Etiket: İstismardan

  • 16 yaşındaki çocuk cinsel istismardan gözaltına alındı

    Samsun’da 16 yaşındaki bir çocuk 12 yaşındaki kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı.

    Olay, Samsun’un Canik ilçesi Yavuzselim Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki K.T., akrabası olan 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddia edildi. Şikayet üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan K.T., hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek kendisine iftira atıldığını ileri sürdü.

    Bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edilen K.T., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

  • Ordu’da ‘Çocukların Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunması Çalıştayı’

    Ordu Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Ordu Adliyesi, Ordu Emniyet Müdürlüğü, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Ordu Üniversitesi işbirliğinde çocukların şiddet, ihmal ve istismardan korunması çalıştayı yapıldı.

    Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde(OKSM) yapılan çalıştaya, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Vali Yardımcısı Ahmet Arık, İl Milli Eğitim Müdürü Dr.Şaban Karataş, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç, ilgili kurum yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, okulların rehber öğretmenleri ile öğrenciler katıldı.

    Çalıştay’ın açılışında bir konuşma yapan Vali İrfan Balkanlıoğlu, Devletin bekasının, nesillerin iyi yetişmesine bağlı olduğunu vurguladı. Vali Balkanlıoğlu, “Devletin bekası nesillerin iyi yetişmesine bağlıdır. Geleceğimize ümitle bakacaksak, onurlu ve şerefli bir millet olarak, devlet olarak varlığımızı sürdüreceksek, yetişen nesillerin de son derece sağlıklı, iyi yetişmiş olması lazım. Eğitiminin iyi olması lazım. Ahlaklı, değerlerine bağlı bireyler olması lazım. Bunu engelleyen her şey bizim için mücadele edilmesi gereken sorun demektir. Bir bireyin doğduğundan itibaren yetişkin oluncaya kadar geliştirdiği çok evreler var. Bu evreler, sağlıklı bir ailede, ilgili, sevgi dolu bir aileden yetişmesi, iyi bir okulda eğitim alması, öğretmenlerin ve eğitimcilerin son derece ilgili olması, çevresinin ve mahalle arkadaşlarının düzgün insanlar oluşması ve çocuk üzerine titremesi sağlıklı bir nesil için gereklilik koşullardır” dedi.

    “Seferberlik havasında çocuk ve gençlere sahip çıkmak lazım”

    “Bir çocuğu bile kaybedemeyiz” diyen Vali Balkanlıoğlu, “Her türlü uyuşturucu, ihmal, istismar, dayak büyük travmadır. Kaybedilmiş hayatlar, ülkenin kaybedilmesi anlamına geliyor. Bir ülkeye yapılacak en büyük kötülük, o ülkeyi yok edecek en büyük çaba, çocuklarını ve nesillerini yok etmektir. O da nasıl olur? Psikolojik sorunlarla dolu, her türlü zararlı alışkanlığa sahip, sağlıklı düşünemeyen bireyler, sayesinde olur. Sadece kendileri değil, en az onlarla uğraşan emniyet güçleri, sağlık görevlileri, okullar, müesseseler, rehabilitasyon merkezleri, yapılan masraflar, personel israfı, düşünün bunların boyutlarının ne olduğunu. Bir memleket için en büyük kötülük budur. Bu nedenle herkesin bir seferberlik havasında nesillerimize sahip çıkması lazım. Bir insan doğar, büyür, gelişir, kendinden sonra nesiller bırakır ve dünyada fonksiyonunu tamamlar. Bunu yaparken de sağlıklı ve iyi bireyler, müşfik bir anne-baba, sevgi dolu insanlar, çevre bilinci, hayvan sevgisi olan, değerlerine bağlı, yasalara uyan, iş ve meslek sahibi, evli barklı çoluk çocuk sahibi olan bu tür insanlar memleketin geleceği açısından son derece önemlidir” diye konuştu.

    “Herkesin Taşın Altına Elini Koyması Gerekir”

    Hem kendi evlatlarımız, hem çevremizdekilerin evlatları, hem de toplumsal sorumluluğumuzun gereği bu konuda kendimizi görevli hissetmeliyiz. Öğretmenlerimizin, eğitimcilerimizin, çocuklarını dışarda bekleyen hatta aile bireylerinin bile gelebilecek tehlikelere karşı çocuklara merak uyandırmadan iyi bir eğitim vermeleri, bilinçlendirmeleri lazım. Hocalarımız camilerde vaaz ederken bu konulara temas etmeliler. Sivil toplum örgütleri, gönüllüler, bu memleket için bir şey yaparım diyen herkesin elini taşın altına koyması lazım. Çünkü memleketimiz Allah muhafaza elimizden gider. Biz gelip geçiciyiz. Bizim yerimize geçecek olan insanları ne kadar iyi yetiştirirsek, bizden sonraki yerimizi tutacak insanlar, anne-baba olacak bireyler, ne kadar iyi olursa, mükemmel olursa, Türkiye o oranda gelişir, kalkınır ve çağdaş medeniyetlerin üzerine çıkar. Bu anlamda bu tür toplantıları faydalı görüyorum. Bilinç kazandırıyor bizlere ve herkese” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından, çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve istismar konusunda Ordu’da bulunan Rehberlik Araştırma Merkezlerinin yürüttüğü çalışmalar ve faaliyetler hakkında Çalıştaya katılanlara bilgilendirmede bulunuldu.

    Çalıştay, Uzman Psikolojik Danışman Muhammed Karamustafa’nın “Tematik Rehberlik” sunumu ile devam etti. Çalıştaya katılanlar, çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve istismar konularında alınması gereken tedbirler ve önlemler konusunda görüş ve önerilerini dile getirdiler.

  • Çocukların cinsel istismardan korunması

    Özellikle erken çocukluk döneminde verilmesi gereken eğitimin ailelerin en çok zorlandığı konuların başında geldiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Gülşah Öztürk Erten, hangi yaşta ne kadar bilgi verilmelidir sorusunun, ebeveynlerin kafasını karıştırdığını vurguladı.

    Erken ve fazla verilen bilgi çocukların duygusal dünyasında olumsuzluklara neden olabilmektedir şeklinde açıklama yapan Gülşah Öztürk Erten, yeterli bilgi sahibi olamamanın, çocuklar için ayrı bir sorun oluşturduğunu belirterek, “Çocuklar iki yaşından itibaren sosyalleşmeye ihtiyaç duyar ve arkadaşlık ilişkileri başlar. Bu yaştan itibaren çocukların sınırlarını bilip çevresindekilere karşı saygılı davranması, alması gereken temel eğitimdir. Daha sonra ise ailelerden beklenen çocuklarının kendi bedeninin sınırlarını bilmesini sağlamak ve bunu korumak için neler yapabileceklerini konuşmaktır” dedi.

    Erten, erken çocukluk dönemindeki çocuklarda mahremiyet eğitimi ve cinsel istismardan korumak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken önemli noktaları şu şekilde sıraladı:

    “• Çocuklar kendilerine söylenenden çok yapılan davranışları taklit ederek öğrenirler. Kendisine yanlış davranış sergileyen yetişkine karşı bir şeylerin yolunda gitmediği bilinci oluşması için ebeveynlerin davranışlarına dikkat etmesi gerekmektedir. Ebeveynler bile çocuklarını öpmek ve sarılmak istediğinde çocuklarından izin almalıdır. Sen nasıl istersen sorusu ile başlayan cümleler kurulmalıdır. Böylece kendi bedeni üzerinde çocuğun söz sahibi olması sağlanmalıdır.

    • İki yaşından itibaren çocuğa vücudunda özel bölgelerinin olduğu ve bunların gizlenmesi gerektiği öğretilmelidir. Bu özel bölgelerinin iç çamaşırının kapattığı yerler olduğu söylenebilir. Bunun istisnasının sadece anne ve baba, birlikte gidilen doktor ve kreş çocukları için yardımcı ablaların vb. olabileceği anlatılmalıdır.

    • Daha çok küçük olduğunu ve başka insanların olduğu ortamlarda çocukların kıyafet değişiminde sakınca olmadığı fikri doğru değildir. Çocuklar bu yaş döneminde olayları genelleme eğilimindedir ve bunu başkalarının bedenini görmesinde sakınca olmayacağı şeklinde yorumlayabilir. Erken çocukluk döneminden itibaren yetişkinler çocuğun beden mahremiyetine saygı göstermelidir.

    • İki yaşından itibaren çocuklar birçok alanda gelişimlerini tamamlamaya başlamıştır. Bununla birlikte anne babaya olan ihtiyaçta azalmıştır. Bu yaştan sonra yavaş bir geçişle odaların ayrılması gerekmektedir. Özellikle ergenlik dönemine girecek olan kardeş bulunması durumunda da odaların ayrılması beklenmektedir.

    • Banyo sırasında çocuğun özel bölgelerini kendisinin yıkaması teşvik edilerek mahremiyet duygusu kazandırılmalıdır.

    • Başkalarının bedenine yapacakları konusunda ikilem yaşamaması için bunun bir oyun olmadığını bilmelidir. Bu sebeple aile içinde cinsel organlara isim takmamak, şakalaşma ve oyun konusu yapmamak gerekmektedir.

    • Saygı ve sınır konusunda çocuğun içselleştirilmesini sağlamak için, ebeveynlerin oda kapısı kapalıysa izinsiz girmemesi konusunda çocuk bilgilendirilmelidir ve aynı şekilde ebeveynlerde çocuğun odasına izinsiz girmemelidir.

    • Erken çocukluk döneminde televizyon ve oyunlarda bulunan içerikler çocuklar tarafından taklit edilmek istenilebilir. Bunun için aileler birlikte veya çocuğun yalnız kaldığı zamanlarda izleyeceği programları dikkatli seçmelidir.

    • Çocukların birbirleri ile olan cinsel oyunları her zaman istismar olarak düşünülmemelidir. Bu dönemin gelişim özellikleri arasındadır. Aynı gelişim düzeyindeki çocukların cinsel organlarına bakmak istemesi kendi bedenini tanımak ve karşı cinsi ayırt etme çabalarıdır. Sağlıklı bir merak giderme yolu olarak görülmeli ve aşırı tepkilerden kaçınılmalıdır. Aynı şekilde kendi cinsel organını da keşfetmek isteyecektir. Bu durumda ebeveynler çocuğu korkutarak engel olmaya çalışmamalıdır. Çocuğun dikkatini başka yere yöneltmeli ve sakin kalınmalıdır.

    • Cinsel organlar hakkında çocuk soru sormadan detaylı bilgi vermeye gerek yoktur. Bu tarz sorular geldiğinde ise utanılacak, konuşulmayacak bir konu gibi davranılmamalıdır. Çocuk hangi ebeveyne sorduysa o bilgi vermelidir.

    • Çocuklarda istismar birileri tarafından fark edilinceye kadar söylenmeyebilir. Bunun sebebi suçluluk ve utanç duygusudur. Ailelerin çocukların sorduğu her soruyu geçiştirmeden, utanmadan yanıtlaması, çocuğu böyle bir durumda da ailesi ile yaşadıklarını paylaşabilmesi için cesaretlendirecektir. Bunun için aile içinde kurulacak sağlıklı iletişime dikkat edilmelidir”.

    Ailelerin konunun hassasiyeti nedeniyle yoğun kaygı yaşayarak çocuklara bu konularda gereğinden fazla baskı niteliğinde hatırlatmalarda bulunabildiklerini vurgulayan Gülşah Öztürk Erten, çocukların, erken çocukluk döneminde düşünce biçimleri nedeniyle anlattıklarınızı aşırı genellemeye götürerek güvensizlik ve korku yaşayabileceklerini belirtti.

  • Üç ayrı çocuğa cinsel istismardan aranan şüpheli yakalandı

    İzmir’in Bornova ilçesinde, polis ekipleri yaptıkları çalışmada, ’Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan 23 yıl 9 ay hapis cezası olan ve 3 ayrı yakalama emri bulunan K.A. yakalandı.

    İzmir genelinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında; Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ’Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan toplam 23 yıl 9 ay hapis cezası ile aranan K.A.(40) isimli şahıs geçtiğimiz çarşamba günü yapılan operasyonla Bornova ilçesinde yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevkedilen K.A., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

  • Cinsel İstismardan Aranan Şahsı Jandarma Yakaladı

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen şahıs jandarma ekiplerince yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen ve bir süredir aranan M.B (62) jandarma ekiplerinin titiz çalışması ve sıkı takibi sonucu yakalandı. M.B, tutuklama kararının ardından cezaevine gönderildi.