Etiket: İzleyen

  • FETÖ elebaşının videosunu izleyen şahıs tutuklandı

    Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bir internet kafede FETÖ/PDY terör örgütü lideri Fetullah Gülen’in videolarını izlerken gözaltına alınan şahıs tutuklandı.

    Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü’ne Belsin Mahallesi’nde bulunan bir internet kafede FETÖ/PDY terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in videolarının izlendiği ihbarı geldi. Alınan ihbarın ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri videoları izleyen M.M. ile eşi Y.M.’yi yakalayarak gözaltına aldı. M.M.’nin ifadesinde Organize Sanayi Bölgesi’nde bir hırdavatçıda çalıştığını söylediği ancak yapılan incelemelerde şahsın Ankara Beytepe Jandarma Okulları’nda teğmen rütbesinde çalışmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edildiği belirlendi. Öte yandan Y.M.’nin ise üzerinde kayıtlı ve önceki tarihlerde kendisinin kullandığı 3 adet hatta, terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ’bylock’ çıktığı tespit edildi. Gözaltına alınan karı-koca emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

    Adliyeye sevk edilen Y.M., hamile olduğu gerekçesiyle adli kontrol ve yurt dışı yasağı ile serbest kalırken M.M. tutuklanarak Nevşehir Cezaevine gönderildi.

  • Fethullah Gülen’in videolarını izleyen karı koca gözaltına alındı

    Kayseri polisi, bir internet kafede FETÖ/PDY terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in videolarını izleyen karı-kocayı gözaltına aldı.

    Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü’ne Belsin Mahallesi’nde bulunan bir internet kafede FETÖ/PDY terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in videolarının izlendiği ihbarı geldi. Alınan ihbarın ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri videoları izleyen M.M. ile eşi Y.M.’yi yakalayarak gözaltına aldı. M.M.’nin ifadesinde Organize Sanayi Bölgesi’nde bir hırdavatçıda çalıştığını söylediği ancak yapılan incelemelerde şahsın Ankara Beytepe Jandarma Okulları’nda teğmen rütbesinde çalışmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edildiği belirlendi. Öte yandan Y.M.’nin ise üzerinde kayıtlı ve önceki tarihlerde kendisinin kullandığı 3 adet hatta, terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ’bylock’ çıktığı tespit edildi.

    Gözaltına alınan karı-koca emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

  • ASO Başkanı Özdebir: “İlk Üç Sanayi Devrimini Uzaktan İzleyen Türkiye, Dördüncüyü Kaçırmamalı”

    Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ilk üç sanayi devrimini uzaktan seyreden Türkiye’nin bu kez erken davranması gerektiğini söyledi.

    Ankara Sanayi Odası tarafından düzenlenen OSB Sohbetleri başlıklı konferanslar dizisinin ilkinin açılışında konuşan Özdebir, Türkiye’de sanayileşme başladığında dünyanın üçüncü sanayi devrimini yaşadığını kaydederek, bugünlerde ise bilgisayarların internet üzerinden birbirlerine bağlanmasıyla akıllı fabrikaların oluşturulmasını içeren ’Sanayi 4.0’ kavramının gündeme geldiğini bildirdi. Bu akıllı fabrikalarda bilgisayarların, üretim süreçlerini sürekli denetlediğine vurgu yapan Nurettin Özdebir, “Fabrikadaki insanların aldıkları kararların uygunluğunu denetleyerek gerekirse uyarılarda bulunuyorlar. Birbirleriyle bağlananlar sadece fabrikalar da değil. Evler, arabalar, hastaneler deki bilgisayarlar da internet üzerinden birbirleriyle sürekli iletişim içinde insanlara yardımcı oluyor, karar alma süreçlerini kolaylaştırıyor” dedi.

    İletişimde bulunan cihaz sayısının 2020 yılında 50 milyara yükseleceğinin öngörüldüğünü ifade eden Özdebir, “Bütün bu gelişmelerin bizleri doğrudan ilgilendirmeyeceği ve etkilemeyeceğini düşünmek büyük bir hata olur. Çünkü geleceğin dünyası Sanayi 4.0 ile şekilleniyor ve geleceğin kurallarını koyuyor. Sanayi 4.0 sadece büyükleri değil, KOBİleri de yakından ilgilendiriyor” ifadelerini kullandı.

    Toplantıda konuşan Dünya Gazetesi yazarı Dr. Rüştü Bozkurt ise üretim süreçlerinin çok yeni bir döneme girdiğini belirterek, işletmelerin buna ayak uydurması gerektiğini söyledi. “Veriyi bilgiye çevirmek ve anlamak değil, bunu artık değere çevirmek” önemli diyen Rüştü Bozkurt, Ankaralı sanayicileri uyararak, “Bunu idrak etmiyorsanız, gelecek 10 yılınız yoktur” dedi.

    İş yapma yöntemlerinde çok büyük değişiklikler olduğunun altını çizen Bozkurt, gerekli tedbirleri alıp uyum yeteneğini geliştirmeyen işletmelerin yüzde 60’ının 10 yıl içinde tasfiye olacağını öne sürdü.

    Üretim ve iş yapma sürecini Analitik 3.0 ile Endüstri 4.0 olmak üzere iki kısma ayıran Bozkurt, işyerlerinde hiç defter tutmayanların Analitik 0.0, defteri vergi için değil, kendisi için tutanların Analitik 1.0, dünya genelindeki bilgiler(Big Data) içinde kendisine yarayanları seçenlerin Analitik 2.0, işe yarar bilgiyi üretim sürecine gömüp rekabet avantajı yakalayanların ise Analitik 3.0 seviyesinde olduğunu söyledi.

    Endüstri 4.0 sürecinin ise daha önemli olduğuna vurgu yapan Rüştü Bozkurt, dünyanın yeni öğrenmeye başladığı Endüstri 4.0’da Türkiye’nin en az ABD kadar şanslı olduğunu, ancak elini çabuk tutması gerektiğini bildirdi. Bugün sanayicinin sürecin neresinde olduğunu sorgulamaması halinde de önümüzdeki 10 yılda yok olacağını dile getiren Bozkurt, makinelerin birbiriyle konuştuğu dönmemde artık Çin’deki ucuz emeğe de ihtiyaç kalmadığını kaydetti.

  • Bakan Işık: “Otomotiv Teknolojisini İzleyen Değil, Belirleyen Ülkeler Arasında Yer Alacağız”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye’nin otomotiv teknolojisini, mevzuatını izleyen ve uygulayan değil, belirleyen ülkeler arasında yer alacağını söyledi.

    Bakan Işık, bugün Conrad Otel’de otomotiv sektöründeki temsilcileri bir araya getiren Otomotiv Sanayi Çalıştayı’na konuk oldu. Burada yaptığı konuşmada otomotiv sektörüne ışık tutacak önemli değerlendirmelerde bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Artık, otomotiv teknolojisini ve mevzuatını izleyen ve uygulayan değil, belirleyen ülkeler arasında yer alacağız. Önümüzdeki sürece en iyi şekilde adapte olmak amacıyla yeni Otomotiv Strateji Belgesi’nin hazırlıklarını tamamladık, inşallah en kısa sürede uygulamaya başlayacağız. Yeni belgemizde temel hedefimiz; yerli marka otomobillerimizi üretmek ve katma değeri yüksek ürünler ile dünya otomotiv pazarında daha fazla söz sahibi olmaktır” dedi.

    ÇALIŞMALAR ‘3Y’ FORMÜLÜYLE SÜRDÜRÜLÜYOR

    Son 3 yılda ülke olarak üretimde düşük teknoloji düzeyinden orta teknolojiye doğru geçiş yapıldığına dikkat çeken Bakan Işık, hükümet olarak bundan sonraki dönemde de orta yüksek ve yüksek teknolojiye doğru geçiş yapmak istediklerini kaydetti. Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak, yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımızdaki payını yüzde 15 seviyesine çıkarmalıyız. Bu nedenle, Bakanlık olarak çalışmalarımızı, ‘3Y’ formülüyle; yani ‘yerli’, ‘yenilikçi’ ve ‘yeşil’ üretim anlayışı ekseninde sürdürüyoruz. Teknolojide Derinlik, Ar-Ge ve Yenilikte Yetkinlik Stratejimiz çerçevesinde otomotiv ve makine gibi güçlü alanlarda hedef odaklı yaklaşım anlayışıyla hareket ediyoruz.”

    “SEKTÖRÜN SÜRÜKLEYİCİ ETKİSİNİ ÖNEMSİYORUZ”

    Otomotiv sektörünün Türkiye’de üretim, ihracat, istihdam gibi alanlarda en ön sırada gelen sektörlerin başında olduğuna vurgu yapan Bakan Işık, geçen yıl yan sanayi ile birlikte sektörün gerçekleştirdiği 17,5 milyar dolarlık ihracat rakamının toplam ihracatın içindeki en büyük kalem olduğunu ifade etti. Işık açıklamalarına şöyle devam etti:

    “GBS verilerine göre, 2014 yılında otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı, büyüğüyle küçüğüyle birlikte 3.346’dır. Yine 2014 yılında ülkemizdeki toplam cironun yüzde 8,2’sini oluşturan otomotiv sektörü, istihdamın da yüzde 5,5’ini sağlamıştır. Ülkemizdeki vergi sonrası karın yüzde 10’u da otomotiv sektörüne aittir. Ancak bu sektör, sadece kendisi açısından değil, sanayinin diğer birçok sektörüyle sağladığı etkileşim açısından da büyük bir değer taşıyor. Sektörün bu sürükleyici-lokomotif etkisini de çok önemsiyoruz. Otomotiv sektörü, dünya ekonomisinde de çok ciddi bir ağırlık taşıyor. Bugün sanayileşmiş ülke denince, insanların aklına hala otomotiv sektörü güçlü ülkeler geliyor. 2014 yılı verilerine göre, dünya ticareti yaklaşık 18,7 trilyon dolar iken otomotiv sektöründeki ticaret ise 1,4 trilyon dolardır. Bu ciro büyüklüğü ile otomotiv sektörü, satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 12’nci ekonomisine eşdeğer durumdadır. Türkiye, bu önemli sektörde, dünyanın en önemli üretim merkezlerinden biri haline geldi. Dünya araç üretiminde 16’ncı sırada, AB’de ise 6’ncı sırada yer alıyoruz. Avrupa Birliği’nde otobüs ve hafif ticari araç üretiminde birinci, kamyon üretiminde ise ikinci sıradayız.”

    1 MİLYONLUK REKOR ÜRETİM

    Hükümet olarak otomotiv sektörüne yönelik çok önemli teşvikleri olduğunu hatırlatan Işık, “Ancak en önemli teşvikin iç ve dış pazardaki gelişmeler olduğuna inanıyorum. Nitekim 2015 yılı, bu sektörde rekorlarla dolu yeni bir yıl olarak tarih geçti.2002 yılında 175 bin adet olan iç pazar, geçtiğimiz yıl 1 milyonu geçerek yeni bir rekor kırdı.Dövizdeki ciddi dalgalanma yaşanmasaydı, eminim ki bundan da iyi rakamlara ulaşacaktık. Yine 2002’de 258 bin adet olan ihracat, geçtiğimiz yıl 992 bin adet olarak gerçekleşti. Türkiye’nin ekonomik istikrarı, yatırım ortamındaki iyileşmeler ile iç ve dış pazardaki bu gelişmeler sayesinde, geçtiğimiz yıl üretimde de rekor kırdık. Hatırlarsınız 2002 yılında üretim 350 bin adetle sınırlıydı. Daha sonra gerek hükümetimiz, gerek sektör temsilcileri yıllık 1 milyon adet üretim hayalinden bahsettiklerinde bunun çok zor, hatta imkansız olduğunu söyleyenler çıkmıştı. Peki geçen yıl üretim ne oldu? Evet, geçtiğimiz yıl 1 milyon 410 bin adet araç ürettik. Araç üretim kapasitemiz 1 milyon 759 bine çıktı” dedi.

    “2020’DEN ÖNCE SERİ ÜRETİME GEÇİLECEK”

    “Artık, otomotiv teknolojisini ve mevzuatını izleyen ve uygulayan değil, belirleyen ülkeler arasında yer alacağız” diyen Bakan Işık, “Önümüzdeki sürece en iyi şekilde adapte olmak amacıyla yeni Otomotiv Strateji Belgesi’nin hazırlıklarını tamamladık, inşallah en kısa sürede uygulamaya başlayacağız. Yeni belgemizde temel hedefimiz yerli marka otomobillerimizi üretmek ve katma değeri yüksek ürünler ile dünya otomotiv pazarında daha fazla söz sahibi olmaktır. Bu noktada, yerlilikten ne anladığımızı kısaca açmak istiyorum. Biz, Türkiye’de üretim yapan tüm firmaları yerli kabul ediyoruz. Ancak yerlilik oranı hesaplamalarında sadece üretim safhasını hesaplamanın yeterli olmadığına inanıyoruz. Yerli otomobil projemizin üstünde bu kadar kararlılıkla durma nedenimiz budur. Bu sektörde yarım asırdan fazla tecrübeye sahip olan ülkemizin, artık kendine özgü bir marka ve tasarım oluşturması gerektiğine inanıyoruz. TÜBİTAK MAM bünyesinde sürdürdüğümüz çalışmalar neticesinde şu ana kadar 4 farklı prototip araç üretildi. Bu yılın sonuna kadar, en az 30 adetlik bir test filosu oluşturmayı, 2018’in Haziran ayı gibi aracın tanıtımını yapmayı ve 2020 yılından önce de seri üretime geçmeyi planlıyoruz. Proje kapsamında, öncelikle menzili artırılmış elektrikli araç geliştirmeye odaklanmış durumdayız. Projemizle yerli bir marka oluşturmanın da ötesinde, otomotiv teknolojilerini geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke haline gelmeyi hedefliyoruz.Nitekim yerli otomobil projemizin sonucunda, batarya, elektrik motoru, sürücü kontrol ünitesi ve otonom araç sistemleri gibi teknolojileri de ülkemize kazandırmış olacağız.Bu amaçla, TÜBİTAK’ta bir Otomotiv Mükemmeliyet Merkezi de kuruyoruz.Yerli dizel motor üretmek amacıyla bir Motor Mükemmeliyet Merkezi kurmak için de çalışmalarımızı başlattık” diye konuştu.

  • Binanın Yıkılmasını İzleyen Meraklı Gözler

    Bilecik’te bir binanın “Kentsel Dönüşüm” kapsamında yıkılmasını izleyen meraklı vatandaşlar objektiflere yansırken, bir vatandaşın soğuk havada altına tabure koyarak iş makinesinin çalışmasını takip etmesi ilginç görüntü oluşturdu.

    Atatürk Bulvarı üzerinde 6 katlı bir binanın “Kentsel Dönüşüm” kapsamında yıkılması izleyen meraklı vatandaşların bakışları önünde yıkılırken, bir vatandaş soğuk havada altına tabure koyarak izlemesi objektiflere yansıdı. Soğuk havaya rağmen saatlerce binanın yıkılması izleyen vatandaşlardan bir tanesinin yorulması ve çevreden bulduğu bir tabureyi altına koyarak izlemesi günün konusu oldu. Meraklı amca belli bir sürede daha yıkımı izlemesini ardından oturduğu yerden kalkarak ayrıldı.