tarım fiyatlarındaki artış hakkında da açıklamalarda bulunan Zeybekci, “Tarım fiyatlarındaki oynaklık, ekonomi bakanlığı olarak müdahale ettiğimiz bir dönemdedir. Gerek kuru bakliyatta, kuru gıdada, son dönemde nohutta fasulyede ve diğer ürünlerde, gümrük vergisi oranlarını sıfırlamış olmamız, bu müdahalelerdendir. Gerekirse ette de müdahale edecek olmamız da aynı şekilde, daha doğrusu spekülatif amaçlı fiyat artışları olan tarım ürünlerinde, şu demek değil Türkiye tarımla, hayvancılıkla, etle ve sütle, tavukla tüm bu ürünlerde kendi kendine yete bilen bir ülkedir. Yani yurt dışından tarım ürünü ithal ederek bir gelenek ve böyle bir alışkanlık olmaması için çok özel gayret gösteriyoruz. Malumunuz Türkiye’de, tarım ürünleri yüksek oranda gümrük vergileriyle de korunmaktadır. Ama diğer taraftan biz, tüketiciyi de korumak zorundayız” diye konuştu.

    “Domates fiyatları mevsim geçişiyle ilgilidir”

    Son dönemdeki domates fiyatlarındaki artışın sezon geçişi sebebiyle yaşandığını belirten Bakan Zeybekci, Spekülatif amaçlı bazı hareketlenmeler olduğunda ona müdahale ediyoruz. Domateste son dönemdeki fiyat artışı da, sezon geçişi sebebiyle ortaya çıkan bir şeydir. Yani seralardan açık alanlardaki domatesin devreye girmemesi sebebiyle bir gecikme oldu. Belki bir hafta içinde bunlar normale dönecektir, normal fiyata gelecektir. Ama diğer taraftan da, biz sezonun en bol olduğu zamanda da, çiftçimizin de üreticimizin yanında yer almak için tedbir alıyoruz. Şuanda da gıda komitesi olarak, aldığımız kararlar sonucunda da, ekonomi bakanlığı olarak üretimden tüketime olan zincirin, aşamalarını gerek depolama, gerek ambalajlama işlemlerini, gerek onları soğuk zincirle taşınması ile ilgili tüm yatırımları da teşvik kapsamın alıyoruz, destekler hale geliyoruz” şeklinde konuştu.

    Piyasalardaki nakit sıkıntısın olup olmadığını ile ilgili soruya Bakan Zeybekci, “Piyasada nakit sıkıntısı yok, daha doğrusu biz bankacılık sistemleri içinde bildiğimiz kadarıyla da, tam tersi belki de biraz nakit bolluğunun olduğunu görebiliriz. Bu da şu, son dönemde kredi garanti fonundan piyasalara, sadece yararlananlara yönelik piyasaya 150 milyar TL’lik imkan sağlandı. Bu da piyasalara oldukça olumlu etkileri oldu. Şuanda piyasalar çok hızlı bir şekilde normalleşti” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’ye üyeliği ile ilgili konuşan Bakan Zeybekci, “Cumhurbaşkanı’mızın AK Parti’ye üyeliği, AK Parti genel başkanlığa adaylığı resmen başladı. 21 Mayıs’ta çok aksine bir şey olmazsa veya 21 Mayıs’a yakın bir zamanda, partimizin merkez kurulunun alacağı bir karar, ondan sonraki süreçte gereken yerine getirilecektir. Eğer kongre kararı onaylarsa, Cumhurbaşkanımız partinin yönetiminde aktif olarak üstlenecektir. Bu da Türkiye’de siyasetin istikrarı ve öngörülebilirliği son derece pozitif bir dönem başlayacak” dedi.

    “Kabine değişikliği normal bir şeydir”

    Kabine değişikliği ile ilgili konuşan Bakan Zeybekci, gerek partide gerekse yönetimde ve gerekse hükumette yapılan değişikliklerin normal olduğunu söyledi. Bakan Zeybekci, “Değişiklikler hep olagelmiştir ve bunlarda hep sağlıklı olmuştur. İhtiyaç duyulursa bu alanların her ikisinde de gerek parti yönetiminde gerekse kabinede bu değişikliklerin olması bunlar öncekiler gibi son derece normal olacaktır. Yani kabinede ne olacak, kabinede değişikliklerin içeriği ne olacak, onun için Türkiye’de belirsizliğin veya ekonomiyle ilgili veya başka alanlara bunun maliyetini, faturasını çıkarmaya çalışmak, artık bunlar eski moda olan şeyler. Kongre süreci ve diğer süreçler İnşallah bu da hızlı bir şekilde tamamlanır. Türkiye 2019 Martına kadar yerel seçimler, 2019’un son baharı Kasım’ına kadar da genel seçimler ile ilgili seçimsiz bir dönemle artık önüne bakacak” açıklamasını yaptı.

  • Avrupalı, toplu taşımada kabine ihtiyaç duymuyor

    Türkiye’de metrobüs şoförüne yönelik şemsiyeli saldırıdan sonra otobüs ve metrobüs gibi toplu taşıma araçlarında kabin uygulamasına geçilmesi tartışılırken, Kosova, Almanya, Fransa ve Yunanistan’da şoförleri olası saldırılara karşı koruyacak herhangi bir önlem bulunmuyor. Macaristan’da ise şoförler kabinler ile korunuyor.

    16 yıl önce savaştan çıkmış olan Kosova’da şehir içi ulaşım gelişmişlik açısından henüz gereken seviyeye ulaşmış değil. Başkent Priştine’de kamu ve özel şirketlerin otobüsleriyle gerçekleşen şehir içi ulaşım, Avrupa standartlarının çok uzağında. Dolayısıyla vatandaşlara verilen hizmetlerde kalitenin düşük olduğu gözleniyor.

    Priştine’de 4 numaralı hatta çalışan otobüs şoförü Nuha Beka da, “Güvenliğimiz yok. Asabi yolculardan ya da herhangi bir saldırgandan koruyacak tedbirler alınmış değil. Ama korkmuyoruz” dedi. Priştine’de artan araç sayısı nedeniyle zaman zaman trafiğin çok yavaş ilerlemesine rağmen, durumun genel olarak kötü olmadığını belirten Nuha Beka, şehir içi seferlerde en önemli unsurun şoför, bilet kesen muavin ve yolcular arasındaki ilişki ve karşılıklı saygının olduğunu belirtiyor. Beka “Ciddi sayılacak bir saldırı olmadı. Ben ve diğer meslektaşlarım yolcu tarafından saldırıya maruz kalmadık. Ama bunun olmayacağının garantisi de yok. Şimdiye kadar sorun yaşanmaması, gelecekte yaşanmayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle tabi ki güvenlik tedbiri alınmalı. Bu konuda Avrupa standartları uygulanmalı. Ancak Kosova’da otobüsler eski. Yolcularla teması engelleyecek kabinlerin yapılması mümkün değil” ifadelerini kullandı.

    Vatandaşlar da verilen hizmetin pek de kaliteli olmamasına rağmen durumdan şikayetçi değiller. Vatandaşlar, otobüs şoförü ile bilet kesen muavin ve yolcular arasında saygıya dayalı ilişki içinde olduklarını belirtiyor. Priştineli Bedri Lutfiu, “Şimdiye kadar herhangi bir sorun yaşamadık. Eşim ve ben düzenli olarak otobüsü kullanıyoruz. Güvenlik konusunda daha iyi çözümler düşünülebilir. Fakat, bunun maddi dayanağı olması gerekir” şeklinde konuştu.

    Macar şoförlere özel kabin

    Macaristan’daki toplu taşıma araçlarının şoförleri ise koruma kabinleriyle her türlü yolcu saldırısına karşı korunuyor. 24 yıllık otobüs şoförü Bela Bodi, başkent Budapeşte’deki toplu taşıma araçlarında hizmet veren şoförlerin yaklaşık 5 yıldan bu yana yolculardan gelebilecek her türlü agresifliklere ve saldırıya karşı korunduğunu söyledi. Hiç kaza yapmadığını belirten Bodi, kendisine karşı da şimdiye dek hiçbir yolcudan saldırı gelmediğini, ancak bazı arkadaşlarının sinirli yolcular tarafından dövüldüğünü bu nedenle Budapeşte Toplu Taşıma Kurumu’nun şoförlere yapılan saldırıları engellemek için araçlara şoför koruma kabinleri konulduğunu söyledi.

    İstanbul’da bir yolcunun metrobüs şoförüne şemsiyeyle vurması sonucu bayılıp kaza yapması nedeniyle yolcuların yaralandığı saldırı haberi televizyondan öğrendiğini söyleyen Bodi, yaşananlar için üzgün olduğunu, İstanbul’daki toplu taşıma yetkililerinin şoför koruma kabini yaparak bu gibi talihsizliklerin önüne geçilebileceğini söyledi. Havanın sıcak olması nedeniyle otobüsün klimasını çalıştırmadığını söyleyen Bela Bodi, şoför koruma kabinin kapısını açtığını, normal de koruma kabininin kapısının kapalı olduğunu kaydetti.

    Yunanistan’da da şoförler tehlikede

    Yunanistan’daki otobüsler de Türkiye’deki otobüslerden farklı değil. Her gün yüzlerce insanın tercih ettiği toplu taşıma araçlarını kullanan şoförler, yolcuların olası saldırılarına karşı savunmasız kalıyor. Şoför ile yolcular arasında herhangi bir tartışma dahi yaşanmasa da şoförler olası saldırılara karşı güvende değil. Otobüse, yolcuların bindiği kapıdan giriş yapan Yunan şoförleri yolculardan ayıran herhangi bir kabin ya da paravan bulunmuyor. Şoförlerin bulunduğu alan yalnızca yarım bir kapıyla yolcuların bulunduğu alandan ayrılıyor.

    Fransa’da şoförler kabine karşı

    Son dönemlerde terör saldırılarıyla mücadele eden Fransa’da da şoförler güvende değil. Günlük ulaşımı sağlayan otobüslerde, şoförleri, araç içinde olası saldırılardan koruyacak herhangi bir önlem bulunmuyor. Türkiye’deki gibi Fransa’da da şoförler ile yolcuları birbirinden yalnızca yarım bir kapı ayırıyor. Şoförün yolcularla iletişimi sınırlandıran ya da engelleyen herhangi bir kabin, paravan ya da cam kapı yer almıyor. Özellikle Paris’in banliyölerinde sık sık tacize uğrayan otobüs, metro ve tramvay gibi toplu taşıma araçlarını kullanan şoförler bağlı bulundukları sendikalar kanalıyla can güvenliklerinin bulunmadığımı ileri sürerek greve gidiyor. Yetkililer ise şoför ile otobüs içinde bilet kontrolü yapan muavinlerini güvenliğini sağlamak için muavin sayısını 2 veya 3’e çıkarıyor. Hatta, metro ve banliyö trenlerinde görevlilerin yanına bir de sivil polis veriliyor. Fransa isminin açıklanmasını istemeyen şoförler, bazı semtlerde daha fazla sözlü ve fiziksel saldırı olduğunu ifade ederek, metro ve trenlerde olduğu gibi otobüslere de kabin yapılmasına karşı olduklarını ifade ediyor. Yolcuların bilgi almak isteyebileceğini belirten şoförler, otobüslere kabin yapıldığı zaman diyaloğun kesileceğini, bazı sözlü ya da fiziksel saldırı nedeniyle insani ilişkilerin bir kenara bırakılacağını savunuyor. Şoförler, “Kişi bize saldırmayı ve bizimle münakaşa etmeyi kafasına koyduysa, son durağa kadar gelip ve ben inince sokakta da benzer saldırıda bulunabilir. Biz diyalogdan yanayız” dedi.

    Almanya’da da şoföre önlem yok

    Almanya’da da yolcular genellikle aylık veya haftalık kartlara sahip, bileti olmayanlar ise otobüse ön kapıdan biner ve şoförden biletini alıyor. Bileti olanlar da arka kapıdan da otobüse binebiliyor. Şoförün bulunduğu alanda ise herhangi bir koruma özelliği bulunmuyor. Şoförün, yolcu ile tartışması sonucu bağlı bulunduğu şirkete çalışmayacağını bildirmesiyle yerine yedek bir şoför gönderiliyor. Almanya’da 16 yıldır otobüs şoförlüğü yapan Ali Osman Arslan, herhangi bir fiziki şiddete maruz kalmadığı belirterek, “Biz yolcu ile tartışmayız. Bizim vazifemiz yolcuların ve trafikteki diğer araçların can güvenliğini sağlamaktır. Herhangi bir saldırı anında hemen fren yaparak aracımızı durdururuz. Dörtlüleri yakar ayağımızın altındaki imdat düğmesine basar ve polisi haberdar ederiz. Kısa bir zamanda polis gelir ve saldırganla ilgilenir. Şoförün vazifesi yolcularla tartışmak değildir. Herhangi bir olumsuzlukta önce ikaz ederiz. İkazımız dikkate alınmıyorsa biz de yetkilileri haberdar ederiz” dedi.

  • İşte kabineye girmesi beklenen isimler

    AK Parti’de, genel başkanın belirlenmesinin ardından kurulacak yeni kabinede ve parti yönetiminde de değişikliklerin olması bekleniyor.

    AK Parti Genel Başkan adayı olarak Binali Yıldırım isminin açıklanmasından sonra, gözler kabine ve parti yönetimine çevrildi. Yeni kabinede ve parti yönetiminde bazı isimlerin değişmesi bekleniyor.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti kongresinin ardından hükümet kurma görevini Binali Yıldırım’a vermesi ve Yıldırım’ın da Bakanlar Kurulu’nu oluşturduktan sonra Cumhurbaşkanı’nın onayına sunması bekleniyor.

    AK Parti’de 7 Haziran seçimlerinden sonra, 1 Kasım seçimlerine kadar olan 45 günlük zor süreçte Binali Yıldırım’la birlikte önemli görevler üstlenen Bekir Bozdağ, Burhan Kuzu ve Nurettin Canikli’nin yeni kurulacak kabineye girmesine kesin gözüyle bakılıyor.

    Kabinede ve parti yönetiminde beklenen değişikliğin yanı sıra Meclis grubunda da değişikliklerin yapılması gündemde. Meclis grubunda bazı grup başkanvekillerinin değişeceği yönünde iddialar ortaya atılırken, özellikle bazı isimlerin de yeni kabinede yer alması bekleniyor.

  • “Yeni Kabine Gelecek Adına Umut Veriyor”

    64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni değerlendiren Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal, “Listedeki isimlere baktığımızda ekonomiden dış işlerine kadar her alanın güvenilir ellere teslim edildiğini görüyoruz. Yeni kabine gelecek adına umut veriyor” dedi.

    Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan 64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni değerlendirdi. Tecrübeli isimler ile genç isimlerin bir arada bulunduğu listede Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda çalışacak en isabetli isimlerin yer aldığını belirten Levent Uysal, “Ülkemizin 15 senedir içinde olduğu olumlu değişim havası 1 Kasım sandığından istikrarın çıkmasıyla beraber rüzgarı da arkasına alarak hızını arttırdı. Hem Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023’e 10 yıldan az bir süre kalmışken hem de Türkiye’nin bölgesine yön veren güçlü bir yönetim yapısına kavuşmuşken böylesine istikrarlı bir kabine ihtiyacımız vardı. Listedeki isimlere baktığımızda ekonomiden dış işlerine kadar her alanın güvenilir ellere teslim edildiğini görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde dünyanın önde gelen liderlerinin katıldığı G-20 Zirvesi’ne yaptığımız ev sahipliğinde de görüldüğü gibi Türkiye artık farklı bir kulvarda yüzüyor. İçerde güçlü ve kucaklayıcı; dışarıda duruşlu ve bağımsız bir Türkiye’ye yakışan bir bakanlar kurulu listesi hazırlandı. Yeni kabine gelecek adına umut veriyor” dedi.

    Yeni kabinenin eğitim dünyasına da önemli katkılar sağlayacağını belirten Levent Uysal, “Milli Eğitim Bakanlığı, alanında uzman ve deneyimiyle herkese ders verebilecek bir isim olan Prof. Dr. Nabi Avcı’ya teslim edildi. Bu durum eğitim camiamız adına çok önemli. Bizim derdimizle dertlenen ve aynı dili konuşabildiğimiz Nabi Avcı başta olmak üzere tüm bakanlar kurulundan eğitim dünyasına büyük katkılar sağlamalarını bekliyoruz. Ülkemizin gelecek hedefleri arasında kuşkusuz en önemli maddelerden biri de eğitimdir. Eğitim yapısı güçlü olan bir ülke modern dünyanın gereklerine uygun politikalar geliştirerek çağın dilini yakalayabilir. Aksi halde karanlığa hapsolmaktan kurtulamayız” ifadelerine yer verdi.