Etiket: Jeotermal

  • Kendirlioğlu; “Jeotermal akışkanların takibi yapılmalı”

    Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, “Ağır metal içeren jeotermal akışkanların çevre, insan ve hayvan sağlığını tehdit etmeden reenjekte edilmesi ve takibinin yapılması gerekmektedir” dedi.

    Efeler Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “İlimizin tarımsal zenginliği yanında, jeotermal kaynakların varlığı ve bunların elektrik enerjisi, konut ısıtması, termal turizm ve örtü altı sebzeciliği ısıtmasında kullanılacak olması ile büyük avantaja sahip olacağımız düşünülmekte idi. Jeotermal enerjinin sera bölgesinde kullanılması halinde, istihsal masraflarının yüzde 30-40’larını oluşturan ısıtma giderlerinde de tasarruf sağlanacak, organik sebze üretiminin gerçekleşmesiyle de üreticimiz 2-3 kat daha fazla kazanç elde etmesi mümkün olacaktı. Ancak bölgemizde özel sektör tarafından elektrik üretiminde kullanılan ve üretim sonucu reenjekte olunarak geri dönüştürülmesi gereken jeotermal akışkanların kontrolsüz olarak Menderes Nehrine deşarj olduğu görülmektedir. Oysa 5686 Sayılı Jeotermal Yasasına göre; Bu faaliyetlerde kaynağı oluşturan jeotermal sistemin korunması, kaynağın israf edilmemesi ve çevrenin korunması esas gösterilmiştir” dedi.

    “Enerji elde etmek uğruna, içeriğinde ağır metal bor bulunan jeotermal atık suyun reenjekte edilmeden Menderes Nehrine deşarj olmasına ve ağır metal içeren bu suyun tarım arazilerinde sulamada kullanılarak kirlenip, üretim yapılamaz hale gelmesine göz yumulmamalıdır” diyen Kendirlioğlu, şu uyarılarda bulundu: “Sulama suyu kriterlerinde olumsuz etki oluşturan bor minerali ve diğer ağır metaller bütün tarımsal ürünlerde toksik etki oluşturmaktadır. Tıkanarak uzaklaşması mümkün olmadığından toprakların yapısının bozulmasına neden olur ve kullanamaz hale gelir. Jeotermal santral etrafında bulunan özellikle incir, zeytin mahsulü bu nedenle zarar görmeye başlamıştır. İlimiz ve ülkemizin bitkisel üretiminde önemli yer tutan Menderes Havzası topraklarında sağlıklı üretimin sürdürülebilirliği ve gelecek nesillerimize intikali bakımından; Ağır metal içeren jeotermal akışkanların çevre, insan ve hayvan sağlığını tehdit etmeden reenjekte edilmesi ve takibinin yapılması gerekmektedir”

  • Jeotermal enerjiden 30 bin konut faydalanıyor

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı İlçe Belediye Başkanı Mustafa Çöl, jeotermal enerji ile elde edilen sıcak sudan 30 bin konut ve iş yerinin faydalandığını ifade etti.

    Belediye Başkanı Mustafa Çöl Jeotermal Isıtma Merkezinde gazetecilere açıklama yaptı. Başkan Çöl, şehrin yaklaşık yüzde 85’ini jeotermal, yüzde 10’unu doğalgaz ve yüzde 5’ini ise kömür ile ısıttıklarını ifade ederek, “Bu bağlamda ilçemiz ülkemizin belki de dünyanın çevre bakımından sayılı yerleri konumu haline geldi. Hava kirliliğinin en az olduğu ilçelerden bir tanesiyiz. Kullandığımız sıcak suyun tamamına yakını yer altına reenjekte ediyoruz. Yani kullandığımız suyu yer altına aynen geri basıyoruz. Bu suyumuzu 3 hafta ile bir ay arası sürede geri kullanıyoruz. 40 derece ısı ile yer altına gönderdiğimiz suyu bir ay içerisinde 80 yada 85 derece ısı ile tekrar kullanabiliyoruz. Sandıklı’yı ısıtmak bir çevre projesidir. Sanjet’i 3,5 milyon zararla devraldık. Bir buçuk yılda 2 milyon kar eden bir şirket haline getirdik. İlçemizde 16 bin abonemizi 30 bin konuta eş değer ısıtma sağlıyoruz. Bunun bir çoğu konutlardan ibarettir” açıklamalarında bulundu.

    “3 yıl üst üste zam yapmayarak bir rekora imza attık”

    Devlet konutlarının ve iş yerlerinin jeotermal ile ısınmasını sağladıklarını söyleyen Başkan Çöl, “Isıtma bazına baktığımızda Sanjet ekonomik ısıtma sağlıyor. Konut bazında bir yıl boyunca 500 lira ile bin 500 lira arasında ısınma sağlanabiliyor. Aynı zamanda evlerde eşanjör sistemi ile mutfak ve banyoda sıcak su teminini de sağlıyor. Yaklaşık 2 yıllık zaman zarfında kar etmeye başladığımızda kar eden bir şirketin zam yapmaması gerektiğini düşündük. 2016, 2017 ve 2018 yıllarında 3 yıl üst üste zam yapmayarak bir rekora imza attık. Elektrik gibi birçok şeye zam gelmesine rağmen Sanjet’de bu sene zam yapılmadı. Dönen su ile de seralarımızı ısıtıyorduk. Belirli miktarda serayı ısıtabiliyorduk. 350 metrekarelik bir serayı ısıtarak domates yetiştirebiliyorduk. Şu an uyguladığımız çalışmalar ile 3 yıl içerisinde 800 metrekarelik bir sera alanlarımızı ısıtmaya başladık. Şu anda ilçemizde 18 tane jeotermal ile ısınan sera vardır. Jeotermal sera olarak Türkiye’de en fazla sera bulunan ilçe konumuna gelmiş olduk. Yurt dışından Avrupa’dan da bu tip birliklere üyelik konusunda teklif alıyoruz. Seraların ısıtılmasından sonra suyun tamamına yakınını yer altına göndererek aynı zamanda bir çevre projesini ortaya çıkarmış oluyoruz. Tabiattan aldığımız suyu geri veriyor ve dönüşümü sağlıyoruz. Buradaki amaç gelecek nesillere de bu gün kullandığımız suyu aktarmak. Çocuklarımızın ve torunlarımızın da kullanmasını, yararlanmasını istiyoruz” dedi.

  • Jeotermal aboneliğinde Türk Lirası dönemi

    Manisa’nın Salihli ilçesinde kurulduğu günden bu yana döviz üzerinden alınan jeotermal aboneliğinde bundan böyle yeni yapılan sözleşmelerde Türk Lirası üzerinden alınacak. Talep Kasım ayı meclis toplantısında Hukuk ve Tarifeler ile Plan Bütçe komisyonuna havale edildi.

    Salihli Belediye Meclisi Kasım ayı toplantısı Belediye Başkanı Zeki Kayda başkanlığında gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonunda yapılan toplantıda, meclis gündemine alınan 9 madde görüşülerek karara bağlandı.

    Toplantıda alınan kararların hayırlı olmasını dileyen Başkan Zeki Kayda, belediye araç filosuna kazandırılan hasta nakil ambulansının sağlık personeliyle birlikte vatandaşlara hizmet vermeye başlayacağını söyledi. Toplantıda belediye tarafından 14 Haziran 2017 tarihi öncesi onaylanmış projesi olması şartıyla 630 kilogramlık asansörün standart ve yönetmeliklerin diğer gereklerini sağlaması şartıyla onaylanması hususu oy birliği ile kabul edilirken, Salihli Belediyesi tarafından alınan Ambulansın hizmete girmesi için hasta nakil ambulansı hizmetleri yönetmeliğinin görüşülmesi Bütçe ile Hukuk ve Tarifeler Komisyonuna havale edildi. Belediye 2018 yılı gider bütçesinde ödeneği yetmeyen kalemler için ek ödenek verilmesi Bütçe Komisyonuna havale edilirken, Jeotermal aboneliği için yeni yapılan sözleşmelerin Türk Lirası cinsinden yapılması talebi Hukuk ve Tarifeler ile Plan Bütçe komisyonuna havale edildi.

    Öte yandan Aralık ayı meclis toplantısının ise, 4 Aralık Salı günü saat 20.00’da yapılacağı öğrenildi.

  • Jeotermal zammına tepki

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde binlerce evi ısıtan jeotermal ısınma aboneliklerine yapılan zam tepki çekti. Camivasat Mahalle sakinleri yüzde yüz yerli enerji jeotermal aboneliklerine yapılan büyük zammın bir an önce geri alınmasını ve enflasyon ile topyekün mücadeleye destek verilmesini istediler. Mahalle sakinleri zammın geri alınması için imza kampanyası başlattılar.

    Edremit ilçesinde binlerce konutun bölgede çıkan jeotermal enerji ile ısındığını ifade eden aboneler sezon başında yapılan yaklaşık yüzde 30’luk zammın çok olduğunu bir çok abonenin bu artışı yüksek olarak nitelendirdiğini ifade ettiler.

    Jeotermal zammına karşı bir imza kampanyası başlatan Camivasat Mahallesi Muhtarı Erdal Altekin ”Vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine bir imza kampanyası başlattık. Topladığımız imzaları yetkililere teslim edeceğiz. Yapılan fiyat artışı vatandaşı rahatsız etmiştir. Yetkilileri bir an önce bu durumu düzeltmelerini istiyoruz” dedi.

  • Muş’un Jeotermal Potansiyelini Belirleme ve Geliştirme Çalışmaları Sürdürülüyor

    Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) tarafından Muş’un jeotermal potansiyelini belirlemek ve geliştirmek amacıyla başlatılan çalışmalar sürdürülüyor.

    Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, üniversitenin Muş’un jeotermal potansiyelini belirlemek ve geliştirmek amacıyla sürdürdüğü çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Muş Alparslan Üniversitesi’nin, Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ile birlikte geçtiğimiz yıl önemli bir projeye imza atarak, Muş’un jeotermal kaynaklarıyla ilgili bir araştırma süreci başlattığını belirten Rektör Polat, “Muş ve ilçelerinde önemli bir jeotermal potansiyel olduğuna inanıyorduk ve çalışmalarımız da bu konuda yanılmadığımızı kanıtladı. Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İskender Dölek hocamızın başkanlığında Türkiye’nin farklı yerlerinden de katkı sunulan bir çalışma grubu oluşturduk ve Muş’un farklı alanlarında incelemeler yaptık. Bu incelemeler sayesinde Muş için son derece sevindirici olduğunu düşündüğümüz sonuçlarla karşılaştık. Özellikle Varto’daki birkaç yerde, çalışma grubumuzun uyguladığı jeotermometre çalışmaları ile su sıcaklığının 80-164 derece arasında olabileceğini belirlemeleri bizi memnun etti” dedi.

    Jeotermalin, seracılık ile ilgili yatırımlarda kullanıma sunulmasını hedeflediklerini ifade eden Rektör Polat, “Muş’un farklı bölgelerine de kaydırdığımız çalışma grubunun bilimsel nitelikteki çalışmaları neticesinde, Muş Ovası’nın sıcak su kaynağı bulunan iki noktasında sondaj yapılabileceği yönünde bulgular elde ettik. Muş Alparslan Üniversitesi kurulduğu günden bu yana üstlendiği çalışmalarla, Muş’un potansiyel kaynaklarını fark edip kullandığı takdirde, ekonomik anlamda çok güçlü katma değerler sağlayabileceğini göstermiştir. Yaptığımız bu son çalışmayla da Muş’umuzun jeotermal kaynaklarını gün yüzüne çıkararak ekonomiye kazandırmak ve özellikle gıda, tarım ve hayvancılık alanlarında önümüzdeki dönemde atılacak adımlarda jeotermalin, örneğin seracılık ile ilgili yatırımlarda kullanıma sunulmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

    “Sağlık Turizmi Anlamında Ciddi Bir Hareketliliğin Yaşanabileceğine İnanıyoruz”

    Bölgenin turizm açısından da dikkate değer bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Rektör Polat, “Hem yakınımızdaki şehirler itibariyle hem de civarımızdaki İran, Irak, Nahcivan, Gürcistan gibi ülkelere yakınlığı dikkate alındığı zaman, jeotermal kaynaklar açığa çıkarılıp ticari kullanıma sunulduğunda, sağlık turizmi anlamında ciddi bir hareketliliğin yaşanabileceğine inanıyoruz. Bölgemizde beş yıldızlı bir otelimiz ya da sağlık turizmi konusunda uluslararası standartlarda hizmet verecek bir tesis bulunmuyor. İnşallah üniversite olarak yaptığımız çalışmalarla ticari değeri olan ciddi bir su kaynağı bulur ve açığa çıkmasına vesile olursak, önemli turizm yatırımlarının da bölgemize çekilebileceğini düşünüyoruz. Varto Kaymakamlığıyla ortak yürüttüğümüz çalışmalarda tespit edilen ve yüzey sıcaklığı itibariyle dikkat çeken bazı noktalar kayıt altına alınarak tescillendi. Varto dışında, Muş Ovası’nda önemli bulgular tespit ettiğimiz iki nokta daha var. Tabii daha muteber sonuçlar elde edilebilmesi için ciddi sondajların yapılması gerekiyor. İnşallah bu konuda Muş Valiliğinin katkılarıyla ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmeler neticesinde onlardan alacağımız destekle kısa sürede daha somut bulgular elde edeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.