Etiket: İstismarını

  • Erzurum’da ‘’ Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme’’ semineri

    Erzurum’da ‘’ Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme’’ semineri

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurum ve kuruluşlarda görevli meslek elemanları ve bakıcı annelerine yönelik Atatürk Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü tarafından ‘’Çocuk İhmal ve İstismarı, Tanıma, Fark etme, Bildirme ve Önleme’’ semineri düzenlendi.

    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen seminere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Cemil İlbaş, Müdür Yardımcıları İsmet Erdal ve Tamer Ekinci, AÇSH Şube Müdürü Cevat Çimen, Atatürk Çocuk Evleri Sitesi Müdür Yardımcısı Süleyman Tanas ve kurum ve kuruluş çalışanları katıldı.

    AÇSH İl Müdürü Cemil İlbaş, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, çocuk hizmetlerinin kurum açısından son derece önemli olduğunu belirterek, önemli bir sorun olan istismar konusunda öneyici hizmetlerin önemine değindi.

    İlbaş, kurumdaki eğitimlerin devam edeceğini belirterek, çalışanların mesleki becerilerinin artmasında hizmet içi eğitimlerin önemli bir yer edindiğini ifade etti.

    Uzman Psikolog Selcan Yavuz tarafından düzenlenen seminerde, ihmal, istismar ve önleyici hizmetler konusunda bilgi verildi.

    Çocuk ihmal ve istismarının çocuğun insan haklarının ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirten Yavuz, ‘’ Ailenin, toplumun ve kurumların kendi sorumluluğunda bulunan çocuklara gelişip büyüyebilecekleri güvenli bir ortam sunmaları gerekmektedir. Çocukları gözlemleyen ve onlarla uzun süreli etkileşimde bulunan herkes yardıma ve korunmaya ihtiyacı bulunan çocukları tespit etme imkanına sahiptir. Bu bağlamda herkesin yardıma ve korunmaya muhtaç çocukları belirleme ve söz konusu çocukların ve ailelerin yardım hizmetlerinden faydalanabilmesini sağlama konusunda sorumluluğu bulunmaktadır. Çocuğa yönelik cinsel istismarı tanıma fark edebilme ve önleme konusunda bilgi sahibi olmak bu sorumluluğu yerine getirebilmek için gereklidir’’ dedi.

    İki oturumda gerçekleşen seminer sonunda Uzman Psikolog Yavuz’a İl Müdürü İlbaş tarafından teşekkür belgesi verildi.

  • TBMM Çocuk İstismarını Önleme Komisyonu Karaman’da İncelemelerini Tamamladı

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu, Karaman’da incelemelerini tamamladı.

    Karaman’da öğrencilere yönelik cinsel istismar olayının gündeme gelmesinin ardından kurulan TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu, olayı araştırmak ve incelemek üzere Karaman’a geldi. Komisyon üyeleri kaldıkları otelin toplantı salonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile bazı sivil toplum kuruluşlarını da dinledi.

    Altı saat süren toplantının sosunda basın mensuplarına açıklamada bulunan TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, “21 Nisan’dan bu yana komisyonumuz çalışmalarına devam ediyor. Çocuklarla ilgili her türlü istismar olayının araştırılması ve bu konuda bu tür olayların bir daha meydana gelmemesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla meclisteki 4 siyasi partinin önergeleriyle kurulan bir araştırma komisyonu. Şu ana kadar uzmanları dinledik, üniversitelerimizden akademisyenlerimizi meclise davet ettik. Bunlar o konuyla alakalı konunun hukuki boyutlarını tıbbi boyutlarını rehberlik ve eğitim boyutlarını hem teorik anlamda ortaya koydular, komisyonumuza bilgi verdiler. Hem de kamu kurum ve kuruluşların temsilcilerini çağırdık. Çocuklarla ilgili çocuk hizmetleriyle alakalı çocuk eğitimiyle ilgili ilişkili olan ne kadar kurum ve kuruluş varsa biz bunları komisyonumuza davet ettik. Komisyonda onları dinledik, onların yapmış olduğu çalışmalar bu alanda çocuk istismarının önüne geçilebilmesi için alınması gereken ne tür tedbirler olabilir tüm bunları kurum temsilcileriyle de konuştuk. Yine çocuk istismarını önleme adına kurulmuş sivil toplum kuruluşları var. Bunların içerisinde akademisyenler de var. Bunları da komisyonumuza davet ederek bu tür üzücü hadiselerin ülkemizde meydana gelmemesi için ne tür tedbirler alınması gerekir onların da görüşlerini aldık” dedi.

    “ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZ”

    Tunç, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Çocuk önemli çocuklar bizim geleceğimiz. Onların en iyi şartlarda yetiştirilmesi, sağlıklı ortamlarda eğitim hayatlarını sürdürmesi hepimizin görevi. Ailelerin, devletin görevi. Bu anlamda son yıllarda gerçekten çok önemli ilerlemelerde sağlandı. Çocuk koruma kanunu 2005 yılında çıkarılmıştı. Çocuk mahkemelerinin kurulmasıyla beraber. Çocuklara yönelik alınacak olan tedbirlerle alakalı yasal düzenlemeler 2005 yılından bu yoğun bir şekilde gerçekleştiriliyor. Türk Ceza Kanunu’nda çocuk istismarını önleyecek cezai tedbirler anlamında da özellikle 2014 yılında ağırlaştırıcı hapis cezaları verildi. Cezalar artırıldı. Bu anlamda buna rağmen bu yasal düzenlemelere rağmen çocuk hakları sözleşmesini ilk imzalayan ülkelerden biriyiz. Yine 2011 yılında Avrupa Konseyi Çocuk İstismarını Önleme Sözleşmesini de imzalayan bir ülkeyiz. Bu anlamda sözleşme taraf devletleri yükümlülükler yüklüyor. Bunları yerine getiren ülkeyiz. Çocuk cezaevlerinin şartları gün geçtikçe iyileşiyor. Sincan Çocuk Cezaevi ve Eğitim Evinde incelemeler yaptık. Ondan önce mağdur çocukların ifadelerinin alındığı çocuk izlem merkezinde incelemeler yapmıştık. Burada tabi her toplantıda anılması gereken tedbirlerle alakalı hususlar karşımıza çıkıyor. Bunları tespit ediyoruz. Çocuk mahkemelerinin sayısının çoğaltılması çocukla ilgilenen tüm ister özel sektör, sivil toplum, devlet sektörü olsun eğer bir yerde çocuk varsa bu bir risk alanıdır, burada çalışacak olan öğretmen onların hizmetlerinde bulunan herkesin belirli bir eğitimden geçmesi yönünde komisyonumuza öneriler sunuldu. Bu anlamdaki tekliflerimizi rapor halinde ilgili kuruluşlara da en başta TBMM’ye Genel Kuruluna sunacağız. Bu tür moralimizi bozan ve zaman zaman haberlerde duyduğumuz çocuk istismarı olaylarının en aza indirilebilmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara sahip çıkmak hepimizin görevi. Komisyon üyesi arkadaşlarımız da iktidarıyla muhalefetiyle bu konuda samimi bir çalışma sergiliyoruz. Karaman’daki olay hepimizi üzdü. Burada Karaman’daki bu musibetten bir ders çıkarıp bundan sonra bu tür olayların Türkiye’nin hiçbir yerinde olmamasını istiyoruz. Bu anlamda da meclis olarak üzerimize düşen görevi yapmak için buradayız.”

    “EK SÜREYE İHTİYACIMIZ OLACAK, EK SÜRENİN SONUNDA RAPORUMUZU HAZIRLAYACAĞIZ”

    Gazetecilerin, saha çalışması yaparak bir bilgi kirliliğinin olduğuna dair bir izlenim edinip edinmediklerinin sorulması üzerine Tunç, “Buradaki il müdürlükleri kamu görevlileri buradaki sosyal hizmet uzmanları psikologlar yaptıkları çalışmaları bize aktardılar. Çocuk konusu önemli çocuk hakları sözleşmesinin en önemli ilkesi çocuğun üstün yarardır. Yine biz 2010 yılında anayasa değişikliğiyle çocuk haklarını ve çocuğun üstün yararını yasamıza da koyduk. Bu konuyu araştırırken ya da bu konuyla ilgili haberler yapılırken çocuğun üstün yararının gözetilmesi lazım. Bu konuda son yıllarda farkındalık arttığı için haberlerin çok olması insanımızın tabi ki moralini bozuyor. Acaba bu olaylar çok mu arttı? Neden sürekli gündeme geliyor şeklinde… Bizim derdimiz bu haberler hiç yapılmasın yapılmaması içinde hepimiz gerekli tedbirler almak zorundayız. Çocuklarımızı koruyucu her türlü tedbiri alacak güçte olan bir devletiz. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız özellikle son yıllarda bu konuda çok önemli çalışmalara imza atmaya başladılar. Strateji planlarına baktığımız zaman daha yapılacak çok iş var. Çocuk izleme merkezlerinin tüm yurtta yaygınlaşması şuanda 24 ilde var. Yine çocukların eğitim gördüğü barındığı yurtlarda denetimlerin sıklaştırılması okuldaki rehber öğretmenlerin sayısının artması bu anlamda yapılacak çalışmalar var. Rehber öğretmenler eskiden sayısı çok daha azdı. Şu anda belirli bir artış trendinde yeterli mi? Değil. Bunun sayısının daha da fazla olmasını hatta her sınıfa bir rehber öğretmen mümkünse yetiştirilmesini, üniversitelerimize de burada çok büyük görevler düşüyor. Bu anlamdaki uzmanları bir an önce yetiştirip devletinde bu alanda kadroları açıp çocuklarımızın hizmetine sunmamız gerekiyor. Raporun 3 aylık süresi var. 1 ayda ek süre bu süre içerisinde tamamlanması gerekiyor. Tabi meclis tatile girerse bu süre Ekim, Kasım ayına uzayabilir ama onun öncesinde çalışmayı bitirebilir miyiz? İnceleyeceğimiz yerler var. Aile Sosyal Politikalarına bağlı çocuk bakım evlerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yurtlarda oralarda da belki çalışma ziyaretleri gerçekleştirebiliriz. Ek süreye ihtiyacımız olacak. Ek sürenin sonunda raporumuzu hazırlayacağız” dedi.

    9 AK Parti’den, 4 CHP’den, 1 MHP’den ve 1 de HDP’den olmak üzere 15 milletvekilinin bulunduğu komisyon inceleme ve araştırmalarını tamamladıktan sonra Karaman’dan Ankara’ya gitmek üzere ayrıldı.

  • TBMM Çocuk İstismarını Önleme Komisyonu Karaman’da

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, komisyonun 50 gündür çalışmalarını aralıksız olarak sürdürdüğünü söyledi.

    Karaman’da öğrencilere yönelik cinsel istismar olayının gündeme gelmesinin ardından kurulan TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu, olayı araştırmak ve incelemek üzere Karaman’a geldi. İçerisinde komisyon üyeleri ve uzmanların da bulunduğu bir otobüsle akşam saatlerinde Karaman’a gelen heyet kalacağı otele yerleşti. Karaman Vali Yardımcısı Kenan Eskin tarafından karşılanan Araştırma Komisyonunda 9 AK Parti’den, 4 CHP’den, 1 MHP’den ve 1 de HDP’den olmak üzere 15 milletvekili bulunuyor.

    “KURULAN KOMİSYONUMUZ 50 GÜNDÜR ÇALIŞMASINI SÜRDÜRÜYOR”

    Araştırma Komisyonunun Karaman’da yürüteceği çalışmalar hakkında basın mensuplarına bilgi veren Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, “Kurulan komisyonumuz 50 gündür çalışmalarını sürdürüyor. Ankara’da Meclis’te yaptığımız çalışmalarda, konunun uzmanları ile akademisyenler ve ilgili kurumlarımızın temsilcilerini dinledik. Üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu alanda çalışan çocuk hakları merkezlerinin raporlarını istedik. Onlar ise yavaş yavaş komisyonumuza ulaşmaya başladı. Ankara’da Meclis’te yaptığı masa başı çalışmalarının dışında konuyla ilgili olan yerlerde de ziyaretlerde bulunuyoruz. Önceki haftalarda Ankara’da Çocuk İzlem Merkezine inceleme ziyareti yaptık. Orada mağdur çocukların ifadelerinin alındığı merkezde incelemeler yaptık. Yine Sincan çocuk cezaevi ve eğitim evinde komisyonumuz bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Bugün de üçüncü çalışma ziyaretimizi Karaman’a gerçekleştiriyoruz. Karaman’da çocuklarla ilgili olan Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, rehberlik uzmanları, psikologlar ile sosyal hizmet uzmanları ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini toplantıda dinleyeceğiz. Bu toplantıda sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini de dinleyeceğiz ve çalışmamızı tamamladıktan sonra Ankara’ya döneceğiz” dedi.

    Komisyon üyeleri yarın kaldıkları otelin toplantı salonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerini dinleyecek.

  • Çocuk Cinsel İstismarını Kitabında Anlattı

    Kocaeli’de yerel bir gazetede yazı işleri müdürü olarak görev yapan Mevlüt Soysal, tecavüze uğrayan 9 yaşındaki bir kız çocuğunu, tecavüzcüsü ve tecavüzcüsünü savunan avukatının hikayesini konu alan roman yazdı.

    İzmit’te yerel bir gazetede Yazı İşleri Müdürü olan Mevlüt Soysal, yazarlık kariyerindeki 2. kitabı olan ‘Tek Tanıdığım Gökyüzü’ adlı romanında, 9 yaşında tecavüze uğrayan bir kız çocuğunun başından geçenleri ve sonrasında yaşananları konu aldı. ‘Tek Tanıdığım Gökyüzü’ adlı kitapta; tecavüze uğrayan kız çocuğunu, tecavüzcüsünü, tecavüzcüsünün ceza almaması için görev yapan avukatını ve tecavüzcünün eşinin yaşadığı psikolojiyi anlatılıyor.

    ’Tırnak içinde’ adlı kitabının ardından ikinci kitabı olan ‘Tek Tanıdığım Gökyüzü’nü de raflarda okuyucunun beğenisine sunan yazar Mevlüt Soysal, konunun çıkış nedeni tecavüze uğrayan kız çocuğu olmasına rağmen romanın asıl kahramanının tecavüzcüyü savunan avukat olduğunu söyledi.

    Neden avukatı romanlaştırdığına değinen Soysal, “Zor bir durumdur, bu gerçek. Fakat hukukçu için ’savunma’ olayın ne olduğunun ortaya çıkması, suçlunun hak ettiği cezaya çarptırılabilmesi için zorunluluktur. Ama takdir edersiniz ki tecavüzcünün daha az hapis yapması için verilen uğraş her hukukçu için normal görülmeyebilir. Toplumun da bu durumu yadırgadığı da bir realite. Bu çerçevede kitabın önemsenecek bir bölümünde ‘Hukuk mu, vicdan mı?’ sorusunun cevabı aranıyor” dedi.

    Kitaptaki ikinci konunun ise tecavüzcünün yaşadıkları olduğunu belirten Soysal, “Tecavüzcüyü yargılayalım da tecavüzcüyü oluşturan toplumu nasıl yargılayacağız?” Sorusu ve düşüncesi üzerinde yoğunlaşıldı. Diğer taraftan sorunun kaynağına ulaşmak için göç, ekonomi, hatta kentsel dönüşüm inceleniyor. Tecavüzcünün karısı da önemli. Kitaptaki tüm karakterlerin iğrendiği bir adamı hapishaneden çıkarmak isteyen bir kadının ruh hali inceleniyor” diye konuştu.

    Son olarak kitabın ciddi bölümünde pedagoglar eşliğinde çizilen resimlerden yola çıkarak çocuğun psikoloji tahlili yapıldığına değinen Soysal, “Sonuç olarak bu kitap, pedefilinin oluşum evrelerini ve bir suça dönüşüm sürecini tüm detaylarıyla inceliyor. Tabii ki işin hukuk kısmı ayrıntılı bir şekilde yer alıyor” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Kadınlar, Çocuk İstismarını Protesto Etti

    CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanlığı, çocuk istismarını protesto etti.

    CHP’li kadınlar, Türkiye’de eş zamanlı olarak gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile Ensar Vakfı’na ait evlerde 45 çocuğun cinsel istismara uğradığı iddiası sonrası “Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz” açıklamasını yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nu istifaya çağırdı. Yönetim kurulu ve kadın kolları üyesi partililerle birlikte açıklama yapan CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, “Söz konusu bakan derhal istifa etmelidir” dedi.

    ORTAK AÇIKLAMA YAPILDI

    CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse tarafından, tüm il başkanlıklarına gönderilen ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Ülkemizde sosyal devlete olan gereksinim her geçen gün artarken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ‘bir defa böyle bir olay yaşanması Ensar Vakfı’nın kötülenmesi için gerekçe olamaz’ diyerek çocuklarımıza yaşatılan acıyı daha da derinleştirmiştir.Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye ilk imza atan ülkelerden biridir. Ancak, Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı’nın Ensar Vakfı’ndaki 45 çocuğa taciz iddiaları ile ilgili yaptığı vahim açıklaması, yaşanan acıları ve mevcut hukuksuzlukları görmezden gelip hafife almaktadır. Oysa hiç kimse ve hiçbir kurum, bir çocuğun tırnağından daha kıymetli değildir. Söz konusu bakan derhal istifa etmelidir.”