Etiket: İstikrarlı

  • ING Türkiye istikrarlı performansını sürdürdü

    ING Türkiye istikrarlı performansını sürdürdü

    ING Türkiye, 2019 yılı ikinci çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre, ING Türkiye yılın ilk yarısında 41.7 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 50.6 milyar TL kredi desteğiyle ekonomiye kaynak sağlarken, bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 23.7’ye ulaştı. ING Türkiye Genel Müdürü Pınar Abay, ekonomiye sağladıkları katkıdan memnuniyet duyduklarını söylerken, dijital bankacılık stratejisiyle yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam edeceklerini belirtti.

    Müşterilerine her zaman, her yerden, kolay ve zahmetsiz hizmet sunabilmek hedefiyle faaliyet gösteren ING Türkiye, 2019 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre, yılın ilk yarısında bankanın konsolide aktif toplamı 67.3 milyar TL, konsolide vergi öncesi kârı ise 1.2 milyar TL oldu. İkinci çeyrekte özkaynakları 8.3 milyar TL, sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 23.7 olarak gerçekleşen ING Türkiye, yılın ilk yarısında ekonomiye 41.7 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 50.6 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. Bankanın mevduat hacmi ise 36 milyar TL oldu.

    Pınar Abay: “Dijital bankacılık stratejisiyle yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam edeceğiz”

    Türkiye ekonomisine sağlanan kaynaktan duydukları memnuniyeti dile getiren ING Türkiye Genel Müdürü Pınar Abay ikinci çeyrekte yaşanan gelişmeleri de şöyle değerlendirdi:

    “İkinci çeyrekte yenilikçi banka olma vizyonumuzla ve ING Grubu ile uyumlu olarak attığımız önemli bir adım ismimizden Bank ifadesini çıkarmak oldu. Dijital bankacılık anlayışımıza da paralel atılan bu adımı yenilikçi ürün ve hizmetlerle destekledik. ING Mobil’i müşterilerin ihtiyaçlarına en hızlı çözümleri sunabilmek için geliştirmeye devam ettik. İkinci çeyrekte hayata geçen QR teknolojisi ile ING müşterileri kartları yanlarında olmasa bile ING Mobil’i kullanarak kredi ödeme ve para çekme işlemlerini ING ATM’lerinden gerçekleştirebiliyor ve akıllı bankacılık robotu INGo ING Mobil üzerinden de müşterileri tanıyarak onlara destek veriyor.

    Bu adımların da etkisiyle dijital kanalları kullanan toplam aktif müşteriler içindeki mobil bankacılık müşteri payı yüzde 96’ya ulaştı; ihtiyaç kredilerinin adet bazında yüzde 89’u, hacim bazında ise yüzde 64’ü şube dışı kanallardan kullandırıldı.

    Bu dönemde, KOBİ’lerin akıllı telefonlarını POS cihazı olarak kullanmalarını sağlayan Cebimde POS uygulaması da büyük ilgi gördü. Uygulama, KOBİ’lerin ve basit usul vergi ile çalışan ve düşük tutarlı işlem adetleri olan küçük esnafın ödeme almasını kolaylaştırıyor. ING Türkiye olarak, önümüzdeki dönemde de yeni nesil bankacılığa öncülük etmeyi ve pazarı değiştiren ürün ve hizmetler geliştirmeyi sürdüreceğiz.”

    Abay, ikinci çeyrekte dış ticaret yapan firmaların ana bankası olma hedefiyle Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile imzaladıkları protokolü de anımsattı. Abay, protokolle ihracatçılara 12, 24 ve 36 ay vadeli sabit oranlı Euro bazlı kredi imkanı sağlamaya başladıklarını hatırlatarak, protokole ihracatçıların gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını vurguladı.

    ING Türkiye’nin toplumsal yatırımlarına da değinen Pınar Abay, “Bu dönemde cinsiyet eşitliğini güçlendirme odağıyla Olimpik Kızlara Destek Projemizi hayata geçirdik. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) iş birliği ile gerçekleşen proje kapsamında Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda Türkiye adına yarışmak için hazırlanan 8 kadın sporcunun resmi sponsorluğunu üstlendik. Onların ilham veren hikayelerini iletişimimize taşıdık” dedi.

    Yine ikinci çeyrekte Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile bir işbirliğine imza atarak, çeşitli festival ve eserlerin sponsorluğunu üstlendiklerini anımsatan Abay, “Opera, bale ve çok sesli müziği toplumun tüm kesimlerine ulaştırmayı, sanat aracılığıyla kreatiflik ve inovasyon kültürünü beslemeyi, ilham vermeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. Abay, toplumsal yatırımlara hız kesmeden devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

  • Süper Lig’in en istikrarlı futbolcusu Leo oldu

    Süper Lig’in en istikrarlı futbolcusu Leo oldu

    Spor Toto Süper Lig’in en istikrarlı futbolcusu küme düşen BB Erzurumspor’un başarılı savunma oyuncusu Leo Schwechlen oldu. Leo tüm maçlarda 90 dakika sahada yer aldı.

    BB Erzurumspor’un 2018-2019 sezonu başında Göztepe’den bedelsiz olarak kadrosuna kattığı Leo Schwechlen, ligde geride kalan 34 maçta ortaya koyduğu performansla beğeni topladı.

    Schwechlen, bu sezon tüm maçlarda 90 dakika oynayıp 3060 dakika süre aldı. Agresif oyunuyla taraftarın sevgilisi olan hem sol bekte hem de stoper mevkiinde yer alan Leo buna rağmen sadece ligin ilk haftasında deplasmandaki Atiker Konyaspor maçında bir sarı kart gördü. Ayrıca Leo takımı adına 1 gol kaydetti.

  • Arbella makarna, istikrarlı büyüme ile yoluna devam ediyor

    Arbella makarnayı da bünyesinde barındıran Mersin merkezli Durum Gıda’nın, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan ’2017 Yılı Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ sıralamasında 78. sırada yer aldığı bildirildi.

    Durum Gıda’dan yapılan açıklamaya göre, Arbella makarna, dünya markası olma yolunda yükselişini devam ettiriyor. 2007 yılında tüketicisi ile buluşan Arbella, makarna üretim kapasitesi ve tesisleri ile üretim ve ihracat potansiyeli açısından dünyadaki ilk 10 büyük makarna şirketi arasında yer alıyor.

    Mersin merkezli Durum Gıda, kurulduğu günden bu yana kapasitesini ve pazar çeşitliliğini artırarak istikrarlı büyümesini sürdürürken, Arbella markası ile de makarna sektöründeki yerini sağlamlaştırdı.

    İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı ’2017 Yılı Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ sıralamasında 78. sırada yer alan Durum Gıda, kaliteli ürün ve istikrarlı hizmet vizyonu ile çalışmalarını sürdürüyor.

    Arbella Makarna Genel Müdürü Abdülkadir Külahçıoğlu, Durum Gıda’nın geniş pazarlama ağı, ürün çeşit ve kalitesi, finansal ve insan kaynaklarındaki gücü ile istikrarlı bir şekilde büyümesine devam ettiğini belirterek, ürün, hizmet ve insan kaynakları kalitesinden taviz vermediklerini, yenilikçi ürünlerle her geçen yıl bilinirliklerini ve tercih edilirliklerini arttırdıklarını kaydetti.

    Makarna sektöründe satışı, kalitenin, markanın, teknolojik gelişim ve kapasitenin belirlediğini vurgulayan Külahçıoğlu, “Durum Gıda olarak artan iş hacmine bağlı ve yeni ürün çeşitlerine yönelik yatırımlar yaptık. Türkiye ve dünya piyasalarına ilkleri sunduk. Büyümenin ve satış yapabilmenin en önemli kriteri, karşınızdakinin ne istediğini bilmektir. Arbella makarna, Türkiye’de ilk kez üretilen lazanya, tagliatelle, nidi, mercimekli ve nohutlu makarnanın da üreticisidir. Bu ürünlerimiz Uzakdoğu ve Kuzey Amerika ülkeleri başta olmak üzere, bilinirliğimizi ve tüketimimizi arttırdı, büyümemizde etken oldu” dedi.

  • Prof. Dr. Aybar: “Seçim bitti, ekonomide istikrarlı bir döneme giriyoruz”

    Türkiye’de 24 Haziran seçimlerinden sonra yeni dönemde ekonomide yaşanacak gelişmelerin neler olabileceği üzerinden değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, seçimle birlikte ekonomideki belirsizliğin ortadan kalktığını söyledi. Aybar, “Ekonomide oluşturulan spekülasyonlar seçimle birlikte bitti. Artık istikrarlı bir döneme giriyoruz” dedi.

    24 Haziran seçimlerinden sonra yeni dönemde Türkiye ekonomisini nelerin beklediğini yorumlayan İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, seçimden önce döviz kuru üzerinden Türk ekonomisinde spekülasyonlar oluşturulmak istendiğini belirtti. Seçim sonrasında yabancılar nezdinde Türkiye’nin ekonomik yatırımlar açısından riskinin düştüğünü de ifade eden Prof. Dr. Aybar, Türkiye’nin uluslararası camiada yeniden yatırım yapılabilir ülke konumunda görüldüğüne ve yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin arttığına dikkat çekti. Bununla birlikte AB ile ilişkilerde özellikle de göç konusunda Türkiye’nin artan rolü ve önemi çerçevesinde ilerleyeceğini ve daha olumlu bir zemine taşınacağını da kaydeden Prof. Dr. Aybar, seçimin arkasından daha istikrarlı ve öngörülebilir bir dönemin başlayacağının altını çizdi.

    “Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi arttı”

    Seçimden önce döviz kuru üzerinden Türkiye ekonomisinin manipüle edilmek istendiğini belirten Prof. Dr. Aybar, seçim sonrasında ortadan kalkan belirsizlikle birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin artığını ifade etti. Prof. Dr. Aybar, “Seçime kadar yaşadığımız bir süreç vardı. O süreç içerisinde de ekonomide özellikle fiyat döviz kuru üzerinden bir takım tartışmalar yürütülüyordu. Kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları ile bu oynamalarda ekonomik temellerden ziyade bir takım manipülasyonlar döndüğü konusunda şüpheler vardı. Seçim ile birlikte tüm bunlar bitmiş oldu. Seçimden sonra piyasalar daha olumlu bir tepki göstermeye başladı. Döviz kurundaki dalgalanma biraz daha ılımlı bir şekle çevrildi. Bundan sonraki süreçte fiyat hareketlenmelerdeki oynamaların daha makul seviyelerde olacağını göreceğiz. Piyasalarda bunun sinyalini veriyor” ifadelerini kullandı.

    Uzun vadede ekonomide bir takım yapısal sorunların cevap bulacağı bir döneme girileceğini vurgulayan Prof. Dr. Aybar, seçim sonrasında Türkiye ekonomisi üzerinden şu öngörülerde bulundu:

    “İlk olarak ekonomi idaresinin kimde olacağı, ekonominin hangi teknik düzeyde nasıl yönetileceği konusu ve bunları kimlerin yöneteceği ortaya çıkacak. Bunlar tespit edildikten sonra farklı bir dönemi başlatacak. Bu dönemin içerisinde de faizle döviz kuru ve enflasyon arasındaki ilişkinin özellikle kronikleşmiş cari açığın idare edilmesinde ne tür reformlar yapılacağı ön plana çıkacak. Bununla birlikte tasarrufların arttırılması da ele alınacaktır. Bunların yanı sıra vergi düzenlemeleri, ekonomik büyüme ve bunlarla bağlantılı olarak birtakım para politikaları, maliyet politikası uygulamaları ve bütçe disiplininin devam ettirilmesi ön plana çıkacak. Bu çerçevede birtakım kurumsal düzenlemeler de olacaktır. Bu düzenlemeler içerisinde belki de Merkez Bankasının rolünün nasıl olacağı yeniden tanımlanacak. Bu kurumsal düzenlemeler belli kurallar silsilesini de ortaya çıkaracaktır. Tüm bunlar ile birlikte devletin büyük yatırımlarının özel sektörün teşvik edilerek gerçekleştirileceğini göreceğiz.”

    “Dolardaki dalgalanma yurt dışı kaynaklı”

    İlerleyen süreçte doların, belli bir süre 4,60 seviyelerinde dalgalanacağını kaydeden Prof. Dr. Aybar, dolardaki dalgalanmalara etki eden nedenleri şöyle sıraladı:

    “Bu dalgalanmalarda bizden kaynaklanmayan birtakım etkenler var. Bu etkenlerden ilki çapraz kur dediğimiz Dolar-Euro kuru. Euro’nun değer kaybetmesinin Türk Lirası ve dolara yansıması söz konusu. Bir diğer etken ise Amerikan Merkez Bankasının nasıl tavır alacağı ile ilgili. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) sıkı para politikasını devam ettirme açıklaması, dünyadaki emisyonları toplayacağı anlamına geliyor. Bu durum gelişmekte olan ülkelerin iktisadi temellerinde bir takım sıkıntılar oluşturabilir. Nitekim Arjantin örneğinde de bunu görüyoruz. Ancak Türkiye açısından bakıldığında Türkiye dışarıdan gelen dinamiklere karşı biraz daha dirençli olduğunu gösteriyor. Geçmişten gelen deneyimlerde de görüldüğü üzere Türkiye bir takım spekülatif atakların karşısında bir şeyler yapabileceğini gördü. Bunun yanı sıra yurt dışı kaynaklı oynamalara karşı savunma eşiklerini de oluşturmuş durumda.”

  • Mevlüt Çavuşoğlu: “24 Haziran seçimlerinin Türkiye’yi daha güçlü, daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz”

    Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi’ne katılarak konuşma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bu seçimle Türkiye yeni bir sisteme geçiyor. Başkanlık sisteminin 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi daha güçlü daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 16-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenen ve açılışını Dolmabahçe Sarayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ‘Dünya Azınlıkları Zirvesi’nin bu akşamki toplantısına katıldı. Özel bir otelde yapılan toplantıda konuşma yapan Bakan Çavuşoğlu, Müslümanların yaşadıkları sorunlara ve Batı dünyasının Müslümanlara bakışına değindi.

    “Müslümanların karşılaştıkları sorunlar insan hakları meselesi olarak görülmüyor”

    Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesinde konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Camilerimize saldırıyorlar, Müslümanlara ayrımcılık uyguluyorlar. Önemli bir ayrımcılık var. Artık sokakta bile kıyafetlere müdahale ediliyor. Potansiyel suçlu olarak Müslümanlar görülüyor. Müslümanların karşılaştıkları sorunlar bir insan hakları meselesi olarak görülmüyor. Özellikle İslam düşmanlığının bir başka boyut olarak tanımlamak istiyorlar. Mümin kardeşlerimize saldırılara çoğunlukla adi olay olarak bakıyorlar. Yani herhangi bir sokak kavgası, herhangi bir hırsızlık gibi görülüyor. Adi bir suç muamelesi yapılıyor. Yani Müslüman düşmanlığı yapısal bir hale gelmeye başladı. Bununla mücadelede maalesef eksik kalıyoruz. Yani mücadele kurumsal düzeyde yapılmıyor. Hepimizin görevleri gereği yaptığı mücadeleler var” dedi.

    “Haksızlıklara karşı herkes sussa Recep Tayyip Erdoğan susmaz”

    Hiçbir ülkeyle ilişkilerinin bozulmasını istemediklerini dile getiren Bakan Çavuşoğlu, “İslam düşmanlığı sebebiyle seçimler zamanında yürütülen kampanyalar çerçevesinde Türkiye’nin bazı ülkelerle ilişkileri bozuldu. Biz hiçbir ülkeyle ilişkilerimizi bozmak istemeyiz, hiçbir ülkeyle sorun da yaşamak istemeyiz. Ama Türkiye Cumhuriyeti olarak Müslümanlara karşı olan bu tutumlar karşısında susmayız. Haksızlıklara karşı herkes sussa bile Recep Tayyip Erdoğan susmaz. Maalesef bu konularda duyarlılık göstermesi gereken sivil toplum örgütleri ve özellikle medya da sessiz kalıyor” diye konuştu.

    “Biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama dünyanın gönlü en zengin milletine sahibiz hamdolsun”

    Az gelişmiş ülkelere Türkiye’nin destek sağladığını ifade eden Mevlüt Çavuşoğlu, “Az gelişmiş ülkelerin sorunlarını her platformda dile getiriyoruz, Türkiye adeta az gelişmiş ülkelerin sesi ve sözcüsü oldu. Gebze’de az gelişmiş ülkeler için teknoloji bankası kurduk. Burada üretilen teknolojileri o ülkelere transfer ederek o ülkelerin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak istiyoruz. Bu tesisi Birleşmiş Milletlerle beraber kurduk. 2016 yılında insani yardımlarda rakam olarak ABD’den sonra ikinci sıradayız. ABD’nin harcadığı 6.3 milyar dolar Türkiye’nin harcadığı 6 milyar dolar. Biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama dünyanın gönlü en zengin milletine sahibiz hamdolsun” ifadelerini kullandı.

    “24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi daha güçlü daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz”

    Yapılacak seçimlerle ilgili düşüncelerini aktaran Çavuşoğlu, “Kasım 2019’da gerçekleştireceğimiz seçimleri inşallah 24 Haziran’da yapacağız. Cumhurbaşkanımız açıkladı, mecliste bugün 2 parti teklifi sundu meclisimizin onayıyla seçime gideceğiz. Bu seçimle Türkiye yeni bir sisteme geçiyor. Başkanlık sisteminin 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi daha güçlü daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz. Biliyorum ki her zaman Türkiye ile gurur duyuyorsunuz. Biz biliyoruz Türkiye için dua ediyorsunuz. Türkiye için sadece 15 Temmuz için değil, her zaman Türkiye için dua ediyorsunuz, sizleri yanımızda hissediyoruz. Türkiye cumhuriyeti ve Türk milleti her zaman sizinle beraberdir” şeklinde konuştu.