Etiket: İstiyoruz

  • Başkan Zolan: “Denizli’nin Türkiye’de en çok ceviz üreten il sıralamasında olmasını istiyoruz”

    Başkan Zolan: “Denizli’nin Türkiye’de en çok ceviz üreten il sıralamasında olmasını istiyoruz”

    Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme Projesi” kapsamında bu yıl dağıtacakları 160 bin fidan ile Denizli ve Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydederek, “Ceviz üretiminde Denizli ve Türkiye tek başına kendi ihtiyacını şu anda karşılayamıyor. Onun için dağıttığımız bu fidanlarla Denizli’nin Türkiye’de en çok ceviz üreten il sıralamasında olmasını istiyoruz” dedi.

    Denizli’nin Türkiye’de ceviz üretiminde ilk sırayı alması, cevizde dışa bağımlığının azaltılması ve Denizlili üreticilerin gelirinin artırılması amacıyla Denizli Valiliği koordinesinde, Denizli Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Denizli Ticaret Borsası işbirliğiyle hayata geçirilen “Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme Projesi” kapsamında bu yıl planlanan 160 bin ceviz fidanının dağıtımına başlandı.

    Denizli Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Denizli Ticaret Borsası (DTB) işbirliğinde 2017 yılında hayata geçirilmeye başlanan “Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme Projesi” kapsamında üreticilere bu yıl hibe verilecek toplam 160 bin ceviz fidanının dağıtımına başlandı. Denizli’nin Türkiye’de ceviz üretiminde ilk sırayı alması, cevizde dışa bağımlığının azaltılması ve Denizlili üreticilerin gelirinin artırılması amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında düzenlenen ceviz fidanı dağıtım töreni Tavas ilçesinde yapıldı. Programa, Denizli Valisi Hasan Karahan, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü Yılmaz Erkaya, MHP Denizli İl Başkanı Cafer Birtürk ve ilçe belediye başkanları davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “Ekonomiye katkı sağlamayı hedefliyoruz”

    Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan da, hayırlı bir işin daha başlangıcını yaptıklarını belirterek, proje kapsamında 160 bin ceviz fidanının toprakla buluşturacaklarını dikkat çekti. Çiftçilere sertifikalı fidanlarla toprakla buluşturacaklarını ve oradan elde edeceği ürünler ile kendi imkanları ve ürettikleri ürünler ile ülke ekonomisine katkı sağlayacaklarını belirten Başkan Zolan, “Biliyorsunuz ceviz dışarıdan ithal edilen bir ürün kendi kendimize yettiği bir ürün değil ceviz. Her ne kadar Türkiye’de ceviz üretiminde üst sıralarda olsak da, Denizli ve Türkiye tek başına kendi ihtiyacını şuanda karşılayamıyor. Onun için inşallah istiyoruz ki Denizli bu dağıttığımız fidanlarla Türkiye’de en çok ceviz üreten il sıralamasında olsun hem ülkemizin ihracatı anlamında katkı sağlasın hem de ithalatı da durdurması noktasında bir girişim olsun. Büyükşehir olduktan sonra ayrıca biz tarımsal anlamda birçok destekler verdik çiftçilerimize yanında olduk. Onların çözüm ortağı olduk elimizden gelen en üst seviyede katkı sağlamaya gayret ettik” diye konuştu.

    160 bin fidan sezon boyunca dağıtılacak

    Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme Projesi, Denizli’de 48 bin 250 dekar olan ceviz alanını 100 bin dekar alana ulaştırmak hedefiyle 2017 yılında başladı. Proje 2 yılda büyük mesafe alırken hedefin yıllık 100 bin adet aşılı ve sertifikalı ceviz fidan üretimi ve dağıtımını sağlamak olduğu ifade edildi. Proje başlangıcında Denizli’de 48 bin dekar olan ceviz üretim alanının 2018 TÜİK verilerine göre 70 bin 66 dekara ulaşarak ülke sıralamasında alan bakımından birinci sıraya çıktığı, üretim bakımından ise 2. sırada yükseldiği belirtildi. Proje ile 2018-2019 dikim sezonunda 125 bin adet ceviz fidanının Denizli’nin 17 ilçesindeki bin 490 üreticiye dağıtıldığı, 2019-2020 dikim sezonunda ise yaklaşık 160 bin adet fidan dağıtımının gerçekleşeceği belirtildi.

  • Baklagil Konseyi Başkanı Özdemir: “Baklagil ürünlerine pozitif ayrımcılık istiyoruz”

    Baklagil Konseyi Başkanı Özdemir: “Baklagil ürünlerine pozitif ayrımcılık istiyoruz”

    MERSİN (İHA) – Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Abdullah Özdemir, Türkiye’de 80’li yıllarda 2 milyon ton olan bakliyat üretiminin bugün 1 milyon tona gerilediğine dikkat çekerek, ülkenin baklagil ürünlerinde öncelikle kendine yeter duruma gelmesi gerektiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığından, baklagil ürünlerine pozitif ayrımcılık isteyen Özdemir, “Tarım Bakanlığı, baklagil ürünlerini ‘özel ürünler’ olarak nitelemeli” dedi.

    Ulusal Baklagil Konseyinin 9. Olağan Genel Kurulu Akdeniz İhracatçı Birlikleri toplantı salonunda yapıldı. Genel Kurula, Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan ile genel kurul üyeleri katıldı.

    “Ürün konseyleri, ülke tarımına faydası olmayan etkisiz örgütlere dönüştü”

    Genel Kurulun açış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Özdemir, bakliyat sektöründe yaşanan sorunlar ve beklentileri anlattı. Ulusal Baklagil Konseyinin, tarım, ticaret, sanayi, araştırma ve meslek kuruluşları ile üreticilerin temsil edildiği homojen bir yapıya sahip olduğunu söyledi. 2006 tarihinde Tarım Kanunu ile beraber ürün borsalarının konsey kurmalarına izin verildiğini anımsatan Özdemir, Baklagil Konseyinin ise 2010’da kurulduğunu belirtti. Tarım Kanununda, ürün konseylerinin varlık amacının, ulusal tarım politikaları çerçevesinde çalışmalar yapmaları olarak belirlendiğini ifade eden Özdemir, “Ürün konseyleri artık varlık amaçlarına hizmet etmekten uzak, bu haliyle ülke tarımına faydası olmayan etkisiz örgütlere dönüşmüştür” dedi.

    “Ürün konseylerinin verimli hale getirilmesi bakanlığımıza bağlıdır”

    Ürün konseylerinin amaçları doğrultusunda işler hale getirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığından beklentilerini de anlatan Özdemir, “Ürün konseylerinin verimli hale getirilmesi bakanlığımıza bağlıdır. Bu yapıldığı takdirde başta ilgili sektörler olmak üzere ülkemiz tarımı için önemli kazanımlar sağlanabilecektir. Öncelikle beklentimiz, üst düzey katılım ile periyodik toplantılar yapılarak, bakanlığımız ile ürün konseyleri arasındaki bağların güçlenmesi. Bakanımızın, ilgili tüm ekipleriyle yer alacağı böylesi buluşmalar, sorunların teşhisi ve çözüm geliştirilmesi için çok önemli olacaktır. Aynı zamanda düzenli görüş alışverişleri, çalıştaylarla bu sürecin desteklenmesi gerekir. Böylece ürün konseylerinin tarım politikalarında daha aktif rol alan ve sektörü yönlendiren bir yapıya kavuşabileceğini düşünüyoruz. Ülkemiz ve Tarım Bakanlığımız, Ulusal Baklagil Konseyinden verim elde etmek istiyorsa mutlaka irtibat kurması ve bizlerle çalışması yapması lazım” diye konuştu.

    “80’li yıllarda 2 milyon ton olan bakliyat üretimi 1 milyon tona geriledi”

    Gümrük vergisi uygulamasına da değinen Özdemir, Türkiye’nin, bakliyatta hem üretim hem ihracat olarak özellikle 80’li yıllarda sahip olduğu verimli günlere dönmesinin yolunun, bütüncüm politikalar uygulanmasına bağlı olduğunun altını çizdi. 80’li yıllarda 2 milyon ton olan bakliyat üretiminin bugün 1 milyon tona gerilediğine dikkat çeken Özdemir, “Bu üretim rakamını yeniden yakalamak için bütüncül politikalar uygulamamız lazım. Verilen desteklerden ürün kredisi uygulamasına kadar her bir enstrüman doğru şekilde planlanmalı, birbiriyle çelişmemelidir. Böylece üretimin istikrarlı ve kalıcı bir şekilde artmasını sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

    “Tarım Bakanlığı, baklagile pozitif ayrımcılık uygulamalı”

    Türkiye’nin, baklagil ürünlerinde öncelikle kendine yeter duruma gelmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, Bakanlıktan bu ürünlere pozitif ayrımcılık uygulamasını istedi. Baklagilde ithalat verilerini paylaşan Özdemir, şunları söyledi:

    “Türkiye, 2017’de 373 bin ton, 2018’de 352 bin, bu yılın ilk 10 ayında ise 274 bin ton kırmızı mercimek ithal etmiş. Bunlar iç piyasaya giren mallar değil, genelde dahili işleme kapsamında gelip tekrar ihracatı yapılan ürünler. Ama bizde yok ki, o nedenle o malları üçüncü ülkelerden alıyoruz. Problem burada. Sonuçta, şu anda vardığımız durumda Türkiye, ürettiği mercimeği iç piyasada tüketiyor, dışarıdan getirdiği mercimeği de ihraç ediyor. Elin taşıyla elin kuşu yapıyoruz ama bu ne zamana kadar devam edecek, bunu bilmiyoruz. Öncelikle kendimize yeterli hale gelmemiz lazım. Mercimekte kendimize yeterli halde değiliz. Geçmiş yıllarda bunu fasulyede, nohutta yaşadık. Onun için Tarım Bakanlığının, baklagil ürünlerini Amerika ve Kanada’da olduğu gibi ‘özel ürünler’ olarak nitelemesi lazım. Biraz daha pozitif ayrımcılıkla bakması lazım.”

    “Üretim rakamları doğruyu yansıtmıyor. Yeni bir veri sistemi oluşturulmalı”

    Bakliyatta geleceğe yönelik verimli politikalar tasarlayabilmenin, mevcut durumun iyi saptanmasından geçtiğine işaret eden Özdemir, bunun için de dinamik bir veri sisteminin artık elzem hale geldiğini kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerinin gerçeği yansıtmadığını öne süren Özdemir, “TÜİK verilerine göre, 2018’de Türkiye’de 630 bin ton nohut üretilmiş. Buna inanmıyoruz. Böyle bir üretim olsa her şey farklı olur. Ofisin aldığı bir miktar nohut var, Mersin’e gelen 50 bin ton. Peki ürünün gerisi nerede? Amacım, kimseyi eleştirmek değil, doğrulara varmak. Ancak doğru verilerle üretim politikaları belirleyebilirsiniz. Kırmızı mercimek 310 bin diyor. Türkiye’de 310 bin mercimek olsa, kabuklusunun kilosu 5 liraya çıkmaz. Kırılmış mercimekte Kanada malını iç piyasada 4,10-4,20’ye satarken, yerli mercimekten yapılmış futbol mercimeği ise 6,60-6,70 liradan satıyoruz. Arada uçurum var. Demek ki, bir yerde yanlışlık var. Türkiye, 220 bin ton fasulye üretmiş. Bu da doğru değil. Türkiye’de maalesef üretim rakamları doğruyu yansıtmıyor. Yeni bir veri sitemi oluşturulmasının, ülkemiz tarım politikaları açısından yararlı olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    Bakliyatta türev ürünler konusunda da bilgi veren Özdemir, Amerika’da 90’lı yılların ortalarında 5 milyon dolar olan humus ticaretinin 2018’de 1 milyar dolara çıktığını söyledi. Özdemir, Mersin Ticaret Borsası olarak bakliyatta türev ürünler geliştirmek amacıyla ar-ge çalışma başlattıklarını belirtti.

    “Kendi çabamızla Türkiye’de bakliyatı kurtarmaya çalışıyoruz”

    Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Arslan da kanundan çok şey beklediklerini, ancak bugün itibariyle hiçbir yere gitmediğini vurgulayarak, “Biz de kendi çabamızla Türkiye’de bakliyatı kurtarmaya çalışıyoruz. Mersin Ticaret Borsasının tohumculukla ilgili çalışması var. biz bu işi 1 milyon lirayla yapıyoruz. 1 milyon lirayla Türkiye’nin nohut, mercimek ve fasulye problemini çözmeye çalışıyoruz. Bu alanda çalışan kurumların bütçelerinin büyümesi için devletin bir mekanizme kurması lazım. Türkiye’de tohumla ilgili ciddi sorunlarımız var. Bunun yöntemleri de belli, nasıl çözüleceğini herkes biliyor” dedi.

  • Aydemir: ‘Kızıl elması olan bir gençlik istiyoruz’

    Aydemir: ‘Kızıl elması olan bir gençlik istiyoruz’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ’Gençlik, her yönüyle zirveleri ifade eden, enerjisiyle Türkiye sathını tarif eden bir kavram. ‘ dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığı 2020 Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu etabında görüşlerini paylaşan Milletvekili Aydemir, sunumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gençlik tarifini paylaşarak, ‘Kızıl elması olan bir gençlik istiyor ve amaçlıyoruz’ vurgusunda bulundu.

    CUMHURBAŞKANIMIZIN GENÇLİK TARİFİ

    Milletvekili Aydemir, Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinde, Gençliği tarif etmek lazım “Nasıl bir gençlik?” sual bu olmalı. Gençliğin kırmızı çizgileri ne olmalı, bunların altını çizmek lazım ve ben bu suale ve bu tespite Sayın Cumhurbaşkanımızın, gençliğe hakikaten çok gani destek veren Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle katkı sunmak istiyorum müsaadenizle. “Nasıl bir gençlik? Diploma avcılığı yaparak kariyer peşinde koşan değil, hakiki manada ilim ve hikmet arayışında olan bir gençlik. İmanı ve ahlakı hayatının merkezine yerleştirmiş bir gençlik. Kalbiselim sahibi bir gençlik yani imanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik. Zevkiselim sahibi bir gençlik yani sanatıyla, kültürüyle, estetiğiyle zirvede bir gençlik. Aklıselim sahibi bir gençlik yani ilimde, fende, teknikte, tefekkürde en ileride bir gençlik.” Muhteşem bir tarif. Yani buna şapka çıkarılır. Sayın Cumhurbaşkanımıza minnettarız, hakikaten çok özgün, çok özel biri. ‘ dedi.

    BAKAN KASAPOĞLU’NA ÖVGÜ

    Sunumunda Bakanlığı genç bir ismin yönetmesinin, Bakanlık ismiyle müsemma bir yaklaşım olduğunun altını çizen Milletvekili Aydemir, ‘Bir defa, gençlik, hakikaten bizim için her yönüyle zirveleri ifade eden, enerjisiyle Türkiye sathını tarif eden bir kavram. Dolayısıyla bu kavramı tarif eden, bu kavramı tanımlayan Bakanlığın başında da bir gencin olması lazımdı. öyle de oldu ‘ kaydını düştü.

    AYDEMİR’DEN HELAL VE HARAMI BİLMEK VURGUSU

    Bakanlığın izlediği gençlik politikalarına ve ortaya koyduğu kırmızı çizgilere dikkat çeken Milletvekili Aydemir, ‘Bize göre insan olmanın da en kestirme miyarı, en mühim miyarı, ölçüsü o; helal, haram bilmek, gençliği de bu kıvamda yetiştirmek, bu kıvama taşımaktır.’ sözleriyle Bakanlık çalışmalarına övgüde bulundu.

    ESER SİYASETİ

    AK Parti’nin son 17 yılda eser siyaseti izlediğine dikkat çeken Milletvekili Aydemir, AK Parti kadrolarının memleket meselelerine muttali ve mümeyyiz olduğunu belirterek, ‘Bizim yaptıklarımız, on yedi yıldır yaptıklarımız orta yerde. Hizmetlerimizi eser siyasetiyle ortaya koyduk. Dolu dolu söylüyorum ben bunu elhamdülillah, bugüne kadar şu kadro o dediğim tarif üzerine yürüdü. Yürüdüğü için Türkiye’yi zirvelere taşıdı her konuda.’ diye konuştu.

    AYDEMİR’İN ERZURUM TALEPLERİ

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Bütçesi üzerine olan sunumunda Erzurum’a yönelik talepleri paylaşan Milletvekili Aydemir, İlde Kış Sporlarına yönelik bir akademik yapı kurulmasını, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki illerin her birinde ihtisas spor alanları belirlenmesini, okullardaki beden eğitimi derslerinin fonksiyonel hale getirilerek, branş dersleri verilmesini talep etti. Aydemir, futbol özelinde de yabancı futbolcu sayısına sınırlandırma getirilmesini istedi.

    BEDEN EĞİTİMİ DESLERİNİN GÜNCELLEŞTİRİLMESİ

    Özellikle ortaokul ve lise düzeyinde beden eğitimi derslerinin güncelleştirilmesi gereğine değinen Milletvekili Aydemir, ‘Okullardaki beden eğitimi dersleri fonksiyonel değil. Okullarımızda çok muhteşem spor salonları var, özel yapım ancak beden eğitimi dersleri böyle çok sathi, sıradan yapılıyor, onlara bir tarif getirmek lazım. Mesela ben bir iki not almıştım, futboldan güreşe, basketboldan Uzak Doğu sporlarına kadar alanlar oluşturulabilir beden eğitimi dersleri için; bu bir talebimiz olsun. ‘dedi.

    BÖLGEDE İHTİSAS SPOR ALANLARI BEKLENTİSİ

    Doğu Anadolu Bölgesi illerinde mevcut genç potansiyelin sportif aktivitelerle değerlendirilmesini isteyen Milletvekili Aydemir, ‘İkinci talebimiz, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki illerin her birinde ihtisas spor alanları oluşturulmasıdır. Mesela Erzurum’da kış sporları çok önemli, mesela Elâzığ’ımızda güreş, mesela Hakkâri’miz atletizm için çok uygun. ‘ ifadesini kullandı.

    ERZURUM VE KIŞ SPORLARI

    Milletvekili Aydemir, Universiade 2011 Erzurum kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öngörü ve yaklaşımıyla devasa yatırımlar gerçekleştirildiğini belirterek, ‘Bir başka talebimiz, Erzurum’da Sayın Cumhurbaşkanımızın müzaheretiyle oluşturulan kış sporlarına dönük yatırımlar, spor yatırımları oldu, spor tesisleri oldu Onların çok daha fonksiyonel hâle gelebilmesi için özel bir zemin oluşturmak lazım. Bunu bir tarif içerisine de koyabiliriz bilahare, ona zihninizi teksif etmenizi istirham ediyorum. Mesela kış sporları orada gene çok önemlidir. Bir akademik birim oluşturulması düşünülebilir. ‘ talebine yer verdi.

  • Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı: “Bakanımızdan TMO’yu devreye sokmasını, kuru üzüm avans fiyatlarını acilen açıklamasını istiyoruz’’

    Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı: “Bakanımızdan TMO’yu devreye sokmasını, kuru üzüm avans fiyatlarını acilen açıklamasını istiyoruz’’

    Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye geçtiğimiz günlerde Manisa’da açıkladığı çekirdeksiz kuru üzüm fiyatıyla ilgili, “Eğer borsadaki seyir 10 liranın altına düşecek gibi olursa devlet olarak, TMO olarak girer müdahale ederiz” sözlerini hatırlatarak, tüccarların şu anda 8 ile 8.5 TL arasında fiyatlar verdiğini ve üreticinin mağdur olduğunu söyledi.

    Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, tüccarların açıklanan kuru üzüm fiyatlarının altında alım yaptığını belirterek, Bakan Bekir Pakdemirli’ye çağrıda bulundu. Bakan Pakdemirli’nin “Eğer borsadaki seyir 10 liranın altına düşecek gibi olursa devlet olarak, TMO olarak girer müdahale ederiz” sözlerinin çiftçiler tarafından sevinçle karşılandığını söyleyen Ülgen, “Bakan Pakdemirli tarafından açıklanan kuru üzüm taban fiyatına rağmen tüccarlar tarafından 8-8.5 TL arasında fiyatlar veriliyor. Bu yıl yaş üzüm fiyatları üreticiyi memnun etmedi. Şu an 2-4 TL arasında alımlar yapılmakta. Yaş üzümde istediğini bulamayan üzüm üreticileri hava sıcaklarından yararlanmak için üzümlerini kurutma yönüne başladı. Ancak bu kez de tüccarlar 10 TL’lik taban fiyata rağmen 8-8.5 TL arasında fiyatlar teklif ediyor. Sarıgöl Ziraat Odası olarak Sayın Bakanımızdan TMO’yu devreye sokmasını, ayrıca TARİŞ’in de alacağı kuru üzüm avans fiyatlarını acilen açıklamasını istiyoruz’’ dedi.

    Sarıgöl’de üzüm üreticileri üzümlerini boş buldukları alanlara ve Alaşehir çayı çevresine sermeye başladı.

  • Ayhan Atik: “Ligi ilk 10’un üzerinde bitirmek istiyoruz’’

    Ayhan Atik: “Ligi ilk 10’un üzerinde bitirmek istiyoruz’’

    Sezon öncesi kamp çalışmalarını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde sürdüren MKE Ankaragücü’nde Teknik Direktör Ayhan Atik ligi ilk 10’un üzerinde tamamlamak istediklerini söyledi. Ayrıca Atik, ellerindeki oyuncuları muhafaza ettiklerini de ifade etti.

    Süper Lig ekiplerinden MKE Ankaragücü Erzurum Palandöken Dağı’nda günü çift idmanla tamamladı. Teknik Direktör Ayhan Atik yönetiminde yaklaşık 2 saat süren antrenman koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Ardından güç ve dayanıklılık çalışan Ankara ekibi son bölümde ise 5’e 2’i top kapma antrenmanı yaptı.

    Antrenman sonrası İHA’nın sorularını yanıtlayan Teknik Direktör Atik, lige iyi bir başlangıç yapmak istediklerini belirterek, “Çalışmalarımız gayet iyi gidiyor. Hazırlık maçlarımız oldu. İzinden sonra Ankara’da hazırlık maçlarımız olacak. Kamp süreci çok iyi gidiyor. Biz ligi ilk 10’un üzerinde bitirmek istiyoruz. Ankaragücü ilk Süper Lig’e çıktığında gayet iyiydi. Devre arasına doğru biraz sıkıntılar yaşamıştık. Sonra toparlanmasını bildik. Sezona iyi başlayıp iyi de bitireceğimize inanıyoruz” dedi.

    Transfer yasakları olduğu için eldeki oyuncuları muhafaza etmeye çalıştıklarını kaydeden Atik, “Eldeki oyuncularımızı muhafaza ettik. Boyd ve Sacko iyi bir sezon geçirmişti. Bizde kiralıktılar. Boyd Beşiktaş’ı tercih etti. Sacko Denizlispor’a gitti. Bizim kadromuz yine de güçlü. Elimizden geldikçe oyuncularımız muhafaza etmeye çalıştık” ifadelerini kullandı.

    Gençlerbirliği ile dostça bir Ankara derbisi yaşayacaklarını da dile getiren Atik, “Gençlerbirliği ve Ankaragücü arasındaki maçlar hep dostluk içerisinde geçmiştir. Ankara’nın güzide iki takımıyız. Ligde karşılaşınca da gayet iyi maçlar olacağını düşünüyorum. Ankara derbileri fair play içerisinde geçecek diyebiliriz” diye konuştu.