Etiket: İstiyoruz

  • Semih Özü: “İnşallah ikinci devreye daha moralli daha hazır olarak girmek istiyoruz”

    Semih Özü: “İnşallah ikinci devreye daha moralli daha hazır olarak girmek istiyoruz”

    TFF 1. Lig’in 12. hafta erteleme maçında deplasmanda Ankaraspor’un 2-0 mağlup eden Adanaspor’da Teknik Sorumlu Semih Özü, “İnşallah oynayacağımız son Akhisar maçını da kazanıp ikinci devreye daha moralli daha hazır olarak girmek istiyoruz dedi.

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Semih Özü, ”Bugün kazandığımız için mutluyuz. Zor bir ortam iki takımın oyuncuları içinde. Ankaraspor’un da durumu ortada. Genç bir takım, genç bir antrenör. Beraberliğin iki tarafa da yetmediği bir maçtı. Son ana kadar direndiler. Hücum yapmaya çalıştılar. Maçın önemi, telafisinin olmaması aslında bizim oyuncularımıza da gerdi. Golün sonradan gelmesi, sonradan da gelse bizi mutlu etti. Bütün oyuncularımızı tebrik ediyoruz. Ankaraspor’a geçmiş olsun diyorum. İnşallah oynayacağımız son Akhisar maçını da kazanım ikinci devreye daha moralli daha hazır olarak girmek istiyoruz” dedi.

  • Rektör Prof. Dr. Özaydın, Suriye’yi yeniden inşa edecek bir eğitim ordusu kurmak istiyoruz

    Rektör Prof. Dr. Özaydın, Suriye’yi yeniden inşa edecek bir eğitim ordusu kurmak istiyoruz

    Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın, Suriye Güvenli Bölgelerde yükseköğretim ve eğitim faaliyetlerine katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarıyla bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, “Ayakları yer basan projelerle Suriye’nin güvenli bölgelerinde bir kampüs mantığında eğitim ordusunu kurmak istiyoruz” dedi.

    Suriye bölgesinde tüm dünyanın gözü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Arif Özaydın, “Biz yabancı güçlerin bu topraklarda söz sahibi olmalarını istemiyoruz. İnanç ve kültür birlikteliğimiz sebebiyle bizler orada eğitim ordusu kurmak istiyoruz. Suriye halkının haklarını düşünerek siz içeriden biz dışarıdan orayı yeniden eğitimle inşa edeceğiz. Orada kuracağımız eğitim tesisiyle çocuklarımızın zihinlerini kodlayacağız. Zihinleri Medine merkezli değerlerle kodladığınızda o çocuklar bizim olur. Amacımız, o coğrafyayı fethetmek değil, oradaki insanlara eğitimi götürmek ve o coğrafyayı terk etmemelerini temin etmek. Çünkü çözüm, toprakları terk etmekte değil, topraklara sahip olmakta. Bu sebeple o topraklara biz gideceğiz ve çocuklarımıza eğitim imkânını temin edeceğiz“ ifadelerin kullandı.

    Suriye’deki çocuklarımızı küresel dünyanın ve Batının başka üniversitelerine teslim edemeyiz diyen Prof. Dr. Özaydın, “Gaziantep Üniversitesi bir markadır. Biz girdiğimiz anda herkes bizi tercih edecektir ve o çocukları biz eğiteceğiz. Batılı değerler üzerinden Londra’dan, Paris’ten, New York’tan beslenen eğitimle oraya hâkim olamayız. Zihinleri kim kurarsa o topraklar onun olur. Medine Merkezli değerlerle eğitimi yeniden formüle edersek o çocuklar bizim olur. Dolayısıyla da o coğrafyada biz söz söylemiş oluruz” şeklinde konuştu.

    Suriye Geçici Hükümeti Milli Eğitim Bakanı Dr. Huda el Absi ise başta GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın olmak üzere Türk halkına, Türkiye Hükümetine ve Türkiye Devleti’ne hem göstermiş oldukları misafirperverlikten hem de Suriye içerisinde yapmış oldukları hizmetlerden dolayı teşekkür etti.

    Yükseköğretimle ilgili bölgede acilen çözülmesi gereken problemler olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanı Dr. Huda el Absi, “Biz kardeşiz. Eğer bu bölgenin inşasıyla ilgili bir başarı göstermek istiyorsak öncelikle bu problemlerin çözümüne dair planlamalar yapmamız gerekir. Gaziantep Üniversitesi’nin bölgede açmış olduğu fakülteler ve birimlerden dolayı teşekkür ederiz” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Dr. Huda el Absi konuşmasında şu ifadelerde bulundu:

    “Siz bizim Ensar’ımız olduğunuz için bazı isteklerimiz oluyor. Bu konuda da bizi anlayacağınızı umut ederiz. Suriye içerisinde, bölgede birçok üniversite teşebbüsleri var. Bunlardan en önemlisi, en büyüğü olan Özgür Halep Üniversitesi’nin şu anda 7 bin 500 öğrencisi var. Bu konuyla ilgili öncelikle, Suriye güvenli bölgelerde yükseköğretimi kontrol altına alacak, teftiş edecek bir komisyonun kurulması gerekiyor. Özgür Halep Üniversitesi’nin konumundan dolayı, burada okuyan öğrenciler, üniversite personeller ve bu öğrencilerin yetiştirilmesinde meydana gelen problemlerle ilgili bir mekanizmanın hep birlikte ortaya koyulması gerekiyor. Bu konunun çözümüyle ilgili hem sizden hem bizim Geçici Hükümet’teki ilgili kurullardan oluşan bir komisyon oluşturularak, bölgede yeni üniversite teşebbüslerine izin verilmemesi ders verecek kişilerin diplomalarının kontrol edildikten sonra bir mekanizmanın belirlenerek görevlendirmelerin yapılması noktasında bir adım atabiliriz. Eğer eğitim başarılı olursa her şey başarılı olur. Eğitimde başarılı olursak bölgede başarılı oluruz.” GAÜN Rektörlük Senato Odası’nda gerçekleşen toplantıya, Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın’ın yanı sıra, Suriye Geçici Hükümeti Milli Eğitim Bakanı Dr. Huda el Absi, GAÜN Rektör Danışmanları Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar ve Öğr. Gör. İbrahim Halil İlgi’nin yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu katıldı.

    Konuşmaların sonrasında, GAÜN Rektör Danışmanı İbrahim Halil İlgi tarafından Afrin Eğitim Fakültesi, Azez İslami İlimler Fakültesi, El-Bab İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Cerablus Meslek Yüksekokulu’nun mevcut durumları ile ilgili sunum yapılarak katılımcılar bilgilendirildi. Toplantının son bölümünde ise Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın katılımcıların görüşlerini dinledi.

  • Hüseyin Çimşir: “Beşiktaş karşısında puan yada puanlar kazanmak istiyoruz”

    Hüseyin Çimşir: “Beşiktaş karşısında puan yada puanlar kazanmak istiyoruz”

    BB Erzurumspor Teknik Direktörü Hüseyin Çimşir, Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur müsabakasında Esenler Erokspor karşısında alınan 5-1’lik galibiyeti değerlendirdi.

    Kazandıkları için mutlu olduklarını dile getiren Teknik Direktör Çimşir, “Bizim ekip olarak 12’nci günde oynadığımız bu dördüncü müsabakamız. İlk resmi galibiyetimiz. İnşallah bunun devamı gelir” dedi.

    Oyun başlangıcı ve ilk yarıdaki oyun disiplininden memnun olduğunu belirten Hüseyin Çimşir, “Güzel işler yaptığımızı düşünüyorum. 45 ile 60-65 arası topa sahip olmakta problemler yaşadık. Oyun şımarıklığı olabilir. Adımızı bir üst tura yazdırdık. 4. golden sonra oyun istediğimiz gibi gelişti. Adımızı bir üst tura yazdırdık” diye konuştu.

    Hüseyin Çimşir hafta sonunda deplasmanda oynayacakları Beşiktaş maçı ile ilgili olarak ise “Önemli bir müsabaka. Önemli bir rakip. Beşiktaş şampiyonluğun güçlü adaylarından biri. Kolay maç yok. Puan ya da puanlar almaya gideceğiz oraya. Artıları var onları ortadan kaldırmak için. Biz oyun organizasyonunu biraz daha geliştirmemiz gerekiyor. Elimizden geleni yaparak iyi bir sonuçla evimize dönmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Parlatan: “Üst sıralara oynamak istiyoruz”

    Parlatan: “Üst sıralara oynamak istiyoruz”

    Süper Lig’in 10. haftasında DG Sivasspor’u deplasmanda 1-0 yenen Göztepe’de teknik sorumlu Ersan Parlatan, “Biz üst sıralara oynamak istiyoruz ve bunun içinde galibiyetler lazım. Seri yakalamak lazım. Umarım bu yolda emin adımlarla ilerleriz” dedi.

    Göztepe Teknik Sorumlusu Ersan Parlatan, Sivasspor’u 1-0 yendikleri maçın ardından düzenlediği basın toplantısında açıklamada bulundu.

    Parlatan, “İlk etapta çok mutluyuz ve sevinçliyiz. İlk deplasman galibiyetimizi aldık. Deplasmanlarda kaybetmiyorduk ama galip de gelememiştik. Zorlu Sivas deplasmanından 1-0 galip gelmek bizim adımıza önemli. Neticesinde geçen hafta bir galibiyet almıştık. Bunun arkasından 2. galibiyeti alarak uzun süredir 2 maç arka arkaya kazanma sevincini yaşıyoruz. İlk devre ofansif anlamda istediğimiz şeyleri sahaya yansıtamadık. Biraz etkisiz kaldık ve çok çabuk top kaybettik. Burada Sivas bize göre daha üstün bir oyun sergiledi. Biz maçın ikinci devresinde dengeyi kurabildik. Maça ağırlığımızı koyduk. Genel anlamda 90 dakika boyunca çok iyi anlamda defans yaptık. Çok güzel bir golle maçı 1-0 kazandık. Çok sevinçliyiz ve mutluyuz. Bu demek oluyor ki biraz üst sıralara tırmanıyoruz. Umarım bu netice ile güzel oyunumuzu diğer haftalara taşırız. Biz üst sıralara oynamak istiyoruz ve bunun içinde galibiyetler lazım. Seri yakalamak lazım. Umarım bu yolda emin adımlarla ilerleriz” dedi.

  • Kemal Kılıçdaroğlu: “Ahlaklı bir siyaseti bu coğrafyaya getirmek istiyoruz”

    Kemal Kılıçdaroğlu: “Ahlaklı bir siyaseti bu coğrafyaya getirmek istiyoruz”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yeni bir siyaset, ahlaklı bir siyaset anlayışını bu coğrafyaya getirmek istiyoruz. Ama bunu biz tek başımıza yapamayız. Beraber yapacağız. Esnafın derdini anlatacak makam yok. Bunu kurmak çok mu zor. Anayasa da esnaf korunacak diyorlar ama koruyacak makam yok. Esnaf bakanlığı olacak ki esnafın makamı olsun” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir dizi toplantı ve açılış için dün akşam saatlerinde hava yoluyla Adana’ya geldi. Sabah saatlerinde CHP il ve ilçe yönetiminin yanı sıra Tabipler Odası Yönetim Kuruluyla basına kapalı görüşme gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, daha sonra babası vefat eden eski CHP Milletvekili Aytuğ Atıcı’ya taziye ziyaretinde bulundu.

    Ardından Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda esnafla buluşan Kemal Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, “Bütün esnaf kardeşlerimin bu süreçte çok büyük sıkıntı yaşadığını biliyorum. En baştan itibaren hiç kimseyi suçlamadan nelerin yapılması gerektiğini anlattım. Karar alındı bütün işyerleri kapandı ama esnaf kardeşim gelir elde edecek mi? Hayır. Sosyal devlet bizim anayasamızda değiştirilmesi teklif edilemeyen yasanın içinde yer alıyor. Sosyal devlet fakirin, garibanın yanında olan devlet demektir. Sosyal devlet budur. Esnafın bir artısı daha var. Anayasa da esnaflarla ilgili özel bir düzenleme var. Sanayici, turizmci için yok. Esnafın korunması için anayasa özel bir düzenleme yapmış. Yani bir anlamda devlet dediğimiz kurumun ana omurgasını esnaf oluşturuyor. Bütün coğrafyada esnaf vardır” diye konuştu.

    “Dükkanı kapatmasına haklı diyorum ama yardım yapmamasına haksız diyorum”

    Esnafın ahi evran kültürü, dayanışma kültürü olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, “Komşusu gelir elde etmiyorsa onun da gelir elde edebilmesi için özel bir çalışma vardır. Esnaf devletin orta direğidir. Bu süreçte esnafın hangi sorunu çözüldü? Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Pandemide yaşadığımız süre içerisinde esnafın hiçbir sorunu çözülemedi. Bankalarda krediler falan zaten verildi. Aldığınız kredilerin faizi silindiyse veya faizsiz kredi verildiyse evet devlet yardım yaptı derim. Sadece size borç verdi ve karşılığında faiz alacak. Dükkanı kapatmasına haklı diyorum ama yardım yapmamasına haksız diyorum. Sosyal devlet nerede çıkacak? Esnaf dükkanı kapatıyorsa esnafa kira yardımı yapacak. Diğer ülkelerde nasıl oldu. Benim dediğim gibi oldu. Bu aynı zamanda devletle vatandaş arasında ciddi bir güvenin doğması demektir. Ama güvensizlik oluştu” ifadelerini kullandı.

    “Esnaf bakanlığı kurmalıyız”

    Bir esnafın kendisine, “Ben devlete 40 yıldır vergi veriyorum ama 40 gün devlet bana bakamadı” dediğini kaydeden Kemal Kılıçdaroğlu, esnaf bakanlığı da kurulması gerektiğini söyleyerek şunları kaydetti:

    “Eğer Türkiye’de esnaf gerçekten korunmak isteniyorsa, onun beklentilerini, onun sorunlarını dinlemek zorundayız. Benim konuştuğum esnaf arkadaşlarla ilgili bana şunu diyorlar; “Bazen sorunumuz çıkıyor çözüme kavuşturamıyoruz. Bize hangi bakanlık bakıyor” diyorlar. Bu ülkede hep diyorum esnaf bakanlığının kesinlikle kurulması lazım. Sanayicinin, turizmcinin bakanlığı var. Sorunları oldu mu derdini anlatacağı makam var. Esnafın derdini anlatacak makam yok. Bunu kurmak çok mu zor. Anayasa da esnaf korunacak diyorlar ama koruyacak makam yok. Esnaf bakanlığı olacak ki esnafın makamı olsun. Bakın Halk Bankası neden kuruldu? O bankanın kuruluş gerekçesi esnafa destek vermektir. Halk Bankası esnaf bankası olmaktan çıkarıldı. ‘Sicil Affı çıksın’ dedik, teklif ettik ama çıkmadı şuana kadar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin biraz mesafeli olduklarını biliyorum ama eğer siz var olan sorunlarınızı çözmek istiyorsanız oyunuzun rengini değiştireceksiniz. Bunu çok açık ve net söyleyeyim. Benim bir sahibim olsun diyorsanız, senin bir sahibin var. Cebini düşünmeyen, vatandaşı düşünen biri var. Siyaset köşeyi dönme yeri değildir. Bizim eksiğimiz, yanlışımız olabilir ama bu ülkede kim çalışıp, kim üretiyorsa helalinden başımızın üzerinde yeri vardır.”

    “İstanbul Borsası’nı ne kadara sattık kimse bilmiyor”

    İstanbul Borsası’nın da yüzde 10’unun satıldığına değinen Kılıçdaroğlu, “Hepiniz vergi veriyorsunuz, ödediğiniz vergiler nereye gitti. İstanbul Borsası’nın yüzde 10’unu ne kadara sattık kimse bilmiyor. 600 milletvekili de bilmiyor. Satıyorsunuz güzel ama ihale yaptılar mı? Yapmadılar. Belki başka ülke daha yüksek fiyat verecekti. Siz bu soruyu sormazsanız, sorunun cevabını vermeyen bir hükümete verdiğiniz oy haram oydur. Sizin fakir, fukaraya sahip çıkmanız lazım. Vatandaştan vergi aldım, şuraya harcadım, şurayı özelleştirip buraya harcadım deyip açıklama yapmalı. Birlikte, beraber sesimizi yükseltmek zorundayız. Vergi veriyorsunuz nereye gidiyor bu para? Siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ekonomik olarak Londra’da ki bir avuç tefeciye teslim edildiğini biliyor musunuz. 18 yılda dışarıya 178 milyar dolar ödenen dış vergi. Bu eski rakam. Yeni rakamlar çıkarsa onu da söylerim. Bu kimin parasıyla ödendi, sizin paranızla. Allah’ın verdiği en değerli hazine akıldır. O nedenle aklımızı çalıştıracağız” şeklinde konuştu.

    “Sizin stopaj vergisiyle ne işiniz var”

    Stopaj vergisinin de kalkması gerektiğini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “Stopaj vergisinin kalkması lazım. Sizin stopaj vergisiyle ne işiniz var. Kaldırın dedik, kaldırmadılar. Her yeri kapattılar, kapatın tamam ama orada çalışan işçiler var. Oradakilerin hepsi günlük yaşayan kişiler. Öyle büyük sermayeler oralarda yok zaten. Yanınızda çalışan kişiye dükkanı kapatıp eve gönderdik, o adam nasıl geçinecek. Bu adama sahip çıkması gerek kim? Sosyal devlet. Nerede bu sosyal devlet. Benim açlığımı gidermek zorunda. Bu coğrafyada hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli. Eğer bir çocuk yatağa aç giriyorsa 83 milyon o gece uyumamalı. Az veya çok herkesin karnının doyması lazım. Para yok diyorsanız eğer para var. İşsizlik Sigortası Fonu var. O paralar nerede. Biliyor musunuz? Kimse bilmiyor. O işsiz kalanın garantisiydi. Kendi kumbarasıydı. Oradan bir miktar ödediler başka ödemediler. Dükkanı kapatıp işçiyi eve gönderip sahip çıkmıyorsan orada sosyal devlet yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye kan kaybediyor”

    2020’nin ilk 10 ayında 665 milyar lira devletin para topladığını söyleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Devlet yurt dışından ayrıca 46 milyar lira borç para almış. Birde karşılıksız merkez bankasında 59 milyar lira para basmış. Bir de sattığı para 85 milyar dolar sattığı para var. 1 trilyon 891 milyar lira devlet ilk 10 ayda para kullanmış. Bu para nereye gitti. Hazineden karşılıksız yardım yapıldı. 1 trilyon 891 milyar lira para kullanacaksınız, 8 milyarını karşılıksız kullanacaksınız bunun da 2 milyarı ibandan toplanan para. Toplam karşılıksız yardım 8 milyar lira. Tefecilere ise 119 milyar 581 milyon lira faiz ödendi. Sizin para, vergi faizcilere gitti. Ayrıca binmediğimiz uçağa kalktığı havalimanın garantisi var. Oda 13 milyar lira. Esnafa karşılıksız verilen para ise 0 lira. Bakın bu bir siyası tercihtir. Parayı esnafa mı verelim, üreticiye mi, çiftçiye mi yoksa tefeciye mi verelim. Siyasi tercihte bulunanlar iktidardır. Çünkü ben kullanmıyorum parayı. Türkiye kan kaybediyor. Devletin bütün kurumlarını, şirketlerini sattılar. Nereye gitti para” dedi.

    “Her birinizin sorumlulukları var”

    Futbol karşılaşmalarının Katarlı bir firma tarafından yayınlandığını ancak onda da ödenen para da indirim yapıldığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Futbol karşılaşmaları televizyondan yayınlanıyor bir Katar firması. 500 milyon dolar para verdi. Kimse itiraz etmedi. Sonra dolar artınca parayı ödemeyeceğim dedi ve mahkemeye bile verilmedi. 90 milyon dolar düştüler. Yetmez dedi Katar firması. Doları, Türk Lirası’na 5,80 lira kur üzerinden çevirdiler. 1 Katar firmasına sağlanan 90 milyon doları esnafa verselerdi ne olurdu. Türkiye’nin bütün coğrafyasında esnaf Allah razı olsun derdi. 1 kişiye sağlanan imkanı yüzbinlerce kişiye sağlamıyorsunuz. Sizin bu tercihi görmeniz lazım. Her birinizin sorumlulukları var” şeklinde konuştu.

    “Yeni bir siyaset anlayışını getireceğiz”

    Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışı kazandırmak istediğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Yeni bir siyaset, ahlaklı bir siyaset anlayışını bu coğrafyaya getirmek istiyoruz. Ama bunu biz tek başımıza yapamayız. Beraber yapacağız. Kul hakkı yemek en büyük günahsa, en büyük günahı işleyene oy vermeyeceksiniz. İşin doğasında da, ahlakında da, inancımızda da bu vardır. Ben esnafı düşünüyorum, esnaf beni düşünmüyorsa bir sorunumuz vardır. Orada da kabahat esnafta değil, bizdedir. Biz belki esnafı samimi olarak dinleseydi bugün bu tablo olmazdı. Bir sorun varsa nasıl çözüleceğini toplumun önüne koyuyoruz” dedi.

    Toplantının geri kalanı basına kapalı devam etti.