Etiket: İstiyorlar”

  • MHP İstanbul İl Başkanı Karataş: “Suriye’ye, Irak’a dönüştürmek istiyorlar”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul İl Başkanlığı üyeleri, Beşiktaş’ta yaşanan hain terör saldırısında şehit olan polisler için yürüyüş düzenledi. MHP İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş, “Türkiye’yi Suriye’ye, Irak’a dönüştürmek istiyorlar” dedi.

    MHP İstanbul İl Başkanlığı üyeleri, Beşiktaş’ta meydana gelen terör saldırısını kınamak ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne taziye ziyaretinde bulunmak için yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş, MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı. MHP Fatih İlçe Başkanlığından başlayan yürüyüş, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü önünde son buldu.

    İlçe başkanlarıyla birlikte İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Sinan Kökten’i makamında ziyaret eden MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karakaş, taziye dileklerini iletti. Emniyet önünde basın açıklaması yapan Karataş, “Bugün İstanbul ve Türkiye’nin illerinde, ilçelerinde kardeş kanı akıtmak istiyorlar. Burayı bir Suriye’ye, bir Irak’a döndürmek istiyorlar. Provokatif değerlendirmelerle toplumu geriyorlar. Acılarını deşerek sokaklara indirmek istiyorlar. Biz tepkimizi her daim göstereceğiz. Türk milliyetçiler ve ülkücüler tepkilerini en yüksek perdeden verecektir, ama sağduyu ve vakurluktan ayrılmayacaktır. İktidarlı duruşundan ayrılmayacaktır. İçerideki ajanların her bölgede insanları ayaklandırarak, toplumu gererek kardeş kanı akıtmak istediğinden hepimiz haberdarız. Buna müsaade etmeyeceğiz. Milliyetçi, ülkücü camia Türk milletinin direnç kaynağı refleksleridir. Türk milliyetçileri bugün oynanan bu oyunun farkında olduğundan dolayı bu oyuna gelmeyecektir. Oyuna getirilmek istenenleri de uyaracaktır” şeklinde konuştu.

    Kürt kökenli vatandaşlara da çağrıda bulunan Karataş, “Bin yıldır birlikte ağladık, birlikte güldük. Biz sizinle et ve tırnak olduk, biz sizinle aynı topraklar üzerinde mücadele verdik. Bu Anadolu topraklarını yurt ettik, birlikte yaşıyor ve bir aile gibiyiz. Sizin isminiz kullanılarak burada büyük Kürdistan hayalleri kuranların hayallerini kursağında bırakın. Çünkü sizin üzerinizden Türkiye’yi Suriye’ye, Irak’a dönüştürmek istiyorlar. Kayseri’de yaşanan, Dolmabahçe’de yaşanan inşallah başka bir yerde yaşanmaz. Türk milleti olarak, Türk vatandaşları olarak devletimizin yanındayız. Emniyet güçlerimizin, silahlı güçlerimizin yanındayız” dedi.

  • Bağlar’daki patlamada hasar gören evlerinin yıkılmasını istiyorlar

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bomba yüklü araçla düzenlenen terör saldırısında binaları hasar gören ev sahipleri, kendi binalarının da yıkılmasını istiyor.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde emniyet müdürlüğü ek binasına 4 Kasım tarihinde bomba yüklü araçla terör saldırısı düzenlenmiş ve 2’si polis olmak üzere 11 kişi şehit olmuştu. Patlamayla birlikte onlarca bina kullanılamaz hale gelirken, yüzlerce binada hasar oluşmuştu. Emniyet müdürlüğü ek binası ve 2 blok için alınan yıkım kararının ardından da binalar yıkıldı. Mevlana Halit Mahallesi 455. Sokak’ta Saf 1 ve Saf 2 apartmanlarında oturan vatandaşlar hasarlı olan binalarına girmeye korkuyor. Yaşadıkları şoku üzerlerinden atamadıklarını belirten vatandaşlar binanın oturulamayacak durumda olduğunu ifade ederek binanın yıkılmasını istedi.

    “Binaya girmeye korkuyoruz”

    Saf 1 apartmanında oturan Nurettin Bilge, kendisiyle beraber babası ve kardeşinin de bu binada daireleri olduğunu ve evlerine girmeye korktuklarını, dağınık şekilde akrabalarında kaldıklarını aktararak, şunları kaydetti:

    “Kolonlar, kirişler birbirine geçmiş. Büyük çatlamalar var kolonlarda. Biz bu binanın yıkılmasını istiyoruz. Bu mağduriyetimiz giderilsin diye artık binamızın yıkılmasını istiyoruz. Binaya çıkıp inemiyoruz. Bina komple sallanıyor. Biz burada büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Eşyalarımızı götüremedik. Eşyalarımız paramparça olmuş. Bu binalarda oturulmuyor. Bu binaya daha kapsamlı bakılmasını istiyoruz. Mühendislerin daha ince çalışmasını istiyoruz. Gelip kolonların fotoğraflarını çeksinler. Burada insan oturabilir mi? Burada 34, yan binada 16 daire var. Orası da aynı şekilde. Onda da çatlaklar var. Bu binanın tadilatı olsa biz de idare ederiz. Biz bir şeyler kazanma peşinde değiliz. Burada yaşanmıyor”.

    “Depremi bile beklemeye gerek yok, her an çökebilir”

    Depremi bile beklemeye gerek olmadığını ve binada her an çökme tehlikesi olduğunu dile getiren, Bilge, “Sayın Başbakanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Burayı yıksınlar. Burası yaşanılacak durumda değil. Yaşanılacak yer olsa yaşarız zaten. Neden kiraya gidelim. Şu an 15 nüfusla birlikte dağınık şekilde akrabalarımızda kalıyoruz. Burada devlet bize otel veriyor. Bize yardım da ediyor. Bunu inkar ediyor değiliz. Eşya tespitlerimizi de yaptılar. Hak yiyecek insanlar değiliz. Bunları da yapıyor devlet. Biz diyoruz ki bu bina yıkılıyor. Benim söylememle olmuyor. Mühendis getirsinler. 34 daire burada 16 daire yanımızdaki binada ve bunlar kullanılamaz durumda” diye konuştu.

    Aynı apartmanda oturan Halide Yazıbilmez de, eşyalarının hepsinin kırıldığını ve binaya girmeye korktuğunu söyledi. 5 yıl önce kocasının vefat ettiğini ve öğrenci oğluyla beraber yaşadığını anlatan Gülcan Yücedurmuş ise, “Ben bu binanın da yıkılmasını istiyorum. Biz korkuyoruz. Zaten şok geçirdik. Burada nasıl oturalım. Şimdi bir akrabada kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Azerbaycan Milletvekili Paşayeva: “Türk-Müslüman dünyasının kalesi olan Türkiye’yi çökertmek istiyorlar”

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, 15 Temmuz darbe girişimi ve Fırat Kalkanı operasyonunu değerlendirdi. Paşayeva, “Fırat Kalkanı operasyonu Türkiye’nin hakkıdır. Türkiye o bölgedeki insanların güvenliğini korumak zorundadır.” dedi. Türkiye’nin Türk-Müslüman dünyasının kalesi olduğunu ve bu sebeple dış güçler tarafından çökertilmek istendiğini söyleyen Paşayeva, Türk ve Müslüman dünyasının bu kaleyi korumak zorunda olduğunu kaydetti.

    9’uncu Avrasya Şairleri ve Sanatçıları Buluşması ve Avrasya Sanat Kültür Edebiyat ve Bilim Federasyonu (ASKEF) 2016 ödül töreni Antalya’da Konyaaltı Belediyesi Feslikan Salonu’nda gerçekleşti. Törene CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara, Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende Paşayeva’ya ’Yılın Türk Siyasetçisi’ ödülü verildi.

    “15 Temmuz’da Türkiye gibi Azerbaycan da uyumadı”

    Paşayeva, törende 15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi ve Azerbaycan’daki yankılarına değindi.

    Türkiye ile birlikte Azerbaycan’ın da o gece uyumadığını vurgulayan Paşayeva, “Azerbaycan insanı için Türkiye de bizim vatanımızdır. Türkiye bizim için kardeştir. Türkiye’de mutluluk olursa biz de sevinir, acı olursa biz de üzülürüz. 15 Temmuz gecesi nasıl Türkiye uyumadı biz de uyumadık. Çok rahatsız olduk bu hain darbe girişiminden. Biz Türkiye’mize darbelerin ne bedeller ödettiğini çok iyi biliyoruz. O tarihi de iyi biliyoruz. Azerbaycan, bu konuda ilk ses veren ülke oldu. İlk biz kınayıp lanetledik. Kardeş Türkiye’mizin yanındadır dedik. Azerbaycan Türkiye’yi zayıflatmak isteyen ister iç ister dış düşmanlar olsun bu konuda Türkiye’nin yanındayız. Türkler bizi öldürüyorlar diye bana anlattılar Hatay’da Gaziantep’te gözyaşıyla dinledim O yüzden kimse kusura bakmasın. Sizin orada burada ne işiniz var demesin, kendi insanımızın hakkını savunmak da bizim vazifemiz. Biz insanımızın böyle öldürülmesine, evsiz bırakılmasına, oradaki yurtlarının boşaltılmasına böyle oturup bakamayız.” dedi.

    Azerbaycan’da Türkiye karşıtı hiçbir şeyin olmayacağını da belirten Paşayeva, FETÖ’nün Azerbaycan’da yapılanamayacağını belirtti.

    10’uncu gününü geride bırakan Fırat Kalkanı operasyonu ile ilgili de değerlendirmede bulunan Paşayeva, operasyonun Türkiye’nin en doğal hakkı olduğunun altını çizdi. Bölge üzerinde oyunlar oynandığını belirten Paşayeva, “Türkiye’nin terörle mücadelesinde de biz kardeş ülkemizin yanındayız. Fırat Kalkanı operasyonu Türkiye’nin hakkıdır. Türkiye’nin kendi güvenliğini koruma ve savunma hakkı vardır. O bölgelerde yaşananların Türkiye’yi nasıl tehdit ettiğini de yaşanan terör olayları ile gördük. Türkiye o bölgedeki insanların güvenliğini korumak zorundadır” diye konuştu.

    “Türk-Müslüman dünyasının kalesi Türkiye’yi çökertmek istiyorlar”

    Avrupa’nın terörle mücadele konusunda Türkiye’ye karşı çifte standart uyguladığını da belirten Milletvekili Paşayeva, bu tutuma karşı durup Avrupa’da her ortamda dile getirdiklerini söyledi. FETÖ yapılanmasının ve güç birliği yapan düşman güçlerinin Türk-Müslüman dünyasının kalesi Türkiye’yi çökertmek istediklerini de belirten Paşayeva sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kimse Türkiye’ye orada burada ne işiniz var sınırlarınız içinde kalın demesin. Kendi insanın hakkını savunmak bizim de vazifemizdir. Bugün Türkiye’miz Türk-Müslüman dünyasının kalesidir. Burası çökertilirse dışarıdan Türkiye’ye yardım edecek Türkiye’den daha güçlü bir ülke yok. Azerbaycan Türkiye’den sonra büyük bir devlet. O yüzden nerede büyük bir devlet varsa oyunlar onun üzerinden odaklanmış durumda. Biz devletlerimizin yanında olmalıyız. Düşmanlar birlik olmuş. Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılı geliyor. Yeni haritalar çizilmiş ve biz bunu biliyoruz. Bunlara müsaade etmemeliyiz. Sizi ve bizi zayıflatıp bunlara mecbur kalmamızı istiyorlar. O yüzden bunlara karşı birlik olmalıyız. Bugün yeniden İstiklal ve Çanakkale ruhuna ihtiyacımız var”

    Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Paşayeva’ya ’Yılın Türk Siyasetçisi’ ödülü verildi.

  • Numan Kurtulmuş: “Türkiye’ye Vakit Kaybettirmek İstiyorlar”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’yi yıkmaları mümkün değil ama Türkiye’ye vakit kaybettirmek istiyorlar” dedi.

    Esenler Belediyesi, “Vakit Kardeşlik Vakti” sloganıyla Dörtyol Meydanı’nda 20 bin vatandaşın katıldığı iftar programı düzenledi. İftara Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Esenler Kaymakamı Yüksel Ünal’ın yanı sıra ilçe müftüsü Halil Şekerci ve binlerce vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla başlayan programda Ezanın okunmasıyla iftarlar açıldı. Protokol konuşmaları ile devam eden iftar programında Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, konuşmasında terör örgütlerinin ülkenin birlik ve beraberliğini bozamayacaklarını vurgularken, teröre destek sağlayanlar hakkında açıklamalarda bulundu.

    “İNANCIMIZ BİR OLDUĞU SÜRECE BİZİ BİRBİRİMİZDEN AYIRMALARI MÜMKÜN DEĞİL”

    Esenler’de düzenlenen iftar programında konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş,”Bu ülke de bu sofralar kurulup Ramazan’ın getirdiği birlik ve esenlik rüzgarı hepimizi kuşattıkça hiç endişelenmeyin bu ülke hiçbir şekilde bölünmez, parçalanmaz, dağılmaz. Birileri bizlerin arasına fitne fesat sokmaya çalışıyor. Birileri şu mübarek Ramazan günlerinde bile bu ülkeyi terör ile kuşatma altına almaya çalışıyor. Ama ne yaparsa yapsınlar boş. Bu ülkede bu kadar çok ortak kültürü olan insanı birbirinden ayırmak mümkün değil. Terör ile Türkiye’yi kuşatma altına almak isteyenler biliyorlar ki kıblemiz bir, inancımız bir olduğu sürece bizi birbirimizden ayırmaları mümkün değildir” dedi.

    “TÜRKİYE’YE VAKİT KAYBETTİRMEK İSTİYORLAR”

    Türkiye’nin gelişmesini terörle engellemeye çalıştıklarını ifade eden Kurtulmuş, “Terör örgütlerinin arkasındaki içerideki ya da dışarıdaki bir takım odaklar teröre verdikleri, siyasi, lojistik ve istihbari desteklerle ve hatta silah destekleri ile biliyorlar ki Türkiye’yi yıkmaları mümkün değil. Ama Türkiye’ye vakit kaybettirmek istiyorlar. Türkiye’nin güçlü yeniden büyük bir Türkiye olarak ayağa kalmasının önüne geçmeye çalışıyorlar. İstiyorlar ki Türkiye bütün kaynaklarını, emeklerini bütün gücünü bu meseleyle uğraşarak harcasın ve Türkiye yarım yamalak ayakta duran bir ülke olsun” diye konuştu

  • Sağlık-sen Genel Başkanı Memiş: “Türkiye’yi Suriye’ye Çevirmek İstiyorlar”

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, bu ülke üzerinde oynanan oyunlarla Türkiye’yi Suriye’ye çevirmek istediklerini söyledi.

    Sağlık-Sen Samsun Şubesi yeni hizmet bürosunun açılışını yaptı. Karadeniz Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerine açılan yeni hizmet büronun açılışına Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dursun Mehmet Mehel, OMÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bekir Selçuk, Memur-Sen İl Temsilcisi Necdet Güneysu, Sağlık-Sen Samsun Şube Başkanı İlhan Öksüz ve sendika üyeleri katıldı.

    Açılış öncesi konuşan Sağlık-Sen Samsun Şube Başkanı İlhan Öksüz, “Açılışını yapacağımız şube merkezim sendikal çalışmalarımızın karargahı olacak. Sağlık-Sen’in medeniyet inşasına büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

    Memur-Sen olarak Samsun’da yüzde 22 büyümeye ulaştıklarını belirten Memur-Sen İl Temsilcisi Necdet Güneysu, “Hedeflenen 1 milyon üyeye ulaşabilmemiz için Samsun’daki Memur-Sen’e bağlı bütün şubelerimiz olarak yüzde 22 büyümeye ulaştık. Bizler Samsun’da 20 bini aşkın kardeşiz. Samsun’daki olup bitenlerden haberdarız. Samsun’da kamu çalışanlarına adına hangi sorunlar varsa bunları birebir takip ediyor, elimizden geldiği kadar çözüm üretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    TÜRKİYE’Yİ SURİYE’YE ÇEVİRMEK İSTİYORLAR

    Türkiye üzerinde oyunların oynandığını ifade eden Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Özellikle ülkemiz üzerinde oynanan oyunları görüyoruz. Bu ülke konum itibariyle, bölgesi itibariyle önemli bir konuma sahiptir. Ülkemiz üzerinde oyunlar oynanıyor. Ülkemizi bölmek isteyenler, Türk-Kürt kardeşliğini bozmak isteyenler, Çanakkale ruhunu yok etmek isteyenler bugün terör olaylarını başlatmak kaydıyla bu ülkeyi bölmek istiyorlar, bu ülkeyi Suriye’ye, Irak’a çevirmek istiyorlar. İnşallah Memur-Sen ailesi olarak, bizler bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin geleceği adına nasıl dik durduysak, bundan sonra da aynı duruşumuzu sergileyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Yeni Anayasa’nın Türkiye’ye şart olduğunu belirten Memiş şöyle konuştu:

    “Özellikle yeni anayasa çalışmalarına ilişkin tekrar bir gündem oluştu. Yıllar önce anayasa çalışmaları başlatıldığı zaman milletin seçtikleri maalesef mecliste görevlerini yerine getiremediler ve yeni anayasa çalışması yarım kalmıştı. İnşallah bu yeni dönemde yeni bir anayasanın mutlaka yapılması gerekiyor. Bakın yıllar önce Uğur Mumcu çok manidar bir Türk vatandaşı tanımı yapmıştı. Diyor ki, ‘Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devrimi yaptı. Bu devrimi yaparken, batılı medeniyetin hukuk düzenini aldı. Resepsiyonlarda aldığı hukuk sistemi ile bu ülkede bir sistem kurdu. Öyle bir sistem kurdu ki hukuki anlamda Türk vatandaşı nasıl tanımlarsınız derseniz, Türk vatandaşı kimdir dediğinizde, İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasalarına göre yargılanan, Alman ceza mahkemesi usulüne göre yargılanan, Fransız idari hukukuna göre idare edilen, İslam hukukuna göre de gömülen bir vatandaş tiplemesidir’ diyor. Yeni dönemde yeni anayasa çalışması yapılacaksa bu anayasa çalışmasının mutlaka medeniyetimizden, değerlerimizden, İslam hukukundan mutlaka pay alması gerekiyor. Bize yabancı kavramlar üzerinden değil, bizim kavramlarımız üzerinden bir Anayasa yapılması gerekiyor. Memur-Sen ailesi olarak bizler yeni Anayasa yapılması sürecinde platform oluşturmak kaydıyla anayasaya destek toplantımızı ilk defa gerçekleştirdik. İnşallah Memur-Sen uhdesinde kurulan platform tüm Türkiye’yi dolaşacak. Bu ülkeyi bölmek isteyenlere, ülkemizin geleceği ile oynamak isteyenlere, özgürlüklerimizi elimizden almak isteyenlere karşı dik bir duruşla Türkiye’nin yeni bir anayasa yapmasını sağlayacağız. Bu ülke üzerinden oyun oynayanları bozacağız.”

    Konuşmaların ardından Sağlık-Sen Samsun Şubesi’nin yeni hizmet bürosunun açılışı yapıldı.