Etiket: İstismarı

  • Erbaş: “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programı başlattık”

    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programları başlatıldığını ifade etti.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin düzenlediği ‘Bilgiden Bilince’ konulu konferansa katıldı. İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği konferansta, Erbaş öğrencilere hitap ederek nasihatlerde bulundu. Erbaş, dini ve bilimsel eğitim üzerinden örnekler verdiği konuşmasında kız öğrencilerin lisans eğitimi sonrası çalışma alanları ve din istismarıyla mücadele konuları başta olmak üzere merak edilen soruları yanıtladı.

    “İlahiyat Fakültesi ile Eğitim Fakültesinin okul öncesini bitirirseniz göreviniz hazır”

    Konferans kapsamında öğrencilere hitap eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Pedagojik formasyon noktasında özellikle Eğitim Fakültelerinin okul öncesi eğitim bölümlerini bitirirlerse,4-6 yaş sınıfı Kur’an kurslarımız var. Şu anda 140 bine yakın öğrencimiz oldu. Bir zamanlar 12 yaşını bitirmeyen delikanlı ya da kızımız yaz Kur’an kurslarına bile gidemezken, 14-15 yaşını bitirmeyen bir genç yatılı Kur’an kursuna gidemezken, şu anda 4-5 yaşında 140 bine yakın çocuğumuz var. Onlara öğretmenlik yapmak kolay değil. Daha çok kız öğrencilerimiz var. Bizim en fazla ihtiyacımız olan 4-6 yaş Kur’an kurslarında öğretmen olabilmek için eğer İlahiyat Fakültesi ile birlikte Eğitim Fakültesi’nin okul öncesi bölümünü de bitirirseniz göreviniz hazır. Ya da çocuk gelişimi bölümü, buna çok ihtiyacımız var” dedi.

    “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programı başlattık”

    Din istismarı ile ilgili mücadele programlarının başlatıldığını dile getiren Erbaş, “Ülkemizin her yerinde öğrendiklerinizi anlatacaksınız. Ashab-ı Suffe ruhuyla bunu yapmamız lazım. Ashab-ı Suffe’de yetişen insanlar nasıl ki koşturdularsa bizler de koşturmak zorundayız. Yoksa dini salih bilgiden öğrenmeden çeşitli yerlere yayılan ve insanlarımızın zihnini karıştıran insanlar bizim başımıza bela olurlar. Şu anda Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programları başlattık. İnsanımızı nerelere doğru sürüklemeye çalışan bir takım anlayışlar var. Bu anlayışlarla kim mücadele edecek? Biz mücadele edeceğiz” diye konuştu.

  • Çukurca’da ‘çocuk istismarı’ konulu seminer

    Çocuk İstismarıyla Mücadele ve Çocuk Haklarını Koruma Derneği, Hakkari’nin Çukurca Kaymakamlığının desteğiyle ‘çocuk istismarı’ konulu bir seminer düzenledi.

    Şehit Bilal Soybilgiç Ortaokulunda ve Köprülü Mükerrem Akhanlı Yatılı Bölge Okulunda düzenlenen iki oturumluk seminere Çocuk İstismarıyla Mücadele ve Çocuk Haklarını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Av. Buğra Kağan Oğuz, Derneğin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uzman Klinik Psikolog Mehmet Arseven ve Dernek Genel Sekreteri Mustafa Uğur Can katıldı.

    Çocuk istismarı konusunda veli ve öğretmenlere dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgi veren konuşmacılar, ardından istismara uğrayan çocuklar için takip edilmesi gereken hukuki süreç ve alınması gereken psikolojik destek ile alakalı bilgilendirmelerde bulundular.

    Çocuk İstismarıyla Mücadele ve Çocuk Haklarını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Av. Buğra Kağan Oğuz, Çukurca Kaymakamlığına bu sağduyulu davetlerinden dolayı teşekkür etti. Kağan Oğuz, “Eğitim işinde önemli olan en çok ihtiyacın olduğu yerlere gidilemez denilse de gitmek; halkımıza, çocuklarımıza ulaşmaktır. Bu nedenle bizler bu bölgelere özellikle hassasiyet duyuyor ve ilgi gösteriyoruz. Buna vesile olan, iki günlük Çukurca programımızda bizlere eşlik eden, güzel vakitler geçirmemizi sağlayan tüm güvenlik güçlerimize ve Çukurca’nın adını marka haline getirmek için gayret gösteren Kaymakamımız Temel Ayca’ya ülkemiz ve derneğimiz adına bir kez daha teşekkür ederim” dedi.

    Program sonunda Kaymakam Ayca, Antalya’da faaliyet gösteren dernek yetkililerine yapmış oldukları seminerlerden ötürü teşekkür etti.

    Öğretmenlerin katılımının oldukça yoğun olduğu seminerlere, halkın da ilgi göstermesi herkesi mutlu etti.

  • Erzurum’da ‘Çocuk istismarı” konferansı

    Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3. sınıf öğrencileri önemli bir etkinliğe imza atmaya hazırlanıyor.

    Öğrencilerin düzenlediği sosyal sorumluluk projesinde “Çocuk istismarı” konulu konferansta Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM) Başkanı Saadet Özkan ve Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan konuşmacı olarak katılacaklar.

    Birçok ünlüden alınan destek videolarıyla konferansa da görsel katılımın gerçekleşeceğini belirten organizasyon komitesi temsilcileri Güzel Sanatlar Gösteri Salonu’nda 4 Mayıs Cuma günü saat: 14.00’da yapılacak programa tüm öğrencileri davet ettiler.

  • Çocuk istismarı konuşuldu

    Sivas’ın Suşehri ilçesinde Timur Karabal Meslek Yüksek Okulu Çocuk Gelişimi Bölümü tarafından çocuk ihmali ve istismarı konferansı düzenlendi.

    Suşehri Halk Eğitim Konferans salonunda düzenlenen Çocuk ihmali ve İstismarı konulu konferansa Timur Karabal Meslek Yüksek okulu müdürü Prof. Dr. Gülay Ercins, okul öğretim görevlileri, milli eğitime bağlı okul müdürleri, öğretmenler ve Timur Karabal Meslek Yüksek Okulu öğrencileri katıldı.

    Açılış konuşmasını gerçekleştiren Okul Müdürü Prof.Dr. Gülay Ercins konuşmasında “Çocuklar masumiyeti, saflığı, coşkuyu, sevinci, neşeyi, ve daha bir çok güzel şeyi ifade eder. Her gülenle gülmeye, her oynayanla oynamaya, her uzatılan eli tutmaya hazırdırlar. Çocuklardaki saf, temiz, aydınlık pırıl pırıl bakışı hiçbir büyükte bulabilmek mümkün değildir. Her bakışları, her davranışları, içlerindeki masumiyeti ifade eder. Rabbimizin bize emanet olarak verdiği çocuklar, hele hele en yakınları tarafından ihmal ve istismar ediliyorsa bu en büyük sorumsuzluktur, insanlık ayıbıdır.”dedi. Kadın cinayetlerini durduracağız Platformunun raporuna göre 2017 yılı içinde toplam 387 çocuğun cinsel istismara uğradığını ve bunların yüzde 66’sının akraba, komşu gibi çocuğun tanıdığı kişiler olduğunu belirten Ercins, istismarcıların yüzde 9 çocukla aynı evde yaşadığını ve Türkiye’de son 10 yılda çocuk istismar vakaları yüzde 700 artmış gözlendiğini sözlerine ekledi.

    Düzenlenen Konferansa konuşmacı olarak katılan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Miraç Burak Gönültaş, son zamanlarda çocuk istismarlarında artık gözlendiğini ifade edip, “Çocuk istismarı konusunda devletin ilgili kurumlarında ciddi ve duyarlı çalışmalar olmaktadır. İhmal ve istismar konularında milli eğitimin hizmet içi çalışmaları çok faydalı olmaktadır.” dedi. Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Kanak ise konferansta, ihmal nedir, en çok hangi çocuklar ihmale maruz kalır, çocuğun ihmal edildiği nasıl anlaşılır, ihmal edildiğinde şüpheleniyorsak neler yapmalıyız, cinsel istismar nedir, çocuğun cinsel istismara uğradığını nasıl anlarız gibi konulara değindi.

  • KBÜ’de “Çocuk işçiliği ve istismarı” paneli

    Karabük Üniversitesi Gelişen Çocuk Kulübü tarafından “Çocuk İşçiliği ve İstismarı” konulu panel düzenlendi.

    Doç. Dr. Şehnaz Ceylan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele konuşmacı olarak Adli Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Zafer Liman, KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Çocuk Gelişim Uzmanı Elif Korkmaz ve Avukat Türkay Asman katıldı.

    Hamit Çepni Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelde çocuk işçiliği, çocukların istismar ve ihmal edilmeleri sonucu ruhsal ve fiziksel olarak yaşadıkları sorunlar ele alındı.

    “Gelişmekte olan ülkelerde 5 ile 14 yaşları arasında çalışan çocuk sayısı 250 milyondan fazla”

    Panelin moderatörü Doç. Dr. Şehnaz Ceylan, günümüzde çalışan çocukların yarıdan fazlasının tehlikeli sayılan işlerde çalıştığını belirterek, ölen her 30 işçiden birinin çocuk olduğunun altını çizdi. Çocuk işçiliği ve istismarın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan etkenler için etkili politikalar oluşturulması ve bunların sürekliliğini sağlamak gerektiğini savunan Ceylan; “Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tahminlerine göre gelişmekte olan ülkelerde 5 ile 14 yaşları arasında çalışan çocuk sayısı 250 milyondan fazladır. Çocuk işçiler toplam çocuk nüfusunun yüzde 5,9 ‘unu oluşturmaktadır. Toplamda çalışan çocukların tüm çocuklara oranı 1999 yılından bu yana yüzde 41’den yüzde 56’ya çıkmıştır” dedi.

    Çocuk istismarının en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olduğunu aktaran Ceylan, “Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre dünyada 1-14 yaş grubundaki 40 milyon çocuk istismar veya ihmale uğramakta, tıbbi ve sosyal desteğe ihtiyaç duymaktadır” diye konuştu.

    “Çocuk işçiliğinin baş faktörü yoksulluk”

    Panelin ilk konuşmacısı Av. Türkay Asman, çocuk işçiliğine sebep olan faktörlerin başında yoksulluk geldiğini belirterek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

    “Nüfus artışı ve eğitimsizlik çocuk işçiliğinin başlıca nedenlerindendir. Çocuğun çalışması başta eğitim ve oyun hakkı olmak üzere birçok hakkını ortadan kaldırmakta, bedensel, zihinsel yönden sağlıklı gelişimini engellemektedir. Ayrıca duygusal, fiziksel ve cinsel istismara uğraması olasılığını fazlalaştırmaktadır.”

    İş Kanununa göre çalışma yaşının 15 olduğunu vurgulayan Asman, “Oysa çocukların daha küçük yaşlarda çalışma yaşamına girmesi geçmişten bugüne var olan bir olgudur. Bugünde üretimin büyük bir bölümünün robot makineler ve bilgisayarlarla gerçekleştirildiği günümüzde milyonlarca çocuk yaklaşık 250 milyon çocuk sağlığını, geleceğini, gelişim ve eğitim hakkını tehlikeye atarak çocukluklarını yaşamayarak çalışmaktadır.”

    Dünyada çalışan çocukların yüzde 63’ünün tarım sektöründe çalıştığını aktaran Asman, “Ülkemizde küçük sanayi işletmelerinde ise çocuklar oto sanayilerinde, mobilyacılıkta, ayakkabıcılıkta ağır koşullar altında çalışmaktadırlar. Çocuğun çalışmasında en tehlikeli grubu sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar girmektedir. Çünkü sokakta yaşayan çocuklar normal koşullarda ki çocuklardan farklı yaşam koşulları içinde yaşadıklarından çok yönlü risklere maruz kalarak günlük yaşamlarını sürdürmektedirler.” diye konuştu.

    “Cinsel istismara uğrayan çocukların yüzde 40’ı 6 ile 10 yaş aralığında”

    Çocuk istismarının tanınması ve türleri konusunda açıklamalar yapan Adli Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Zafer Liman konuşmasına şu sözlerle devam etti:

    “Fiziksel istismar çocuğun kaza dışı nedenlerle yaralanması veya ailesi tarafından yeterince gözetilmemesine bağlı gelişen yaralanmalarıdır. En sık 4-8 yaş arası olmakta ve kız-erkek farkı bulunmamaktadır. Fiziksel istismarı saptamak çok önemli çünkü bu çocukların ilerleyen dönemde yüzde 5-10’u öldürülüyor. Cinsel istismar ise bir erişkinin cinsel isteklerini karşılamak için çocukları araç olarak kullanmasıdır. Cinsel istismara uğrayan çocukların yaş dağılımına bakıldığında yüzde 30’u 2-5 yaş, yüzde 40’ı 6-10 yaş, yüzde 30’u 11-17 yaş gruplarında dağıldığı görülmektedir. Cinsel istismarın her yaş grubunda rastlanılmakla birlikte on yaş altı yüzde 70 daha sıktır. Duygusal istismar ise çocuğun duygusal bütünlüğü ve iç görüsünü bozan, kişilik gelişimini zedeleyen eylem ya da eylemsizlik olarak tanımlanmaktadır.”

    Çocuklara uygulanan istismarın genelde yakın çevreden geldiğini ifade eden Liman, “Cinsel istismarcıların yüzde 80’i çocuğun tanıdığı biridir. Şüphelilerin yüzde 90’ı erkek. Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri içerisinde saptanması zor olan ve çoğunlukla gizli kalan bir istismar türüdür. Çalışmalarda 18 yaşına kadar kız çocuklarının yüzde 12-25’i ve erkek çocuklarının ise yüzde 8-10’unun istismara uğradığı tespit edilmiştir” dedi.

    Cinsel istismar olgularında yüzde 60’ın üzerinde fizik muayenede herhangi bir bulguya rastlanılmadığını belirten Liman, cinsel istismar olgularında psikiyatri değerlendirmenin çok önemli olduğunu söyledi.

    Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM)

    Çocuk Gelişim Uzmanı Elif Korkmaz ise çocuk istismarının önlenmesi ve istismara uğrayan çocuklara bilinçli ve etkin bir şekilde müdahale edilmesi amacıyla KBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) hakkında bilgi verdi. Duygusal, fiziksel ve cinsel istismara uğrayan çocukların yaşadığı travmaları adli süreçte en aza indirmek onlara daha iyi hizmet verebilmek için ÇİM’in önemine vurgu yapan Korkmaz, “Çocuk İzlem Merkezi cinsel istismara uğradığından şüphelenilen çocuğun ifadesinin alındığı, muayenesinin, aile görüşmesinin yapıldığı ve raporun hazırlandığı merkezdir. Bu merkezde çocuk işlemler bitene kadar ihtiyaç halinde bir gece misafir edilebiliyor. ÇİM’de tamamen gizlilik ilkesi vardır. Vakalar hakkında gizlilik ilkesi yoğun olarak uygulanıyor.” ifadelerine yer verdi.

    Korkmaz konuşmasında ailelerin eğitilmesi yanında çocukla çalışan uzmanların farkındalıklarının da artırılmasına ve bu konuda da tıp, sosyal hizmetler ve hukukun birlikte bütüncül olarak çocuğu ele almasının gerekliliğini de vurguladı.

    Panelde ayrıca Karabük Üniversitesi Tiyatro Kulübü tarafından çocuk istismarına dikkat çekmek amacıyla “Güneşli Günler” adlı tiyatro oyunu sahnelendi.