Etiket: İzmirli

  • Nişantaşı Üniversitesi İzmirli öğrencilerle buluştu

    20-21 Temmuz 2017 tarihleri arasında Tepekule Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenen İzmir Eket Üniversite Tercih Fuarına 65 devlet ve vakıf üniversitesi katıldı. Taban puan ve başarı sırasına göre doğru tercih yapmak isteyen öğrenciler üniversitelerin stantlarında uzmanlardan destek aldı. Heyecanlı oldukları gözlemlenen öğrenciler tercihlerini oluşturmak üzere tercih fuarlarından faydalanarak birçok üniversiteye yakından tanıma fırsatını yakaladılar.

    18 Temmuz 2017 tarihinde başlayan ve 26 Temmuz 2017 tarihinde son bulacak tercih günleri için Nişantaşı Üniversitesi Fuarlar Koordinatörü Hatice Karataş, doğru tercihin en iyi yolunun araştırma yaparak, bilgileri kaynağından öğrenerek olacağını söyledi. Bu sebeple tercih fuarlarının aday öğrenciler için doğru bir mecra olduğunu ifade eden Hatice Karataş, öğrencilerin 7 günlük süreçte gerçekçi bir tabloyla yüzleşerek tercihlerini oluşturmalarını önerdi.

    Öğrencilerin kafaları karışık

    Diploma notuyla geçiş hakkının kaldırılmasının ardından yeni uygulamada öğrencilerin kafalarının karışık olduğunu anlatan Karataş, bu konuda mutlaka bir eğitim uzmanından destek almaları gerektiğinin altını çizdi. Meslek liseli öğrencilere eğitim uzmanı veya rehber öğretmenden destek almaları tavsiyesinde bulunan Hatice Karataş, “Meslek liseli öğrencilerimiz geçiş hakkı olan bölümler için diploma notunun başarı sırasına eklenmiş halini dikkate almamalılar. Okudukları bölümünden farklı bölümleri yazmak isterlerse de YGS puanıyla oluşan başarı sırasına bakmalılar. Bu şekilde kafa karışıklıkları ortadan kalkacaktır” dedi.

    Mühendisliklere yoğun ilgi

    Bu yıl MF3’te çok MF4’e ilginin yoğun olduğuna dikkat çeken Hatice Karataş şu bilgileri paylaştı: ”Son yıllarda sayısal ağırlıklı öğrenciler tıp, diş hekimliği alanlarında tercih yapmak isterken, 2017 üniversite tercih döneminde mühendislik ve mimarlık daha yoğun istek alıyor. Ağırlıkta inşaat mühendisliği, mimarlık, bilgisayar mühendisliği ve makine mühendisliği okumak isteyen öğrenciler, puanları yettikçe gerek devlet gerek vakıf üniversitelerinden tercih yapıyorlar.”

    1453 NeoTech Campus ilgi çekiyor

    Teknolojik alt yapısıyla Türkiye’nin en kapsamlı kampüslerinden 1453 NeoTech Campus hakkında aday öğrencilerin bilgi sahibi olduklarını anlatan Karataş, Nişantaşı Üniversitesi’nin yeni kampüsü hakkında şu bilgileri verdi: “Şehrin merkezinde toplam 157 bin metrekare alan üzerine kurulu bir kampüs olan 1453 NeoTech Campus, 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde ilk öğrencilerini ağırlayacak. Öğrenci sayısını kademeli olarak 68 bine çıkarılması planlanan kampüsümüzün teknolojik alt yapısı üst düzeydedir. Bir 200 kişilik, bir de 350 kişilik 2 konferans salonun bulunduğu üniversitemizin, bin 200 metrekareden oluşan kütüphanesi mevcuttur. Üniversitemiz öğrencilerinin keyifle eğitim göreceği zevkli ve cazip kampüsümüzde onların hayatlarını hem bilgi sosyal hem de sosyal anlamda kolaylaştırmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

    Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi ve İstanbul Kent Üniversitesi gibi bu yıl yeni öğrenci alacak üniversitelerin yanı sıra tecrübeli üniversitelerin yer aldığı tercih fuarına yaklaşık 10 bin ziyaretçi geldi.

  • Bu da İzmirli Bambi

    İzmir Doğal Yaşam Parkında dünyaya gelen alageyik yavrusu, daha ilk günden parkın gözdesi oldu. Sevimli hareketleriyle ve tüylerinin deseniyle çizgi film kahramanı Bambi’yi andıran yavruya “Nazlı” adı verildi.

    Yılda ortalama 1 milyon kişinin ziyaret ettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda yaşanan doğum heyecanlarına bir yenisi daha eklendi. Zarifliği ve güzellikleriyle park ziyaretçilerinin ilgi odağı olan alageyik ailesi, bu yıl ilk kez doğum heyecanı yaşadı. Dünyaya gelen yeni yavru ile birlikte alageyik sayısı 10’a yükseldi. “Nazlı” adı verilen ve henüz ayaklarının üzerinde zorlukla durabilen yavru, çizgi film kahramanı Bambi kadar sevimli haliyle parkın gözdesi oldu. Veterinerler tarafından sağlık kontrollerinden geçirilen Nazlı’nın gayet sağlıklı olduğu bildirildi.

  • Binlerce İzmirli sokaklarda

    Eskişehir’i penaltılarda 3-2 yenen İzmir’in köklü kulübü Göztepe Süper Lig’e yükselirken, taraftarlar İzmir’de sokaklarda döküldü.

    İzmir’in köklü kulübü Göztepe, Antalya’da oynana Play-off finalinde Eskişehirspor ile karşı karşıya geldi. Maçın 90 dakikası ve uzatma dakikaları berabere sonuçlandı. Penaltı atışlarında ise Göztepe, rakibini 3-2 mağlup ederek 14 yıl sonra Süper Lig’e yükseldi. Göztepe’nin galibiyeti ise İzmir’deki vatandaşları sokaklara döktü. Taraftarlar, ellerindeki Göztepe bayrakları ve meşalelerle galibiyeti kutladı. Bazı taraftarlar da, galibiyetle birlikte şehirde araçlarıyla tur attı. Göztepe semtinde bir araya gelen binlerce kişi, kutlamalara devam ediyor.

  • İzmirli şirket, İngiliz devini satın aldı

    Türkiye’nin ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm başta olmak üzere Türk kuru meyve sektörünün güçlü oyuncularından Anatolia Tarım Ürünleri, İngiliz devi Whitworths Limited’i satın aldı.

    Anatolia Tarım Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öz, İngiltere’nin köklü ve önde gelen gıda şirketlerinden Whitworths Limited’i satın almaları sonrasında, Anatolia Tarım Ürünleri’nin kuru meyve, kuruyemiş ve bakliyat sektörlerinde Avrupa’nın en büyük işleme ve paketleme firmalarından biri pozisyonuna geldiğini söyledi.

    1886 yılında kuruldu

    Whitworths Ltd.’nin marka bilinirliği ve Anatolia’nın uluslararası pazarlardaki tecrübesi bir araya getirilerek üreticiden nihai tüketiciye güvenilir ve geniş kapsamlı bir tedarik zinciri oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Öz, “1886 yılında İngiltere’de kurulan Whitworths 40 yıla yakın bir süredir Anatolia’nın kuru meyve sektöründe önemli bir müşterisi ve aynı zamanda iş ortağı idi. Merkezi Irthlingborough, Northamptonshire’de bulunan firmanın yaklaşık 450 çalışanı var. 150 milyon Sterlin ciroya sahip olan Whitworths Limited pazar payı ve ciro bazında İngiltere’de alanında lider konumda. Anatolia, kuru meyve sektöründe kökleri 1965 yılına dayanan ve yaklaşık 300 çalışanıyla İzmir Kemalpaşa’da faaliyet göstermekte olan bir firma. İngiltere ve Avustralya’daki market zincirleri başta olmak üzere Japonya, Kanada, Almanya ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu birçok ülkeye ihracat yapmakta” diye konuştu.

    “İngiltere dışına da açılacağız”

    Satın alma işlemi sonrasında Whitworths Limited’in İngiltere dışındaki pazarlarda da büyümesini planladıklarını dile getiren Öz, şöyle konuştu:

    “Anatolia’nın Türkiye’deki paketleme-işleme altyapısı sayesinde mevcut müşterilerinin taleplerinin de çok daha iyi bir şekilde karşılayacağız. İki firmanın güçlerinin birleşmesi bir sinerji ortaya çıkaracak.”

  • İzmirli genç yönetmen ödüle doymuyor

    Yaşar Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümünden geçen yıl mezun olan genç yönetmen Ece Kınacı, ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Kınacı, bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Rotary Kısa Film Festivali Rofife’nin deneysel kategorisinde, “Seabird” filmi ile birinci oldu. Kınacı, Altay Orhan ile yaptığı önceki filmleriyle de TRT Belgesel Ödüllerinde özel ödül almış, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinin “Sığınmacı, misafir, komşu” temalı kısa film yarışmasında birinci olmuş, Yeşil Ekran Kısa Film Yarışmasında da mansiyon kazanmıştı.

    Genç yönetmen Ece Kınacı, daha eğitimini sürdürürken kazanmaya başladığı başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Yaşar Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümünden mezun olan Ece Kınacı, Seabird isimli son filmini, Mersin’in Anamur ilçesinde, baraj yapılınca su altında kalan terk edilmiş bir köyde çekti. Anlatmak istediklerini bir köylü kadın karakteri ve bir cansız manken ile sembolize ederek deneysel bir yolla izleyiciye sunan Kınacı, kurmaca, deneysel, belgesel ve animasyon olmak üzere dört kategoride 703 filmin yarıştığı 9.’su düzenlenen Rofife’de deneysel kategorisinde birinciliği kazandı.

    “Aynı olduğumuzu anlatmak istedim”

    Filmin temasını anlatan Kınacı, “Bir çatı altında veya hiçbir yerde. Toplumsal gerçekler, acımasız entrikalardan beslenen insani ilişkiler, bir uyum içerisinde anlatılabilir mi sorusundan yola çıktım. Hepimiz birsek, bir taneysek, arada kalmış kimlikler, benlikler, bilinçler nedir sorusunu sormak istedim. En iyisini yapmak ile isteneni yapmak arasında, seçim yapmaya çalışırken hiçbir şey yapmamak ile sonuçlanan duygu durumunu anlatmaya çalıştım. Çokuz, farklıyız, benzersiz ve özensiziz ama varız. Tüm farklılıklarımıza karşın aslında aynı olduğumuzu aktarmak istedim” dedi.

    Daha öğrenciyken Altay Orhan ile birlikte çektikleri ve büyük kente göçle gelen 5 kadının hikayesini anlattıkları “Tepedeki 5 Kadın” filmiyle TRT Belgesel Ödülleri’nde Özel Ödül, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinin düzenlediği “Sığınmacı, misafir, komşu” temalı kısa film yarışmasında küçük yaşta göçle İzmir’e gelen Diyarbakırlı bir kadın ile Suriyeli sığınmacı komşusunun hikayesini anlatan “Komşu” adlı kısa filmiyle de birinci oldu. “Tuz Gölünden Tuz Çölüne” isimli filmleriyle de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye Çevre Koruma Vakfı ve NTV’nin birlikte düzenledikleri Yeşil Ekran Kısa Film Yarışmasında mansiyon kazanan Kınacı, deneysel ve belgesel film çekmeyi sürdüreceğini anlattı.