Etiket: ızgara

  • Kızılcahamam’da ızgara ve rögar kapakları yenilendi

    Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney’in talimatları ile ilçe içerisindeki yaşanan tüm aksaklıklara anında müdahale ediliyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ ekiplerince ilçe içerisindeki ızgara ve rögar kapakları yenilendi.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ ekiplerince yapılan çalışmalarda 110 adet ana baca asfalt konumuna getirildi. 250 adet ana baca temizliği yapıldı. 290 adet yağmur suyu ızgarası temizliği yapıldı. 180 adet yağmur suyu ızgarası imalatı yapıldı.

    Başkan Güney, Kızılcahamam için gece gündüz demeden özveri ile çalışmaya devam ettiklerini belirterek hem belediye ekipleri ile hem de zaman zaman Büyükşehir Belediyesi destekleri ile koordineli olarak tüm aksaklıklara anında çözüm üretmeye çalıştıklarını söyledi.

  • Izgara ve kanal temizlik çalışmaları sürüyor

    Düzce Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, kent genelinde kanalizasyon şebeke, yağmur suyu şebeke ve yağmur suyu ızgara gider temizliği çalışmalarına hız verdi.

    Düzce Belediyesi Su ve Kanalizasyon işleri Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, ’’İl genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kanalizasyon şebekeleri ve yağmur suyu şebeke hatları özel arıtma sistemli kombine kanal temizleme aracı ile temizlenirken, tıkalı olan noktalar tespit edilerek sorun ortadan kaldırılıyor. Kış aylarında vatandaşların sıkıntı yaşamaması, yağışlı havalarda su birikintileri oluşmaması adına çalışmalara devam edilecek’’ denildi.

  • Izgara ustası evinde ölü bulundu

    Bursa’nın Orhangazi ilçesinde bir kişi evinde ölü bulundu.

    Orhangazi’de bir işletmede ızgara ustası olarak çalışan Arif Doğan (54), mesaiye gitmeyince, mesai arkadaşları kendisini merak etti. Arkadaşları, eşinden ayrıldığı ve yalnız yaşadığı belirlenen Arif Doğan’ın Arapzade Mahallesi’ndeki evine gitti. Telefonlara da cevap vermeyen Arif Doğan’a ulaşamayan işyeri çalışanları daha sonra ağabeyine durumu haber verdi. Kapıyı açan ağabeyi, Arif Doğan’ı odasında hareketsiz halde buldu. Eve gelen 112 ekibi şahsın hayatını kaybettiğini tespit etti. Beyin kanamasından öldüğü tahmin edilen ızgara ustasının cenazesi Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

  • Dr. Kemik: “Bayramda haşlama ve ızgara yöntemlerini tercih edin”

    Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, Kurban Bayramı’nda kırmızı et ve tatlı tüketiminin arttığına işaret çekerek, şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet hastalığı olan kişilerin, bayramda beslenmelerine dikkat etmeleri uyarısında bulundu.

    Halk Sağlığı Müdürü Dr. Kemik, yazılı bir açıklama yaparak, Kurban Bayramı’nda beslenme konusunda öneri ve uyarılarda bulundu. Kurban Bayramı’nda tatlı, şeker ve kurban eti tüketiminin ön plana çıktığını belirten Kemik, bayramın daha sağlıklı ve keyifli geçmesi için bayram günlerinde de doğru beslenmeye dikkat edilmesini istedi. Kurban Bayramında aile ve akraba yemeklerinin sık olması dolayısıyla yemek miktarının, özellikle kırmızı et ve tatlı tüketiminin arttığını dile getiren Kemik, “Şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet (şeker hastalığı) hastalığı olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Et, sindirimi zor olan bir besindir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik, hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açar. Bu nedenle özellikle mide-bağırsak hastalığı olan kişiler kurban etlerini hemen tüketmemeli, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle pişirerek tüketmelidir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, diyabet ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, kısıtlı miktarlarda tüketmeli ve aşırıya kaçmamalıdır” dedi.

    “Bayramda haşlama ve ızgara yöntemlerini tercih edin”

    Kurban Bayramı’nda, etin tüketim miktarının yanı sıra pişirme yöntemlerine de dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Kemik, etlerin pişirilmesinde haşlama ve ızgara yöntemlerinin tercih edilmesini, kızartmalardan kaçınılmasını önerdi. Çok yüksek ısıda, uzun süre pişirme ve kızartma yönteminin çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabileceği için tercih edilmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Kemik, şöyle devam etti: “Etlerin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır. Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak ve kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır. Yüksek ateş, yüzeydeki proteinleri birdenbire katılaştırır ve ısı etin iç kısmına ulaşamaz. Çok yüksek ısı, etin dış yüzeyinin yanmasına ve su kaybının fazla olmasına yol açarak besin ögesi kaybını artırır. Bu nedenle etlerin orta veya kısık ateşte yavaş pişmesi sağlanmalıdır.”

    Hayvanlarda görülen ve zoonoz olarak adlandırılan bazı hastalıkların insanlara bulaşabildiğine de dikkat çeken Kemik, ancak, bu hastalıkların birtakım basit kuralları uygulamakla önlenebileceğini belirtti. Kemik, “Özellikle Kurban Bayramlarında çok sayıda hayvanın kesilmesi, kesim öncesi ve kesim sonrası gereken kontrol ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi, kesilen hayvanlara ait etlerin tüketiminde (saklama, hazırlama, pişirme gibi) gerekli hassasiyetin gösterilmemesi birçok zoonoz hastalığın yayılmasına zemin hazırladığı gibi çok sayıda insanımızın da bu hastalıklara yakalanmasına neden olabilmektedir. Etler kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemeli, bazı zoonoz hastalıkların çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesiyle bulaştığı akıldan çıkarılmamalıdır. Hayvanların kesilmesi, yüzülmesi, karkasın parçalanması, etin nakli, muhafazası, pişirilmesi ve tüketime sunulması aşamalarında kişisel hijyen kuralları ihmal edilmemelidir” ifadelerini kullandı.

    “Etleri, birer yemeklik küçük parçalar halinde saklayın”

    Kurban etlerinin saklanması konusunda da önerilerde bulunan Dr. Kemik, kurban etlerinin, büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanması gerektiğini vurguladı. Bu şekilde hazırlanan etlerin, buzlukta -2 derecede birkaç hafta, -18 derece derin dondurucuda ise daha uzun süreyle saklanabildiği bilgisini veren Kemik, “Etler kolaylıkla bozulabilen potansiyel riskli besinlerdir. Etlerin dondurulduktan sonra tekrar çözünmesi bazı mikroorganizmalar için üreme ortamı oluşturur ve bu da sağlığımızı tehdit eder. Çözünen et hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Etlerin, oda ısısında açıkta bırakılacak şekilde değil, yine buzdolabının alt bölmesinde çözünmesi sağlanmalıdır. Derin dondurucuda saklanan etin buzdolabının sebzelik kısmının üstüne konularak çözünmesi beklenebilir. Etin çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözünme, oda sıcaklığında bekletme gibi yöntemler, insan sağlığı açısından tehlikeli sonuçları da beraberinde getirmektedir” dedi.