Etiket: İstikrarın

  • Bakan Tüfenkci: ’’Ekonomik kalkınma ancak siyasi istikrarın olduğu ortamlarda gerçekleşir’’

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ’’Ekonomik kalkınma ancak siyasi istikrarın olduğu ortamlarda gerçekleşir, siyasi istikrarla korunur. Bu anlayışla ülkemizin imkan ve kaynaklarını yine milletin hizmetinde kullanıyoruz. Mali disiplinden hiçbir zaman taviz vermedik, vermeyeceğiz’’ dedi.

    Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) 16. Olağan Genel Kurulu’na katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ekonomiye dair önemli açıklamalarda bulundu. “Ekonomik kalkınma ancak siyasi istikrarın olduğu ortamlarda gerçekleşir, siyasi istikrarla korunur. Bu anlayışla ülkemizin imkan ve kaynaklarını yine milletin hizmetinde kullanıyoruz” diyen Bakan Tüfenkci, ’’Mali disiplinden hiçbir zaman taviz vermedik, vermeyeceğiz. Ülkemizin refahını artırdık, artan refahı toplumun tüm kesimlerine yaydık. Para politikalarında daima fiyat istikrarını esas aldık ve enflasyonla mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürdük. 2002 yılında Merkezi Yönetim Bütçe Açığının milli gelire oranı yüzde 11’in üzerindeydi. Bu yıl kamu yatırımlarını yüzde 30 artıracak olmamıza rağmen, 2017 yılında Bütçe Açığının Milli Gelire Oranının yüzde 1,9 seviyesinde olmasını öngörüyoruz’’ şeklinde konuştu.

    ’’2008 yılındaki küresel krizin etkileri hala sürüyor’’

    2008 yılındaki küresel krizin etkileri hala sürdüğünü ifade eden Bakan Tüfenkci, ’’Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarında beklenen iyileşme maalesef gerçekleşmedi. Özellikle 2016 yılında küresel ekonomi beklentilerin altında bir performans gösterdi. Emtia fiyatlarındaki düşük seyir, zayıf uluslararası ticaret, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması, zayıf sermaye akımları gibi faktörler bütün ülkelerin büyüme oranları üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Ayrıca ABD’de yapılan başkanlık seçimleri sonrasında FED’in faiz artırma ihtimalinin artmış olması sebebiyle küresel ölçekte bir dalgalanma ve gelişmekte olan ülkelerden portföy çıkışları yaşanıyor.Türkiye ekonomisini, küresel ölçekteki gelişmelerden bağımsız olarak anlamak ve değerlendirmek mümkün değil. Küresel ekonomideki zorlu koşullara rağmen Türkiye ekonomisi 27 çeyrek üst üste ortalama yüzde 5,2 oranında büyüdü. 2016 yılının ilk yarısında ise ekonomimizi yüzde 3,9 oranında büyüttük; 2016 yılının geneli için beklentimiz yüzde 3,2. Küresel ekonomideki durgunluğu, çevre ülkelerdeki jeopolitik gelişmeleri ve 15 Temmuz darbe girişimini göz ardı ederek Türkiye ekonomisini eleştirmek hakkaniyete sığmaz. Bütün bu sıkıntılara rağmen Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerden daha hızlı büyümemiz başlı başına bir başarıdır. Biz büyüme oranlarımızı orta vadede daha da yükseltmeyi, 2018 ve 2019 yıllarında tekrar yüzde 5 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin milli gelirini büyütürken insanımıza iş kapısı açmaya devam ediyoruz’’dedi.

    ’’2007 yılından bu yana yaklaşık 6,8 milyon insanımıza ekmek, aş kapısı açtık, OECD ülkeleri arasında en yüksek istihdam artışı sağlayan 2’nci ülke olduk’’

    OECD ülkeleri arasında en yüksek istihdam artışı sağlayan 2’nci ülke olduğumuzu söyleyen Bakan Tüfenkci, ’’Aynı süreçte işgücüne katılım oranımızı yüzde 44’ten yüzde 52’ye yükselttik. Mali disiplindeki bu sağlam duruşumuz dünya ekonomisinin en sıkıntılı dönemlerinde, Türkiye’yi bir “Güvenli Liman” haline dönüştürdü. Güven ve istikrar ortamı enflasyonun düşmesinde de kilit rol oynadı. 34 yıl aradan sonra enflasyonu yeniden tek haneli seviyeye düşürdük. AK Parti hükümetleri olarak sabit gelirli vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmedik. Enflasyon oranlarının 2016 yılı sonunda yüzde 7,5 ve 2017 yılında ise yüzde 6,5 olacağını öngörüyoruz. Orta vadede enflasyon oranını yüzde 5 seviyesine çekmekte kararlıyız. 2002 yılında sadece 36 milyar dolar olan ihracatımızı 2016 yılında yaklaşık 4 katına çıkararak 143,1 milyar dolara yükseltiyoruz’’ şeklinde konuştu.

    ’’Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olan cari işlemler açığını önemli ölçüde düşürdük’’

    2011’de yüzde 9,6 seviyelerini gören cari açığın milli gelire oranını 2016’da yüzde 4,3 seviyesine düşüreceğimizi öngörüyoruz diyen Bakan Tüfenkci, ’’2017 yılında turizm kayıplarımızın telafi edilmesiyle daha da gerileyeceğini tahmin ediyoruz. Yine bu kapsamda yurtiçi tasarrufları artırmak, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve ihracatın katma değerini artırmak için tedbirler alıyoruz. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı ile katılımcı sayısını ve fon büyüklüğünü ikiye katladık.1 Ocak 2017 yılında başlayacak olan otomatik katılım ile birlikte tasarruf oranlarımız daha da yükselecektir. Bankacılık ve Finans sektörümüzün sağlıklı ve güçlü olması Türkiye ekonomisinin gücüne güç katmakta, direncini artırmaktadır Bankacılık sektörümüzün, aktif kalitesi yüksek ve sermaye yeterliliği güçlüdür.Sermaye Yeterlilik Oranı yüzde 16 ile yasal sınır olan yüzde 8’in iki katıdır; Bu, Gelişmiş ülkelerin dahi gıpta ettiği bir orandır.Takipteki alacakların toplam kredilere oranı sadece yüzde 3,3 seviyesindedir’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Yerli ve yabancı yatırımcı ayrımına son verdik’’

    15 yıl boyunca yatırım ortamını iyileştirmek, yerli ve uluslararası yatırımı teşvik etmek için çok önemli adımlar attık diyen Bakan Tüfenkci, ’’2003 yılında çıkardığımız bir kanunla, yerli ve yabancı yatırımcı ayrımına son verdik. Yatırım Destek Ajansımızı kurduk; DEİK, TİM gibi kuruluşları daha aktif hale getirdik. Bu yatırımcı dostu politikalarımız sonucunda 2003 yılından bu yana 172,8 milyar dolar uluslararası yatırım çektik. 2002’de Türkiye’de faaliyet gösteren 5 bin 600 şirket varken, bu sayıyı 2016 yılında 50 bin’in üzerine yükselttik. Müteahhitlerimiz 2003 yılından bu yana yurt dışında 277,4 milyar dolarlık iş üstlendiler.Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik şirketinin 40’ı Türk firmasıdır. 2017 yatırım ve reel sektör yılı olacak.Türkiye ekonomisi 2009 yılındaki küresel krizden ve 17-25 Aralık sürecinden asgari düzeyde etkilenmiştir. 15 Temmuz darbe girişiminin ve ABD seçimleri sonrasındaki finansal dalgalanmaların etkileri de geçicidir, Türkiye ekonomisi ve finans sektörü dayanıklılığını defalarca ispatlamıştır’’ şeklinde konuştu.

    ’’2017 yılı kamu yatırımlarının ve reel sektör yatırımlarının yılı olacak’’

    Bakan Tüfenkci, ’’Kamu yatırımlarını yüzde 30 artırıyor ve 78 milyara yükseltiyoruz. Bütçemizde reel sektöre verdiğimiz destek ve teşvikleri de önemli ölçüde artırıyoruz. Reel kesim desteklerini 2017 yılında yüzde 16 artırarak 32,4 milyar TL’ye çıkarıyoruz. Bu destekler içerisinde en büyük payı istihdama çok önemli katkısı olan Sosyal Güvenlik İşveren Prim desteğine ayırıyoruz. İhracatın desteklenmesine ayrıca önem veriyoruz.İhracat desteklerinin payını 1 milyar TL’den tam üç katına, 3 milyar TL’ye çıkarıyoruz. Böylece 2017’de ihracatçımızın rekabet gücünü daha da artıracak, teknoloji yoğun ürünlerin ihracatını yükselteceğiz’’ dedi.

    Ürettikleri katma değer ve istihdamdaki yüksek paylarıyla reel sektörün bel kemiği olan küçük ve orta ölçekli işletmelere çok önemli destekler öngördüklerini dile getiren Bakan Tüfenkci, ’’Özellikle genç girişimcilerimize KOSGEB üzerinden hibe ve faizsiz kredi sağlıyoruz. Markalaşma, kurumsallaşma, Ar-Ge, inovasyon desteklerimizle birlikte toplamda KOSGEB’e 1,1 milyar TL kaynak ayırıyoruz. Esnafımızın finansmana erişimini sağlamak ve finansman maliyetlerini düşürmek için esnaf kredileri faiz desteğine 1,3 milyar TL kaynak ayırıyoruz. Benzer şekilde tarımsal kredi faiz desteğini yüzde 37 artırarak 2,4 milyar TL’ye çıkarıyoruz. Kamu yatırımlarımızdaki artış ve reel sektöre verdiğimiz desteklerle birlikte 2017 yılında yatırım, üretim, ihracat ve istihdamdaki canlanmayı hep birlikte göreceğiz’’ diye konuştu.

    “İhracat ve ithalatta zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyoruz”

    Bakanlık olarak çalışmalarını elektronik sistemleri esas alan ve sınır geçişlerini hızlandıran, tüm işlemleri mümkün olan en kısa sürede ve en güvenilir şekilde tamamlanmasını sağlayan projeler ve faaliyetler üzerine yoğunlaştıklarına vurgu yapan Bakan Tüfenkci, ’’İşlemlerin dijital ortama aktarılması, güvenilir ticaret erbabına kolaylıklar sağlanması, gümrük kapılarımızın yenilenmesi bu kapsamdaki çalışmalarımızdır. Bu hedefle, Yetkilendirilmiş Yükümlü sertifikasını devreye soktuk. Böylece ihracat ve ithalat işlemleri firmanın tesislerinde tamamlanacak süreç hızlanacaktır. Konteyner hareketlerinin izlenmesini mümkün kıldık. Limanlarda kağıt ortamında alınan kayıt/belgeleri elektronik ortama taşıyoruz. Tek Pencere Sistemi’ni devreye soktuk. Bu uygulama sayesinde, daha önce manuel olarak yapılan belge kontrolleri artık elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. Böylece kullanıcı hatalarını ortadan kaldırıyor, kontrollerin etkinliğinin artırıyor ve işlem sürelerini kısaltıyoruz.Önümüzdeki dönemde de bu doğrultuda en iyi uygulamaları hayata geçirerek dış ticaret erbabımızın rekabet gücünü daha da artırmayı hedefliyoruz. Önem verdiğimiz bir diğer konu ise Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm Programı’nın sağlıklı bir biçimde hayata geçirilmesidir. Bu doğrultuda, ulusal hedeflerimizde Lojistik Performans Endeksinde ilk 15 ülke arasına girilmesinin yer almaktadır. Onuncu Kalkınma Planında yer alan “Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm Programı” ile bu hedefimize ulaşmak konusunda adımlarımızı atıyoruz. Bakanlık olarak; yatırım ortamını iyileştirici, dış ticareti kolaylaştırıcı ve ekonomik aktörlerin finansal derinliğini artırıcı hamleler yapmaktayız’’ dedi.

    ’’Gümrük vergi cezalarına af getirdik’’

    Bakan Tüfenkci, ’’Kesinleşmiş gümrük vergilerinin tamamının ve kesinleşmemiş olanların yüzde 50’sinin ödenmesi halinde, kalan vergilerin ve bunlara bağlı cezaların tamamından vazgeçiyoruz.Terör Mağduru Esnaf ve Sanatkarımızın Vadesi Gelmemiş Taksitlerine Erteleme İmkanı Sağladık. Cüz’i borçlar için tüm ticari işletmenin rehin edilmesinin önüne geçiyor, işletmelerin ticari faaliyetini sürdürmesine imkan sağlıyoruz’’ dedi.

    ’’Gümrük kapılarımızı yeniliyoruz’’

    Zira gümrük güvenliğinin sadece dış ticaret açısından değil her açıdan önemli olduğunu belirten Bakan Tüfenkci, ’’Esendere gümrük kapımızı yeniledik, daha modern şartlarda hizmet sunulacak hale getirdik. Kapıköy gümrük kapımızın yeniden inşası ve modernizasyonu için temel atma törenini gerçekleştirdik. İstanbul Halkalı gümrük idaresini Çatalca’da inşa ettiğimiz modernize tesislere taşıdık, faaliyete aldık. İnşallah önümüzdeki günlerde resmi açılışını da gerçekleştireceğiz. Sarp Gümrük Kapımızı, Tek Durak uygulamasını esas alarak yeniliyoruz.Habur ve Hamzabeyli’yi de aynı şekilde projelendiriyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Taşınırların teminat olarak gösterilmesine imkan sağlıyoruz’’

    KOBİ’ler ile esnaf, çiftçi, üretici örgütü ve serbest meslek erbabının finansmana erişiminin kolaylaştırılması;Rekabet güçlerinin arttırılması ve ülkemiz ekonomisinin dengeli ve istikrarlı büyümesine katkı sağlanması amacıyla; Ticari işlemlerde taşınırların teminat olarak gösterilmesini sağladıklarını söyleyen Bakana Tüfenkci, “Esnaf ve Tacirlerimiz artık hammaddelerini, makine ve teçhizatını, ticari plaka ve hatlarını ve daha birçok taşınır mallarını rehin olarak kullanabilecekler. Taşınır rehininde, rehine konu taşınırların, ticaret unvanından ayrı olarak, rehinine imkan tanıyoruz. Cüz’i borçlar için tüm ticari işletmenin rehin edilmesinin önüne geçiyor, işletmelerin ticari faaliyetini sürdürmesine imkan sağlıyoruz’’ diye konuştu.

    ’’Ürün İhtisas Borsasını hayata geçiriyoruz’’

    Lisanslı depoculukta ürün çeşidini arttırdıklarını açıklayan Bakan Tüfenkci, ’’Ürün İhtisas Borsası için çalışmalarımız devam ediyor. Çiftçimiz alın terinin karşılığını alacak, Ürününü aracısız satacak. Ürün ihtisas borsası ile çok sayıda alıcı ve satıcının tek bir platformda buluştuğu gelişmiş bir tarım ürünleri piyasası oluşturuyoruz.Lisanslı depoculuk faaliyetleri çerçevesinde tarımsal ürün ticareti artık elektronik ortamda yapılacak. Kuracağımız bu borsa da ulusal ve uluslararası boyutta elektronik ürün senetlerinin alım satımının yapıldığı bir merkez olacak. Siz genç kardeşlerimizin her konudaki önerilerinizin, taleplerinizin bizim için çok kıymetli olduğunu bilmenizi istiyorum. Elbirliğiyle, güç birliğiyle, gönül birliğiyle ülkemizi daha güzel yarınlara inşallah birlikte taşıyacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın “Dolarlarınızı bozdurun” çağrısına sizlerin daha fazla destek vermenizi bekliyoruz’’dedi

  • Başbakan Yıldırım: “Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve güvenin sembolüdür”

    Başbakan Binali Yıldırım, zulüm gören coğrafyalara el uzattıklarını belirterek, “Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve güvenin sembolüdür” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Memur-Sen himayesinde 55 ülkeden gelen Sendika Konfederasyon Heyeti’ni Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Toplantıda katılımcılar 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne ait görüntüleri izledi. Başbakan Yıldırım toplantıda yaptığı konuşmada terör örgütleriyle mücadeleyi anlattı.

    “Türkiye bölgede 3 büyük terör örgütüyle mücadele ediyor” diyen Yıldırım, “Birisi bu alçak darbe girişimini yapan FETÖ örgütüdür. Bu darbeye kalkışanlar, onların arkasında olanlar bugün hesabını veriyor. Türk adaleti onlara gerekli hesabı sormaya başladı, sonuna kadar soracak. Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinde intikamla hareket edilmez, adaletle iş görülür. Vatandaşlarımız bunlara çok kızgın haklı olarak ama biz diyoruz ki adaletten ayrılmayız. Adalet işliyor. Bunlar da işledikleri suçun hesabını verecekler. Uzun yıllardan beri ülkenin birliğini beraberliğini, milletin kardeşliğini tehdide eden bölücü terör örgütüyle de mücadele ediyoruz. Bu açık bir mücadele, 80’li yıllardan beri mücadele ediyoruz. Onlar ilk silahlı mücadeleyi başlattılar” dedi.

    “Terörize olmadıktan sonra bir şey diyemeyiz”

    FETÖ’nün bugüne kadar silahlı bir mücadeleye girmediğini belirten Başbakan Yıldırım, “Türkiye Cumhuriyeti olarak bu örgütle mücadelemizi sürdürüyoruz. FETÖ alçak ve sinsice aynı tarihte işe başladı. 2016 yılına kadar silah kullanmadılar. Ne yaptılar? Asker içerisine adamlarını yerleştirdiler. İnsan yatırımı yaptılar. Daha vasıflı, daha çalışkan rakip gördükleri bütün insanları tasfiye ettiler. Bu terör örgütüne karşı çıkan, itiraz eden herkesi yok ettiler. Dolayısıyla askerde ve poliste 40 yılda önemli bir konuma geldiler. Ayrıca iş aleminde de ciddi bir büyüme gerçekleştirdiler. Bununla yetinmediler sizin gibi sendikalar da kurdular. Bu örgüt hayatın bütün alanlarında 40 yıl boyunca büyüdü büyüdü.Peki siz ne yaptınız diye sorabilirsiniz? Biz, eline silah alıp insan öldürmedikten sonra, terörize olmadıktan sonra hiçbir örgüte bir şey diyemeyiz. Bizim anayasamız var, burası bir hukuk devleti” ifadelerini kullandı.

    “FETÖ ilk darbeyi 17 Aralık’ta yaptı”

    FETÖ’nün 17 Aralık’ta deşifre olduğunu belirten Yıldırım, “İlk darbeyi aslında 15 Temmuz’da yapmadılar. 17 Aralık’ta hükümete karşı bir operasyon çektiler. Yargı operasyonu. Hükümetten bakanların ailelerini toplamaya başladılar. Bakanlar hakkında dava açmaya kalktılar. Böylece örgüt deşifre oldu. Onan sonra mücadele başka bğir boyut kazandı. Biz örgütün sistematik olarak üğzerine gittik kamudaki bütün uzantılarını tespit edip temizleme yönünde adım attık. Bunu görünce örgüt bu sefer bir ölüm kalım olduğunun kararını vererek Pensilvanya’daki teröristbaşının talimatıyla açıktan silahlı darbe yapmaya karar verdi. 15 Temmuz gecesi bir finaldir. Finali oynadılar yerle bir oldular. Bunun kalıntıları 1-2 ayda bitmez. Sistem işliyor. Bundan sonrasını yargı takip edecek. Görevimiz yargıya gerekli desteği vermek” dedi.

    “Biraz yük alsınlar, ahkam kesmesinler”

    Terör örgütlerinin İslam’ı istismar ettiğini belirten Yıldırım, “İnsan öldürürken Allahu ekber diyor. Aynı Boko Haram gibi. Bunlar sapık örgütlerdir. FETÖ, Boko Haram, DAEŞ, El Kaide bunların hepsinin ne İslam’da, ne insanlıkta, ne inancımızda yeri var. Bunlar terör örgütüdür. Bunların arkasında yöneten güçler de vardır. Bunu da biliyoruz. Biz görünenlerle mücadele edeceğiz. Perdenin ön tarafını temizlememiz lazım, ondan sonra da bunları azmettirenler ortaya çıkacak.

    Emperyalist emellerin daha da kolay hayata geçmesi için tek engel var o da Türkiye. Türkiye’yi dünya kamuoyunda zora düşürmek için bir gayret var. Gerçek şu Türkiye savaşmıyor. Türkiye savaştan kaçıp canını kurtaranlara kucak açıyor. 3 milyon Suriyeliyi biz misafir ediyoruz. Hangi ülke bunu yapıyor. Bu insanlar yerlerinden niye kalkıp geldi. Kim düzenini bozar? Canını kurtarmak için geldiler. Yıllarca onlar da düşmanlarına karşı savunmak için yemediler, içmediler devletine para verip silah alsın güçlü olsun dediler ama o yöneticiler ne yaptı? O insanlar bir gün o silahların bir gün kendilerini vuracağını düşünmediler. Türkiye güvenli bir limandır. Türkiye’ye ileri geri laf edecekler hiç değilse 3 milyonun 3 binin alsınlar da biraz yük alsınlar, ahkam kesmesinler. İnsanlık böyle günlerde belli olur. Orada her gün yüzlerce çocuk ölüyor. Kimse kılını kıpırdatmıyor” dedi.

    “Bu örgütlerin kafaları formatlanmıştır”

    “Gerek FETÖ gerek PKK, gerek DEAŞ bunların kafaları formatlanmıştır” diyen Yıldırım, “Bunları kurguluyor. Git öldür. Sorgulamak yok. Kurgulamak neyse onu yapıyorlar. Şaka değil diyor ki cennete en önce girmek isteyenler adını yazdırsın diyor. İlan veriyor. Nasıl olacak canlı bomba olup insanları öldürecek. Dolayısıyla büyük bir iş yapmış olacaksın, cennete gideceksin. İslam öldürmeyi değil, yaşatmayı emrediyor. Bu sapık ideolojiler hem İslam’ın adını lekeliyor, hem de büyük bir insanlık suçu işliyorlar” dedi.

    “Bütün dünya neyin ne olduğunu biliyor”

    İslam ülkelerine karşı bir algının oluşturulduğunu belirten Yıldırım, “Amerikan Kongresi, 11 Eylül olaylarından Suudi Arabistan’ı sorumlu tutuyor. Burada hayatını kaybedenlerin yakınları tazminat alabilsin diye kanun çıkarıyor. Şunu açıkça desene ben senin paralarına el koymaya karar verdim, kılıf hazırlıyorum. Ne diye manevra yapıyorsun. Tezgah bu. Aptal mı var karşında. Bütün dünya neyin ne olduğunu biliyor. Dünyaya adaleti böyle mi getireceğiz. Dünyada BM’nin daha etkin hale gelmesi, küresel sorunlara çözüm üretmesi talebi günden güne yüksek seslerle dillendiriliyor. Bunun öncülüğünü de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yapıyor” dedi.

    “Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve güvenin sembolüdür” diyen Yıldırım, zulüm gören coğrafyalara el uzattıklarını belirterek, Gazze’ye yapılan yardımları anlattı. Yıldırım, “İsrail il ilişkileri düzeltmek için bunu şart koştuk. Kendi menfaatlerimiz için değil” dedi.

    “Emek komitesinin kurulması için destek vereceğiz”

    Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Umuyorum ki bu toplantı İslam dünyasının sendikalarını, birbirleriyle sıkı bir işbirliği geliştirmesine katkı sağlayacak İslam İşbirliği Teşkilatı içerisinde bir emek komitesinin kurulması doğru ve yerinde bir düşüncedir. İslam işbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanı olarak biz bu fikri bir öneri olarak teşkilatın karar organlarına taşıyacağız ve böyle bir komitenin kurulması için de her türlü gayreti vereceğiz. Bunun sözünü de veriyorum.”

    Yabancı konuklara İstanbul’un güzelliklerini görmelerini tavsiye eden Yıldırım, daha sonra katılımcılarla toplu fotoğraf çektirdi.

  • Yavaş; “ET Ve Süt Fiyatlarındaki İstikrarın Korunması Gerekir”

    Köşk Belediye Meclisi’nin AK Parti’li üyesi Alim Yavaş, yem ve gübrede uygulanan Katma Değer Vergi (KDV) indiriminin çiftçiyi sevindirdiğini belirtti.

    Yem ve gübrede KDV’nin düşürülmesi ile somut adımların atılması üreticinin lehine bir karar olduğunu savunan Alim Yavaş, kendisinin de bir üretici olduğunu ifade etti. Yavaş, yemde yüzde 8, gübrede yüzde 18 olan KDV, yüzde 1’e indirildiği, üretici için önemli bir girdi kalemini oluşturan yem ve gübrede KDV indiriminin fiyatlara yansıması piyasaya canlılık kazandıracağını ifade etti. Et ve süt fiyatlarında yaşanan istikrarsızlık çiftçiyi tedirgin ettiğini belirten Yavaş, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığın yanı sıra Et ve Süt Kurumu da devreye girerek öncelikle süt konusundaki fiyat istikrarın daimi kılınması gerekir. Dünyada en önemli olan şey kaynakların doğru kullanılmasıdır. Yıllardır hayvancılığa verilen desteklerin heba olmaması için et ve süt fiyatlarındaki istikrarın mutlaka sağlanması gerekir” diye konuştu.

  • Bakan Kılıç: “Türkiye Huzurun Ve İstikrarın Limanıdır”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Samsun’da kamu kuruluşlarının temsilcileriyle katıldığı toplantıda, “Türkiye, huzurun ve istikrarın limanıdır” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Samsun Valiliği’nde yapılan toplantıda yatırımlar hakkında kamu kurum müdürlerinden bilgi aldı. Toplantı öncesinde basın açıklamasında bulunan Bakan Kılıç, yapılan yatırımlar ve ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Yapılan yatırımların ve çalışmaların 2023, 2053 ve 2071 hedefleri için çok önemli olduğunu belirten Bakan Kılıç, “Samsun, konumu ve tarihi itibariyle en önemli şehirlerden birisidir. Samsun kurtuluş meşalesinin yakıldığı şehirdir. Samsun, Türkiye ve bölge için çok farklı anlamlar taşır. Samsun özellikle AK Parti hükümetleri döneminde çok ciddi yatırımlar almıştır. Bu yatırımlar devam etmektedir ve gelişecektir. Burada bulunan herkesin bağlı bulunduğu bakanlıklar var. Bu bakanlıkların ortaya koyduğu çalışmalar çerçevesinde hükümet politikalarının içerisinde hepiniz görev yapıyorsunuz. Bizim Samsunlu olmamızın ve burada memleketimizde yapılan işleri yakından takip ediyor oluşumumuzun da inanıyorum ki sizlere gerekli noktalarda önemli destek verebileceğimiz bir unsurdur. Bu anlamda her zaman Valimizle, Büyükşehir Belediye Başkanımızla el ele, kol kola çalışmaktayız. Tüm milletvekili arkadaşlarımızla beraber Samsun’un yatırımlar ve gelişimi noktasındaki çalışmalarını takip ediyoruz. İlimizde yaşayan her vatandaşımızın üzerimizde hakkı var. Bizim üzerimizde hakları oldukları kadar burada bulunanların üzerlerinde de hakları var. Siyasi otoritenin temsilcisi olarak bu konuları takip etmekle hem yükümlüyüz hem de sorumluyuz. Sizler de siyasi otoritenin ortaya koyduğu yol çerçevesinde bunların takibiyle görevlisiniz. Yapmış ve yapacağımız her çalışma, doğrudan vatandaşımızın hayat kalitesine etki eden işlerdir. Ortaya koyduğumuz 2023, 2053 ve 2071 hedeflerimiz, yapacağımız bu çalışmalar ile gerçekleşecektir” diye konuştu.

    “TÜRKİYE HUZURUN VE İSTİKRARIN LİMANIDIR”

    Türkiye’nin çevre ülkelere bakıldığında huzurun ve istikrarın limanı olduğunu belirten Bakan Kılıç, “Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada lider olma konumunu daha da güçlendirmeliyiz. Etrafımızdaki komşu ülkelerde yaşanan olayları sizlerde görüyorsunuz. Türkiye, bu anlamda istikrar ve huzurun limanıdır. Bu anlamdaki özelliğini de gelecekte daha iyi bir şekilde sürdürmek için daha çok çalışmalıyız. Etrafımızda zulüm gören insanların sığındıkları ve hayatlarını kurtarmak için geldikleri bir kapı konumundayız. Bu anlamda da üzerimizde ağır bir sorumluluk var. Bunlar, bizim kamu düzenimizde de olumsuzluk yaşanmadan yapılması gereken şeylerdir. Ülkemizin birliğine ve beraberliğine kastedenlerin karşısında da birlik ve bir olarak, tek yumruk halinde duracağımızı da bildirmek isterim. Ülkemizin gelecek yürüyüşünde olumsuz düşüncesi olanlara da o olumsuz düşüncelerin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milleti ile olan bölünmez bütünlüğünü ve varlığını, bayrağımız altındaki beraberliğimizi hiçbir zaman bozamayacaksınız. Ama şunu da bilin ki terör estirmek isteyenler, ülkemizin huzurunu bozmak isteyenler, karşısında milletimizi ve milletimizin bize vermiş olduğu milli iradeyi temsil noktasındaki sorumlulukla bizi bulacaklardır. Bundan da hiçbir zaman hiçbir şekilde geri durmayacağız. 78 milyon vatandaşımızın can ve mal güvenliği bizim sorumluluğumuz altındadır” şeklinde konuştu.

    Samsun Valiliği Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya ayrıca Samsun Valisi İbrahim Şahin, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Toplantı basına kapalı olarak devam etti.