Etiket: İsyanı

  • İl Sağlık Müdüründen  şiddet isyanı

    İl Sağlık Müdüründen şiddet isyanı

    Balıkesir İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz sağlık çalışanlarının pandemi döneminde verdiği özverili çalışma sonrasında fiziksel saldırıya uğramalarının asla kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Atatürk Şehir Hastanesi’nde ruhsat teslim töreninde konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, pandemi döneminde zorluklar içinde çalışan sağlık çalışanlarına yapılan saldırıları kınadığını ifade etti. İl Sağlık Müdürü Yavuzyılmaz en son Ayvalık’ta bir hasta yakını tarafından sağlık çalışanlarına yönelik saldırıyı kınadı. Sağlık çalışanlarına yapılan saldırıların asla kabul edilemez olduğunu söyleyen Yavuzyılmaz, Covid-19’u entübe olduktan sonra atlatan bir hekimin yine aynı serviste bu kez hastaları iyileştirmek için çalışmaya devam ettiğini belirterek sağlık çalışanlarının arkasında olduğunu vurguladı.

    “Sağlık çalışanlarına yapılan saldırıyı kınıyoruz”

    İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, Ayvalık’ta sağlık çalışanlarına yapılan saldırıyı kınayarak, “Pandemiden dolayı Mart ayının başından itibaren sağlık çalışanlarında olağanüstü bir gayret var. Evet, bu gayret insanlar tarafından biliniyor, çoğu insan tarafından biliniyor. Ama maalesef bazen üzücü hadiseler de yaşıyoruz. Ben bu vesileyle en son Ayvalık’ta yaşanan menfur saldırıyı bir kez daha kınıyorum. Bir vatandaş aşı yaptırmak için geliyor. O gün o aile sağlığı merkezinde 130 kişiye o aşıdan yapılmış. Kişiye, ’tamam siz de aşı yaptırmak istiyorsanız notunuzu aldık, randevunuz şu gün biz sizin aşınızı getireceğiz buyurun gelin o gün yapalım’ deniyor. Anne ve oğlu verilen randevunun ardından gidiyorlar. 15 dakika sonra oğul tekrar geri dönerek ’ben ilk geldiğimde aşıyı neden yapmazsınız’ diyerek üç tane hemşire arkadaşımıza ve onlara sahip çıkan orada muayene olmak için bekleyen vatandaşımıza saldırıyor. Bunlardan bir tanesini bıçaklıyor. Üzüntümüz çok yüksek. Ama daha yükseği o kişinin akşam serbest kalması oluyor. O bizi daha çok yaralıyor. O kişi orada bir vatandaşı bıçakladı, onun yarası içimizde. Ama o kişinin akşamına serbest kalması bizi en az onun kadar üzdü. İtiraz edildi sonradan tutuklandı. Ama bizim sağlık personelimizin bir eksiğinde veya bir yanlışında bildirilebilecek bir sürü mekanizma var. Sağlık Bakanlığımızın telefon hatlarından tutun bizim hasta hakları birimimize, idarecilerimize kadar. Bir eksiklik varsa bunun asla ve asla karşılığı hiçbir zaman şiddet olamaz. Herkes hakkını aramakta özgür ama yasal çerçevede. Yanlış da yapılabilir, bir vatandaşa haksızlık da yapılabilir. Herkes yaptığı haksızlığın karşılığını, bedelini sonuçta öder. Ama bir hemşire hanımı saçlarından tutarak yerlerde sürüklemek, kapıyı kapayıp kilitlemeye çalışarak içeriye kimse girmesin ben bu üç bayanı döveyim diye kapının anahtarını aramak insani bir davranış değil” diye konuştu.

    “Covidden kurtuldu yoğun bakımda hasta iyileştiriyor”

    Sağlık çalışanlarının pandemi sürecinde yaptığı can siperane çalışmalarından örnekler veren Yavuzyılmaz, “Hele bu dönemde sağlık çalışanlarının bu kadar fedakar olduğu, evinde çocuğuna sarılırken 50 kere hesap yaptığı dönemde buna kimsenin hakkı yok. Covid servisinde 24 saat nöbet tutup evine gidip çoluğuna çocuğuna sarılamayan insana kimsenin laf söylemeye de hakkı yok. Apartmanda bir tane Covidli çıktığında herkes apartmanı terk etmeyi düşünüyor, köyde evi varsa oraya gitmeyi düşünüyor. Niye? Bana da bulaşır diye. Biz o hastaları tedavi ediyoruz. Kimse kusura bakmasın. Hiç de mütevazı olamayacağız bu konuda. Balıkesir’de bu savaşı en iyi veren illerden bir tanesiyiz. Hiçbir arkadaşıma, hiçbir meslektaşıma, hiçbir çalışanımıza da bu konuda bir serzenişi kabullenmemiz mümkün değil. Çünkü hakikatten hayatı pahasına verilen bir mücadele var. Buradaki bir hekim arkadaşımız bir ay yoğun bakımda kaldı. Makineye bağlı, entübe bir şekilde komada hastanede kaldı. Şu an nerede? Covid yoğun bakımda serviste çalışıyor. Bu arkadaşlara kimsenin haksızlık etme hakkı yok. Onun da çocuğu var, daha 1,5 yaşında ikiz çocukları var. Onunda bir ailesi var. Ama o yoğun bakımda solunum cihazına bağlı bir ay hastanede yattı. Şu anda yine yoğun bakımda hastalarını tedavi ediyor. Bir oturup, gözümüzü kapayıp bunu düşünmemiz lazım. Bir hemşire arkadaşımızı Covid nedeniyle kaybettik. İnşallah ismini çalıştığı birimde yaşatmak için de gayretimiz devam ediyor. Bakanlığımıza teklifimizi yaptık, ismini orada yaşatmaya çalışacağız. Ama insanlar orada ölüyor. Başkalarını yaşatabilmek adına ölüyor. Pandeminin en iyi yönetildiği illerden birinde bu tür şeyleri yaşamak bizleri üzüyor. Çünkü arkadaşlarımızın hakikatten emeği çok yüksek. Biz insanları izine gönderemiyoruz. Millet tatil için bizim bölgemize geliyor, biz insanları hafta sonunda izine göndermiyoruz. Böyle bir ortamda çalışıyoruz kocaman bir teşekkür onlara” ifadelerini kullandı.

  • Mahalle sakinlerinin elektrik isyanı

    Mahalle sakinlerinin elektrik isyanı

    Hatay’ın Samandağ ilçesinde sürekli elektrik kesintisi yaşanan mahallenin sakinleri isyan etti. Vatandaşlar eylem yaparak sorunun çözülmesi için yetkililerden yardım istedi.

    Samandağ ilçesi Mağracık Mahallesi Uğur Mumcu Caddesi’nde sürekli elektriğin kesik olduğunu söyleyen vatandaşlar isyan etti. Buzdolaplarında bulunan gıdaların ve elektronik eşyalarının bozulduğu ifade eden mahalle sakinleri eylem yaptı. Mahalle sakini Semir Bent, “Arkamda gördüğünüz trafodan 4 yıl boyunca elektron sıkıntısı çektik ve çekiyoruz . Elektriğimiz sabahtan akşama kadar kesik, sabahtan akşama kadar gelmeyen elektrik nedeniyle buzdolabındaki yiyecek ve her şey bozuldu. Elektrik ile ilgilenen yetkilisi kimse bir an önce yapılmasını rica ediyorum. 4 yıldan beri bu sıkıntıyı muhtarımızla beraber dile getiriyoruz. Her elektrik kesiminden sonra şikayet edilince yetkililer gelip elektriği açıyorlar ve 1 saat sonra aynı şekilde trafo attığı için elektrik kesiliyor. Bizim bu elektrik kesiminden çektiğimiz artık yeter. Yetkili kim ise bu problemi çözmenizi istiyoruz” dedi.

    Mahalle Muhtarı Nazım Düzel ise, “Uğur Mumcu Caddesi’nde 4 yıl boyunca halkımızla beraber elektrik sıkıntısı yaşıyoruz. Her elektrik kesiminde defalarca yetkilileri arıyoruz, hemen halledileceğini söylüyorlar. Ama 4 yıldan bu yana şimdiye kadar hiçbir şekilde halledilmedi ve bu böyle sürmeye devam ediyor. Bu durumun halledilmesini istiyoruz” diye konuştu.

  • Narmanlı yaşlı amcanın virüs isyanı izleyenleri gülümsetti

    Narmanlı yaşlı amcanın virüs isyanı izleyenleri gülümsetti

    Erzurumlu 72 yaşındaki bir vatandaşın korona virüs isyanı sosyal medya kullanıcılarını hem sinirlendirdi hem gülümsetti.

    Erzurum’un Narman ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki Naci Şahin’in korona virüsüne isyan etmesi izleyenleri tebessüm ettirdi. Yaş sınırlamasına rağmen dışarı çıkan Şahin’in ‘buralara hep kar yağıyor burada virüs bulunmaz, bunu başımıza kim bela etti, korkudan dışarı çıkamıyoruz’ demesi ise dikkat çekti.

    Sosyal medya paylaşılan video kısa sürede çok sayıda kişi tarafından izlendi.

  • Annenin uyuşturucu isyanı

    Adana’da uyuşturucu bağımlısı bir genç, anne ve babasını darp ettikten sonra evlerini yakmaya çalıştı. Uyuşturucu bağımlısı oğlundan artık bıktığını, uyuşturucu almak için para istediğini, vermedikleri zaman kendilerini darp ettiğini söyleyen annesi, “Yeter artık sağken ölü olduk. Yalvarıyorum bizi bu çocuktan kurtarsınlar onu tedavi etsinler ya da hapse atsınlar” diyerek gözyaşı döküp yardım istedi.

    Edinilen bilgiye göre, olay merkez Seyhan ilçesi Küçükdikili Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, uzun süredir uyuşturucu kullanan Burhan E. (27) uyuşturucu alamayınca krize girdi. Bağımlı genç eve gelerek anne Fatma E. (55) ile baba İbrahim E.’den (61) para istedi. Ancak genç, anne ve babasından para alamayınca annesini darp etti. Burhan E. annesini darp edince araya babası girdi. Bu kez de Burhan E. babasının boğazına sarılarak onu boğmak istedi. Anne ve baba bir fırsatını bulup dışarı kaçtı. Bunun üzerine krize giren genç, kapıyı kilitleyip evi yakmaya çalışı. Bu arada Burhan E. bir taraftan da poşet içine koyduğu uçucu maddeyi çekmeye başladı. Anne ve baba ise polisi aradı. Olay yerine gelen polis Burhan E.’yi ikna etmek için bir süre uğraştı. Burhan E. uçucu maddeyi alıp sakinleşince kapıyı açıp polise teslim oldu. Burhan E. aranması da olduğu için sağlık ekipleri tarafından tedavi edildikten sonra polis merkezine götürüldü.

    Anne gözyaşlarına boğuldu

    Anne Fatma E. oğlunun 2 yıldır uyuşturucu kullandığını belirterek, “Uyuşturucuya Yeşiloba Mahallesi’nde alıştı. Oradan uyuşturucuyu alıp burada içiyor. Bizden uyuşturucu almak için sürekli para istiyor. Biz de vermeyince hem babasını hem beni dövüyor. Biz bunun elinden bıktık. Bir anne babaya bu kadar acı çektirilmez. Ne yaptıysak onu bu illetten kurtaramadık, bizi yaşarken mezara soktu. Sağken ölüyüz. Evimizi yakmaya çalıştı, beni ve babasını dövdü. Bize yardım edin. Yalvarırım artık dayanacak gücümüz kalmadı. Yalvarırım bunu devlet ya tedavi ettirsin ya da cezaevine götürsün. Biz bundan artık kurtulalım. İnsan evladının kötü olmasını ister mi, cezaevine girmesini ister mi ama biz artık bıktık. Ne yapacağımızı da bilmiyoruz. Para vermediğimiz zaman bizi öldürmek istiyor” diye gözyaşlarına boğuldu.

  • Tezgahlarına el konulan seyyar satıcıların isyanı

    Adana’da kaldırım ve yol işgali yaptıkları için el konulan tezgahlarını almak için geldikleri zabıtadan eli boş dönen seyyar satıcılar, “Bu bizim ekmek teknemiz. Ne yapalım, hırsızlık mı yapalım” diye tepki gösterdi.

    Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesinde meydana geldi. Adana Büyükşehir Belediyesi zabıtası Büyük Postane civarında seyyar satıcıların çok yoğun olduğu, yol ve kaldırım işgali yaptığı bilgisi üzerine harekete geçti. Zabıta ekipleri seyyar satıcılardan alanı boşaltmasını istedi. Ancak seyyar satıcılar işgale son vermeyince zabıta seyyar satıcıların tezgahına mallarıyla birlikte el koydu. Zabıta ekipleri tezgah ve malları zabıta daire başkanlığına getirdi. Seyyar satıcılar da buraya gelerek tezgahları ve mallarını almak istedi. Seyyar satıcılar tezgah ve mallarının başka bir yere götürülmesini engellemeye çalıştı ancak başaralı olamadı. Zabıta ekipleri seyyar satıcılar ile konuşarak ikna etti. Seyyar satıcılar ise, “Bu bizim ekmek teknemiz. Ne yapalım, hırsızlık mı yapalım” diye tepki gösterdi.

    Seyyar satıcılar daha sonra zabıta daire başkanlığı önünden ayrıldı.