Etiket: iyileşmeyen

  • İyileşmeyen yanıklar ciltte kalıcı hasar da oluşturabilir

    Prof. Dr. Melek Nur Yavuz, ışın tedavisi Radyoterapi sırasında gelişebilen ‘radyodermatit’ cilt yanıklarının ciltte kalıcı hasar oluşturabileceğini söyledi.

    Antalya OnkoTalya Kanser Kliniği uzmanlarından Prof. Dr. Melek Nur Yavuz, ışın tedavisi Radyoterapi sırasında gelişebilen ‘radyodermatit’ cilt yanığı hakkında bilgiler verdi. Radyasyon tedavisine giren hastaların yarısından fazlasında tipik olarak ‘radyodermatit’ denilen bir tür cilt yanığı geliştiğini belirten Yavuz, “Radyasyonla beraber kemoterapi de alan hastalarda bu oran yüzde 90’lara ulaşabilmektedir. Radyoterapi sırasında ve sonrasındaki ilk iki ay içerisinde ortaya çıkan cilt yanıklarına “erken yanık radyodermatit diyoruz. 2 aydan sonra, hatta bazen yıllar sonra da bazı cilt yanıkları ortaya çıkabilir ki bunlara da “geç yanık” diyoruz. Erken yanıklar, genellikle radyoterapinin başlamasından birkaç hafta sonra ortaya çıkar. Ciltte kızarma, soyulma, kabarcıklanma tarzında gözlenebilir. Bu lezyonlar genelde kendiliğinden de iyileşir, ancak, bazen tam iyileşmeyen yanıklar ciltte kalıcı hasar da oluşturabilmektedir” dedi.

    “İhtiyaç bulunuyor”

    Yeni gelişmelerin radyasyon yanıklarının önlenmesi ve tedavisinde oldukça önemli avantajlar anlamına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Melek Nur Yavuz, “Yine de bu yeni yöntemlerle ilgili, daha geniş hasta sayılarına sahip, tercihen çok merkezli, kontrollü, yeni klinik çalışmalara da ihtiyaç bulunuyor” sözlerine ekledi.

  • Diyabete bağlı iyileşmeyen yaralara “kök hücre” tedavisi

    BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği’nde diyabet hastalığına bağlı ayaklarında iyileşmeyen yaraları ve bacakta damar tıkanıklıkları olan iki hastaya “PRP (Platelet rich plasma-trombositten zengin plazma) ile zenginleştirilmiş yağ kökenli mezenkimal kök hücre” uygulaması yapıldı.

    İyileşmeyen yaralarda, özellikle kronik hastalıklara bağlı yaralarda, tedavi süreci hem hastalar hem de hekimler açısından uzun ve zorlu bir zaman anlamına geliyor. Bu zorlu süreçte her zaman yüz güldürücü sonuçlara ulaşmak da mümkün olamayabiliyor. Yara tedavisinde son ve en ileri nokta olan ve tıbbın birçok alanında gelecek vadeden kök hücre uygulaması iyileşmeyen yaralar için artık Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde uygulanıyor.

    Konuyla ilgili Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Burçin Acuner şunları söyledi: “Kök hücreler hasarlı dokuya uygulandıklarında dokuyu fonksiyonel olarak çoğaltan, sınırsız bölünebilme ve farklılaşma yetenekleri olan hücrelerdir. İnsanda erişkin tip kök hücreler kemik iliği dışında yağ dokusundan da ’liposuction-yağ alma’ işlemi ile elde edilebilmektedir. Yağ dokusundan kemik iliğine kıyasla daha bol miktarda ve daha kolay kök hücre elde edilebilmektedir. Yağ kökenli kök hücreler ayrıca doku mühendisliğinde organ veya biyolojik pansuman ürünü geliştirmek için, radyoterapi sonrasında oluşan cilt değişikliklerinde, bazı nörolojik hastalıklarda da kullanılabilmektedir. PRP daha çok estetik uygulamalarda kullanım yönü ile bilinse de yara tedavisinde de kullanılmaktadır. PRP ile hastanın kendi kanındaki pıhtılaşma hücrelerinin içerdiği büyüme faktörleri yoğunlaştırılarak hasarlı bölgeye verilmekte ve yara iyileşmesinin hızlanması sağlanmaktadır. Diyabetik ve iskemik ayak yaralarında yara iyileşmesi bir noktada takılıp kalmaktadır. Kök hücre uygulamaları ve eş zamanlı PRP uygulaması ile ameliyattan fayda görmeyen ya da ameliyat olamayan diyabetik ve iskemik ayak yaralarında hastanın yarasının kapatılması ve uzvunun kurtarılması hedeflenmektedir.”

    Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer ise şunları söyledi:

    “Bölgemizde sunduğumuz sağlık hizmetini her geçen daha ileri taşımaya gayret etmekteyiz. Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’mizde kök hücre tedavisi ile iyileşmeyen yaralara yönelik başlatılan yeni tedavi yönteminin uygulamaya sokulmasının haklı gururunu taşıyoruz. Bölgede ilk kez uygulanan bu yöntemden iyileşmeyen yaraları olan hastalarımızın yüksek oranda istifade edeceğini düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekip üyelerini tebrik ediyorum.”