Etiket: İTO

  • İTO üyelerini yeni pazarlara taşımaya devam ediyor

    İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İTO üyelerini yeni pazarlara taşımak için fuar teşviklerinden özel pazar araştırmalarına kadar çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.

    İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 2008 yılındaki küresel krizle daralan dünya ticaretinin hala daha eski yıllarına dönemediğini belirterek özellikle AB’nin bir türlü istenilen büyüme seviyesine ulaşamadığını söyledi. Bunun da Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkilediğini belirten Demirtaş, “İhracatın azalması, zincirleme olarak üretimin gerilemesi, işsizlik gibi makro iktisadi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle oda olarak, özellikle son dönemde üyelerimizi yumurtaları aynı sepete koymamaları, tek bir ihracat pazarına yönelip diğer bölgeleri ihmal etmemeleri yönünde bilgilendirmeye, hiç dış pazar tecrübesi olmayan üyelerimizi de yabancı pazarlara açılmaları konusunda teşvik etmeye çalışıyoruz. Yurt içinde ve dışında bireysel stant açan üyelerimize maddi destek vererek yeni müşteriler bulmalarına, yeni iş bağlantıları kurmalarına zemin hazırlıyoruz. 2016 yılı başından bugüne 50’ye yakın yurt içi ve yurt dışı fuarda stant açan 300 üyemizi bu şekilde maddi olarak destekledik” dedi.

    27 fuar organize edildi

    Bu şekilde verdikleri fuar teşvikleri dışında yine yurt içi ve yurt dışı fuar ziyaretleri ile İTO üyelerinin ihtisas fuarlarında sektördeki yenilikleri yerinde takip edip yeni bağlantılar kurduklarını belirten Demirtaş, “Yurt içindeki 27 fuara grup ziyareti organize ettik. Yurt dışında da Almanya’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar farklı noktalardaki altı fuara iş adamlarımızdan oluşan ziyaretçi grupları düzenledik. Bu ziyaretlerimizden de binin üzerinde üyemiz faydalandı. İhracat pazarlamasının en etkili araçlarından biri olan fuarlardan üyelerimizin en yüksek faydayı sağlamaları için İzmir Ticaret Odası olarak bazı fuarlarda bizzat stant açarak odamız standı altında firmalarımızın ürünlerini sergilemelerine olanak sağladık” diye konuştu.

    Üyeye özel pazar araştırması

    Küresel ekonomik krizin ticarette neden olduğu daralmadan üyelerin en az zararla çıkmalarını sağlamak için ihracata yönelik çalışmalarımızı çeşitlendirerek artırdıklarını belirten Demirtaş, üyelere ürünlerine özel olarak hazırladıkları yabancı pazar araştırmaları ile potansiyel alıcı bilgilerini sunduklarını söyledi. Demirtaş, şöyle konuştu: “2016 yılı içerisinde odamıza başvuran 50 üyemiz için bu butik çalışmayı hazırlayarak kendilerine sunduk. Üyelerimiz, bu hizmetimizden bedelsiz olarak faydalanabiliyorlar. Geçtiğimiz aylarda Uzakdoğu ülkelerine (Hindistan, Güney Kore, Vietnam), Latin Amerika ülkelerine (Brezilya, Arjantin, Meksika, Şili) ihracat olanaklarını anlatan seminerler düzenledik. Yine nisan ayında ihracatçılarımızın sıklıkla karşısına çıkan ve onların yurt dışı pazarlara girişlerini zorlaştıran sorunlar olan Tarife Dışı Engeller konusunda bir seminer yaptık. 2016 yılı bitmeden, artık gelenek haline getirdiğimiz, üyelerimizin ihracatlarını gerçekleştirirken yararlanabilecekleri devlet destekleri hakkında bilgilenme fırsatı bulacakları Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri’nin 5.’sini düzenleyeceğiz. Üyemiz yeter ki fuarlara katılmak, yeni pazarlar bulmak istesin. Biz onlara ücretsiz olarak her türlü desteği vermeye hazırız.”

  • İTO Başkanı Çağlar’dan sınır ötesi operasyon açıklaması:

    İTO Başkanı İbrahim Çağlar, DAEŞ terör örgütüne karşı başlatılan sınır ötesi operasyonla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı.

    İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar, DAEŞ terör örgütüne karşı başlatılan sınır ötesi operasyonla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti bölücü unsurlar ve dışarıdaki temsilcileriyle kuşatılmaya müsaade etmeyeceğini bir kez daha gösterdi. İş dünyası olarak tüm varlığımızla devletimizin ve Silahlı Kuvvetlerimizin arkasındayız” dedi.

    Suriye’nin son yıllarda Türkiye için terörün en büyük merkezi olduğunu vurgulayan Çağlar, şu ifadelere yer verdi: “Terörün yanı sıra sebep olduğu göç hareketiyle Türkiye milyonlarca sığınmacıya kucak açmış ve adeta bir göç merkezi haline gelmiştir. Şu ana kadar olağanüstü bir sabır gösteren Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Anlaşması’na göre meşru müdafaa hakkını kullanmaktadır. Gerçekleştirilen harekat Suriye toprak bütünlüğünü korumaya yönelik olduğu gibi, Türkiye’nin sınırlarını ve güvenliğini de korumaya yöneliktir. Hudutlarımızın terör unsurlarından temizlenmesi ülkemizin huzuruna kasteden alçak saldırıların sonlanması için elzemdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri her zaman kendi güvenliğini ?sağlayacak güç, kudret ve iradeye sahiptir. Bu operasyon da bunun kanıtıdır ve dost, düşman herkes ders çıkarmalıdır”.

  • İTO, İnşaat ve Gayrimenkul 2023 Vizyonu Stratejik Eylem Planı’nı açıkladı

    İki yılı aşan bir çalışma sonucu hazırlanan Stratejik Eylem Planı ile ilgili açıklama yapan İTO Başkanı İbrahim Çağlar, “2023’e kadar gayrimenkul geliştirme, proje tasarım, yazılım ve danışmanlık, inşaat taahhüt, inşaat malzemesi üretimi, proje yönetimi alanlarında mevcut küresel ölçekli markalarımızın üstüne yenilerini eklemiş olmakla kalmayacağız. Aynı zamanda sektördeki küresel iş yapma becerilerimizi ve rekabetçiliğimizi de ileriye taşıyacağız” dedi.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO), milli gelir içinde yüzde 15 paya ulaşan inşaat ve gayrimenkul sektörünün Cumhuriyetin 100’üncü yılı olan 2023’e kadar vizyonunu içeren yol haritasını çizdi. Çalışma, ’İTO İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü 2023 Vizyonu Stratejik Eylem Planı’ ismiyle rapor haline getirildi. Önümüzdeki hafta kamuoyuna açıklanacak Stratejik Eylem Planı hakkında bilgi veren İTO Başkanı İbrahim Çağlar, “2023’e kadar Gayrimenkul Geliştirme, Proje Tasarım, Yazılım ve Danışmanlık, İnşaat Taahhüt, İnşaat Malzemesi Üretimi, Proje Yönetimi alanlarında mevcut küresel ölçekli markalarımızın üstüne yenilerini eklemiş olmakla kalmayacağız. Aynı zamanda sektördeki küresel iş yapma becerilerimizi ve rekabetçiliğimizi de ileriye taşıyacağız” diye konuştu.

    ‘TÜRKİYE İNŞAAT VE GAYRİMENKUL PLATFORMU’ ÖNERİSİ

    Stratejik Eylem Planı’nda Türkiye İnşaat ve Gayrimenkul Platformu’nun kurulması önerisi de yer alıyor. İTO Başkanı Çağlar, “Kurulması tavsiye edilen İnşaat ve Gayrimenkul Platformu’nun koordinasyonu sayesinde, kurumlar birbirleriyle güçlü iletişim kurarak daha verimli çalışmalar yürütebilecekler” dedi.

    Çağlar, Türk müteahhitlerinin yurtdışındaki iş hacminin 108 ülkede 8 bin 600’ün üzerinde projede, 325 milyar dolarlık ciroya ulaştığını belirtti. İTO Başkanı Çağlar, “Dünyanın en büyük müteahhitleri arasında 43 müteahhidimiz var. Bu açıdan dünya ikincisiyiz. Ciro olarak da 29.2 milyar dolarla Türk müteahhitleri İtalya’dan sonra dünya sekizincisi” ifadelerini kullandı.

    57 TRİLYON DOLARLIK FIRSAT

    Planda hem Türkiye hem dünyadaki gelişmeleri masaya yatırdıklarını belirten Çağlar, ortak akılla yapılması gerekenleri de belirlediklerini kaydetti. Çağlar, “İnşaat ve gayrimenkul sektörü, katma değer ve istihdam açısından ülkemizin kalkınması için son derece önemli. Sektör 200’den fazla alt sektörün ürettiği mal ve hizmete talep oluşturan bir dinamo” dedi.

    Türk firmaları için uluslararası arenada çok ciddi fırsatların olduğunu dile getiren Başkan Çağlar, “Dünyada 2030 yılına kadar 57 trilyon dolar altyapı yatırımı yapılması bekleniyor. Avrupa’da 2020’ye kadar 2.2 trilyon dolarlık altyapı yatırımı öngörülüyor. Yani inşaat şirketlerimizin önünde yeni başarı hikayeleri yazmaları için çok uygun bir çalışma alanı bulunuyor” diye konuştu. Çağlar, inşaat sektörünün sürdürülebilir kalkınma için çok önemli olduğunu belirterek, çevreci binalar, doğayla uyumlu yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılmasının Türk firmaları için hayati konular olduğunu vurguladı.

    ‘İŞBİRLİĞİ YAPAN FİRMAYA HİBE VERİLSİN’

    Devletin yurtdışında iş yapan firmaların arkasında garantör olarak durması gerektiğini söyleyen İbrahim Çağlar, “Devlet müteahhitlerimize teminat ve maddi konular açısından daha fazla destek vermeli” dedi.

    Yerli malzeme üreten tedarikçilerin işbirliğini artırmak zorunda olduklarını belirten Çağlar, yurtdışı projelerde sektör işbirliği için ilgili bakanlık bünyesinde kümelenme çalışması yapılmasını önerdi. Çağlar, “Yurtdışında işbirliği yapan firmalara vergi, SGK muafiyetlerinin yanısıra hibe de verilebilir” ifadelerini kullandı.

    ‘HEDEF PAZARLAR İÇİN FON OLUŞTURALIM’

    Çağlar, TOKİ’nin özel sektör müteahhitlerini de yanına alarak sosyal konut ihtiyacı olan ülkelerde projeler geliştirebileceğini belirtti. Bu çerçevede kamu-özel sektör işbirliğinin altyapı ve mevzuatının hazırlanması gerektiğini dile getiren İbrahim Çağlar, şunları söyledi: “Hedef pazarlarda proje finansmanı için fon oluşturulmalı. Uluslararası teknik müşavirlik yapabilecek firmalara standartlar getirilmeli. Bu firmalara teşviklerin geliştirilmesi, müteahhitlerimizin yurtdışında yeni başarı hikayeleri yazmalarını sağlayacaktır”.

    İnşaat ve gayrimenkul sektörünün Türkiye’nin lokomotif sektörü olduğunu belirten Çağlar, sektörün gerçek potansiyelini ortaya çıkarmanın yolunun iyi bir planlama ve stratejiden geçtiğini kaydetti. Çağlar, Stratejik Eylem Planı ile inşaat ve gayrimenkul sektörüne bu katkıyı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Planda sektörün öncelikli konularının ayrıntılı analizi yapılırken, tüm paydaşlarla oluşturulan 2023 vizyonu ve stratejisi için çözüm önerileri yer alıyor.

    RAPORDAKİ STRATEJİK ÖNERİLER

    Planda, öne çıkan stratejik önerilerden bazıları şöyle:

    İnşaat ve gayrimenkul sektöründe kullanılan veriler, katmanlar halinde (kadastro, imar, altyapı, elektrik, su, kanalizasyon gibi) üç boyutlu olarak saklanmalı. Sistem gayrimenkul kimlik numarası ile çalışmalı ve internetten erişime açılmalı.

    Güncellenen reel değerler baz alınarak alım-satım harç oranları daha düşük seviyelere indirilmeli.

    Lisanslı emlak danışmanlığı kanunu çıkarılmalı. Gayrimenkul pazarlama sistemi ve aracıların yasal zeminde çalışmaları sağlanmalı.

    Teknik müşavirlik ve yapı denetim sigorta sistemi kurgulanmalı.

    Firmalara yurtdışında finans sağlanması maksadıyla devlet destekli ihtisas bankası kurulmalı.

    İnşaat tamamlama sigortasında reasürör bulunmuyor. Bu konuda devlet desteği sağlanmalı.

    Sigorta poliçeleri ile kullanılan konut teminatlı krediler için ikincil piyasalar üzerinden sektöre yeni kaynak oluşturulmalı.

    Haksız rekabeti denetleyecek ve firma şikayetlerini karara bağlayacak etik kurul ve üst kurul oluşturulmalı.

    Şirketler tarafından Ar-Ge ve inovasyon bütçesi ayrılmalı. Vergiden muafiyet sağlanmalı.

    Firmaların kurumsal gelişimleri için yapacakları yatırımlarda ’Turquality’ benzeri finansman destek programları olmalı.

    Sektörün kendi gücü doğrultusunda rekabetten uzak daha rahat markalaşabileceği hedef pazarlar (Asya, Afrika gibi) ve ülkeler tespit edilmeli, özellikle buralara yoğunlaşılmalı.

    ADIM ADIM EYLEM PLANI’NIN HAZIRLANIŞI

    Rapor için alanında uzman akademisyenler sürece dahil edilerek sektörün durumu analiz edildi. İTO’nun Meslek Komiteleri ile 17 ortak akıl toplantısı yapıldı. Bu toplantılarda 125 iş insanının görüşü alındı. Bu sayede sektörün öncelikli gelişim alanları tespit edildi. Kamu, STK, meslek odalarına ziyaretler yapıldı. Böylece bir yol haritası ve sektörün temel gelişim alanları tespit edildi. Ana çalışma alanlarıyla ilgili olarak 250 katılımcıyla sektör çalıştayı gerçekleştirildi. Çalıştayda 649 sorun tanımı ve 503 çözüm ile 28 proje ortaya çıkarıldı. Bu 28 projeyle ilgili sorumlu kuruluşlar da belirtildi.

  • İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş:

    İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İngiltere’nin AB’den ayrılma kararının bu ülkeye 2.5 milyar dolara yakın ihracat yapan otomotiv sektörü için risk ve fırsatları aynı anda barındırdığını söyledi. Demirtaş, “İngiltere ile AB arasında serbest ticaret anlaşması olmazsa otomotiv sektörümüz zorlanabilir. Diğer yandan yatırımlarını İngiltere’den kaydırmayı düşünen otomotiv üreticileri için de ülkemiz ciddi bir alternatif olabilir” dedi.

    İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Türkiye’nin motorlu taşıt üretiminde dünyada 15’inci, Avrupa’da ise Almanya, İspanya, Fransa ve İngiltere’nin ardından 5’inci sırada olduğunu belirtirken, sektörün 2015 yılı ihracatının 17,4 milyar dolar olduğunu söyledi. Türkiye’nin motorlu taşıt sektöründe en fazla ihracatı 2.46 milyar dolar ile İngiltere’ye yaptığına dikkat çeken Demirtaş, “Sektör, 2015 yılı içerisinde İngiltere’ye yaptığı 2,46 milyar dolarlık ihracat karşılığında İngiltere’den 903 milyon ithalat yapmış. Yani otomotiv sektörü, İngiltere ile dış ticaretinde 1,55 Milyar dolar fazla veriyor” diye konuştu. Bu nedenle motorlu taşıt sektörünün İngiltere’deki gelişmeleri çok yakından takip ettiğini belirten Demirtaş, Avrupa Birliği’nden ayrılma kararının Türk otomotiv sektörü için de önemli sonuçları olabileceğini söyledi. Demirtaş, “İngiltere’nin Gümrük Birliği’nin dışında kalması, eğer İngiltere ile AB arasında yeni bir serbest ticaret anlaşması olmazsa, sektörün en önemli pazarını kaybetme ihtimalini doğuruyor. Bu ihtimal motorlu taşıt ihracatının yaklaşık yüzde 10, Türkiye’nin İngiltere’ye yaptığı toplam ihracatın ise yaklaşık yüzde 20 oranında düşmesi anlamına gelebilir. Bu bir risk. Ancak İngiltere’nin Gümrük Birliği içinde kalması ya da İngiltere ile AB arasında bir serbest ticaret anlaşması imzalanması durumunda bu ticaret devam edebilir” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemiz önemli bir alternatif”

    Referandum sonuçlarının ardından, büyük otomotiv ve yan sanayi üreticilerinin İngiltere’deki yatırımlarını ve yatırım kararlarını gözden geçirmeye başladığına dikkat çeken Demirtaş, şöyle konuştu: “Referandumun ardından Güney Koreli otomobil lastiği üretici Kankook Tire Worldwide firmasının üretim tesislerini, Japon otomobil parçası üreticisi Exedy firmasının merkezini İngiltere’den taşıma kararlarına yönelik açıklamaları bulunuyor. Ayrıca aynı anda İngiltere ve Türkiye’de yatırımı olan Japon Toyota ve Honda’nın ‘yeni yatırımları dondururuz’ açıklaması da dikkat çekici. Türkiye’de uzun süredir yatırımı gündemde tutan Japon Nissan firması ise İngiltere’nin durumu sonrası bu kararını hızlandırabilir. Birleşik Krallık’ın kararı sonucu yeni yatırım yeri arayışındaki firmalar için ülkemiz, son derece önemli bir alternatif. Yatırım yeri arayan yabancı yatırımcının tercihini ülkemizden yana kullanmasının sağlanması için yabancı yatırımcı için uygun ortam sağlanması ve yabancı yatırımların teşvik edilmesi son derece önemli.”

    “Pek çok avantaj var”

    Torba yasa kapsamında Türkiye’ye yabancı yatırımı çekmek için üzerinde çalışılan yeni düzenlemelerin de dikkat çekici olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Yabancı yatırımcılara getirilecek pek çok avantaj var. Yabancı yatırımlarla üretimine hız verecek olan otomotiv sektörü de ihracattaki konumunu daha da sağlamlaştıracaktır. Yabancı yatırımcılar için de çok büyük otomotiv yan sanayi potansiyeli olan İzmir, çok önemli bir cazibe merkezi olabilir. Bunun için Avrupa Birliği-İngiltere ilişkilerindeki gelişmeleri çok yakından izleyerek, pozisyon almamız gerekiyor” dedi.

  • İTO Başkanı Demirtaş: “Faiz İndirimlerinin Devamını Bekliyoruz”

    İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Merkez Bankasının faiz indirimi kararını olumlu bulduklarını belirterek, “Faiz indirimi kararının devamını bekliyoruz” dedi.

    İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Demirtaş, Murat Çetinkaya başkanlığında ilk kez toplanan Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun bugün aldığı karar ile marjinal fonlama oranı yüzde 10,50’den yüzde 10’a indirdiğini, borçlanma faiz oranlarını yüzde 7,25 düzeyinde sabit tuttuğunu belirtti. Uzun süreden sonra bunun gelen ilk faiz indirimi olduğuna dikkat çeken Demirtaş, “Kararın gerekçesinde küresel finansal koşullarda iyileşme yaşanması, enflasyonun belirgin düşüş sergilemesi, yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde arttırabileceği gibi önemli tespitler var. Karar hemen piyasaya yansıdı, dolar geriledi, tahvil faizleri düştü. Para Politikası Kurulu özetle ölçülü bir adım atılmasına karar verdi. Önümüzdeki dönemde de para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağı görülüyor. Faiz indirimi kararını son derece olumlu buluyoruz ve bu indirimlerin devamını bekliyoruz. Ayrıca, devletin vadesinde ödenmeyen borçlara uyguladığı fahiş faiz oranının da indirilmesini bekliyoruz” diye konuştu.