Etiket: İstiyorlar”

  • Turlarla geliyorlar, tarlada beğenip adresine gönderilmesini istiyorlar

    Turlarla geliyorlar, tarlada beğenip adresine gönderilmesini istiyorlar

    Antalya’da Anadolu’nun dört bir yanından toplanan binlerce el dokuması halı ve kilim, restore edilip mikroplardan arındırıldıktan sonra yüzlerce dönümlük tarlaya seriliyor. Rengarenk görüntüsüyle görsel şölen sunan halılar, yerli ve yabancı turistlerin de gözdesi haline geldi. Bölgeye turlarla gelen turistler arasında, tarlada gördüğü halıyı beğenip adresine gönderilmesi için ev adresini verenler oluyor.

    Türkiye’nin dört bir yanından toplanarak Antalya’nın Döşemealtı ilçesine getirilen binlerce el dokuması halı ve kilimler, yüzlerce dönümlük tarım ve boş arazilere seriliyor. Yaz aylarında hasadı biten araziler, boşalan tarım arazileri hali işletmelerine açılıyor. İşletmeler, aralarında tarihi olanlarının da yer aldığı halı ve kilimleri, restore edip, mikroplarından arındırıyor. İlk olarak temizlik işlemi gerçekleştirilen halılar, daha sonra uzun tüyleri kısaltılıyor, ardından güneşe konularak renklerinin solarak pastele dönüşmesi sağlanıyor. Halıların sıcak havada aynı zamanda da kimyasaldan arındırılması ve yünlerinin beslenmesi sağlanıyor.

    24 saat gözetim altındalar

    Yüzlerce dönümlük araziye tarım işçileri tarafından serilen halıların görüntüsüyse görsel bir şölen oluşturuyor. Sıralı bir vaziyette aralarında belirli boşluklarla serilen halıların, yağmurdan etkilenmemesi ve çalınmaması için de 24 saat gözetim altında tutuluyor. Tüm yaz ayı boyunca tarlada tutulan halılar, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de dikkatini çekiyor. Halılar, Eylül ayında toplanarak yurt içi ve yurt dışındaki satış bölgelerine gönderiliyor.

    “Modern bir şekilde piyasaya sunmaya çalışıyoruz”

    49 yıldır halıcılıkla uğraşan işletme sorumlusu Zeki Altınel, bitkilerden elde ettikleri kök boya ile halıları boyadıklarını ve çeşitli işlemlerden geçirdiklerini anlattı. Altınel, “Yıkayıp temizledikten sonra içlerindeki bütün kimyasal boyaları arındırılarak güneşe seriyoruz. Güneşle, içerisindeki boyaları da arındırmaya çalışıp, iç piyasaya modern bir şekilde sunmaya çalışıyoruz” dedi.

    Teknolojinin gelişimiyle birlikte halılarda kimyasal ve sentetik arttığına işaret eden Altınel, “Burada görmüş olduğunuz halılardan yüzde 40’ı el dokuma halıları. Çoğu ihraç oluyor, iç piyasada el halısına rağbet yok. Eskiden gelin çeyizine mutlaka el halısı olurdu, şimdi artık o yok. Makine halısına dönüldü, bu da kimyasal ve sentetik oluyor” diye konuştu.

    “Adresine isteyen turistler oluyor”

    Restore edilen halıların arasında tarihi halılar olduğunu ifade eden Altınel, Anadolu’nun dört bir yanından binlerce halıyı burada işlediklerini dile getirdi. Altınel, halılardaki el sanatına dikkat çekerek, “Osmanlı’dan gelme, Kars’tan tutun İç Anadolu, Antalya, Ege, Kırşehir, Ürgüp gibi her tarafta dokunan bir el sanatı var bizde. Burada halılarımızı restore ederek iç ve dış piyasaya sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yerli ve yabancı turistlerin halı ve kilimlere ilgi gösterdiğini de sözlerine ekleyen Altınel, “Fotoğraf çekmeyi boş verin, burada beğenip adresine gönderilmesini isteyen turistler oluyor” diye konuştu.

    Günde 500 halı seriliyor

    Güneşin altında çalışmanın zor olduğunu ancak ekmek parası için çalışmak zorunda olduklarını dile getiren işçilerden Hüseyin Çakmaz da, tarlaya günde 500 halı serdiklerini söyledi.

  • 8 yıl önce parasını ödedikleri evleri istiyorlar

    Malatya’da özel bir şirkete para yatırarak ev sahibi olmak isteyen yaklaşık 300 kişi, aradan geçen 8 yıla rağmen evlerinin teslim edilmediğini iddia ederek yetkililerden yardım istedi.

    Malatya’da özel bir inşaat firması tarafından 8 yıl önce Yavuz Selim Mahallesi’nde TOKİ konutlarının yakınlarında site inşaatına başlandı. O dönem iddiaya göre ev hayali kuran 300’e yakın vatandaş şirkete çeşitli miktarlarda ödeme yaptı. Ancak aradan geçen süre zarfında evlerin kendilerine teslim edilmediğini ileri süren vatandaşlar eylem yaparak seslerini duyurmaya çalıştı.

    Projenin yapıldığı alanda toplanan çok sayıda vatandaş, mağdur edildiklerini belirterek yetkililerden yardım istedi. 8 yıl önce firmaya ödeme yaparak ev almak için başvuruda bulunduğunu söyleyen Gönül Karabulut, “Biz projenin ne aşamada olduğunu inşaat çalışanlarından öğreniyoruz. ’Neden yapılmıyor?’ diye soruyoruz, bizlere ’demir yolda’ diyorlar ama hiçbir çalışma yapmıyorlar. Bizler burada mağdur ediliyoruz. Ben inşaat döneminde 90 bin TL para verdim ama halen evimizi alamadık” diye konuştu.

    Yıllar önce ödeme yaparak ev alma hayali kuran Birgül Şengül ise “Ben burada 135 bin TL para yatırdım. Bizlere teslim edilecek delindi, aradan 8 yıl geçti şu ana kadar hiçbir gelişme yok. Bizlere ise devamlı bir ay sonra deniyor, bizler burada mağdur edildik. Bizlere devamlı bahaneler söylüyorlar, firma sahipleri bizden parayı telsim aldı, sonra bizi mağdur etti” ifadelerine yer verdi.

    Sezen Aksu Örnek isimli mağdur ise “2012 yılında nişanlıyken ev sahibi olmak için para ödedim. Şu anda 6 yıldır evliyim 4 yaşında kızım var, tüm altınlarımı verdim ev sahibi olmak için ancak şu anda mağdur oldum. Tapumuzu kredi çekerek aldım, evim var ama teslim edilmediği için ben şu an kiradayım. Mağdur ediliyoruz, yetkililerden yardım istiyorum” şeklinde konuştu.

    Mağdur edildiğini ifade eden Turan Koçer ise “5 yıl önce ben buraya geldim. İki kat kalmıştı, bitmesine üç veya dört ay var dediler. Sonra eviniz teslim alacaksınız dediler, evimiz telsim edilmedi mağdur olduk” dedi.

  • Bahçeli: “31 Mart seçimlerini rejim krizine dönüştürmek istiyorlar” (1)

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MHP, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin her kademesinde içinde olmuştur. Bu sistemin muhafazası için ihtiyaç duyulan her fedakarlığı yaparız” dedi. CHP, HDP ve İYİ Parti’nin 31 Mart’a umut bağladıklarını ancak heveslerinin kursaklarında kalacağını da söyleyen Bahçeli, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Selahattin Demirtaş kararına ilişkin ise, “AİHM ihanet mahkemesi olmaktan başka bir işe yaramamıştır” dedi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm merkezindeki bir otelde düzenlenen İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı’nın kapanış konuşmasını yaptı. 2 gün süren toplantının kapanışında 81 il başkanı ve 130 belediye başkanına hitap eden Bahçeli, MHP’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin her kademesinde içinde olduğunu söyledi. Sistemin muhafazası için ihtiyaç duyulan her fedakarlığı yapmaya hazır olduklarını kaydeden Bahçeli, “Bu topraklarda Türk milletinin mührünü sökmeye kimsenin gücü yetmez. Türk vatanı bölünmez bütündür. Bu konuda yapacaklarımızın sınırı yoktur. MHP Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin her kademesinde içinde olmuştur. Bu sistemin muhafazası için ihtiyaç duyulan her fedakarlığı yaparız. Geleceğin Türkiye’si bugünün faziletli fedakarlıkları ile oluşacaktır” dedi.

    “CHP, HDP, İYİ Parti 31 Mart’a umut bağlamıştır”

    Bahçeli, “Yerli ve yabancı işbirlikçiler emperyalizmin tetikçileri olmaya çoktan hazırlar. CHP, HDP, İYİ Parti aynı çizgidedir. Bu güruh 31 Mart’a umut bağlamıştır. Hevesleri kursaklarında kalacaktır. CHP ve İYİ Parti kaos bekçiliğine soyunmuşlardır. Yandaşları, HDP, PKK’yı tekrar belediyelere sokma arayışındalar. HDP’ye siyasi hareket diyen ipsizler sahadadır. Ülkenin istikrarlı yönetiminin güvencesi hükümet sistemidir. 31 Mart seçimlerini rejim krizine dönüştürmek istiyorlar” diye konuştu.

    AİHM’e tepki

    AİHM’in Selahattin Demirtaş kararı ile skandala imza attığını söyleyen Bahçeli, “Terörü öven, tescilli bölücünün siyasi nedenlerle hapse sokulduğu iddia etmiştir. Elinde kan bulunan birini siyasi olarak göstermek Türk milletine saygısızlıktır. AİHM Türk adaletini hiçe saymıştır. Bir mahkeme kararı önce vicdanlara uygun olmak zorundadır. AİHM ihanet mahkemesi olmaktan başka bir işe yaramamıştır. Biz 31 Mart’a ne kazanıp ne kaybederiz gözüyle bakmıyoruz. Bu kadar belediye benim olsun diye yaklaşmıyoruz. 31 Mart’ı Türkiye’nin beka mücadelesi açısından dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Ülke bitmişken, belediyelerin hepsi bizde olsa ne olacak. Zillet ittifakının ortak aday çıkardığı her yerde Cumhur İttifakı ne gerektiriyorsa onu yapacağız” dedi.

  • Doğal güzellikleriyle ön plana çıkan mağaranın turizme kazandırılmasını istiyorlar

    Bursa’da bulunan ve çok az kişi tarafından bilinen doğa harikası mağaranın turizme kazandırılması isteniyor.

    Büyükorhan ilçesi Bayındır köyünde bulunan ve içinde milyonlarca yılda oluşmuş doğal sarkıtların bulunduğu mağara içine girenleri kendine hayran bırakıyor. Doğal güzellikleriyle ön plana çıkan mağara sadece bölge insanı tarafından biliniyor. Bayındır köylülerinin sık sık girip ziyaret ettiği mağara 1 kilometrelik uzunluğa 10-15 metrelik genişliğe sahip içinde milyonlarca yılda oluşan sarkıtlar mağaraya girenleri kendine hayran bırakıyor. İçinde sadece yarasa kuşlarının yaşadığı mağaranın köylüler turizme açılmasını istiyor. İçine çekilecek elektrik düzeneği ve yola ihtiyacı olan mağara,turizme açılmasıyla birlikte kırsal kesim olan bölgenin kalkınmasına büyük oranda katkı sağlayacak.

    Bu doğa harikası mağaranın kendileri ve bölgedeki çok az insan tarafından bilindiğini ve bu mağaranın turizme kazandırılmasını istediklerini ifade eden Bayındır köyü Muhtarı Muharrem Hüsten, “Mağaranın olduğu mevki İnkırın mevki olarak geçer, mağara doğal güzellikleriyle ön palana çıkıyor. İçine girenler kendini kaybedip saatlerce içinden çıkamıyor. Mağaranın yolu yok, olmadığı için görmeye gelenler burayı bulamıyor. Elektrik tesisatı mağaranın yakınından geçmekte mağaraya aydınlatma sağlanırsa burasının çok turist çekeceğine inanıyoruz. Biz mağaranın 700 metre ilerleyebildik. Dar bir bölgesi var oradan geçince ne kadar daha ileriye gittiğini bilmiyoruz. Mağaranın 10-15 metre genişliğinde olan yerleri var içinde rahatlıkla gezilebiliyor” dedi.

  • Atmaca: “Silahla yapamadıklarını bugün ekonomik yaptırımlarla yapmak istiyorlar”

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Trabzon Şube Başkanı Mehmet Atmaca, seçim takvimi açıklandıktan sonra Türkiye’nin ekonomik bir operasyonla karşı karşıya kaldığını belirterek geçmişte silahla yapamadıklarını bugüne ekonomik yaptırımlarla beraber yapmak isteyen bir gücün olduğunu söyledi.

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Trabzon Şubesi tarafından Trabzon’da sahur programı düzenlendi. Sahur programına Trabzon AK Parti Milletvekilleri Adnan Günnar, Ayşe Sula Köseoğlu Trabzon Emniyet Müdürü Orhan Çevik, TÜMSİAD Genel Sekreteri Doç. Dr. Osman Kurtkan Kapıcıoğlu, AK Parti İl Başkanı Haydar Revi ve davetliler katıldı.

    TÜMSİAD Trabzon Şube Başkanı Mehmet Atmaca, sahur programında yaptığı konuşmada, 24 Haziran’da bir seçim geçireceklerini belirterek “İnşallah memleketimiz için hayırlı olur. Son dönemde görüyoruz ki özellikle seçim takvimi açıklandıktan sonra ülkemizin üzerinde oynanan oyunlar var. Özellikle ekonomik alanda ülkeyi dar boğaza sürükleme çabaları var. Bu bizim ilk kez yaşadığımız bir sıkıntı değil. TÜMSİAD olarak Cumhur İttifakı’nın yanında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek olacağımızı açıklamıştık. Bununla ilgili olarak çok enteresan yorumlar haberler yapıldı. Neden böyle bir açıklama yaptığımızla ilgili olarak ekonomik göstergeleri paylaşmak istiyorum. 2002 yılında Türkiye’nin gayri safi milli hasılası kişi başına düşen 3 bin 581 dolar iken 2017 yılında ise 10 bin 597 dolar oldu. Bununla birlikte Türkiye’nin son 10 yıl içindeki büyüme rakamları Avrupa Birliği ülkeleri içersinde baz alındığı zaman Türkiye’nin büyümesi yüzde 4.8 iken, bu büyüme rakamları içresinde yüzde 1.3 ile Almanya, yüzde 0.8’lık Fransa, yüzde 0.6 İspanya ve Yunanistan eksi yüzde 2.2 sıralama da yer almıştır” dedi.

    Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin büyümede Avrupa’da ilk sırada olmasına rağmen notunu düşürdüklerine dikkat çeken Atmaca, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Standart And Poor’s kredi değerlendirmesine göre Yunanistan’ın kredi notu Mart ayında B eksiden, B’ye yükseltildi. İspanya’nın kredi notu BBB artıdan A eksiye yükseltildi. Avrupa Birliği içresinde yüzde 4.8 büyüme gerçekleştiren Türkiye’nin kredi notu ise BB’den, BB eksiye düşürdü. Burda nasıl bir operasyon içersinde olduğumuz açık ve nettir. Çanakkale Savaşı ve 15 Temmuz darbe girişimi birbirinden çok farklı değildi. Silahla yapamadıklarını bugün ekonomik yaptırımlarla beraber yapmak istiyorlar.”