Etiket: İzmire

  • Manisalılar İzmir’e kaçıyor

    Sanayisi ve tarımıyla cazibe merkezi haline gelen Manisa’da kira ve konut satışlarında yaşanan fiyat artışı birçok çalışanın yarım saat mesafedeki İzmir’e yönelmesine neden oldu. Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka’da daha ucuza kirada oturup Manisa’da çalışanların sayısı hızla artıyor. Manisa Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Bahattin Akyüz, emlak fiyatlarındaki artışlara TOKİ’lerin de çare olamayacağını belirterek, şehirdeki imar sorununun çözülememesi halinde bu sıkıntının giderek büyüyeceğini dile getirdi.

    Manisa şehir merkezinde sobalı bir dairenin kira fiyatı 600-700 TL arasında değişirken doğalgazlı dairelerde ise rakamlar 1000-1200 TL’ye kadar çıkıyor. Site içinde normal bir dairenin kira fiyatı ise asgari ücreti de geçerek 1500 TL’ye kadar çıkmış durumda. 10-20 yıllık binalardaki dairelerin satış bedelleri 150-200 bin TL arasında değişirken yeni yapılmış binalarda bu rakamlar neredeyse iki katına kadar ulaşıyor. Birçok kişinin asgari ücretle çalıştığı Manisa’da kiralardaki yüksek rakamlar ise vatandaşı zor durumda bırakıyor. İmar sorununun hala çözülemediği şehirde Organize Sanayi Bölgesinde veya kamu kurumlarında çalışan birçok kişi daha ucuz olduğu için sadece yarım saat uzaklıktaki İzmir’i tercih ediyor.

    “İmar sorunu Manisa’nın ayıbı”

    Manisa’nın sanayisi, tarımı ve iklimi dolayısıyla her geçen gün büyüyen ve göç alan bir şehir olduğunu dile getiren Manisa Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Bahattin Akyüz, “Şehirlerimiz gün geçtikçe yoğunlaşıyor, büyüyor. Yaşadığımız şehir Manisa’da düşünecek olursak, Manisa büyükşehir olunca potansiyel bir şehir oldu. Dışarıdan göç imkanı sağlayan bir şehir oldu. Bunu sanayimize bağlıyoruz, üniversitemizin değişik kollarının oluşmasına ve tarımın daha geniş kapsamında açılımına bağlıyoruz. Dolayısıyla Manisa’nın bir taraftan büyükşehir oluşundan dolayı ve göçlerin buralara doğru daha çok olduğu, 4 mevsimi ayrı ayrı ve bir arada yaşadığımız bir şehir olarak insanların biraz daha buraları tercih ettiğini görüyoruz. Burada almak fiyatlarında gerek satışlarda gerekse kiralardaki yüksekliği ele alacak olursak bunun yegane sebebi imar revize uygulaması, imar sorununun çözülememesi. 30 yıllık imarla yaşayan bir Manisa. 30 yıl önce yapılmış bir imar. Büyüyen ve gelişen bir şehrimiz. Yaklaşık 1 milyon 500 bin nüfusa sahip bir şehir. Ama burada hala daha 30 yıl önce yapılmış imar planıyla yaşıyoruz ve imar sorununu hala daha çözemiyoruz. Bu bizim ayıbımız, Manisa’nın ayıbı, siyasilerin ayıbı diye düşünüyorum. Bu ayıbın da en kısa zamanda giderilmesinden yana olduğumu söylemek istiyorum mesleğimiz itibariyle” dedi.

    “Manisa İzmir’i solladı”

    Manisa’daki yüksek fiyatların vatandaşı İzmir’e yönlendirdiğini kaydeden Akyüz, “Manisa İzmir’i solladı. Eskiden insanlar derdi ki ‘İzmir büyükşehir, nüfusu daha kalabalık 6-7 milyona sahip bir nüfus diye söylerdik. Ama son zamanlarda bunu görüyoruz ki Manisa İzmir’i solladı gerek kiralarda gerekse satışlarda. Manisa’da kirada oturacaklar İzmir’e kaçıyorlar, ev alacaklar İzmir’e kaçıyorlar. Bunlar da İzmir’in daha ucuz olduğunu ve daha yaşanabilir bir şehir olduğunu söyleyebiliriz. Sürekli söylüyoruz ya ‘Manisa’da kazanıp İzmir’de yiyorlar’ diye burada da Manisa’nın pahalı oluşundan dolayı biz buna cevap veremiyoruz. Bu talebe cevap veremediğimiz için bugün Bornova’da, Bayraklı’da, Karşıyaka’da daha ucuz oturma imkanı var, daha ucuz evler olduğu için insanlarımız buraları tercih ediyorlar. Onun için Manisa’da fiyatlar bir hayli yüksek. Şu anda TOKİ yapılıyor, TOKİ buna da cevap vermeyecek. Burada imarın mutlaka açılması gerekiyor. TOKİ’nin yapacağı bin 100 tane ev buna ne kadar cevap verebilir? Buna ancak kısa zamanlı cevap verebilir. İlerleyen günleri düşündüğümüzde yine sıkıntı söz konusu olabilir ama her şeyi bir tarafa bırakıp bunu imara bağlıyoruz. Mutlaka bu sorunun aşılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    “Asgari ücretten fazla ev kirası”

    Yaşanabilir bir evin fiyatının 800-1.000 TL arasında değiştiğini kaydeden Akyüz şunları söyledi: “Manisa’da bir dairenin 1.500 TL’ye kadar yükseldiğini söyleyebiliriz. Bu da bizim ayıbımız. Bir daireden bahsediyoruz villa falan değil bir dairenin fiyatı lüks diye tabir ettiğimiz site içinde havuzlu dairelerimiz 1.500 TL’ye kadar gidiyor. 1.400 TL asgari ücretin olduğu bir ülkede 1.500 TL yani asgari ücreti geçen bu kira artışını kabullenmemiz mümkün değil. Normal standart bir ailenin yaşayabileceği bir ev 600-700 TL’den aşağıya değil. Mesela doğalgazlı diyoruz, doğalgaz artık lüks değil, doğalgaz ihtiyaç. Dolayısıyla kömürle ısınıp havayı kirletmektense doğalgazla ısınıp yaşam standardını yükseltmek lüks değil. İnsanlarımız doğalgazlı evi lüks diye tabir ediyor. İhtiyaç olduğu için biz bunu bu şekilde görmüyoruz. Bu tür evlerimizde yani merkezi ısıtmalı veya doğalgazlı, kombili ısıtmalı evlerimizde de 800-1.000 TL arasında fiyatları bu da düşündürücü bir rakam.”

    Vatandaşlar da Manisa’daki ev kiralarının ekonomik şartlara göre yüksek olduğunu belirtirken, Manisa’daki fiyatların dengelenmesini istediklerini ve uygun şartlara gelmesini beklediklerini dile getirdi.

  • İzmir’e kentsel dönüşüm uyarısı

    Çanakkale’de art arda yaşanan depremlerin ardından İzmirli müteahhit ve inşaat sektörünün önde gelen isimleri, İzmir ve kentsel dönüşüm hakkında görüşlerini belirtti.

    İzmir’de kentsel dönüşümün çok konuşulmasına rağmen bir türlü istenen şekilde gerçekleştirilemediğini kaydeden Çiçek Kardeşler İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çiçek, kentin dörtte üçünün bir an önce yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu vurguladı. İzmir’in, gecekondu ve plansızlığın en fazla öne çıktığı kent olduğunu dile getiren Çiçek, “İstanbul ve Ankara’da da gecekondu alanları var; ancak oralarda yenilemeye bizden çok önce başladılar ve işleyen bir süreç mevcut. Fakat İzmir’de bu yönde bir gayret de görmüyoruz. Yerel yönetimle hükümet arasında bir uyumsuzluk meselemiz var. ’Eskiyi yık, yerine yenisini yap’ mantığıyla kentsel dönüşümü gerçekleştirmeye çalışıyoruz ki; bu da geçerli bir yöntem değil. Geleceğe yönelik planlı bir ilerleme yok. Kentsel dönüşümde ciddi bir atılım olduğu takdirde, şirket olarak biz de müdahil oluruz. Örneğin, Bostanlı ve Üçkuyular arasındaki sahil hattındaki alan 40 – 50 yıllık binalardan oluşuyor. Bu binaların tümü ciddi risk taşıyan yapılar. İzmir’in bir an önce bu konuda planlamalarını yapıp, sosyal donatı alanlarını içinde barındıran ada bazındaki kentsel dönüşümü gerçekleştirmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “Binaların asıl kalitesi zamanla ortaya çıkar”

    Kentsel dönüşüm konusunda İzmir’de kat edilecek önemli mesafe bulunduğunu aktaran Tanyer İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer de bu konuda İzmirli inşaat firmalarının güç birliği oluşturması halinde sektör ve kent adına daha sağlıklı adımlar atabileceğinin altını çizdi.

    1980 yılına dek binaların insan gücüne dayalı inşa edildiğini ve daha dayanıksız olduklarını vurgulayan Tanyer, “1980 yılından sonra belediye ve inşaat mühendisleri odasının çalışmaları sonucunda denetimler arttı. İzmir denetim anlamında önemli bir noktada. 1990 yılından sonra kullanılan malzeme kalitesinin artmasıyla daha kalıcı ve sağlam binalar yapılmaya başlandı. 2007 yılından sonra yapı denetim şirketleri devreye girdi. İnşaat firmaları da daha nitelikli projelere imza atmaya başladı” dedi.

    Binaların da insanlar gibi zamanla yaşlandığını ve binaların asıl kalitesinin zamanla ortaya çıktığını belirten Tanyer, “Tanyer İnşaat olarak, sayı olarak çok konut üretmektense nitelik olarak yüksek kaliteye sahip ve insanlara çağdaş bir yaşamın anahtarını sunan evler inşa ediyoruz. Sağlam, güvenilir ve insan odaklı yaşam konseptine sahip projeler üretiyoruz. Teknolojinin getirdiği bütün yenilikleri kullanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bir an önce uygulamalara başlamalı”

    İzmir’de ekonomik ömrünü tamamlamış çok sayıda eski binanın bulunduğunu aktaran Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kalı ise şunları söyledi:

    “Yeni üretilen konutların fiyatının bu yüzden çok arttığı düşünülebilir. İzmir uzun süredir bu artışı bekleyen bir kentti. Dünyada nüfusu ölçülebilen hiçbir kentin nüfusu, İzmir’deki kadar hızlı artış oranı göstermiyor. Artan nüfus, talebi de beraberinde getiriyor. Kent merkezinde ise uygun arsa bulmak artık kolay değil. Bu nedenle kentsel dönüşümün bir an önce yapılması gerekiyor. İzmir yüzde 80 oranında kentsel dönüşüme muhtaç. Bir deprem yaşanması halinde büyük can ve mal kayıpları yaşanacak. Bunun önüne geçilmesi için gerek hükümet gerekse de yerel yönetimler bir an önce uygulamalara başlamalı. Öncelikle tüm bireylerin kentsel dönüşümün faydalarına inanması gerekiyor. Bir kenti planlarken 100 yıl yaşanacak şekilde planlanması gerekiyor.”

  • İzmir’e şehit ateşi düştü

    Suriye’de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı’na katılan Türk birliğine terör örgütü DEAŞ’in saldırısında şehit olan Uzman Çavuş Ayhan Elmacı’nın memleketi İzmir’in Menderes ilçesine ateş düştü.

    Türk askerlerinin bulunduğu Suriye’nin El Bab bölgesindeki birliğe öğle saatlerinde DEAŞ terör örgütü saldırı düzenledi. Saldırıda şehit olan Uzman Çavuş Ayhan Elmacı’nın (29) cenazesi helikopterle Gaziantep Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Otopsisi yapılan şehit Uzman Çavuş Elmacı, memleketi İzmir’e gönderilecek.

    Salih Elmacı’nın iki çocuğundan biri olan şehidin acı haberi, İzmir’deki ailesine ulaştırıldı. Şehidin, babasının ilk eşi olan öz annesini hiç görmediği öğrenildi. Şehidin baba ocağına Türk bayrağı asılırken, Menderes Kaymakamı Bahri Tiryaki ve Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu baba ocağına gelerek aileye başsağlığı diledi.

    2013 yılında göreve başlayan şehidin en son geçen yaz memleketi İzmir’e geldiği öğrenildi. Şehidin cenazesi, yarın Bulgurca Merkez Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Bulgurca Mezarlığı’na defnedilecek.

  • İzmir’e şehit ateşi düştü

    Diyarbakır’da düzenlenen hain terör saldırısında şehit düşen evli ve bir çocuk babası polis memuru Şenali Ocak’ın İzmir’deki baba ocağına şehit ateş düştü.

    Dicle Üniversitesi içerisinde bulunan hafriyat döküm alanında görevli çevik kuvvet polislerini taşıyan zırhlı minibüsün geçişi sırasında PKK’lı teröristlerce bombanın infilak ettirilmesi suretiyle düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru Şenali Ocak’ın İzmir’deki baba ocağına şehit ateşi düştü. Oğullarının şehit olduğu haberini alan baba Mehmet Ocak, ’’Ben öleydim, keşke ben öleydim’’ diye feryat etti. Şenali Ocak’ın şehit olduğunu duyan yakınları ise şehit evine akın etti. Şehidin baba evine Türk bayrağı asıldı. Evli ve bir çocuk babası olan şehit polis memuru Şenali Ocak’ın cenazesi yarın Küçük Çiğli’de bulunan cemevinden son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi.

  • İzmir’e tramvay geldi

    Hat imalatlarının yüzde 95’i tamamlanan Karşıyaka tramvayında test sürüşleri başladı. Mavişehir-Bostanlı arasındaki ilk seferin yolcuları İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İzmirli basın mensupları oldu.

    İzmir Büyükşehir Belediyesinin raylı sistem yatırımları kapsamında yapımını sürdürdüğü Konak ve Karşıyaka tramvaylarında ilk perde açılıyor. Yapım işinin yüzde 95’i tamamlanan Karşıyaka hattında ilk test sürüşleri başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmirli gazetecilerle Mavişehir-Bostanlı arasındaki deneme seferinin ilk yolcuları oldu. Seyir halindeki tramvayı gören Karşıyakalılar ise büyük bir heyecan ve mutluluk yaşadı. Önümüzdeki günlerde Bostanlı Köprüsü’ndeki imalat çalışmalarının da tamamlanmasıyla 8,9 kilometre uzunluğundaki hattın tamamında test sürüşlerinin gerçekleştirileceğini dile getiren Başkan Aziz Kocaoğlu, Mart ayı içinde yolculu seferlere başlamayı hedeflediklerini söyledi.

    Konak tramvayında da hızlı tempo

    Hattı daha sonra Çiğli güzergahına da uzatacaklarını ifade eden Başkan Kocaoğlu, Konak tramvayında çalışmaların hızla sürdüğünü, Şair Eşref Bulvarı’nda ve ardından Ziya Gökalp Bulvarı’nda çalışmalara başlayacaklarını belirterek, “Konak tramvay hattımızda da Temmuz-Ağustos gibi test sürüşlerine başlamayı planlıyoruz. Ekim-Kasım gibi de bu hattımızda hemşehrilerimizin tramvayla seyahat etmesini sağlayacağız” dedi.

    “Güvenli ve konforlu yolculuk”

    Tramvayın İzmir için çok iyi bir proje olduğunu ve vatandaşların memnun kalacağını vurgulayan Başkan Kocaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Bu tür projelerde amacımız, vatandaşlarımızın yaşam konforunu artırmak. Tramvayın hizmete girmesi ile birlikte trafik problemi azalırken, çoğu bölümde denizi seyrede seyrede, güvenli ve konforlu bir yolculuk başlayacak. Tramvayın ilk yatırım maliyeti yüksek olmasına rağmen işletme ve bakım-onarım gibi maliyetleri düşündüğümüzde, çok daha ekonomik. Bu da bize kentin ihtiyacı olduğu farklı alanlara yatırım yapmamızı sağlayacak. Tramvay aynı zamanda çevreci bir yatırım. Kentteki karbon salınımını da azaltacağız.” 2020 yılına kadar kentte çalışan raylı sistem ağını 250 kilometreye çıkaracaklarını söyleyen Başkan Kocaoğlu, “İzmir ulaşımında lastik tekerlekli ulaşım ile raylı sistem arasında bir devrim yaratmış olacağız. 2019 yılına otobüsleri, vapurları yenilenmiş, raylı sistemi kat kat artırmış olarak gireceğiz” diye konuştu.

    Çiğli’ye de uzanacak

    14 durak olarak planlanan Karşıyaka tramvay hattında ray döşeme çalışmaları Nisan 2015’te başlamıştı. Deneme sürüşü yapılan Mavişehir İZBAN ile Bostanlı Köprüsü arasında kalan bölgede tramvay hattı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon imalatları yanında yol ve kavşak düzenleme çalışmaları da tamamlandı. Test prosedürleri kapsamında belirli aralıklarla seferler tekrarlanacak. Tüm çalışmalar bittiğinde ise gidiş-geliş çift hat olarak çalışacak tramvay, Alaybey’den başlayıp Karşıyaka sahilinden gidiş ve geliş olmak üzere sahil boyunca devam ederek Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu’na kadar olan kesimde deniz tarafından çift hat çalışacak. Buradan sonra deniz ve kara tarafında iki ayrı hat olarak devam edecek tramvay, Bostanlı Deresi Köprü bölgesinde birleşerek Cengiz Topel ve Selçuk Yaşar Caddelerinden Cahar Dudayev Bulvarı’na çıkıp güzergahını Mavişehir İZBAN Deposu bitimindeki Ataşehir İstasyonu’nda tamamlayacak. Güzergahta çalışacak olan 17 adet tramvay aracının imalatları ise tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, gelen yolcu taleplerini değerlendirerek Karşıyaka tramvay hattının Çiğli İZBAN İstasyonu, Katip Çelebi Üniversitesi ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ne uzatılması için ön projeye onay aldı. Projenin yapımına ise 2017 yılının ortalarında başlanacak.

    Çim zemin üzerinde ilerleyecek

    Konak Tramvayı, Fahrettin Altay Meydanı-Konak-Halkapınar arasında 12.83 kilometre uzunluğunda ve 20 durakla hizmet verecek. Hat imalatlarının yüzde 35’i tamamlandı. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nda kara ve deniz tarafı olmak üzere iki ayrı hat olarak Mustafa Kemal Bulvarı Taşıt Alt Geçidi’ne kadar olan kısımda ilerleyecek. Taşıt alt geçidi sonrası deniz tarafında çift hat olarak birleşen hat, Sabancı Kültür Merkezi’ne kadar üç şerit gidiş ve geliş olacak şekilde trafik akışını koruyarak Konak Meydanı’na ulaşacak. Konak Meydanı’ndan Gazi Bulvarı’nı takip ederek Şair Eşref Bulvarı, Ali Çetinkaya Bulvarı, Ziya Gökalp Bulvarı üzerinden Alsancak Garı’na bağlanacak. Alsancak Garı’ndan Şehitler Caddesi’ne gidiş, Liman Caddesi dönüş olmak üzere Halkapınar Köprüsü geçişi ile Halkapınar ESHOT Garajı’nda sona erecek. Konak Tramvayı, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nın kara ve deniz tarafında yola 4. şerit olacak şekilde, çim zemin üzerinde yeşil kesitli olarak ilerleyecek. Sinyalizasyon altyapısı da Akıllı Trafik Sistemi kapsamında yenilenerek güvenli ve sürdürülebilir bir erişim olanağı sağlanacak.