Etiket: İsyanda

  • Pamuk üreticisi isyanda

    Türkiye’nin beyaz altını pamuk, önce iklim değişikliğine ardından da tüccarın ‘Dolar yükseldi’ söylemine yenik düştü. Geçen dönem son yılların en mutlu sezonunu yaşayan pamuk üreticileri bu yıl tarlaya girmek istemediklerini söyledi. Geçen kilosu 4,5 TL’ye satılan pamuğun bu yıl 3,3 TL’den işlem görmesi üreticileri perişan etti.

    “Dolarda yaşanan kriz bahane edilerek ülke krize sürüklenmek isteniyor”

    Aydın ovasında pamuk üretimi yapan çiftçilerden Turan Akar, pamuk üreticisinin çok zor duruma düştüğünü belirterek, “Dolarda yaşanan kiriz bahane edilerek ülke krize sürüklenmek isteniyor. Yetkililer ne olur bu duruma el atsın. Geçen yıl kilosu 4,5 TL’ye satılan pamuk bu yıl nasıl olur da dolardaki yükseliş bahane edilerek 3,3 TL’ye yükseltiler. Sorun bizce dolarda değil kötü zihniyetten kaynaklanıyor. Dolar yükseldi fiyat düştü, dolar düştü fiyat halen yerinde sayıyor. Tüccarların bahanesi de inandırıcı değil” dedi.

    Aydın’da geçimini pamuk üretiminden sağlayan binlerce ailenin sezon başında tohumlarla birlikte umut ektiğini ancak tüm çiftçilerin adeta perişan olduğunu belirten Koçarlılı çiftçilerden Turan Akar, “Geçen yıl dekardan 525 kilogram pamuk hasat edildi. Bu yıl mevsimsel sıkıntıların yanı sıra ballık zararlısının da etkisi ile dekarda pamuk verimi 525 kilogramdan 350-400 kilograma kadar düştü. Ciddi bir rekolte düşüşü var. Buna bir de fiyatların düşürülmesi eklenince pamuk üreticisi bu yıl emeğinin karşılığını almaya bırak yaptığı masrafı bile karşılayamaz duruma düştü. Piyasa sıkıntılı, tüccar nem fazla dolar düştü diye geçen yıl kilogramını 4,5, 4,6 TL’ye aldığı pamuğa bu yıl 3,3 TL fiyat biçiyor. Pamuk üreticisinin sıkıntısı çok büyük. Lütfen yetkililer sorunumuza el atsın” diye konuştu.

  • Çiftlik Bank mağdurları isyanda

    Yüksek kar vaadiyle çiftçilerden hayvan alan ancak bugüne kadar ödeme yapmadığı iddia edilen Çiftlik Bank’ın alacaklıları, Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Sungurpaşa mahallesindeki tesisleri bastı. Üreticiler dolandırıldıklarını belirterek tesiste bulunan hayvanları kamyonlara yüklemek istedi ancak jandarma ekipleri buna izin vermedi.

    Türkiye genelinde 500 bine yakın kişinin üye olduğu, yüksek kar ortaklığı vaadiyle çiftçilerden hayvan alan Çiftlik Bank, bir süredir üyelere ödeme yapmıyordu. Aylardır gündemde olan ve hakkında bir dizi suç duyurusu bulunan Çiftlik Bank’a yatırım amaçlı hayvan satan İnegöllü 200’e yakın çiftçi, Çiftlik Bank’ın Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Sunpurpaşa Mahallesi’ndeki tesislerini kamyonlarla basarak hayvanlarını geri almak istedi. Olay yerine gelen jandarma ekipleri çiftçilere müdahale etti. Zaman zaman arbede yaşanırken, jandarma görevlileri öfkeli vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

    500 milyon liradan fazla para topladılar

    SPK’nın hazırladığı rapora göre, Çiftlik Bank 2016-2017 yılları arasında 77 bin 843 kişiden toplam 511.7 milyon TL topladı. 62 bin 877 kişiye 398.3 milyon TL ödeme yapan şirket, kalan 113.4 milyon lirayı Kuzey Kıbrıs’a aktardı. Papara dışında G-pay ve Epin gibi ödeme sistemlerinden de Kıbrıs’a yaklaşık 120 milyon TL gönderildiği tespit edildi.

    Jandarmanın uyarısı ise eylem sona erdi.

    Askeri görevliler, yarın Bursa Valisi İzzettin Küçük’ün konu ile ilgili açıklama yapacağını ve firma hakkında yasal süreç başlatılacağını, mağdurlarında firma hakkında dava açabileceklerini belirtmesi üzerine kalabalık dağıldı. Kamyonlara yüklenen bazı hayvanlarda geri indirilip, tesise koyuldu.

    Akrabam tarafından kandırıldım

    Çiftlik Bank Şirket Sahibi Mehmet Aydın’ın akrabası olduğunu söyleyen mağdurlardan Muhammed Aydın, “Parayla gittik hayvan aldık. Şuan bizim burada hayvanlarımız var ama alamıyoruz. Suç duyurusunda bulunacağız. 50 bin lira para verdim. TIR’ını satıp hayvan alan var. Kendimizi yakalım mı valiliğin önünde? Bu hayvanlar bizim. Ama şimdi bir tane saman balyası bile vermiyorlar. Herhangi bir ödeme yapmadılar. Dediler ki; kişi başı 3’er tane hayvan dağıtıyorlar dediler. Antalya, Ankara, İzmir’den gelen var buraya kadar. Ben çiftlik bankın sahibinin akrabasıyım. Bende yatırım yaptım ama bizde gittik. Akrabam tarafından kandırıldım.

    Mağdurlardan Emrah Arslan, “Cinayete kadar gidecek. Çıksın gelsin ne şekilde ödeme yapacaklarla yapsınlar, yoksa ne suyu kalacak, ne sülalesi. Bütün akrabaları da buradalar mağdurlar. Akrabalarına bile bunu yaptı. 50 bin lira yatırımım var. Paralar güme gitti.” Dedi.

  • Patates Fiyatları Dibe Vurdu, Üretici İsyanda

    Geçtiğimiz yıllarda fiyatlarının yüksek olması nedeniyle ithalatta adı gündeme gelen patates, hasadın ardından tezgahlarda kilogram fiyatı 75 kuruş ve 1 TL arasında satılmaya başladı.

    Üreticiler için önemli geçim kaynaklarından birisi haline patateste hasat çalışmaları devam ediyor. İzmir’in Ödemiş ilçesinde de üreticiler, hasatla birlikte hummalı bir çalışmanın içerisine girdi. Geçim derdine düşen üreticiler, geçtiğimiz yıllardaki gibi fiyatlardan umduğunu bulamadı. Bir zamanlar ithalat edilmesi bile düşünülen patatesin kilogram fiyatları, tezgahlarda 75 kuruş ve 1 lira arasında satılmaya başlarken, bu durum üreticileri de kara kara düşündürmeye başladı. Patatesin dibe vurmasından dolayı sıkıntılı günler geçiren üreticilerden bazıları, zararına satış yapmaya başladı.

    ZİRAAT MÜHENDİSLERİ: “YURT DIŞI İHRACAT KAPILARI AÇILMALI”

    Çözüm önerilerinde de bulunan ziraat mühendisleri ise üreticinin maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğine dikkat çekerek, yurt dışı ihracat kapısının açılmasını ve doğru planlı üretimin devlet eliyle hayata geçirilmesi önerisinde birleşti.

    Pazarcı esnaflarından Mehmet İpek, yeni dönemde fiyatların düşük olduğunu en çok üreticinin mağdur olduğunu söyledi. İpek, “Ödemiş patatesinde hasat başladı; ancak piyasa çok kötü halde. Bugün patates tarlada 25-30 kuruşa satılıyor bu fiyatlar maliyetinin bile yarısı durumda. Üretici çok mağdur olmuş halde biz pazarcılar olarak toptan fiyat alıyor perakende fiyattan satıyoruz. Çok para kazanmıyoruz belki; ama üreticimiz gibi mağdur olmuyoruz. Bugün patatesin tarlada en az 70 kuruş olması gerekiyor. Geçen yıllarda tezgahta 1 TL 50 kuruşa sattığım patatesi bu yıl 75 kuruş 1 TL’den satıyorum. Her şeye zam gelirken patatesin gerilmesi Ödemiş’in de geriye gitmesi, üretiminde geriye gitmesi demektir” dedi.

    “ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA ÜRETİCİ TEHLİKEYE GİRER”

    Bir başka esnaf Hatice Sümer ise şöyle konuştu:

    “Bugün yeni patateslerden satın alıyorum geçen yıllara göre gerçekten çok ucuz. Bu durum tüketici için güzel olabilir belki ama üreticinin mağdur olmaması da önemlidir. Üretici umduğunu bulamazsa önümüzdeki yıllarda üretim tehlikeye girer ve değerlerimiz kaybolur. Onun için dengelerin iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Şimdi aldığım patatesi Ankara’ya götüreceğim. Herkese hayırlı işler bol müşteriler diliyorum.”

  • Deniz Salyongozu Avlayan Balıkçılar İsyanda

    Trabzon’da algarna yöntemiyle deniz salyonguzu avlayan küçük balıkçılar Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kesilen cezalara tepki gösterdiler.

    Trabzon’un Akçaabat İlçesi’ndeki Akçakale Limanı’nda verimli bir sezon geçiremedikleri için algarna (tekneden denize atılıp dibi taramak suretiyle midye avında kullanılan alet) yöntemiyle avcılık yaparak geçimlerini sağlayan küçük balıkçılara sahilden 500 metre kuralı nedeniyle para cezası kesilmeye başlandı. Limandaki 80 tekne bu kuraldan dolayı mağdur olurken, balıkçılar Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sahilden 500 metre uzaklıkta dip görülmediği için avcılık yapamadıklarını ve yasaktan dolayı yaklaşık 20 bin TL para cezası kesildiğini belirttiler.

    Türkiye’nin değişik yerlerinde 30 senedir balıkçılık yaptığını belirten Ahmet Şen, kayıklarına 10 metreden kısa olduğu için cihaz takamadıklarını ve bu yüzden sahilden 500 metre mesafeyi hesaplayamadıklarını söyledi. Şen, “Algarnacılık yapıyoruz. Sahile 500 metre diye bir mesafe koymuşlar. Herhangi bir şamandıra, sahil çizgisi yok. 10 metreden küçük teknelerimiz olduğu için cihaz takmamız da zaten yasak. Bu yüzden sahili ölçemiyoruz. Bunun altından kalkamıyoruz artık. Dün bin 113 TL para ceza yedim. Bunu nasıl ödeyeceğimizi bilmiyoruz. Zaten bütün bankalara borcumuz var. Bizimle kimse ilgilenmiyor. Bakanlık 500 metre kuralını nereye göre verdi bunu bilemiyoruz. Ya bunu iptal edin, ya da ’Doğu Karadeniz’de algarna çekilmesin’ deyin. Samsun Terme’de sahilden ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş algarna çekebilirsiniz çünkü su 1-2 metre. Burada ise 500 metreye çıktık mı denizin dibi gözükmüyor. Bununla ilgilenen hiç kimse yok. Bu limanda 80 kayığız hepimiz mağduruz” dedi.

    “SAHİL GÜVENLİK GÖRDÜK MÜ KAÇIYORUZ”

    Doğu Karadeniz’de 500 metrede çalışma şanslarının olmadığını kaydeden Şen, “Sahil Güvenlik gördük mü kayıklara karaya bindirip evraklarımızı alıp kaçıyoruz. Artık bu çareye geldik. Bakanlık, Su Ürünleri, Kooperatifimiz hiç kimse bizi dikkate almıyor. Biz bu suya girmek zorundayız, geçimimizi burada sağlıyoruz. 500 metrede bizim çalışma şansımız yok. 500 metre açıkta canlı hayvan yok. Bizim tutacak olduğumuz şey sahilden 100-150 metrede oluyor. Buraya da girdik mi al sana bin 500 TL. Teknede ne kadar kişi varsa hepsine ceza yazılıyor. Böyle bir ceza mı var ? Artık bıkma noktasına geldik. 1 haftada 2 ton midye tutacağız ki öyle cezalarımızı kapatacağız. Biz Sahil Güvenlik’ten artık kaçmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    69 yaşında balıkçılık yapan Mehmet Ziya Saraç ise, 2 bin TL ceza yediğini vurgulayarak, “Her ailede en az 5 kişi var. Geçimimizi sadece denizden sağlıyoruz. Korkudan kimse denize çıkamıyor. Devletten buna çözüm yolu getirmelerini istiyoruz. Ben 2 bin TL ceza yedim bir de midyelerimi denize attılar” diye konuştu.

    Öte yandan Sahil Güvenlik ekipleri, yasalar çerçevesince görev yaptıklarını ifade ederken, geçtiğimiz yıl 26 kişiye 30 bin lira ceza yazıldığı bu yıl da cezaların sürdüğü bildirildi.

  • (Özel) İzmir’de Ulaşımdan Sonra Bir İsyanda Su Zammına

    İzmir’de, ulaşıma yapılan zamla birlikte 1 Ocak 2016 itibariyle su tarifeleri de yüzde 5 zamlı olarak faturaya yansıtılacak. İzmirli bazı vatandaşlar duruma isyan ederek, zamlardan memnun olmadıklarını belirtti.

    İzmir’de, su tarifelerine zam geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde görüşülen önerge, oy çokluğuyla kabul edildi. 1 Ocak 2016 itibariyle geçerli olacak yüzde 5’lik zamma vatandaşlar tepki gösterdi. Zammın fazla olduğunu ve faturaların kabarık geldiğini ifade eden vatandaşlar duruma isyan etti.

    İzmir’de yaşayan Rasim Ayhan isimli vatandaş, fiyatların aşağıya indirilmesi gerektiğini savunarak, “Yeni yılda suya yüzde 5 zam gelmesi biz yeni evlileri etkileyecek. Zaten her şey zamlanıyor temel ihtiyacımız olan suya da zam gelmesi bizim için nasıl olacak bilemiyorum. Zam koyanların da tabi kendilerine göre haklı nedenleri olabilir. Ama bu zamdan memnun değiliz’’ dedi. Esnaf Cem Değerli ise, her şeye zam yapıldığını belirterek “Her şeye zam var ama maaşa yok. Su hijyen için önemli bir şey. Yani yapmamaları lazım. Tam tersine aşağı indirmeleri lazım” diye konuştu.

    Mehmet Çakaloğlu da suya yapılan zammın normal olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

    “Belediyenin yapmış olduğu belli bir düşünce vardır. Biz de aslında ne kadar suyu doğru kullanıyoruz? Bu da düşünülmesi gereken bir gerçek. Elbette bir nedenle suya zam yaptılar. Ama bizde biraz halk olarak daha dikkatli davranmalıyız. Suyu temkinli kullanmalıyız. Bence suya zam normal ben yanlış bulmuyorum.”

    NE KADAR ZAM GELDİ

    Yeni tarifeye göre, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren konut abonelerinde suyun metreküpü 0-20 metreküp arası kullanımda 3.43 TL’den 3.60 TL’ye çıkacak. 21 ve üstü kullanımda suyun metreküpü 8.03 TL’den 8.44 TL’ye yükselecek.

    Yeni tarifede konut dışı genel tarifelerde kademesiz 7.88 TL olan birim fiyat 8.28 TL’ye çıktı. Yine kademesiz olan belediye tarifesi 7.52 TL’den 7.89 TL’ye, park ve mezarlıklar tarifesi 3.66 TL’den 3.84 TL’ye çıktı. Resmi dairelerden alınan suyun 7.52 metreküp fiyatı 7.89’e, turistik tesislerde ise 7.88 TL’den 8.28 TL’ye yükseldi. Resmi okul ve hastanelerde 7.20 TL olan fiyat 7.89 oldu. Orman köylerinde ise suyun metreküpü 0.87 kuruştan 0.90 kuruşa çıktı.