Etiket: ‘İyilik

  • Gençlerin İyilik Halini Sorguluyorlar

    Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Küresel Para Haftası’nda tamamlanan araştırma, gençler arasındaki finansal iyilik halini finansal okuryazarlık ile birlikte sorguluyor.

    Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışma gençlerin bütçe yapma alışkanlıklarından finansal hedeflerine dair pek çok konuda ipuçları içeriyor. Küresel Para Haftası’nda tamamlanan araştırma gençler arasındaki finansal iyilik halini finansal okuryazarlık ile birlikte sorguluyor.

    Dünya Sağlık Örgütü 1947 yılında sağlık kavramını “bedensel, ruhsal ve sosyal” yönlerden tam bir iyilik hali olarak tanımladı. Günümüzde tanım daha da genişledi, iyi oluş göstergeleri yaşam kalitesini etkileyen tüm yönleri ile ele alınıyor; işin sırrı pek çok açıdan bütünsel olarak dengede olmak.

    Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜTAM) öğrencilerin iyilik halinin Finansal, Psikolojik, Sosyal ve Fiziksel açıdan incelendiği dört aşamalı bir araştırma ve uygulama projesi başlattı. Projenin ilk ayağı olan finansal iyilik halini finansal okuryazarlık ile birlikte değerlendirecek olursak sonuçlar gençlerin bütçe yönetiminden geleceğe yönelik finansal planlarına kadar şaşırtıcı ipuçları sunuyor. Araştırmada online veri toplama yöntemi kullanılmış olup Maltepe Üniversitesi öğrencisi olan 306 kişinin görüşlerini içeriyor.

    GENÇLER GELECEKLERİ İÇİN KAYGILI

    Araştırma kapsamında gençlerin finansal bilgi seviyesi, tutum ve davranışları ölçümlendi. Finans gündemine ilişkin aktüel sorularda öğrencilerin zorluk yaşadığı ve her 2 öğrenciden 1’inin enflasyon kavramını tam olarak bilmediği görüldü. Öğrencilerin finansal tutumları sanılanın aksine uzun vadeli anlayış içeriyor. Dikkatli alışveriş yapma ve faturaları düzenli ödeme konularına özen gösteriyorlar. Görüşülen kitlenin yüzde 85’i herhangi bir şey satın almadan önce bunu karşılayıp karşılayamayacağını dikkatlice değerlendirdiğini ifade ediyor. Ancak bu tutum gençlerde gelecek kaygısını da beraberinde getiriyor. Borçlu oldukları durumda öğrencilerin yüzde 72’si bu durumu kafalarına takıyor. Bugün için yaşar yarını düşünmem diyen üniversite öğrencisi ise yok denecek kadar az.

    GENÇLERİN HEDEFLERİNE ULAŞMAK İÇİN DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYACI VAR

    Gençlerin yüzde 72’si kendilerine finansal bir hedef koyarken, yarısından fazlası aylık harcamalarını planladığını ifade ediyor. Gençlerin davranışsal açıdan en zayıf yönü gelir gider takibi, bu konuda oran yüzde 35 seviyesine düşüyor. Uzun vadeli finansal hedefleri olan gençlerin bu hedeflere ulaşmak için davranış değişikliğine ihtiyacı var.

    ÖĞRENCİLERİNİ DESTEKLİYOR

    Araştırma sonuçları öğrencilerin sadece yüzde 3’ünün para harcama ve yönetme bilgilerini okuldan öğrendiğini ortaya koydu. Finansal bilgi edinme konusunda temel kaynak halen aile olarak öne çıkıyor. Maltepe Üniversitesi gençlerin finansal okuryazarlık düzeyini artırmak için Küresel Para Haftası kapsamında bir seminer düzenleyerek temel bilgileri edinmelerini sağlayacak.

  • Yaralı Polise Siper Olan Askere “Uluslararası İyilik Ödülü”

    Türkiye Diyanet Vakfı’nın bu yıl ikincisi düzenlenecek, “Uluslararası İyilik Ödülleri”ni alacak isimler belli oldu. Bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar sırasında yaralanan polis memuru Süleyman Yalçın’a siper olan Jandarma Uzman Çavuş İsmail Ertem ödüle layık görüldü.

    Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan “Uluslararası İyilik Ödülleri” 13 Mart Pazar günü İstanbul Haliç kongre Merkezi’nde yapılacak. Ödül töreni öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Öncelikle bu çalışmamızın yeryüzünde iyiliğin egemen olmasına, iyiliğin kötülüğün önüne geçmesine vesile olmasının yüce Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.

    Türkiye Diyanet Vakfı’nın, 41 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Görmez, vakfın bu süre içerisinde sadece Türkiye’de değil dünyada iyilik hareketine dönüştüğünü belirtti. Görmez, “Vakfımızın ana gayesi yeryüzünde iyiliğin egemen olmasıdır. İyilik kavramı aslında bütün ilahi dinlerin en çok üzerinde durduğu en önemli kavramlardan bir tanesidir. Varoluşumuzun gayesi iyi olmaktır, eğer hayatın bir anlamı var ise iyiliktir” diye konuştu.

    Geçen yıl, “İnsanı iyilik yaşatır” sloganıyla düzenlenen törenin bu yıl, “Dünyayı iyilik değiştirecek” sloganıyla gerçekleştirileceğini vurgulayan Görmez, “Öncelikle kötünün ve kötülüğün çok zayıf olduğunu iyinin ve iyiliğinin çok güçlü olduğunu bilmeliyiz. Aslında bütün zaafları bünyesinde barındırdığı için daima bizim yok etmemiz gereken bir şeydir. İnsanlar kötüyü ve kötülüğü yeryüzünden kaldırmayı bilmiyorlar. Kötüyü kötülükle ortadan kaldırmayı insanlar marifet sanıyorlar. Halbuki siz kötüyü kötülükle ortadan kaldırmaya çalıştığınızda ikinci bir kötülük yapıyorsunuz. Yanlış Yanlışla ortadan kalkmaz. Yeryüzünde kötülüğü silecek olan en büyük güç iyiliktir” ifadelerini kullandı.

    Bu yıl ikincisi düzenlenecek “Uluslararası İyilik Ödülleri” için 1100 hikayenin ellerine ulaştığını belirten Görmez, “Bizler 1100 iyilik topladık bütün dünyadan, 4 ayrı jüri heyeti kurularak bu 1100 hikaye arasından 7 tanesini seçtik” diye konuştu.

    Diyanet vakfının her yıl kendi kuruluş haftasını iyilik haftası olarak ilan ettiğini dile getiren Görmez, her yıl iyiyi ve iyiliği ödüllendirmek için uluslararası çapta iyiliğe, öncülük eden insanları ödüllendirmeyi bir prensip haline getirdiklerini söyledi.

    13 Mart 2016 Pazar günü “Uluslararası İyilik Ödülleri”ni alacak isimler belirlendi. Sudan’ın 7. Cumhurbaşkanı Abdurrahman Swar Ez-zeheb, Jemilah Mahmood, Dr. Mads Gilbert, Leyla’dan sonra hareketi, Dr. Susan Carland, Suriye İnsani Yardım Platformu Başkanı Osman Gerem ve bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar sırasında yaralanan polis memuru Süleyman Yalçın’a siper olan Jandarma Uzman Çavuş İsmail Ertem, bu yıl ikincisi düzenlenecek olan iyilik ödüllerinin sahibi olacak.

  • Tatvan’da ‘İyilik Yap, Kalpler Huzur Dolsun’ Projesi

    Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Cumhuriyet Anaokulu tarafından öğrencilere yardımseverlik, iyilik yapma ve dayanışma duygularını aşılamak amacıyla “İyilik yap, kalpler huzur dolsun’ projesi hayata geçirildi.

    Öğrencilere iyilik yapma davranışını anaokulu çağında yerleştirilmesi amaçlanan proje kapsamında, ilk olarak okulda iyilik kutusu oluşturulup öğrencilerin yaptığı iyilikler velileri tarafından bir kağıda yazılarak kuyuya atılması sağlandı. Bu kapsamda her hafta iyilikler okunarak çocuklar hediyelerle ödüllendirildi. Proje kapsamında ayrıca hikaye kitabı okuma etkinlikleri, çocuk esirgeme kurumu, hayvan barınağı, huzur evleri ve yardım kuruluşlarına gezi etkinlikleri düzenlenerek, ihtiyaç sahibi bir aileye yardım edildi.

  • Ünlü İsimler ’İyilik Bebekleri’ne Hayat Verdi

    Organ nakline dikkat çekmek için Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği tarafından İstanbul’da ’’İyilik Bebekleri’’ isimli program düzenlendi. Programa birçok ünlü isim katılarak destek verdi.

    Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan “organ bağışı” konusunda toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla çalışmalarını ulusal ve uluslararası platformlarda aralıksız sürdüren Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği, bu yıl çocukluk dönemi organ nakillerinin önemine “İyilik Bebekleri” ile dikkat çekiyor.“Hayata İyilik Kat” sloganından yola çıkılarak gerçekleştirilen “İyilik Bebekleri” projesine 41 ünlü isim destek verdi. Proje kapsamında ünlü isimler organ nakli olmak için bekleyen çocuklar için hayallerini paylaştı, dünyaca ünlü bebek tasarımcıları tarafından her ünlünün çocukluk hayali “İyilik Bebekleri” ile hayat buldu.

    Piangel İletişim ve Prestige&Premium Brands ortak çalışması olan ve Memorial Sağlık Grubu’nun katkıları ile gerçekleştirilen projenin yapımcılığı Zuhal Ceran tarafından gerçekleştirildi. Proje; İyilik Bebekleri ve onlara hayat veren Türkiye’nin en ünlü isimlerinin fotoğraf sanatçısı Cengiz Dikbaş’ın objektifinden yansıyan kareler ve iyilik bebekleri sergisinden oluşuyor.

    “HAYATA İYİLİK KAT”TILAR

    Ahu Sungur, Alper Uçar, Prof. Dr. Arzu Kunt, Aslı Şen, Asuman Krause, Atiye, Ayşe Arman, Ayşe Kucuroğlu, Ayşe Tolga, Ayşe Kızılöz, Beki İkala Erikli, Carlos Martin, Deniz Akkaya, Deniz Berdan, Dilara Endican, Ediz Hun, Emek-Sadettin Saran, Ebru Şallı, Eda Taşpınar, Gripin, Gül Gölge Saygı, Haldun Dormen, Hande Kazanova, Hakan Mengüç, Kerem Tunçeri, Kürşat Başar, Prof. Dr. K. Yalçın Polat, Mithat Can Özer, Metin Hara, Nebahat Çehre, Oylum Talu, Pakize Suda, Pınar Altuğ Atacan, Selda Alkor, Selçuk Yöntem, Soner Sarıkabadayı, Saba Tümer, Şahika Ercümen, Tuna Kiremitçi, ve Zeynep Beşerler’in katkıları ile gerçekleşen proje, çocuklara sağlıklı bir gelecek sunmayı amaçlıyor.

    Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat etkinlikte şunları söyledi:

    ’’Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği olarak bir misyonumuz var, o da toplumdaki organ bağışına olan duyarlılığı arttırmak. Bu çerçevede bir proje yaptık. Birçok ünlümüz katıldı. Onların çocuk hayalinde kahramanları şekillendirerek çocuklara resim yaptık. Onların cümleleriyle desteklerini, organ bağışının çok önemli olduğunu, hayat kurtardığını, toplumun bilincini geliştirmek amacıyla ortaya koyduk. Daha önce yine ünlülerle ’Hayat Ver’ projemiz vardı. ’Hayata Yelken Aç’ projesiyle yelken yarışması düzenledik. Bu tür projeler ardı ardına gelecek. Amacımız bu konuyu sürekli olarak toplumun gündeminde tutmak. Özellikle toplumun önde gelen ünlülerin bir sözü, bir davranışı organ bağışına olan pozitifliği arttıracak diye düşünüyoruz.”

    “İNSANLAR ORGAN NAKLİNİ YILDA BİR DEFA GÜNDEMLERİNE ALSINLAR’’

    Türkiye’de organ nakilleri iyi durumda olduğunu belirten Prof. Dr. Polat, ’’Kadavra organ bağışı olduğu için genellikle organ bağışını canlıdan yapıyoruz. Organ naklinin temel felsefesi kadavradan yapmaktır. Türkiye’de bu konuyu gündeme getirip batılı standartları yakalamak, asıl amacımız budur. Organ bağışını, biz istiyoruz ki insanlar gündemine alsınlar, yılda bir defa olsun oturup konuşsunlar. Bu konuyu gündemlerine alıp konuşsunlar’’ şeklinde konuştu.

    Çektiği fotoğraflarla projeye destek veren fotoğraf sanatçısı Cengiz Dikbaş, ’’Bu kadar ünlüyü bir araya getirip böyle çalışma yapmak hem güzel hem de zor oldu. Bir kişinin hayatını kurtarmak bize mutluluk verecek bir olaydır. Bunu gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. İnşallah herkesi bu konuda bilinçlendiririz. Herkesi bilinçlendirmek zor ama insanlar destek ve yardımcı olursa ve böylece bir kişinin hayatının kurtulması önemlidir. Bizde bu projeye fotoğraflarla katkıda bulunduk inşallah amacına ulaşmıştır. Herkese organ bağışı yapın diyemeyiz ama insanlar araştırsınlar baksınlar. Kimin başına ne geleceğini bilemeyiz. Ateş düştüğü yeri yakar. Bir kişinin bu konuya katkıda bulunması diğer bir kişinin hayatını kurtarmasına neden olabilir’’ dedi.

    Etkinlikte konuşan Çocuk Gastroenteroloji ve Karaciğer Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Arıkan, “Türkiye’de karaciğer nakline iki açıdan bakabiliriz. İhtiyaç ve yapılabilirlik durumudur. Yapılabilirlik durumu açısından çok iyi durumdayız. Bu işi yapan birçok merkez var. Bazı merkezlerde çocuk programları çok daha önde, o yüzden acil durumlarda ve süregelen kronik hastalıklar durumunda olan çocuklara tıbbi hizmet veriyor. Organ nakline ihtiyaç var. Ülkemizde akraba evlilikleri çok olduğu için metabolik karaciğer hastalıkları, doğumsal safhada gelişimsel bozukluklar olduğu için ihtiyaç fazla. Avrupa ülkelerine kıyasla nakile olan gereksinimde biz daha öndeyiz. Nakiller genel olarak anne, baba ve yakınlardan oluyor. Dileğimiz bağışın artarak bu çocuklara nakil yapmak. Çocuklara nakil için çok küçük parça gerekiyor. Bağış organı ikiye ve üçe bölünerek daha fazla kullanılabiliniyor’’ şeklinde konuştu.

    Karaciğer nakli olan 2,5 yaşındaki İkra’nın annesi Leman Köylü, organ naklinin kendisinden alınan karaciğerle yapıldığını belirterek, ’’Önce duyunca şok olduk ve üzüldük. Nakil gerçekleşince ayrı bir sevincimiz oldu. Sağlık durumu gayet iyi ve her şey yolunda. Bir insan can vermek tabi ki güzel. Bir insanı yaşatmak gibisi var mı?’’ diye konuştu.

    İyilik bebekleri tüm yıl boyunca Türkiye’nin pek çok kentinde sergilenecek, bebeklerin satışından elde edilecek gelir ise derneğe bağışlanarak organ nakli olan çocuklar için kullanılacak.

  • 1 Liralık Kurabiyeler İyilik İçin Satılacak

    Haseki Kadın Vakfı tarafından faaliyete konulan ‘Hamurumuzda İyilik Var’ isimli proje kapsamında İstanbul’un belirli kafe ve restoranlarında 1 liraya satılacak olan kurabiyelerin gelirleri ihtiyaç sahibi insanlara dağıtılacak.

    Haseki Kadın Vakfı’nın ‘Hamurumuzda İyilik Var’ isimli projesi Haliç Kongre Merkezi’nde tanıtıldı. Projenin tanıtım toplantısına Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Haseki Kadın Vakfı Başkanı Ayşe Uğuz ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Gecede vakıf tarafından faaliyete geçirilen proje içeriği hakkında bilgiler verildi. Proje kapsamında İstanbul’un belirli kafe ve restoranlarında 1 liraya kurabiyeler satılacak. Satılan kurabiyelerden elde edilen gelirler ise başta üniversite öğrencileri, eşi olmayan kadınlar ve ihtiyaç sahibi ailelere verilecek.

    Proje ile ilgili bilgiler veren Vakıf Başkanı Ayşe Uğuz, amaçlarının bursiyerlerine destek vermek olduğunu söyleyerek, “Maddi durumu olmayan, okuyan çocuğu olan çalışma durumunda olmayan hanımlara yardımcı olmak. Maddi manevi her yönden destek vermeyi kapsıyor amacımız. Vakıf ile beraber projelerimizi de geliştirmek istedik. ‘Hamurumuzda İyilik Var’ adı altında bir proje başlattık. İnsanımızın yapısında iyilik yapmak var. Küçük iyiliklerden de büyük iyiliklere doğru gidilebileceğini kanıtlamak adı altında. Çaylarımızın yanındaki ufak kurabiyelerle 1’er liralık kurabiyelerle iyilik yapmaya yöneltiliyoruz. Bize bu konuda destek veren kafeler beraber bu projelerimize devam etmek istiyoruz” dedi.

    “PROJENİN BAŞARIYA ULAŞMASINI CANI GÖNÜLDEN DİLİYORUM”

    Programda bir konuşma yapan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir projenin önemli olduğunu söyleyerek, “Yardımlaşmanın ötesinde kadından kadına el emeğiyle destek veren bu projenin başarıya ulaşmasını canı gönülden diliyor ve gerçekten emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. İnsanoğlunun bu dünyadaki varlık ama dünyada bir süre konaklayıp daha sonra göçüp gitmek değildir. Ruhunu olgunlaştıracak manevi bir sınavı başarıyla tamamlamaktır esas olan. Maddi hayat yani beden geçici iken manevi hayat yani ahiret ve ruh ölümsüzdür” dedi.