Etiket: İsyanı

  • (Özel Haber) Bursalı Çiftçilerin Mera İsyanı

    Bursa’nın Karacabey ilçesinin Danişment kırsal mahallesinde satışa çıkan meralar yüzünden hayvancılık bitme noktasına geldi.

    Karacabey ilçesine bağlı Danişment kırsal mahallesinde yaşayan ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar, satışa çıkartılan meralar yüzünden büyük sıkıntı yaşıyor. Danişment’te çobanlık yapan Süleyman Alcı, ’’Bu yörede hayvancılıkla uğraşıyoruz. Mera ile ilgili büyük sıkıntılarımız var. Meramız elimizden gitmek üzere. Bizler doğamızın bozulmasını istemiyoruz. Hayvancılığımızı bitirmeyelim’’ dedi. Hayvancılık olmasa çocuklarını okutamayacağını kaydeden İsrafil Alcı, ’’Danişment’te hayvancılık yapıyoruz. Meralarımız elimizden gitmek üzeredir. Meramızın elimizde kalmasını köy halkı olarak istiyoruz. Ben belediye başkanıma sesleniyorum. Meramıza sahip çıksın. Hayvancılık ile 3 tane çocuk okutuyorum. Bu hayvancılık olmasa ben çocuklarımı okutamam. Toplam 5 nüfus bakıyorum’’ dedi.

    BAŞKANIN HABERİ YOK İDDİASI

    Danişment’te çobanlık yapan Bayram Alcı ise, ’’Ben bu köyü bildim bileli 50 seneden beri bu merada hayvanlarımızı otlatıyoruz. Hayvancılığı eğer bıraktığımız zaman bizim halimizin ne olacağı konusunda belediye başkanımızın haberi olmadığını düşünüyorum’’ dedi.

    Çiftçilerin mağdur durumda olduğunu söyleyen Danişment Muhtarı Necmettin Zarif, ’’50 kişi 1950 senesinde hayvancılık ile geçimini sağlasın diye buraları almışlar. 16 sene bu şekilde kullanıyorlar bu yeri. 16 sene sonra köy tüzel kişiliğine bırakılıyor. Fakat bu yerler nedense tarla vasfında gözüküyor. Bunlar köy tüzel kişiliğinde iken sorun yoktu. Büyükşehir yasasından dolayı Karacabrey Belediyesi’ne geçti. Bundan dolayı köylümüz mağdur durumda. Burayı alan 50 kişi şu an köy mezarında. Köy halkı rahat etsin, ekmeğini kazansın ve çocuklarını okutsun diye buraları bırakmışlar. Tarım Bakanımızdan bu konuya eğilmesini talep ediyorum’’ dedi.

  • Cezaevi İnşaatında Çalışanların Alacak İsyanı

    Mersin’in Tarsus ilçesinde inşaat çalışması devam eden cezaevi çalışanları alacaklarını firmadan alamadıklarını iddia etti.

    Alifakı mahallesi sınırları içerisinde 2013 yılında müşavir firmaya yer teslimi yapılmasının ardından yapımına başlanılan Tarsus Ceza İnfaz Kurumu inşaatında taşeron firmalarda çalıştıkları sürenin son 3 ayında ücretlerini tam olarak alamadıkları gerekçesi ile işten ayrılan bir gurup işçi haklarının gasp edildiğini iddia etti.

    Cezaevi inşaatının önünde firma yetkilileri ile görüşen yaklaşık 30 işçi, alacaklarını taşeron firmadan alamadıklarını belirterek basın açıklaması yaptı. Çalışmış oldukları sürenin son 3 aylık bölümünde yaşanan ödeme aksaklığı nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldıklarını belirten Gani Akkayalar (33), alacaklarının ödenmesini istedi.

    İşçiler adına açıklama yapan Akkayalar, “Biz 8-9 ay burada kaynakçı olarak çalıştık, bize 3-4 aylık paramızı vermiyorlar. Üç aydır böyle git gel, 150-200 kişi böyle para alamıyor. Adamlara para vermiyorlar, bize para vermiyorlar. Artık rezil olduk çıkmaza girdik, 3 aylık paramız içeride. Devlet adamları burayı yapmaları için vermiş, ama bunlar bize ödeme yapmıyorlar, adamlar paraları alıyor kaçıyorlar, biz görüşmek için geldik, buradaki firma yetkilileri ‘bizim yapacak bir şeyimiz yok’ diyerek bizleri şu an kapı dışarı etti, bizim yapacak bir şeyimiz yok biz ne yapacağız” şeklinde konuştu.

    Kemal Kaba adlı işçi ise, “İşçiler haklarını aramak için şantiye sahasına girdiklerinde tehdit edildi. Benim evime icra geldi, ben ödeyemedim, şimdi gelip her şeyimizi alacaklar. Bunlar paramızı vermiyor, ben eve ekmek götüremiyorum. Annemin aldığı 400 TL maaş eve mi versin, suya mı versin, elektriğe mi versin ya da ihtiyaçlara mı versin. Bu kadar millete yazık” diye konuştu.

    İşçiler düzensiz ödeme ve son 3-4 aylık alacaklarını alamayanların sayısının yaklaşık 400-500 işçi olduğunu belirtti. İşçiler şantiye girişinde yaptıkları açıklamanın ardından sessizce dağıldı.

    Firma yetkilileri, yaşanan sıkıntının müşavir firmayla ilgili olmadığını, taşeron firmalarının kendi işçileriyle aralarındaki alacak verecek konusu olduğunu ileri sürerek, işi çözecek olanın taşeron firmaları yetkilileri olduğunu belirtti.

  • ATSO Meclis Üyesi Murat Totoş’tan Kayıt Dışı Fırıncı İsyanı:

    Ekmekle ilgili farklı fiyat politikaları konusunda açıklama yapan ATSO Meclis Üyesi Fırıncı Murat Totoş, “1 milyon ekmek üreten devletin fırıncıya 2 bin ekmek üreten fırıncıyı boğdurmayın” dedi.

    ATSO 7’nci Grup Meslek Komitesi Üyesi Murat Totoş, ekmek fiyatları ve kayıt dışı fırıncılar konusunda isyan etti. Antalya’da 200 fırıncının olduğunu bunların 60 kadarının kayıt dışı olduğunu öne süren Totoş, “Bizim hiçbir şekilde sorunumuz yok. Kayıt dışı işletmeyle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Antalya’da 200 fırın var bunların 50-60’ı kayıt dışı. Bunlar hiçbir şekilde kapanmıyor ve bu bizim sorunumuz değil” ifadelerini kaydetti.

    “DEVLET SEKTÖRE SAVAŞ AÇTI”

    Oda başkanlarının bu konuya duyarsız kalmasından yakınan Murat Totoş şöyle konuştu:

    “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’mızın ekmek üretimi politikasıyla ilgili bugüne kadar bununla ilgili sağ olsun ne oda başkanlarımız ne TOBB başkanımız ne de esnaf odaları başkanlarımızdan bir açıklama gelmedi. Bununla ilgili son söz bize kaldı. Bütün şehirlerde belediye fırınları adı altında fırınlar var. Devlet elini atmış bu işe 1 milyon ekmek çıkarıyor. Gelmiş benim gibi 2 bin ekmek çıkaran bir fırınla maliyetleri bir tutabiliyor. Bu nasıl iş ve adalet anlamadım. Kayıt dışı işletmelerle ilgili belediyeler de bir şey yapmıyor. Bu işe ne zaman el atılacak. Odaya kayıtlı olan üyelerin haklarını korumak adına kurulmuş bir yer değil mi burası? Bunun mücadelesinin verilmesi lazım. Bu fikrimden hiç bir zaman vazgeçmeyeceğim” dedi.

    “FIRINCILARI BİRBİRİNE BOĞDURMAYIN”

    Totoş, ayrıca unun çuvalının önceki yıllarda şimdikine göre daha ucuz olduğunu belirterek, “6 buçuk yıl fırını açtığımda unun çuvalı 38 TL’ydi. Şu anda unun çuvalı 72 TL. Hiç kimse bu artışı sormuyor. 1 milyon ekmek çıkaran devletle 2 bin ekmek çıkaran fırıncıyı birbirine boğduramazsınız. Devletle biz mücadele edemeyiz. Meslektaşlarıma yapılan bu haksızlık zoruma gidiyor” diye konuştu.

  • Hikmet Karaman’dan Stat İsyanı

    Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, Spor Toto 2. Lig ekiplerinden Aydınspor 1923 ile yaptıkları kupa maçının ardından saha ve stat koşullarını eleştirerek, “Türk futbolunun neden ilerlemediğini görüyorsunuz” dedi.

    Türkiye Ziraat Kupası D Grubu 4. hafta karşılaşmasında Çaykur Rizespor’un Aydınspor’u 2-1 mağlup ettiği maçın ardından her iki takımın teknik direktörleri karşılaşmayı değerlendirdi.

    Basın toplantısı için hazırlanan odada sade bir masa ve birkaç sandalye olmasına tepki gösteren Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, “Sadece Süper Lig’i düşünmemek lazım. Bugün Aydınspor çok iyi mücadele etti. Çok beğendim, ilk maçta da çok iyi mücadele etmişlerdi. 1-0 öne de geçtiler. Ama bizim oyuncu kalitemiz ve oyun içerisindeki hamlemiz Aydınspor’a göre çok daha güçlü olduğu için maçı kazandık. İlk ve ikinci yarı girdiğimiz net pozisyonları değerlendiremedik. Biz değerlendiremeyince Aydınspor’un direnci ve kendine olan güveni arttı. Nihayetinde galip duruma geçtiler, iyi de mücadele ettiler” diye konuştu.

    “BÖYLE BASIN TOPLANTISI OLMAZ”

    Aydın’ın güzel bir takımı olduğunu ifade eden Karaman, “Ama saha şartları, soyunma odaları… Bakın basın toplantısına geldik; yayıncı kuruluş var ve futbolda büyük paralar dönüyor. Daha sonra ‘Niye oyuncu çıkmıyor, futbolda niye gelişmiyorum?’ diyoruz. Bakın buraya bir masa attınız, koydunuz basın toplantısı diye… Burada böyle basın toplantısı olmaz” diye konuştu.

    “BİR SOYUNMA ODASI YAPMAK KAÇ LİRA”

    Alt liglerin daha önemli olduğuna dikkat çeken Karaman, şöyle konuştu:

    “Keşke bu stat pırıl pırıl olsa, bu çocuklar daha iyi mücadele etse. Maçın başında yağmur yağıyordu, baktım top toplamaya gelen çocuklar, yağmur altında reklam panolarının altında soyundular. Yağmurun altında elbiseleri sırılsıklam oldu. Belki de bu çocuklar Aydınspor’un altyapısıdır, bilemiyorum. Biz bunlara bir soyunma odası veremez miyiz? Buradakiler alınmasın, bu Türkiye’nin genel sorunu. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın bütün illerde bir ekip kurması lazım. Minimum 3. Lig’e kadar bütün statlar teftiş edilip, UEFA kriterlerine uygun hale getirilmeli. Nasıl bir statta basın toplantısı odası olmaz? Biz güçlü bir ülkeyiz. Bir soyunma odası yapmak kaç lira. Gittiğimiz bazı kulüplerde çalışma ortamları istediğimiz gibi olmuyor ama biz orayı yaşam alanına çevirmeyi biliyoruz. O zaman yetkililer de spor yapacak kişilerin çalışma yapacakları yerleri yaşam alanı yapmaları ve sorumluların denetleyici olmaları gerekiyor. Böyle bir basın toplantısı olur mu? Yıllar önce bir yerde yapmıştım, insanlar kızdı. Burası koskocaman bir Efeler diyarı. Bütün Türkiye’mizin en ücra köşelerine kadar statların, soyunma odalarının, teknik direktör odalarının ve çim sahaların iyi olması lazım. Bunu yapmak ne kadar zormuş. Niye zormuş, bunu anlayamıyorum bir türlü? Niçin zor? Bunun cevabını versinler.”

    Maç ve stat şartlarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamanın ardından toplantıyı sonlandıran Hikmet Karaman, tepkili olması nedeniyle Çaykur Rizespor’un ikinci yarı hazırlıkları ve oynayacağı Gençlerbirliği maçıyla ilgili sorulara, “Boş ver, önce şuraları bir düzeltsinler” diyerek odadan ayrıldı.

  • Gaziantep Köylülerinin Elektrik İsyanı

    Gaziantep’te 10 gündür yaşanan elektrik kesintileri sebebiyle sıkıntılı günler yaşayan 20 köy muhtarı, görüşmek için gittikleri TEDAŞ İl Müdürlüğü kapısında güvenlik engeliyle karşılaştı.

    Gaziantep’te Burç yöresine bağlı 20 köy muhtarı 4 ile 10 günden bu yana köylerinin elektriklerinin kesildiğini ve karanlıkta kaldıkları gerekçesiyle Gaziantep TEDAŞ İl Müdürlüğü ile görüşmek istedi. TEDAŞ İl Müdürülüğü’nün telefonlarına cevap vermemesi üzerine bir araya gelerek işletme müdürlüğüne görüşmeye giden muhtarlar TEDAŞ il binasında hiçbir yetkili ile görüştürülmeyerek güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkartıldılar.

    TEDAŞ İl Müdürlüğü’nün önünde bir açıklama yapan Gaziantep Burç Yöresi Kalkındırma ve Dayanışma Derneği Yönetim kurulu Başkanı Mehmet Küçük, olaya tepki göstererek, 10 gündür 97 köyde elektrik sıkıntı yaşadıklarını ve köylünün perişan olduğunu söyledi.

    Bu sırada açıklamayı takip eden gazeteciye engel olmak isteyen güvenlik görevlileri ile muhtarlar arasında gerginlik yaşandı. Görüşme için gelen 20 köy muhtarı adına konuşan Kaleboynu Mahallesi Muhtarı Mustafa Kaleboynuşu, “4 günden beri elektriksiz kalan köylünün hakkını aramak için TEDAŞ İl Müdürlüğü’ne geldik. Biz gece gündüz arayan vatandaşın telefonlarına bakamıyoruz. Biz Burç bölgesinin 50 köy muhtarlarının temsilcileri olarak 20 kişi buraya geldik. Görüşecek muhatap bulamıyoruz. Önce yetkililer içeride dediler. İçeri girdik, içeride hiçbir yetkili yok. Kapıya polis çağırdılar. Vatandaş 4 gün elektrik kullanamıyor, köyler elektriksiz kalıyor, bizler burada muhatap bulamıyoruz. Vatandaşın hakkına savunmak zorundayız. Ayda 480 TL elektrik parası ödüyorum. Bir gün geç ödesem faiziyle alıyorlar. Ben sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Enerji Bakanımıza sesleniyorum. Bir çözüm bulunmasını rica ediyoruz. Buraya bir muhalefet olsun diye gelmedik. Vatandaşın hakkını savunmak için buradayız. TEDAŞ‘ta sorun var. TEDAŞ Gaziantep’e, vatandaşa hizmet veremiyor” diyerek isyan etti.

    Konuyla ilgili TEDAŞ’tan bir açıklama yapılmadı.