Etiket: İzmire

  • Bakan Özhaseki’nden İzmir’e ‘acemilerin elindeki kumaş’ benzetmesi

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir’de de kentsel dönüşüm için hamal gibi çalışacaklarını belirterek, “Cenab-ı Allah sizlere güzel bir doğa, tabiat şehir lütfetmiş ama üzerinde yapılanlara bakıldığı zaman aynı güzellikleri söylememiz mümkün değil. Adeta güzel bir kumaş parçasını alıp paramparça eden acemi terzilerin kullandığı kumaş gibi gözüküyor” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, İzmir programı kapsamında Kemalpaşa Kültür, Sanat ve Spor Merkezi açılış törenine katıldı. Törene İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu, AK Parti İl Başkanı Bülent Delican ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Açılış töreninde konuşan Bakan Mehmet Özhaseki 21 yıl belediye başkanlığı yaptığını, belediyeciliğin zor olduğunu belirterek, zorluklara göğüs germenin başarıyı getireceğini söyledi.

    “Acemi terzilerin kullandığı kumaş gibi gözüküyor”

    İzmir’in AK Partili belediyecilik anlayışıyla karşılaşmasını belirten Bakan Özhaseki, Kemalpaşa’da da kentsel dönüşüm için hamal gibi çalışmaya hazır olduğunu ifade ederek, “Biz üzerimize düşeni hakkıyla yapacağız. Cenab-ı Allah sizlere güzel bir doğa, tabiat şehir lütfetmiş ama üzerinde yapılanlara bakıldığı z zaman aynı güzellikleri söylememiz mümkün değil. Adeta güzel bir kumaş parçasını alıp paramparça eden acemi terzilerin kullandığı kumaş gibi gözüküyor. Ülkemiz deprem bölgesi, İzmir’de dahil. Son yüzyılın içinde 6’nın üzerinde şiddetli depremler var.1, 5 yıla gibi zamanda şiddetli depremle karşı karşıyayız. Kentsel dönüşüm yapmalıyız, evleri yenilememiz lazım. Çünkü deprem geldiğin, o binalar en sevdiklerimiz alıp götürüyor. A partili, B partili demiyor alıp götürüyor” diye konuştu.

    “Yolsuzluk dosyaları diye yeri göğü inletti”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun zamanında hakkında bazı suçlamalar yaptığını hatırlatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ana muhalefetin yaptıkları ağır geliyor. Güneydoğu’ya gideceksiniz PKK ile anlaşıp Türk bayrağı asmadan miting yapacaksınız, sonra gelip burada milliyetçilik yapacaksınız. Özünüzle sözünü bir olacak. Dosdoğru olacaksınız. Bir keresinde çıktı Kayseri dosyası diye 4-5 ay boyunca büyük yolsuzluklar diye yeri göğü inletti. Elinde sahte resimlerle insanları kandırmaya çalıştı. Bir gün hiç unutmuyorum; Kayseri’de rüşvetin belgesi bulundu diyor, elinde bir resim. Neymiş o belge, benzinliğe 9 katlı bina ruhsatı vermişiz. Ertesi gün benzinliğe gittik baktık, ne 9 katlı bina var yok yok yok. Gerideki binayı benzinliğin içinde gibi gösteriyorlar. Bu belgelerle ortaya çıktı Kemal. Sonra Kayseri’de mahkemeye baskı yapmak için önünde gösteri yaptılar. Mahkemeye baskı yaptınız da razı olduk. Peki sonuç ne oldu. Bu konu mahkemede iki kere görüldü ve reddedildi. Çünkü iddialar yalan diye. Madem siz makul insanlarsınız bir kere de özür dileyin ya, ben de her türlü hakkımı helal edeyim. Ara ara televizyonlara çıkıyorlar, davaları kazandık diyorlar. Ömrünüz yalan sizin ömrünüz. Bunların açtığı davaların bir kısmını kazandım, bir kısmını mahkeme reddetti.Tazminat davaları. Olayın aslında ben haklı çıktım bitti. Hocaların bir kısmı dedi ki ‘Bırak bunların parası yenmez’ dedi. Bir kısmı da ‘Al parayı fakire fukaraya dağıt’ dedi. Bende aldım 3 bin 500 tane fakire fukaraya sucuk dağıttım. İnsafsızlar adalet diyorsunuz, her tarafınız adaletsiz sizin” ifadelerini kullandı.

    “Birçok hizmeti bedavaya getirdim”

    CHP’lilerin ‘Siyasetçi hırsızlık yapmamalı’ sözleri üzerinden yüklenen Bakan Özhaseki, şunları söyledi:

    “Kim kamu işi yapıyor da hırsızlık yapıyorsa Allah belasını versin. İyi güzel de, tescilli hırsızlık hepsi sizin belediyeler döneminde, İSKİ skandalını unutmadık, Yuvacık Barajı’nı unutmadık, 3,5 milyar dolar harcadınız siz. Hala belediyeden para kesiliyor şimdi. Kayseri’ye stat yapıp UEFA standartlarında, bir lira cebimden çıkmadı, kamudan çıkmadı. Hem de 10 sene önce. Baraj yaptım, onların Yuvacık Barajı’nın 10 misli büyüklüğümde, 1 lira harcamadım. Kendileri Kocaeli’nde 3,5 milyar dolar harcadılar. At binenin, kılıç kuşananın. Birçok projeyi ben bedavaya getirdim. İyi niyetle uğraşırsanız emin olun Allah sizin işinizi rast getirir.”

    “Vaat edip de bitirmediğimiz proje kalmadı”

    Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu ise, açılışla birlikte 2019’un 30 Mart’ına kadar açılışını yapacağımız 70’e yakın eserimizin startını vermiş olacaklarına dikkat çekti. Başkan Uğurlu, “2014 belediyeyi devraldıktan sonra ulaşım hizmetleri müdürü ‘Ödemeleri yapmadığımız için mazot firması mazot göndermiyor, 15 gün sonra boştayız’ dedi. Alfabetik sıraya göre personel maaşı ödenen bir Kemalpaşa Belediyesi devir aldım. Ama bizim Kemalpaşa halkına sözümüz vardı. Şartlar ne olursa olsun bahanelere sığınmayacağız, hizmet edeceğiz dedik. Allah’a hamdolsun bugün bu açılışı da yapıyoruz. 3 seneyi bitirdiğimiz bu dönemde vaat edip de bitirmediğimiz hiçbir proje kalmadı Allah’a hamdolsun” dedi.

    “Vaat etmediklerimizi de yaptık”

    Başkan Uğurlu vaatlerin yanı sıra vaat etmedikleri birçok şeyi de yaptıklarını kaydederek, “Bu merkezin yanında yarı olimpik yüzme havuzu, toplantı salonu tamamlandı bu yıl sonu açılışını yapıyoruz. 220 bin alan içinde kafeteryaları, spor salonları el sanatları içinde bulunduran Park Orman Kemalpaşa’yı tamamladık. Türkiye’nin en büyük Göl Park projesini de yıl sonunda tamamlamayı, bahar ile birlikte açılışını yapacağız. Kemalpaşa’da toplantı yapacak yer yoktu, şimdi kongre merkezimizin de temelini attık, 2018’de oranın da açılışını yapacağız. Nüfusumuza göre Türkiye’nin en büyük sosyal market de Kemalpaşa’dadır. Sevgi Yolu kazandırdık. Bunlar merkeze yaptıklarımız Ulucak’a yeni bir meydan oluşturduk açık düğün salonları yaptık. Armutlu’ya bir sosyal yaşam kompleksi tamamlanmak üzere meydanı olmayan tek beldemiz Armutlu, ihale süreci başlattık. Yılsonunda kazmayı vuruyoruz. Bağyurdu’na da kazmayı vurduk, meydanını tamamen bitirdik. 14 köyümüze düğün salonları, spor kompleksleri inşa ettik. Bizler hiçbir bahaneye sığınmadan aşk ile şevk ile çalışıyoruz” diye konuştu.

    Kentsel dönüşüm desteği

    Kemalpaşa Belediye Başkanı Uğurlu, başkanlığı devralır almaz kentsel dönüşüm sürecine girdiğini, siyasi bedeli ne olursa olsun Kemalpaşalıların hak ettiği yerde yaşamaları gerektiğini belirterek, Bakan Özhaseki’den de kentsel dönüşüm için destek istedi.

  • Hotpoint’ten İzmir’e konsept mağaza

    Beyaz eşyada 100 yılı aşkın tecrübesiyle dünyanın en büyüklerinden olan Whirlpool Corporation, Türkiye’deki mağaza yatırımlarına devam ediyor. İzmir’deki yeni konsept ilk Hotpoint mağazası hizmete girdi. Mağazanın açılışını Whirlpool Corporation’ın MEA Direktörü Mohamad El Yassir ile Whirlpool Corporation Türkiye Genel Müdürü Gabriele Esposito yaptı. Yassir, “Türkiye’yi bölgedeki varlığımızı güçlendirmek için üs olarak görüyoruz” dedi.

    Hotpoint mağazası yatırımlarına devam eden Whirlpool Corporation Türkiye, yeni konsept mağaza formatını İzmir’e taşıdı. Haluk Büber’in sahibi olduğu mağaza, Karşıyaka’da açıldı. Açılışa Whirlpool Corporation’ın MEA Direktörü Mohamad El Yassir ve Whirlpool Corporation Türkiye Genel Müdürü Gabriele Esposito da katıldı.

    İzmir’deki 11. Hotpoint satış noktası ve kentin ilk yeni konsept mağazası olan Burcu Ticaret’in açılış töreninde konuşan Whirlpool Corporation MEA Direktörü Mohamad El Yassir, “Türkiye’yi, bölgedeki varlığımızı pekiştirmek için üs olarak görüyoruz” dedi. Yassir şöyle, “Türkiye harika bir üretim merkezi; iyi iş etiğine ve harika tedarikçilere sahip, yetenekli bir işgücü var. Manisa’daki fabrikalarımız her yıl üst üste Ege Bölgesi’nde ihracat rekorları kırıyor. Üretime yatırım yapmaya devam edeceğiz. Önemli olan sadece ürün değil aynı zamanda perakende satış ağı, mağazalar ve satış sonrası hizmetler. Başarı, nasıl bir satış ağına sahip olduğunuzla çok alakalı. Türkiye’de büyümek için bayi kanalı konsept mağazaları ve satış sonrası servis ağını kullanacağız. Türkiye hem üretimde hem satışta bizim için kilit ülke. Türkiye’ye inanıyoruz” dedi.

    Whirlpool Corporation Türkiye Genel Müdürü Gabriele Esposito ise tüketicilerin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda teknoloji ve tasarımıma yön verdiklerini vurguladı. Esposito, “Bunu ‘sen nasıl istersen’ diyerek sloganımıza da taşıdık. Burcu Ticaret Hotpoint mağazasını da bu anlayışa uygun olarak; tüketicilerin müşteri deneyimini maksimum düzeyde yaşayacağı, demoları görebildiği, ürünlere dokunabildiği, ürünlerin en iyi şekilde teşhir edildiği bir mağaza olarak İzmir halkının hizmetine sunuyoruz. Yepyeni mağazamızın sevgili dostum Haluk Büber ve elbette İzmirliler’e hayırlı olmasını diliyorum. Yeni konsept mağazaları hızla artacak ama mağazaların sadece sayısı değil önemli olan. Çünkü bunlar sadece mağaza değil tüketicilerimizin komşusu. Doğru komşuları bulacak, doğru yerlerde doğru mağazaları açacağız’’ diye konuştu.

    Mağazanın sahibi Haluk Büber ise bu özel günde kendisini yalnız bırakmayan Whirlpool Corporation yöneticilerine teşekkür ederek, “27 yıl önce katıldığım Hotpoint ailesinin bir parçası olmaktan çok mutluyum. Daha önce Manisa Fabrikasında imalat müdürü olarak başladığım serüvenime şimdi yeni konsept Karşıyaka mağazası ile devam edecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Emeği geçen herkesin eline sağlık” ifadelerini kullandı.

  • Diyarbakır’dan İzmir’e gönderilen 61 kilogram esrar ele geçirildi

    Diyarbakır’dan İzmir’e uyuşturucu sevkiyatı yapıldığı ihbarını alan İzmir polisi, piyasa değeri 460 bin TL değerinde olan 61 kilo 400 gram esrar maddesi ele geçirdi.

    İzmir Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, zehir tacirlerine önemli bir darbe indirdi. Diyarbakır’dan İzmir’e kargo yoluyla uyuşturucu sevkiyatı yapılacağı ihbarını alan ekipler, belirlenen kargonun gelişini her aşamada takip etti. Polis ekipleri, ardından da kargonun teslimatı sırasında bir operasyon yaptı. Yapılan operasyonda tam 61 kilo 400 esrar maddesi ele geçirildi. Ele geçirilen esrarın piyasa değerinin 460 bin TL değerinde olduğu ifade edilirken, uyuşturucuları almaya gelen V.B. (23) ile E.G. (31) yakalandı.

    İki şahıs, daha sonrada emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. E.G. çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest kalırken, V.B. ise tutuklandı.

  • Deprem gerçeğini yaşayan İzmir’e ‘riskli bina’ uyarısı

    Son günlerde ardı ardına meydana gelen depremlere karşı İzmir’in kentsel dönüşüm konusunda elini çabuk tutması gerektiğini belirten Palandöken İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Binali Ünal, “İzmir’in yüzde 85’inin kentsel dönüşüm olması gerekiyor. Büyük Marmara depreminden sonra yapılan binalarda risk yok; ama daha önce yapılan binaların yüzde 90’ı riskli” dedi.

    Manisa ve İzmir’de üst üste yaşanan depremler, kentsel dönüşüm konusunu yine gündemin ilk sıralarına taşıdı.Yüzde 85’inin dönüşüm yaşaması gereken İzmir’de, ağır aksak yürüyen kentsel dönüşüm konusunda yerel yönetimler yavaş hareket ederken; vatandaşlar da mağduriyete uğramamak adına konuya temkinli yaklaşıyor. Kentsel dönüşüm konusunda İzmir’de örnek çalışmalar yürüten başarılı inşaat firmaları da dönüşüm sürecinde vatandaşın hak kaybı yaşamaması için çok dikkatli hareket edilmesi gerektiğinin altını çiziyor; uzayan bürokratik işlemlerin sürece en büyük darbe vurduğunu dile getiriyor.

    Kentsel dönüşümdeki en büyük sıkıntıların uzayan bürokratik işlemler ve vatandaşları ikna sürecinde yaşandığını kaydeden Binali Ünal da İzmir’in deprem gerçeğinin bilincinde hareket ederek, kentsel dönüşüm konusunda elini çabuk tutması gerektiğini söyledi. Ünal, ’’İzmir’in zaman kaybetme lüksü yok’’ uyarısında bulundu.

    İnsanların hayatları boyunca yaptıkları birikimle ev sahibi olduklarını belirten Ünal, kentsel dönüşümde konut sahiplerinin ikna edilmesi, devletten kira yardımı almaları ve güvenli, sağlam yapılara kavuşmaları için çalıştıklarını vurguladı.

    “Bürokratik engellerin aşılması gerekiyor”

    Bütün bu aşamalardan sonra bina yıkım aşamasına geldiklerini anlatan Binali Ünal, “3’te 2 çoğunlukla binayı yıkabiliyoruz. Bina yıkımından sonra projelerimizi hazırlıyor ve belediyeye sunuyoruz. Projeler onaydan geçtikten sonra maalesef ruhsat aşamasında takılıyoruz. Belediye ise 100 kişiden 1’i hayır demiş, onunla gidip anlaşacaksınız; ondan sonra ruhsatı vereceğim diyor. Ruhsat alamadığınız için inşaata başlayamıyorsunuz. Binaları yıktın niye başlamıyorsun diyen vatandaşa durumu anlatamıyoruz. 6306 sayılı yasaya göre 3’te 2 çoğunlukla yıkım ruhsatı veriyorsun, peki yapım ruhsatı niye vermiyorsun. Bunlar gibi bürokratik engellerin aşılması gerekiyor. Nasıl 3’te 2 çoğunlukla yıkım ruhsatını veriliyorsa, 3’te 2 çoğunlukla yapım ruhsatı da verilmeli” ifadelerini kullandı.

    “İzmir depreme hazır değil”

    İzmir’de kentsel dönüşümün ağır aksak ilerlediğini ve belirli noktalarda kentsel dönüşümler yapıldığını kaydeden Ünal, İzmir’in depreme hiç hazırlıklı olmadığının altını çizdi.

    2000’li yıllardan önce inşa edilen binaların büyük çoğunluğunun deprem riski taşıdığı bilgisini veren Binali Ünal, “1999’daki büyük depremin ardından birçok şey değişti. Yapı denetim firmaları kuruldu. Yapı denetim firmaları gerekli onayı vermeden adım atamıyorsunuz. Büyük Marmara depreminden sonra yapılan binalarda risk yok; ama daha önce yapılan binaların yüzde 90’ı riskli. İzmir’in riskli bölgeleri Bayraklı, Karabağlar gibi gecekonduların yoğun olduğu alanlar, Karşıyaka ve Mavişehir bölgeleri. İzmir’in yüzde 85’inin dönüşüm yaşaması gerekiyor. İnsanlar kentsel dönüşüme karar verirken bu işte uzmanlaşmış firmaları tercih etmeliler, iyi araştırma yapmalılar. Bürokratik engeller kaldırılmalı. İzmir’de bu iş çok ağır aksak gidiyor” diye konuştu.

    “Ada bazında planlama şart”

    Bina bazında değil; ada bazında planlamanın önemine de değinen Binali Ünal şunları söyledi:

    “Çoğu zaman bina ya da parsel bazında kentsel dönüşüm yapılıyor. Halbuki ada bazında kentsel dönüşüme ağırlık verilmelidir ve bu da 500 ile bin arasında konuta tekabül ediyor. Bu yapılırsa daha büyük sorunlar çözülmüş olur. Vatandaş eski binasını yıkıyor; yerine yenisini yapıyor bu çözüm olmuyor. Vatandaşlar yapı denetim şirketlerine binaların risk analizini yaptırabilirler. Kentsel dönüşüm il müdürlüğüne müracaat edip o binayı yıktırabilirler. Vatandaş kentsel dönüşüme girince hem binasını yeniliyor, hem yapısı site şekline getiriliyor hem de deprem riskini ve o psikolojiden kurtuluyor. İnsan hayatından daha önemli bir şey yok. Kentsel dönüşüm bu memleketin en önemli problemlerinden biri; hele ki, İzmir için çok acil tedbir alınması lazım.”

  • Fitch’ten en yüksek not İzmir’e

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’den sonra, Fitch Ratings de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin derecelendirme notunu, “alınabilinecek en yüksek kredi notu” olan “AAA” olarak belirledi. Bu nota, dünyada aralarında Amerika, Almanya, Norveç ile İsviçre’nin bulunduğu sadece 11 ülke sahip..

    Dünyaca ünlü uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin AA+ olan ulusal ölçek kredi notunu, yatırım yapılabilir seviyesinin en üst basamağı olan AAA’ya yükseltti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, artırılan not ile hem Fitch Ratings’ten hem de Moody’s’den “alınabilinecek en yüksek kredi notunu” almış oldu.

    Şubat ayında yayınlanan Fitch raporunda, küresel finansal krizin uzun vadeli etkisiyle ‘AAA’ notu alan ülke sayısının son 14 yılın en düşük seviyesinde olduğu vurgulanmıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise dünyada aralarında Amerika, Almanya, Norveç ile İsviçre’nin bulunduğu ve sadece 11 ülkenin sahip olduğu ‘AAA’ notu ile zirveye yerleşti.

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Aa3 olan ulusal ölçek kredi notunu en yüksek seviye olan Aaa’ya yükseltmişti.

    Sağlam ekonomik yapı

    Fitch Ratings’in Mayıs 2017 Raporu’nda ‘AAA’ kredi notunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir güçlü faaliyet performansını ve yüksek faaliyet marjlarının yanı sıra Belediye’nin ihtiyatlı yönetimini de yansıttığını belirtti. Kuruluşun yaptığı açıklamada, “Ulusal kredi derecelendirme notundaki artış, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişten günümüze kadar sağlam ekonomik performans sicili ve ılımlı borç seviyelerinden kaynaklanmaktadır” ifadesine yer verildi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin borç ölçütlerinin durağan kalmasının beklenildiği belirtilen raporda, Belediye’nin borcunun cari gelire oranının ortalama yüzde 55 ile dengede kalması beklendiği ifade edildi.

    Kocaoğlu: “Başarımızın teyidi”

    Fitch Ratings’in raporunu ve not artışlarını değerlendiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, geçtiğimiz yılın Mayıs ayında Moody’s tarafından “en yüksek ulusal notu” aldıklarını da hatırlatarak, bu yükseliş ivmesinin, aynı zamanda uyguladıkları mali politikaların başarısının teyidi anlamına geldiğini söyledi. Kocaoğlu, “İlk defa iki derecelendirme kuruluşundan da en yüksek notu alan İzmir Büyükşehir Belediyesi, ulusal uzun vadeli kredi notu basamaklarını teker teker tırmanarak zirveye kadar ulaştı. Kredibilitesi en yüksek kuruluşlar arasına girmek, ’buraya güvenle yatırım yapılabilir’ vizesini almakla eş anlamlı. Güven ve istikrar ortamının korunması ve hatta güçlendirilmesi, ekonomimizin ilerlemesi ve refahımızın artmasını sağlayacaktır. Dünyadaki örnekler, ’’AAA’’ kredi notunu kazanmanın çok zor olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bugüne kadar attığımız adımların sağlamlığını göstererek zirvede kalmak adına çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz” dedi.

    Ucuz ve uzun vadeli finansmana erişim imkanı

    Başkan Kocaoğlu, iki derecelendirme kuruluşu tarafından alınan ulusal kredi notunun alınabilecek en yüksek not olduğunu ve bu notun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ucuz ve uzun vadeli finansmana erişimini daha da kolaylaştıracağını belirterek şöyle devam etti:

    “Birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin kredi notlarının ardı ardına düşürüldüğü bu dönemde İzmir’in böyle bir sonuç alması elbette tesadüf değil: Uyguladığımız programlar çerçevesinde kamu maliyesinde güçlü duruşumuzu tavizsiz bir şekilde sürdürmemiz, programlarda öngörülen mali hedeflere ulaşmak için gerektiğinde ölçülü ve zamanlı tedbirleri alabilmemiz, kaynakları etkin, verimli ve yerinde kullanmamız, kritik yapısal reformları hayata geçirmeye devam etmemiz, elde ettiğimiz yüksek büyüme performansıyla beraber finansal borçlanma araçlarını etkin bir biçimde kullanmamız, gerektiğinde ihtiyati adımları atmasını bilmemiz ve kısa vadeli iç finansman kaynaklarından uzun vadeli uluslararası dış finansman kaynaklarına etkin geçiş sağlamamız.. Bunların hepsi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin güçlü finans yapısındaki önemli etkenler..”

    Notlar ne anlama geliyor?

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, Fitch’in bu son artışıyla, 2008 yılından bugüne kadar ulusal uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi görünümleri de dahil olmak üzere, notunu 9 basamak artırmış oldu. Kredi derecelendirme notları değerlendirmesine göre, İzmir’in ulusal kredi notunun yer aldığı ‘’AAA’’ kategorisi, temerrüt riskinin en düşük olduğu ve finansal yükümlülüklerini yerine getirmek için en yüksek kapasiteyi temsil ediyor. Bu kapasitenin öngörülebilir olumsuzluklardan etkilenme ihtimali son derece düşük.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yerel ve yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi derecelendirme notu ile ülke Hazinesi’nin notu ise aynı. Çünkü derecelendirme kuruluşlarının kriterlerine göre, kurumlara mali durumları çok iyi olsa bile ülke notunun üzerinde not verilmiyor.