Etiket: İstiyoruz

  • Prof. Dr. Çomaklı: “Bilgiyi Faydaya Dönüştürmek İstiyoruz”

    Prof. Dr. Çomaklı: “Bilgiyi Faydaya Dönüştürmek İstiyoruz”

    Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Şube Başkanı Fuat Demir ve yönetim kurulu üyeleri Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı ziyaret etti.

    MÜSİAD Erzurum Şube Başkanlına yeni atanan Fuat Demir, yönetimi ile birlikte ilk ziyaretlerinden birini Rektör Çomaklı’ya gerçekleştirdi.

    MÜSİAD’ın yeni yönetimiyle birlikte Erzurum’da farklı bir vizyon oluşturmak istediklerini ifade eden Fuat Demir, Atatürk Üniversitesi ile var olan ilişkilerin daha da genişletilmesi konusunda Rektör Çomaklı ile görüş alışverişinde bulundu.

    “Üretim konusunda Erzurum için her şeyi yapmaya hazırız” diyen Demir, MÜSİAD’ın çeşitli projeleri olduğunu belirterek, projeleri Atatürk Üniversitesi ile birlikte hayata geçirmek istediklerini söyledi.

    Demir: “Üniversitenin gerçekleştirdiği gayretli çalışmaları takdirle karşılıyor ve üretim anlamında MÜSİAD’ın her zaman yanınızda olduğunu bilmenizi istiyorum. Gerçekleştireceğimiz Ar-Ge çalışmalarında ileri bir teknolojik alt yapıya sahip olan üniversitemizden destek istiyoruz. Rektör hocamızın başlattığı Üniversite-Sanayi iş birliği projesinin ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Bu proje sayesinde kurumlar hem birbirlerinin bilgi ve tecrübesinden yararlanacak hem de yeni fikirler ortaya çıkacaktır” dedi.

    Rektör Çomaklı: “Üniversitemiz Erzurum için bir Lokomotif”

    Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olan Erzurum için, herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini belirten Rektör Çomaklı, kurumların da iş birlikleriyle koordineli bir şekilde çalışması gerektiğine vurgu yaptı.

    Üniversite olarak, iş dünyası ile akademisyenleri bir araya getirmek için çabaladıklarını ifade eden Çomaklı şunları söyledi: “Üniversite ve sanayicileri bir platformda toplama istediğimiz var. Çünkü bilgiyi üretime, faydaya dönüştürmek istiyoruz. Üniversite olarak var olan bilgiyi sahaya nasıl indirebileceğimizi düşünüyoruz. Bunun için sadece iş adamlarıyla değil STK temsilcileriyle de bir araya geliyoruz. Yenilik, teknoloji ve araştırma-geliştirme olmadan gelişen dünya ile yarışamayız. Bölgeye istihdam oluşturmak için Ar-Ge sağlamaya hazırız. Yeter ki şehrimiz için üretim ve katma değer olsun. Her konuda ileri derecede alt yapıya sahip olan üniversitemiz, Erzurum için bir lokomotif. Bu lokomotifin gücünden faydalanmak isteyen herkese kapımız daima açık.”

  • Bülent Eczacıbaşı: “Kadınların işe alım oranını yüzde 50’ye getirmek istiyoruz”

    Bülent Eczacıbaşı: “Kadınların işe alım oranını yüzde 50’ye getirmek istiyoruz”

    Kadınların özellikle Türkiye’de olması gerektiği yerde olmadığını ifade eden Bülent Eczacıbaşı, “Kadınların işe alınma oranını yüzde 50’ye getirmek istiyoruz. Henüz bu hedefe ulaşamadık ama bu hedef yönünde ilerliyoruz” açıklamalarında bulundu.

    İstanbul Modern’de “birliktebiz Buluşmaları: Sanatta Yaratıcı Özne Olarak Kadın” paneli, İstanbul Modern Genel Direktörü Levent Çalıkoğlu moderatörlüğünde sanatçı İnci Eviner, akademisyen Prof. Dr. Fatmagül Berktay ve yazar Feride Çiçekoğlu’nu ağırladı. Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın açılış konuşması ile başlayan buluşma, sanat üretiminde cinsiyetçi ayrıma dikkat çekerek, kadın sanatçıların yaşadıkları zorluklar ve yetersiz temsiliyetlerini ele alarak, konuyu kamuoyunun gündemine taşımayı hedefledi.

    Panelin açılışında bir konuşma yapan Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “Kadınların işe alınma oranını yüzde 50’ye getirmek istiyoruz. Henüz bu hedefe ulaşamadık ama bu hedef yönünde ilerliyoruz” şeklinde konuştu.

    Kadının pek çok alanda; toplumdaki yeri, topluma, siyasete, ekonomiye katılımı açısından olması gereken yerde olmadığını ifade eden Eczacıbaşı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Kadının pek çok alanda, olması gereken yerde olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu konuda bizlere, özel kesim kuruluşlarımıza çok büyük görevler düşüyor. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken çeşitli programlarımız ve hedeflerimiz var. Bu hedeflere erişmek için koyduğumuz bazı kilometre taşları var. Bir örnek vermek gerekirse, her açıdan fırsat eşitliğini sağlamak için topluluğumuzda çalışmalarımız var. Örneğin işe alımlarda kadın- erkek ayrımını tamamen yok etmek, tümüyle yok etmek. Hatta kadınlara eşit başvurularda öncelik sağlayan bir hedefimiz var. Böylece kadınların işe alınma oranını yüzde 50’ye getirmek istiyoruz. Henüz bu hedefe ulaşamadık ama bu hedef yönünde ilerliyoruz. Aynı şekilde beyaz yakalılarda kadınlar için hedefimiz var. Yönetim kademelerinde kadınlar için hedeflerimiz var. Bunları önümüzdeki yıllarda elde edeceğimizden hiç kuşkum yok. Bir çok özel kesim kuruluşu da benzer programları yapıyorlar” dedi.

    Bu sorunun Türkiye’ye özgü bir sorun olmadığını dile getiren Eczacıbaşı, “Çünkü bu bir dünya sorunu. Hatta bu yüzyılın en önemli sorunlarından biri olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Kadınlar ve erkekler arasında fırsat eşitliğinin erkek çocuklar ve kız çocuklar arasında fırsat eşitliğinin her alanda sağlanması. Bundan dünyanın kazanacağı çok şey var. Dünya için yaşamsal bir sorunu olan sürdürülebilirliğin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. İnsanların geleceğini tehdit eden bir sorun haline dönüştüğünü biliyoruz. Sürdürülebilirlik konusunda bile kadın sorunun çok önemli bir rolü olduğu araştırmalarla tespit edilmiş durumda. Hatta öyle ki kadın erkek fırsat eşitliği sağlanamadığı takdirde, insanların sürdürülebilirlik hedeflerine erişemeyeceği, Birleşmiş Milletlerin koymuş olduğu sürdürülebilirlik küresel hedeflerine de erişemeyeceği açıkça ortada. Böyle önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda ne yapılabilirse onları gerçekleştirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: “Takımların nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz”

    Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: “Takımların nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz”

    Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, kulüplerin borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Biz bu endüstrinin ayakta kalmasını, rekabetin ve bu değerin sürmesini istiyoruz. Üç büyük kulübün yıllık ortalama geliri 600 milyon TL civarındadır. Şampiyon olacak bir takımı 250 milyon TL’ye kurabilirsiniz. Nakit akışlarında bozukluk var, teminatta sıkıntı yok. Biz nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz. Sadece biz değil, UEFA, TFF, kreditör olarak bizde istiyoruz, müşterimiz de istiyor” dedi.

    Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Bursa’da konuşmacı olarak katıldığı programda açıklamalarda bulundu. Aydın, “Eylül ayında yeni ekonomi programı açıklandı. Eylül’den sonra 3 ayda Türkiye’de kurda, devletin borçlanmasında, uluslararası arenada, rezervlerde son derece olumlu gelişmeler görüyoruz. Bu kadar hızlı tepki veren başka bir ekonomi yok, bizde var. Dolayısıyla iş adamlarımız, girişimcilerimiz de deneyimli. Bugün artık düne nispetle çok net önümüzü görüyoruz. Beklentilerde son derece olumlu iyileşmeler görüyoruz. Bütün bunlar bizim güçlü ve sağlıklı kalmamıza vesile oluyor. Bütün bunlar yapılacak iş olunca bunu destekleyecek bankacılık sistemi de sağlıyor. Bugün, Allah’a hamdolsun son derece bolluğa, rahat bir kitleye sahip. Şuanda tüm bankacılık sisteminde özkaynağımız vardı, likitte sıkıntımız vardı. Şuanda likitte de ciddi bir artışa sahibiz. Likitlerimiz olunca, onu bireylere ve firmalara kullandırmamız gerekiyor. Bu kredilerde bir toparlanmaya vesile oldu. Artık kredilerdeki negatif gidişat bitmiştir. Son 10 gündür kredilerdeki gidişat pozitif gidiyor. Hem de temel alt yapı yatırımlarında geriye dönük yatırımlar olduğu halde. Total kredi miktarı artıya geçmiştir” diye konuştu.

    “Nakit akışkanlıklarını düzeltmek istiyoruz”

    Futbol kulüplerinin borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili Aydın, “Biz zaten spor kulüpleri ile çalışıyoruz. Spor kulübü ile çalışan bir sürü banka var. Ne kadar destek vermişsek hepsini piyasa koşullarında vermişiz. Spor bir ekonomidir. Yayıncı kuruluşun Türkiye’deki yayına verdiği rakam 500 milyon dolardır. Futbol ekonomisidir. Biz bu endüstrinin ayakta kalmasını, rekabetin ve bu değerin sürmesini istiyoruz. Örneğin üç büyük kulübün yıllık ortalama geliri 600 milyon TL civarındadır. Şampiyon olacak bir takımı 250 milyon TL’ye kurabilirsiniz. Nakit akışlarında bozukluk var, teminatta sıkıntı yok. Biz nakit akışkanlıklarını düzenlemek istiyoruz. Sadece biz değil, UEFA, TFF, kreditör olarak bizde istiyoruz, müşterimiz de istiyor. Kimseyle yüzde 8 ile bir kredi yapılandırması, ülkenin kaynaklarını çarçur falan etmedik. Bir ticaret yapıyoruz. Bunları verirken de son derece uygun koşullarla veriyoruz” açıklamasını yaptı.

    “Öncü göstergeler havanın açıldığını göstermekte”

    Son ekonomik gelişmelerle ilgili Aydın, “Araba sürdüğümüzü farz edin. Biz ne kadar önümüzü görüyorsak, ayağımızı gaza ona göre yüklüyoruz. Öncü göstergeler havanın açılmakta olduğu. Bunun verilen tepkilerden de olumlu seyri gösterdiği. Belki 2012’deki gibi olmayacak, ama önümüzü görüyor olacağız. Bundan en ufak bir şüphe olmasın. Cemre mi düştü, hava mı açıldı biz gelecekte ümitliyiz, onu müjdeleyelim” şeklinde konuştu.

  • ATO Başkanı Menevşe: “Yeni yıla yeni umutlarla başlamak istiyoruz”

    Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, “Yeni yıla yeni umutlarla başlamak istiyoruz. Son iki aydaki toparlanma, morale ihtiyacı olan iş dünyasının en büyük motivasyon kaynağı olmuştur’’ dedi.

    Adana Ticaret Odası Aralık ayı olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı İsmail Acı başkanlığında, gerçekleştirildi. Üyelerin sorunlarının masaya yatırıldığı ve oda faaliyetlerinin değerlendirildiği olağan meclis toplantısında konuşan ATO Başkanı Atila Menevşe, Türkiye ekonomisinin hızla bir daralmaya doğru giderken, akılcı bir şekilde atılan adımlar ve alınan tedbirlerle ekonomi çarklarının yeniden hareket geçtiğini ifade ederek, “Resesyonun ne kadar sert olacağı ve ne kadar uzun süreceği henüz netleşmiş değil ancak 2019’dan ümitliyiz” dedi.

    “Şimdi iyi giden bir seyir var ama, bu seyir bizleri rehavete düşürmemeli” diyen Menevşe şöyle devam etti:

    Onarmamız gereken bir ekonomimiz olduğunu aklımızdan hiç çıkarmamız gerekmektedir. Onarımın ilk adımları yıl boyunca hep dile getirdiğim konulardır. Tasarruf, üretim ve ihracat. Bu üçlüden birinin eksik kalması başarısız bir ekonomi yönetiminden başka bir şey sunmaz bize. Adımlarımız ciddi ve sürekli olmazsa, 2018 darboğazı, sadece ekonomik sorunların ağırlaştığı ve kısa süreli bir ekonomik daralma olarak kalmayabilir. Daralmanın farklı boyutlara sıçramaması için enflasyon artışı ve cari açıktaki hastalığın teşhisi, sonrasında da tedavisi için bu tırmanmaların masaya yatırılması yeni yılın ilk işlerinden olmalı. Para ve maliye politikasındaki koordinasyonun sürdürülmesi ve kurda ekstra yeni bir gelişme yaşanmaması durumunda, 2019 yılı için enflasyon hedefinin tutturulacağına dair ilk sinyallerin alındığına, 2018 yılının son iki ayındaki rakamlarla şahit oluyoruz. Özetle yeni yıla yeni umutlarla başlamak istiyoruz. Son iki aydaki toparlanma, morale ihtiyacı olan iş dünyasının en büyük motivasyon kaynağı olmuştur.”

    Menevşe konuşmasını şöyle südürdü:

    “2018 yıpratıcı bir yıl oldu ama sızlanmak gibi bir lüksümüz yok. Ayağa kalkacağız ve elimizi taşın altına koymaya devam edeceğiz. Aynı gemide yol almanın gereği bu. Türkiye ekonomisinin temel parametreleri, devlet-özel sektör ilişkileri, küresel yönetişim reel sektör ve finans sektörünün birlikte atması gereken adımların gecikmemesi gerektiğini sürekli belirtiyoruz. Ekonominin normal dinamiklerinin dışında gelişen bu sürecin yükü yalnız reel sektör sırtına yüklenmemelidir. Kamu ve reel sektörün olduğu kadar finans sektörünün de sürece katkı vermesini bekliyoruz. Ancak açıkça söylemem gerekir ki finans sektörü bu süreçte hiç risk almamayı ve reel sektöre karşı katı davranmayı tercih etmektedir. Üyelerimizden son dönemde sıklıkla bankalarla diyalog konusunda şikayetler alıyoruz. Yeni yılda reel sektörün finans sektörü ile uyum içinde olmasını arzu etmekteyiz. Elbette, ilerleyen dönemlerde enflasyonun tekrar tek haneli rakamlara düştüğünü görmek en büyük ümidimiz. Bunun doğru hızda ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için elbette devletin vatandaşlarla ve iş dünyası ile sağlıklı ve güçlü bir iletişim kurması elzemdir. Zira unutulmaması gerekir ki, ekonomi beklentiler üzerine kuruludur. Yeni yıla merhaba demeye hazırlandığımız bu günlerde, ekonominin geliştiği, kalkınmanın sürdürülebilir olduğu, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu bir yılın sizlerle olmasını temenni ediyorum.”

    Türkiye ekonomisinin hızla bir daralmaya doğru giderken, akılcı bir şekilde atılan adımlar ve alınan tedbirlerle ekonomi çarklarının yeniden hareket geçtiğini ifade ederek, “Resesyonun ne kadar sert olacağı ve ne kadar uzun süreceği henüz netleşmiş değil ancak 2019’dan ümitliyiz” dedi.

    Meclis üyeleriyle istişare ve fikir alışverişinin ardından ATOSEV 52. Mali Genel Kurul’un yapılması ile yılın son meclis toplantısı sona erdi.

  • “Yeni Müzemizi Eski Yerinde İstiyoruz” Kampanyası

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ve Antalya Sanayici ve İş Adamları Derneği (ANSİAD) öncülüğünde bir araya gelen Sivil Toplum Kuruluşları , kent merkezinde bulunan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin, bulunduğu alanda çağdaş bir mimari yorumla yeniden yapımı için “Yeni Müzemizi Eski Yerinde İstiyoruz” kampanyası başlatıyorlar.

    Antalya Müzesi’nin EXPO alanına taşınma konusunun gündeme gelmesi vesilesiyle bir araya gelen STK’lar, müzenin mevcut yerinde kalması ve yanındaki Karayolları ve Meteoroloji Bölge Müdürlüğü arazisinin de müze alanına dahil edilmesi talebi konusunda fikir birliğine vardılar. Bu talebi kent gündemine taşımak için de bir kampanya yürütme kararı alındı.

    ATSO ve ANSİAD’ın davetiyle Kaleiçi’nde Suna – İnan Kıraç Vakfı’na ait AKMED’de düzenlenen “Yeni Müzemizi Eski Yerinde İstiyoruz” konulu toplantı yoğun katılımla gerçekleşti. Prof. Dr. Yusuf Örnek’in moderatörlüğünde yapılan toplantıda ATSO Başkanı Davut Çetin, ANSİAD Yüksek Danışma Kurulu ve ANSİAD Müze Komitesi Başkanı Hilmi Ünsal, Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı (TAÇ) Başkanı Mimar Dr. Sinan Genim birer konuşma yaparken, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu, görüşlerini dile getirdiler.

    Davut Çetin: “Müzeyi Mevcut Yerinde Dünya Çapında Bir Mimari İle Antalya’ya Kazandırmalıyız”

    ATSO Başkanı Davut Çetin yaptığı konuşmada Müze konusunun uzun yıllardır ATSO’nun gündeminde olduğunu kaydederek Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın uzun yıllardır Antalya Müzesi’nin dünya çapında bir mimariye kavuşması ve yanındaki kamu kurumlarına ait 40 dönüm alanında dahil edilerek büyütülmesi için çalışmalar yaptığını söyledi. Bu talep doğrultusunda yazışmaların yapıldığını, konunun Bakanlık nezdine taşındığını ancak halen bir sonuç alınamadığını kaydeden Başkan Çetin, “En son Karayolları’ndan biz bu araziyi vermeyiz diye bir yazı geldi. son günlerde de müzenin EXPO’ya taşınacağı konusu kamuoyunda yer almaya başladı. Müze’nin EXPO’ya taşınmasına karşı çıkacak ilk kurum biz oluruz. Bırakın kent merkezi dışına taşımayı, dünyanın en zengin koleksiyonlarından birisini barındıran bu müzeyi, turisti kent merkezine daha fazla çekecek, Antalya’ya değer katacak dünya çapında bir mimari ile kentimize kazandırmamız gerekiyor. Bu talebimizi hep birlikte dile getirmeliyiz.

    Şehir olarak aynı şeyi konuşmalıyız. Kentteki tüm STK’lar küçük küçük işler yapacağına büyük bir hedef doğrultusunda tek vücut olalım. Hep birlikte olalım, şehir olarak bir hedefe doğru yürüyelim. Birlik olursak yapamayacağımız bir iş olmadığına inanıyorum. Bu konuyu gündeme hep birlikte taşıyalım. Böyle bir birlikteliği sağlarsak, Hükümetimizin de, yerel yöneticilerimizin de desteğini alırız “ dedi. Davut Çetin, konuşmasında duayen işadamı İnan Kıraç ve Mimar Sinan Genim’e de Antalya kültür-sanat hayatına katkıları nedeniyle teşekkür etti.

    Hilmi Ünsal’dan Müze Adası Önerisi

    ANSİAD Yüksek Danışma Kurulu ve ANSİAD Müze Komitesi Başkanı Hilmi Ünsal, “Neden böyle bir toplantı düzenliyoruz çünkü bir hayalin peşindeyiz. Toplantımızın amacı bu hayalimizi gerçekleştirmek için ilk adımı atmaktır. Böyle bir müzenin getirdiği kültürel zenginliğin yanı sıra, ekonomi de yaratıyor doğru ama esas kent insanları için yapılıyor” dedi.

    Ünsal sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mevcut müzemiz 30 dönümlük alanda ve 1972’de yapılmış bir müze. Antalya’ya yıllarca hizmet etmiş ve ediyor, hemen yanı başında ise bir alan daha var. Bu 40 dönümlük alanla birlikte toplam 70 dönümlük bir alan içerisinde diyoruz ki işte biz bu hayalimizi gerçekleştirebiliriz. İşte onun için ‘Yeni Müzemizi Eski Yerinde İstiyoruz’ diyoruz. Burayı bir müze adası haline getirebiliriz. Antalya olarak Antalya’yı sevenler olarak bu hayali hep birlikte gerçeğe dönüştürelim istiyoruz.”

    Sembol mimari yapılarla turizmden büyük gelir elde ediyorlar

    Toplantıda dünyada mimarileriyle bulundukları kentlerle özdeşleşmiş başarılı müzelerden örnekler veren TAÇ Vakfı Başkanı Mimar Dr. Sinan Genim, “Dünyada hiçbir ülkede Türkiye’deki kadar kültür birikimi ve tarihi eser yok. Ama bu zenginliği gerektiği gibi pazarlayamıyoruz” dedi. Genim, Londra, New York, Bilbao, Paris gibi kentlerin sembol mimari yapılarla müzecilik alanında ün yaptığını ve turizmden büyük gelir elde ettiğine dikkat çekti. Bu müzelerin koleksiyonları bulunmamasına rağmen sadece mimari yapılarıyla 1.5-2 milyon ziyaretçi çektiğini vurgulayan Genim, bu müzelerin şehir merkezlerinde olduğunu da belirterek, “Kentin 30-40 kilometre dışındaki bir müzeye kimse gitmek istemez” dedi.

    Toplantıya ATSO Başkanı Davut Çetin, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar, ANSİAD Başkanı Sadi Kan, Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, Mimarlar Odası Başkanı Özge Köksal, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Balcı, YÖRSİAD Başkanı Aykut Ege, Antalya Tanıtım Vakfı Başkanı Yeliz Gül Ege, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Şube Başkanı Ayla Yüksel, ANTİKAD Başkanı Aynur Doğan, Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayşen Hamamcıoğlu, Şehir Plancıları Odası Başkanı Ebru Manavoğlu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar, ANTGİAD Başkanı Mustafa Cengiz, ASBİAD Başkanı Mustafa Emre Şandan, Antalya Tabip Odası Başkanı Nursel Şahin, Arkeolog Nevzat Çevik, Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Başkanı Tuncay Neyişçi, AGİDER Başkanı Figen Sayın Yıldıran, KONYSİAD YK Üyesi Cihan Taşkın, POYD’u temsilen Ülkay Atmaca katıldı.