Etiket: İzmir’deki

  • İzmir’deki rehine krizi

    İzmir’in Buca ilçesinde, eşini ve çocuğunu evde rehin alıp pompalı tüfekle pencereden rastgele ateş eden ve 13 saat sonra polise teslim olan M.G.’nin emniyetteki işlemleri devam ederken eşi ve çocuğu da ifade için emniyete götürüldü. Psikoloji sorunları olduğu iddia edilen M.G.’nin daha önce de evinin balkonundan havaya rastgele kuru sıkı tabanca ile ateş ettiği ileri sürüldü.

    Dün saat 19.00 sıralarında, Akıncılar Mahallesi 548/7 Sokak’ta bulunan 4 katlı apartmanın son katındaki evinin penceresinden çıkan M.G., pompalı tüfekle havaya rastgele ateş etmeye başladı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polislerin uyarısına rağmen, M.G. ateş etmeye devam ederken evde eşini ve çocuğunu rehin aldı. Ara sıra evin içine girip tekrar pencereye çıkan M.G., ateş etmeye devam etti. Olay üzerine özel harekat polisleri de bölgeye sevk edildi. M.G., apartman kapısının önünde duran özel harekat polislerini de hedef alarak pompalı tüfekle ateş etti. Polis ekipleri, olayın olduğu sokak ve çevresinde güvenlik önlemleri alarak vatandaşların sokağa giriş çıkışını engelledi. Sokakta yaşayan vatandaşların evden çıkmaması için de uyarılar yapıldı.

    Bir haftadır kuru sıkı tabanca ile ateş ediyormuş

    Polis ekipleri, gece boyunca süren çabaların ardından M.G.’yi ikna ederken şahıs, saat 07.30 sıralarında, polise teslim oldu. M.G. polis ekiplerince gözaltına alınarak Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü. M.G.’nin eşi ve çocuğu da ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

    Gece boyunca hareketli olan sokakta gün ışıyınca M.G.’nin pompalı tüfekle ateş ettiği kurşunların duvarlardaki izleri görüldü. Olayın yaşandığı apartmanın altındaki fırıncıda çalışan Berke Öksüzoğlu, ’’Bir haftadır balkondan kuru sıkı ile ateş ediyordu. Mahalleli şikayetçi oldu. Mahalleden bir kaç kişi bağırmaya başladı. O da pompalı ile yanıt verdi. Pompalı ile yukarıdan aşağı sıkınca polisler geldi. Rastgele ve polise hedef gözeterek ateş ediyordu. Sabaha karşı teslim oldu. Aile zararsızdı. Benim de müşterim olurdu. Nasıl bu hale geldi bilmiyoruz” dedi.

  • Sağlık-Sen İzmir’deki saldırıyı kınadı

    İzmir Adliyesi’nde terör örgütünce gerçekleştirilen ve biri polis 2 şehidin olduğu saldırı ile ilgili Sağlık-Sen üyeleri, saldırının gerçekleştiği yere karanfil koyarken saldırıyı kınadı. Sağlık-Sen İzmir 2 No’lu Başkanı Ekrem Özdemir, ’’Terör kimden ve nereden gelirse gelsin, ’ister DAEŞ, ister PKK, ister FETÖ’ bu örgütler ve onların işbirlikçileri, birlik ve beraberliğimize yenilecek, kazdıkları kuyuya düşeceklerdir’’ dedi.

    Sağlık-Sen İzmir üyeleri, İzmir Adliyesi’nde gerçekleştirilen bombalı saldırıyı kınamak için, bombanın patladığı Adliye C kapısı polis güvenlik kulübesi önünde buluştu. Grup üyeleri; ’Şehitler ölmez, vatan bölünmez’, ’Fethi Sekin onurumuzdur’, sloganları attı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Sağlık-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, ’’Birlik beraberliğimize kast eden İnsanlık düşmanları İzmir’de alçakça bir bombalı saldırı gerçekleştirdi. Ancak hain terör örgütleri kahraman vatan evlatlarını hesaplayamadı. Bu ülkede, tek başına darbecilere kök söktüren Ömer Halisdemir’ler var. Bu ülkede tanklara meydan okuyan kadınlar, gençler, yaşlılarımız var. Tek başına teröristlere diz çöktüren kahraman Fethi Sekin’lerimiz var. Mermisi bitene kadar teröristlerle tek başına çatışan ve birçok insanın hayatını kurtaran aynı zamanda büyük bir faciayı engelleyen kahraman şehidimiz Fethi Sekin’e ve tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu terör dalgasının bir halkası olan bu saldırı, hiç şüphesiz topraklarımız üzerinde alçakça oyunlarını sergilemek isteyen karanlık odakların kirli bir tezgahıdır. Terör kimden ve nereden gelirse gelsin, ’ister DAEŞ, ister PKK, ister FETÖ’ bu örgütler ve onların işbirlikçileri, birlik ve beraberliğimize yenilecek, kazdıkları kuyuya düşeceklerdir. Terör, işgal, kaos ve komplo planlarını her defasında boşa çıkaran, alçak hesapları bozan Türkiye, dün olduğu gibi bugün de diz çökmeyecektir. Birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkacağız, küresel güçlerin, taşeron örgütlerin ve destekçilerinin kirli emellerini boşa çıkartacağız, heveslerini kursağında bırakacağız. İzmir’de ve bir çok ilde gerçekleştirilen hain, alçak saldırılar amansız, fakatsız, ancaksız insanlık dışı terör saldırısıdır. Bu saldırıyı gerçekleştirenler terörist, mensup oldukları yapılar terör örgütü, bu örgütlere arka çıkanlar, sessiz kalanlar, açıktan ya da gizli destek verenler ise terör destekçisidir. Gerçekleştirilen terör saldırılarını bir kez daha lanetliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet, aileleri ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz’’ dedi.

    Daha sonra hep bir ağızdan İstiklal Marşı okundu. Sağlık-Sen üyeleri, patlamanın olduğu noktaya karanfil bıraktı.

  • İzmir’deki terör saldırısının tanıkları konuştu

    İzmir’de, adliye binasında meydana gelen terör saldırısında ölümden dönen yaralılar, yaşadıkları anları anlattı. Ege Üniversitesi Hastanesinde tedavi gören Avukat Gökhan Mertol, “Olay yerinin 10-15 metre ilerisindeydim. Yere düştükten sonra bir müddet çınlama sesi ne yapacağımı bilemedim” derken, Avukat Bülent Karagöz de, “Başımı ellerimle kapatarak o şekilde korumaya çalıştım” dedi.

    İzmir’deki adliye binasında meydana gelen bombalı terör saldırısında, trafik polisi Fethi Sekin ve adliye çalışanı Musa Can şehit olmuş, 9 kişi ise yaralanmıştı. Patlamada, Ege Üniversitesi Hastanesi tedavi altında olan yaralılardan Avukat Gökhan Mertol de ölümden döndü. Patlamanın 10 metre ilerisinde gerçekleştiğini anlatan Mertol, “O gün tahliye vardı, bir tanede haczim vardı. Bir tane haczimi hallettikten sonra başka bir hacze tahliyeye gittim. Oradan geldikten sonra araçla adliyeye geldim. Polis kontrol noktasını geçtim. Sağa aracı park ettim araçtan indim. İndikten sonra arkadan bir ses duydum. Yaralanan bir polis arkadaşın ya da bir tane polis arkadaşın teyit ettiğine göre ‘bomba’ diye bağırmış; ama ben o sesin ne olduğunu tam olarak anlayamamıştım. Arkama baktım şöyle; hiçbir şey anlamadım ondan sonra önümü döndüğümde arkadan patlama sesi büyük bir patlama sora şarapnel parçaları etrafa dağılan şeyler falan toz duman” dedi.

    “10 saniye daha geç olsaydı”

    Avukat Gökhan Mertol, polis Fethi Sekin sayesinde büyük bir facianın önlendiğini ifade ederek, “Yere düştükten sonra bir müddet çınlama sesi ne yapacağımı bilemedim. Ön tarafta birisi vardı onun yardımıyla kenara çekildim, kenara geçtim. Ondan sonrada zaten bir 10-15 dakika sonra hastaneye getirdiler. Fethi Bey’i görmedim; ama o esnada o dedim ya işte o polis memuru bağırmış ‘bomba’ diye. Onun sayesinde yani daha büyük bir olay önlenmiş oldu. Olay yerinin 10-15 metre ilerisindeydim. Sağa aracımı park ettim, adliyeye girecektim bende o girişten girecektim aslında. Bir 10 saniye daha geç olsaydı belki bende olayın ortasında kalacaktım” şeklinde konuştu.

    Mertol, şöyle devam etti:

    “Ben baktım elimde kan var. Ondan sonra anladım yaralandığımı anlamamıştım başka. Vatanımızı, milletimizi bölmeye çalışan bir sürü terör örgütü var. Hem içte, hem de dışta; ama başaramayacaklar inşallah vatanımız, milletimiz; bayrağımız dalgalanmaya devam edecek.”

    “Koşmaya başlamasından 2-3 saniye sonra da zaten patlama oldu”

    Yaralılar arasında bulunan Vatan Partisi Konak İlçe Başkanı Avukat Bülent Karagöz de yaşadığı korku dolu dakikaları anlattı. Vücudunda onlarca şarapnel parçası bulunan ve halen Ege Üniversitesi Hastanesinde tedavisi devam eden Karagöz, patlamanın etkisiyle savrulduğunu söyledi. Teröristlerin araçtan indikten sonra patlama olduğunu anlatan Karagöz, “Araçtan bir kişi inip koşarak uzaklaşmaya başladı. Koşmaya başlamasından 2-3 saniye sonra da zaten patlama oldu, alev. Daha sonra araç parçaları yağmaya başladı. Bu arada ben patlamanın etkisiyle savruldum ve kendimi yere attım. Daha sonra silahlı çatışma başladı. Silah sesleri bir süre devam etti” şeklinde konuştu.

    “Şarapnel parçası sol kasığımdan vücuduma girdi”

    Çok kan kaybettiğini söyleyen Karagöz, “O ara artık bilemiyorum ya kurşun, ya da şarapnel parçası sol kasığımdan vücuduma girdi çok kan kaybettim; ama 112 acil çok çabuk geldi hastaneye yetiştirdiler beni. Yere yatıp başımı ellerimle kapatarak o şekilde korumaya çalıştım. Çantamın içerisinde baro ajandasıydı. Sol tarafımdaydı çantam. Herhalde mermi ya da şarapnel parçası oraya saplanmış. Ben Fethi Bey’i araba çarptığı anda gördüm zaten sonrasını göremedim. Patlama olunca savruldum ve bütün parçalar havadan yağmaya başlamıştı” diye konuştu.

    “Türkiye’de bir kargaşa ortamı oluşturmaya çalışıyorlar”

    Başbakan Binali Yıldırım’ın da kendisini ziyaret ettiğini anlatan Karagöz, Türkiye’de kargaşa ortamı oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti. Karagöz, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Terörün arkasındaki esas kuvvet ABD, FETÖ, PYD, FETÖ. Hepsi Amerika’nın Türkiye’yi bölmeye yönelik kullandığı piyon örgütler. Sayın Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlarımızda geldiğinde kendilerine söyledim. İncirlik ve diğer Türkiye toprağı üzerinde bulunan hiçbir askeri üssümüzde Amerikan askeri varlığına artık izin verilmemeli; çünkü bu piyon örgütler Amerika’dan aldığı kuvvetle bu terör örgütlerini oluşturarak can güvenliği konusunu birinci mesele haline getirip Türkiye’de bir kargaşa ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Hükümetin bu konudaki kararlı tutumunu daha da ilerletmesi gerekir. Millet zaten bir beklenti içerisinde. Son dönemde Amerika’nın Türkiye’ye yönelik bu eylemlerine yönelik kararlı bir duruş sergilemelerini milletçe takdir gördüğünü söyledim kendilerine. Onlarda teşekkür ettiler.”

  • İzmir’deki saldırıya ilişkin 2 gözaltı

    İzmir’de yaşanan terör saldırısıyla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

    İzmir’de saat 16.00 sıralarında İzmir Adliyesi yakınlarında meydana gelen ve 1 polis 1 de zabıt katibinin şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili polis ekipleri 2 kişiyi gözaltına aldı.

    Şehit zabıt katibi Musa Can’ın olay yerine gelen yakınları sinir krizi geçirirken, Can’ın aslen Tokatlı olduğu, üç çocuk sahibi Can’ın bir kızının üniversitede okuduğu ve bir kızının da dershaneye gittiği öğrenildi. Şehit polis Fethi Sekin’in de acı haberini Bayraklı Osmangazi’deki evine emniyet yetkilileri ulaştırdı. Eşinin şehit olduğunu duyan Rabia Sekin fenalık geçirerek hastaneye kaldırıldı. Şehidin 3 çocuğu olduğu öğrenildi. Şehit polisin evine Türk bayrakları asıldı. Şehit polis Sekin için yarın resmi tören yapılacağı öğrenildi.

    Öte yandan İzmir Adliyesi’ne siber saldırı iddiaları ve “İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı personelini adliyeye çağırdı” şeklinde basında yer alan haberler de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yalanlandı. Yapılan açıklamada, “İzmir Adliyesi’ne yönelik herhangi bir siber saldırı gerçekleşmediği gibi, bu kapsamda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız personeli adliyeye çağırmamıştır. Menfur saldırı ile ilgili soruşturma tüm detaylarıyla yürütülmektedir” denildi.

  • İzmir’deki terör saldırısı

    İzmir’de 2 kişinin şehit olduğu terör saldırısında şehit polis Fethi Seki’nin motosikleti ve patlatılan araç çekici ile kaldırılırken, şehit zabıt katibi Musa Can’ın yakınları olay yerinde sinir krizi geçirdi.

    İzmir’deki terör saldırısının ardından saldırıda patlatılan araç ve şehit polis Fethi Seki’nin motosikleti çekici ile kaldırıldı. Bu sırada adliyede zabıt katipliği yapan şehit Musa Can’ın yakınları olay yerine gelerek, “Ölen kişi ağabeyimiz mi?” diyerek gözyaşı döktü. Musa Can’ın şehit olduğu bilgisini alan yakınları sinir krizi geçirdi. Şehidin yakınları, ambulansla hastaneye kaldırıldı.