Etiket: İstismarı

  • Ağrı’da çocuk ihmali ve istismarı önlemi semineri

    Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından çocuk ihmal ve istismarı başta olmak üzere koruyucu ağız diş sağlığı hizmetleri-florürlü vernik uygulaması, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında seminer düzenlendi.

    Konu hakkında gazetecilere bilgi veren Ağrı İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Emin Çörtük, “İbrahim Çeçen Üniversitesi Nezahat Çeçen Konferans Salonu ve İslami İlimler Konferans Salonunda Ağrı merkez ve ilçelerdeki tüm okulların rehber öğretmenleri; çocuk ihmal ve istismarı, koruyucu ağız diş sağlığı hizmetleri-florürlü vernik uygulaması, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında düzenlenen seminere alınmıştır. Seminer doktorlar, diş hekimleri, çocuk gelişimi uzmanları, psikologlar ve 112 acil ilk yardım eğitmenleri tarafından verilmektedir. Ağrı merkez ve Doğubayazıt ilçelerinin eğitimleri tamamlanmış olup, hafta içerisinde ilçelerin tamamının eğitimleri tamamlanacaktır. İnsan merkezli bir yaklaşımla birey ve toplum sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, halkın yaşam kalitesini yükseltmek ve halkın sağlığını tehdit eden konularda gerekli tüm önlemleri almak misyonu ve herkesin sağlığının korunup geliştirilmesi sağlıklı ve mutlu bir Türkiye vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren kurumumuzun 2014 – 2017 yılları arasında yapacağı faaliyetleri kapsayan stratejik planında 1. stratejik amaç; ‘toplumu ve bireyi, sağlığa yönelik risklerden korumak, sağlıklı hayat tarzlarını ve davranışlarını teşvik etmek, geliştirmek ve yaygınlaştırmak’ başlığı altında yer alan hedeflerden biri. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ağız ve Diş Sağlığı Bilimsel Danışma Komisyonunun tavsiyeleri doğrultusunda; 2016-2017 eğitim öğretim yılında anasınıfı ile ilkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerine iki kez florürlü vernik uygulanması; ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin, ilk uygulama öncesinde ağız ve diş muayenelerinin yapılması, farkındalık çalışmalarının devam ettirilmesi planlanmıştır. Bu kapsamda, ilimizdeki okullarda görev yapan tüm rehber öğretmenlere koruyucu ağız diş sağlığı hizmetleri, florürlü vernik uygulamaları, oral hijyen eğitimi, süt dişlerinin önemi, beslenme ve çürük, diş fırçalama teknikleri ve koruyucu uygulamalar konularında eğitim verilmiştir. Çocuğun beden veya ruh sağlığına zarar veren, zarar verme riski taşıyan, fiziksel, duygusal, zihinsel veya cinsel gelişimini olumsuz etkileyen, kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici olan, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalması çocuğa karşı kötü muamele ya da çocuk istismarı şeklinde tanımlanmaktadır. Çocuğun bu konudaki mağduriyetini en aza indirebilmek için milli eğitim müdürlüğüne bağlı merkez ve ilçe okullarında görev yapan psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenlerine çocuk ihmal ve istismar konularında farkındalık eğitimi verilmiştir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yanlış ve gereksiz ilaç kullanımı halk sağlığını etkileyen ciddi bir sorundur. Akılcı ilaç kullanımının toplumsal bütünlük arz eden bir faaliyet olduğu hasebiyle konuyla ilgili bilgilendirme faaliyetinin çocuk yaşlarda başlanmasıyla farkındalığın arttırılacağı öngörülerek milli eğitim müdürlüğüne bağlı merkez ve ilçe okullarında görev yapan psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenlerine akılcı ilaç kullanımı eğitimi düzenlenmiştir” dedi.

  • Okul Müdürünün Yargılandığı Çocuk İstismarı Davası Başladı

    İzmir’in Menderes ilçesinde, 2 yıl önce ilkokulda kız çocuklarına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında dava açılan, bir buçuk yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest kalan 66 yaşındaki emekli öğretmen A.Ş’nin yargılanmasına bugün başlandı. Türkiye’nin bir çok yerinden avukat ve STK’lar davaya müdahil olmak için başvuruda bulundu.

    KIZ ÖĞRENCİLERE PORNOGRAFİK FİLM İZLETTİ

    Olay, İzmir‘in Menderes ilçesi Sancaklı Mahallesinde Sancaklı köyü Ahmetçik İlkokulu’nda 17 Mayıs 2014’te meydana gelmişti. Bir bayan öğretmenin, ’Sancaklı Mahallesinde bulunan okulda, 22 yıldır okul müdürü olarak görev yapan evli ve iki çocuk babası A.Ş.’nin 6 kız öğrenciye pornografik film izlettiği, cinsel taciz ve istismarda bulunduğu’ ihbarında bulunmasıyla jandarma, psikolog eşliğinde öğrencilerin ifadelerine başvurmuştu. Öğrenciler gözyaşları içerisinde verdikleri ifadelerinde, baba olarak gördükleri okul müdürünün kendilerini okuldaki odasına götürüp, porno film izlettiğini anlatmıştı. İfadelerin ardından suçlamaları kabul etmeyen A.Ş. gözaltına alınmıştı. Emekli öğretmen A.Ş, 1,5 yıl tutuklu kalmasının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

    102 YIL HAPSİ İSTENİYOR

    Hakkında 102 yıl hapis cezası istenen, emekli öğretmen 66 yaşındaki A.Ş.’nin yargılanmasına, bugün saat 10.00’da İzmir Adliyesi 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Dava öncesi İzmir Adliyesi önünde, çocuk istismarının sonlanması ve emekli öğretmenin yüksek ceza alması için sivil toplum kuruluşları beklemeye başladı. İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, Kadın ve Çocuk Hakları Merkezi üyesi olan avukatlar ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen avukatlar davaya müdahil olmak için başvuruda bulundu.

  • Cinsel İstismarı Aileler Nasıl Anlar?

    Özel Ümit Hastanesi Uzman Psikoloğu Aslı Sarıkardaşoğlu, çocuklara yönelik cinsel istismar konusunda, “Çocuk özelini bilmeli, bedeninin kendine ait olduğu ve kendi rızası olmadan kimsenin dokunmaması gerektiği benimsetilmeli” dedi.

    Her yaş çocuğun istismara uğradığını belirten Uzman Psikolog Aslı Sarıkardaşoğlu, daha küçük yaştaki çocukların yakın çevrelerinden, akrabalarından cinsel istismar görebildiğine dikkat çekti. Sarıkardaşoğlu, “Okul yıllarına geldiğinde ise öğretmenleri, üst sınıflardaki öğrenciler tarafından istismara uğrayabiliyor. Vakaların büyük bir çoğunluğunda mağdurların istirmarcıyı önceden tanıdığı ortaya çıkıyor. Aileler çocuğunun cinsel istismara uğradığına dair şüphelendiklerinde çocuklarının vücutlarını kontrol etmeliler. Vücutlarında bir morluk, bir çizik var mı gibi kontroller yapılmalı. Bir de aniden ortaya çıkan farklı belirtiler olabilir. Bunlar alt ıslatma, kâbuslar görme, anneye aşırı derece bağlanma, beraber uyuma isteği gibi durumlar olabilir. 0-4 yaş çocuklar bunu anlayıp ifade edemez. 7 yaş öncesi somut dönem olduğu için direkt size bunu söyleyemese bile bazı konuşmalarından anlaşılabilir. Daha küçük yaştaki çocuğun ’amca/teyze beni sevdi mi, bana zarar mı verdi’ durumlarını ayırt edebileceği bir dönem değil. Daha büyük yaştaki çocukların ise oyunlarına yansıyabilir bunun belirtileri. Ya da konuşmalarında bu duruma yönelik kelimeler kullanabilir. Aileler çocukların rutinin dışına çıkan durumlarına dikkat etmelidir” dedi.

    “ANNE BABAYA ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR”

    Böyle durumlarda anne kadar babaya da önemli görevler düştüğünün altını çizen Sarıkardaşoğlu, “Mesela 3 yaşından sonra erkek çocuğu baba, kız çocuğu anne tuvalete götürmeli, hemcins ebeveyn banyo yaptırmalı ve banyo yapılırken anne veya baba giyinik olmalı. Çocuk en başta kız ve erkek farkını öğreniyor. ’Ben kız, o erkek’ farkı çocukta oluşuyor. Karşısındaki çocuğun saçından, giydiği kıyafetten, eteğinden anlıyor cinsiyet farkını. Giydikleri renkten anlıyor, ’o pembe giydi, o mavi giydi algısı’ oluyor. Mesela bir kız çocuğu için etekle nasıl oturması gerektiğinin öğretilmesi, kimin yanında nasıl hareket etmesi gerektiği gibi ufak ayrıntıların küçük yaşta anlatılması gerekiyor. Erkek çocuklar için de yine özellikle karşı cins arkadaşlarına karşı belirli sınırlara saygılı olması öğretilmeli ve gündelik hayatta çocuğa davranışlarla bu yönde örnek olunmalı. Çocukta sınırları belirlemek gerekiyor. Çocuk özelini bilmeli. Bedeninin kendine ait olduğu ve kendi rızası olmadan kimsenin dokunmaması gerektiği benimsetilmeli. Özellikle iç çamaşırı içinde kalan vücut bölümlerine kimsenin dokunamayacağı ve görmemesi gerektiği anlatılmalı. Böyle bir durumda mutlaka ebeveynlere söylenmesi gerektiği tembihlenmelidir. Küçük yaştaki çocuğa dedesi, anneannesi bile olsa ’öpebilir miyim’ diye sormalı. Bir yerde kısıtlayıp, belli sınırlar çizip bir yerde de ’Aman canım o senin deden, o senin teyzen’ derseniz o zaman çocuğun kafası karışabiliyor. Mümkün olduğunca çocuklarımıza ’Aşkım, sevgilim’ şeklinde hitap etmemeliyiz. O dönemler somut dönem olduğu için çocuk bunu ayıramaz. Örneğin çocuğumuzu dudağından öpmemeliyiz. Evde bunu normal gördüğünde dışarıda bir arkadaşını öyle öpmek ona normal gelebilir. Fakat bu sefer karşı tarafın özelini ihlal edebilir” diye konuştu.

    NE YAPILMALI?

    Çocuğu cinsel istismara uğrayan ailelerin yapması gerekenleri de sıralayan Sarıkardaşoğlu, şöyle devam etti:

    “Bu çok ağır psikolojik bir süreç olduğu için hafif ya da ağır bir durum hiç fark etmeden her durumda bir uzmana götürmek gerekiyor. Çocuğa ulaşabilecek, bir süre onu dinleyebilecek bir psikoloğa götürülmeli. Olayın hemen sonrasında belki hemen konuşmayabilir, 3 ay- 6 ay sonra çocuk daha rahat anlatabilir. Bazı durumlarda olumsuz etkilerin çıkması zaman alabilir. Bu sebeple belli aralıklarla bu takibin yapılması lazım. Tabi ki adli kurumlara hemen başvurulması gerekir. ’Ayıp olur, başkaları ne der, çocuğun adı çıkar’ gibi düşüncelerle aileler üstünü örtmeye çalışabiliyorlar. Ama bu çok yanlış. İstirmacının gelecekteki yapabileceklerini engelleyebilmek adına adli mercilere bildirmek çok önemli. Hiçbir durumda istismarcı ile uzlaşılmaması ve yetişkinse cezasını çekmesi, yaşı küçük ise hem psikolojik destek hem de eğitim aldırması sağlıklı bireylerin yetişmesi için çok önemli.”

  • Çocuk İstismarı Suçundan Aranan Şahıs Yakalandı

    Samsun’un Bafra ilçesinde çocuk istismarı suçundan 5 yıl kesinleşmiş cezası bulunan şahıs yakalandı.

    Bursa’da 2007 yılında 2 ayrı çocuğa cinsel istismar suçundan kesinleşmiş 5 yıl hapis cezası ile aranan Yahya Ş.(60), Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekiplerince yakalandı. Emniyetteki işlemlerin ardından savcılığa sevk edilen şahıs, tutuklanarak Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

  • Karaman’da Çocuk İstismarı Davası Öncesi Önlem

    Karaman’da, çocuk istismarı olayının yarın görülecek ilk duruşması için geniş güvenlik önlemi alındı.

    Karaman Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, çocuk istismarından tutuklu sanık M.B. hakkında Karaman Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasının ilk duruşmasının 20 Nisan 2016 Çarşamba günü saat 09.00’da Karaman Adliye Sarayında yapılacağı belirtilerek, “Ancak, dosyada iddia edilen suçun toplumda infial uyandıran suçlardan olması ve dava konusunun ulusal yazılı ve görsel basında gündemde kalmaya devam etmesi nedeniyle bu durumu fırsat bilen provokatörlerin mağdur yakınlarını ve vatandaşları basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü adı altında kitlesel protesto eylemlerinin içerisine çekerek istenmeyen olayların yaşanmasına sebep olabileceklerine” dikkat çekildi.

    Açıklamada, “20.04.2016 Çarşamba günü davanın devam ettiği süre boyunca Karaman il sınırları içerisinde her türlü toplanma, basın açıklaması, toplantı, gösteri yürüyüşü, miting, oturma eylemi, stant açma, çadır kurma etkinliklerinin yasaklandığı” belirtildi.

    EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ADLİYE ETRAFINDA ÖNLEM ALIYOR

    Karaman Emniyet Müdürlüğü, yarın yapılacak duruşma öncesinde Karaman Adliye Sarayı etrafında önlem almaya başladı. Çekiciyle getirilen demir barikatlar görevliler tarafından adliye etrafına indirildi. Yarınki duruşmada çok sayıda polis görev alacak.