Etiket: istihdam

  • Bitlis’te 6 Bin 503 Kişi İstihdam Edildi

    Bitlis Çalışma ve İş Kurumu (İş-Kur) Müdürü Alattin Aslan, Bitlis ve ilçelerinde 6 bin 500 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.

    Açıklamalarda bulunan Aslan, Toplum Yararına Programı (TYP), özel sektör ve işbaşı eğitimi programı kapsamında Bitlis ve ilçelerinde bu yıl 6 bin 503 kişinin istihdam edildiğini söyledi. TYP kapsamında aldıkları personelleri çeşitli kamu kurumlarında asgari ücret ve sigortalı çalıştırdıklarını ifade eden Aslan, “Bu yıl içerisinde Bitlis ve ilçelerinde kurumumuza 11 bin 621 kişi başvurdu. 6 bin 500 kişiyi istihdam ettik. TYP kapsamında 4 bin 850, özel sektörde 993 kişi, işbaşı eğitimi 660 kişiyi istihdam ettik. Bitlis’te azda olsa işsizlik oranı düştü. İşsizlikle mücadele hususunda birçok program ile vatandaşlara hizmet etmeye çalışıyoruz. 6 bin 503 kişi evine ekmek götürme imkanı bulmuştur. İşgücü piyasası ihtiyaçları doğrultusunda, iş ve işçi bulmaya aracılık hizmetini etkin bir şekilde sunuyoruz. İşgücünün istihdam edilebilirliğini arttırmaya yönelik aktif istihdam politikaları yoluyla istihdamı kolaylaştırma, işini kaybedenlere geçici bir süre gelir desteği sağlamada vatandaşlara hizmet veriyoruz” dedi.

    İstihdam edilebilirliğin önündeki en büyük engelin ‘mesleksizlik’ olduğunu ifade eden Aslan, “Kendi istek ve kusur dışında işini kaybeden vatandaşlar için geçici gelir desteğini sağlıyoruz. İşsizlik sigortası kapsamında 2015 yılı Ekim ayı sonu itibariyle 643 vatandaşa ödeme yaptık. Müdürlük olarak kanun ile verilen görevlerin gerçekleşmesi ve istihdam edilebilirliğin arttırılması amacıyla çalışmalara devam ediyoruz. Sektörden gelen işgücü talepleri doğrultusunda düzenlediğimiz meslek edindirme kursları açtık. Kursu başarıyla tamamlayan bin 196 kişi başarı belgesi aldı. Ayrıca kendi işini kurmak isteyen vatandaşlarımıza yönelik düzenlediğimiz girişimcilik kursuna da 150 vatandaşımız katıldı. Düzenlenen program ve teşvikler ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için işverenler ile iş arayanları da kurumumuza davet ediyoruz” diye konuştu.

  • Sürekder Bedensel Engellilere Hayat Boyu İstihdam Sağlayacak

    Uluslararası Bilim ve Eğitim Federasyonu (UBEF) bünyesinde bulunan Sürekli Eğitim ve Kalite Derneği (SÜREKDER), Uzman Eğitmenlik Projesi’ne bedensel engellileri dahil ederek onlara yaşam boyu istihdam olanağı sağlayacak.

    SÜREKDER ve Sakatlar Derneği’nin işbirliğinde gerçekleşecek olan projede bedensel engelliler, 10 dalda Uluslararası geçerli, 480 saatlik Uzman Eğitmenlik Projesi’nden ücretsiz olarak yararlanacaklar.

    Türkiye’de her işyerinin kanuni olarak yüzde 3 engelli çalıştırma zorunluluğu olduğu halde, birçok işverenin bu kanunu uygulamadıklarını belirten Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz, “İşverende, engellilerin fiziksel görüntülerinin vitrine uymadığı ve herhangi bir iş üretemeyecekleri düşüncesi hakim” dedi.

    UBEF ve SÜREKDER’in, ülke çapında başlatmış olduğu “Uzman Eğitmenlik Projesi ” ile bedensel engellilerden de profesyonel uzman eğitmenler çıkararak, genelin ön yargısı olan “bedensel engelli iş üretemez” yargısını ekarte etmeyi amaçladığını aktaran Uluslararası Bilim ve Eğitim Federasyonu Başkanı Ali İlseven, “Günümüz dünyasında revaçta olan “Uzman Eğitmen” (CEO) projesiyle, bedensel engellilerin kendi yaşamlarını idame ettirmelerine destek olarak, onları tüm sektörlerde tercih edilen ve aranılan eleman konumuna getireceğiz” diye konuştu.

    Ali İlseven, “Ülkemizde alanında en fazla sosyal sorumluluk projesi düzenleyen ve yürüten Uluslararası Bilim ve Eğitim Federasyonu, Birleşmiş Milletler nezdinde ve Birleşmiş Milletlere üye 193 ülkeyi kapsayan çağın eğitimi olarak nitelendirilen, (CEO) Uzman Eğitmen Projesini tüm dünyayla birlikte Türkiye ayağını da başlatmıştır. Şimdiye kadar 2 milyon kişiye eğitim veren Uluslararası Bilim ve Eğitim Federasyonu (UBEF) Uzman Eğitim Projesi üç ana başlıktan oluşacak; ‘Denetçilik’, ‘Kalite Yönetim Sistemleri’ ve ‘Kişisel Gelişim Eğitimleri’” şeklinde konuştu.

  • Kadına Geçimlik Para Var, İstihdam Az

    Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların iş gücüne katılımının her yıl azalması toplumsal kalkınma sürecini olumsuz etkiliyor. Yetenek ve potansiyelleri yüksek kadınların aynı zamanda daha uzun yaşamalarına rağmen istihdamda yer almamaları, izlenen devlet politikasında değişim gerekliliğine işaret ediyor.

    Piyasanın üretkenliğinin ifadesi olan ekonomik büyümeye karşın ekonomik bir diğer gösterge olan toplumsal kalkınma, toplumdaki iyiliğin ifade ediyor. Türkiye’de ekonominin büyüme oranlarının artışı ve daha çok inşaat sektörü üzerinden izlendiğini söyleyen İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, toplumsal kalkınma ve büyüme farkını aktardı:

    “Büyüme ve kalkınma arasında çok ciddi fark var. Büyüme kolay, örneğin bir çocuğa pasta yedirdiğiniz zaman büyür ancak bu doğru bir beslenme değildir. Kalkınmayı düşünelim, bir tek pastayla olmaz, doğru besinler gerekir. Bir ekonomi için en doğru besin, erkeği ve kadını eşit olan, onları faydalı bir şekilde ekonominin içine katmaktır”.

    “YÜKSEK TAHSİLLİ EV İŞÇİSİ OLARAK KADINLAR”

    Türkiye’de yaşam ortalamaları, nüfus istatistiklerine dayanarak niteliksel bir gösterge olan toplumsal kalkınmayı yorumlayan Prof. Dr. Emre Alkin, kadınların istihdamından söz edilmesi gerektiğini vurguladı:

    “Kadınlar erkeklere göre daha uzun yaşıyorlar. Nüfus açısından da kadın nüfusu erkek nüfusundan azıcık daha az, hal böyleyken kadın nüfusunun istihdamından bahsedilmesi gerekiyor, fakat kadınların iş gücüne katılımı her yıl düşüyor. Daha da ilginci, kadınların dil bilme kabiliyeti ve bir okula gidip okulda devam etme süreci erkeklere göre daha uzun ve daha iyi durumda. Buna rağmen biz evlerinde oturan yüksek tahsilli kadınlardan bahsediyoruz”.

    EKONOMİK ÖZGÜRLÜK YOKSA….

    Kırsal kesimde tarımda çalışanların çoğu kadının kayıt dışı istihdamda yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Alkin, eve para getirenin kadın olmasından vazife çıkaran devletin yapılacak yardımları kadına verdiğini söyledi. Alkin,

    “Bizim istediğimiz kadınların bakıma muhtaç olmaları değil. Kadınlar, tam tersi hem tahsil, hem yaş ortalaması hem de teknik seviye açısından erkeklerle yarışabiliyorlar. Bu nedenle istihdam edilmeleri ve kendi gelirlerini kazanır hale gelmelerini istiyoruz. Devlet, erkek ve kadın cinsiyet ayırmadan her vatandaşına iktisadi özgürlüğünü vermiyorsa bu durumda siyasal özgürlüğünü de vermeye niyeti yoktur” dedi.

    “YA ALTIN YA TENEKE KAFES”

    Türkiye’de öğretim imkânları olan kadınların da istihdamda yer almadığına dikkat çeken Prof. Dr. Alkin, kadınların bir şekilde kafeste olduğunu söyledi:

    “Dünyanın en önde gelen aileleri Türkiye’de, onların kız çocukları iyi bir öğretim hayatına sahipler ancak pek az ihtimalle kendi şirketlerinde yer bulabiliyorlar. Kadın, hayırlı bir kısmet buluyor, falanca üniversiteden mezun ‘saygıdeğer kız’ unvanı alıp bir süre sonra anneliğe terfi ediyor. Onların bakıma muhtaç bir durumları yok ama sonuçta onlar da altın bir kafeste oturuyorlar. Türkiye’de kadınlar ya teneke ya altın bir kafeste oturuyorlar”.

    ‘MERKEZİNDE EĞİTİM VAR’

    Alkin, kalkınmadan söz edildiğinde bunun bir parçası olarak, toplumda kadın ve erkeğin birbirini anlamasında meselenin temelinde eğitim olduğunu söyledi:

    “Türkiye Cumhuriyeti kadınlara sırtını dönmüştür. Kadınlara alın size geçinebileceğiniz kadar para verelim, siz evinizde oturun demektedir. Ne köprüyle ne havaalanıyla ne de inşaatla Türkiye bir yere gelmez. Birbirini anlamayan kadın ve erkeğin arasında en uzun köprü bile çare olamaz. Bu yüzden iki tarafın yan yana gelip çalışmayı öğrenmesi gerekiyor, bunun da en merkezine oturacak şeyi eğitim”.

  • Medyada En Çok Ekonomi Habercileri İstihdam Ediliyor

    Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, izleyicilerin ve okuyucuların ekonomi haberlerini her geçen gün daha fazla takip ettiklerini söyledi. Alana olan ilginin istihdama da katkı sağladığını belirten Toprak, “Medyada istihdam açısından en önemli alan ekonomi haberciliği” dedi.

    Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, Nişantaşı Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ekonomi Gazeteciliği başlıklı programa katıldı. Başta iletişim ve iktisadi ve idari bilimler bölümlerindeki öğrencilerin ilgi gösterdiği programda, basın özgürlüğü, medyanın tematikleşmesi ve iyi bir gazeteci olmak için gerekenler masaya yatırıldı. Özellikle iletişim fakültesi öğrencilerinin mezun olmadan önce sektörde staj yapmaları ve iş bulmaları gerektiğini söyleyen Celal Toprak, “Mezun olduktan sonra iş aramaya çıkan iletişim fakültesi öğrencisi başarısız olur” dedi. İletişim alanından mezun olanlar için en önemli istihdam alanının ekonomi haberciliği olduğunu söyleyen Toprak, “Medya kurumlarında eskiden en kalabalık birim istihbarat olurdu fakat artık ekonomi birimleri daha kalabalık hale geldi. İletişim alanından mezun olanlar için istihdam açısından baktığımızda en önemli alan ekonomi gazeteciliği. Bu alanda çalışmak isteyen gazetecilerin ekonomiyi takip etmeleri, okul döneminde staj yapmaları ve işlerini okul devam ediyorken bulmaları gerekiyor. Kitle iletişim araçları geliştikçe sokaktaki insan her konuda bilgi sahibi olmaya başladı. Genel bilgi sokaktaki adamda da var. Bir taksi şoförü size dünya ekonomisini yorumlayabiliyor. Ekonomi gazetecisinin bilgisi bir tık daha yukarıda olmalı ki anlattıkları ilgi görebilsin. Okul döneminde alanını belirleyip bu alanda uzmanlaşmaya çalışması lazım. Çünkü ekonomi gazeteciliğinde de bankacılık, finans, otomotiv, gıda ve enerji gibi uzmanlık gerektiren alanlar var” dedi.

    “EKONOMİ MUHABİRLİĞİ YAPMAK ÇOK KEYİFLİ”

    Gazetelerin ve televizyonların son dönemde ekonomi gazeteciliğine çok önem verdiğini belirten Celal Toprak, “Ben işe başladığımda gazetelerde çeyrek sayfa ekonomi haberine yer verilirdi. Şimdi ise en az yer veren gazetede neredeyse 4 sayfa ekonomi haberi var. Ekonomi televizyonlarının sayısı her geçen gün artıyor. Dijital medyada ekonomiyle ilgili çok sayıda haber mecrası var. Demek ki ekonomiye yönelik bir ihtiyaç sözkonusu. Ekonomi denildiğinde eskiden ‘çarşı, pazar’ gibi kavramlar akla gelirdi. Fakat artık makro düzeyde ülke ve dünya ekonomisi de herkes tarafından merak ediliyor. Dolar ve Euro’daki iniş çıkışlar evde Ayşe Teyze’den iş adamını kadar herkesi ilgilendiriyor. Durum böyle olunca bu kadar kitlelerle ilgili bir alanın muhabirliği yapmak oldukça keyifli. Bir konut haberi herkes tarafından okunur. Konut fiyatının düşmesi ve yükselmesi, yeni konut projelerinin yapılması, döviz ve altın fiyatları gibi konular insanların ilgisini çekiyor. Ekonomi olmazsa olmazımız haline geldi. Olmazsa olmaz diye nitelendirilen bir alanın gazeteciliği yapmak da çok keyifli” ifadelerini kullandı.

  • İzmir Yeni Hükümetten ‘Huzur Ve İstihdam’ İstiyor

    İzmir, kurulacak yeni hükümetten şehit haberlerinin gelmemesi için adımlar atılmasını ve üniversite mezunlarına istihdama yönelik girişimde bulunulmasını istedi.

    1 Kasım Genel Seçimlerinin ardından yeni hükümetin kurulmasına sayılı günler kala vatandaşlar hükümetten beklentilerini paylaştı. İzmir’deki vatandaşların ortak görüşü terörün bitirilmesi ve birlik beraberlik içinde yaşamak oldu.

    “İŞSİZLERE ÖNEM VERİLMELİ”

    İşsizlik oranının fazla olduğu İzmir’de yaşayan gençler istihdam için yetkililere seslendi. Üniversite mezunu olan ancak iş bulamayan Erdem Toper, “İşsizlikle ilgili vaatlerini yerine getirmelerini rica ediyoruz. İşsiz olduğum için daha çok işsize önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Öğrencilerin de talebi yerine getirilmeli. Ben, Deniz Liman İşletmeciliği mezunuyum. Ama gümrüklerde, devlet kadrolarında yer açılmadığı için Kamu Personel Seçme Sınavı’na (KPSS) girip iş bulamıyoruz” diye konuştu.

    “ARTIK ŞEHİTLER OLMASIN”

    Kurulacak hükümetin birlik ve beraberliği güçlendirmesini isteyen Asuman Alkan da “Söyledikleri vaatlerin arkasında durmalarını bekliyorum. Duracağına bir nevi inanıyorum. Toplumda refah düzeyinin arttırılmasını, artık şehitlerin olmamasını, insanların birlik ve beraberlik içinde güzel bir yolculuğa devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “300 KİŞİNİN GİRECEĞİ YERE 5 BİN KİŞİ BAŞVURUYOR”

    Üniversite mezunu Canan Çalış da, terörün ülkede yara açtığını ve çok fazla yara bandına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Hükümetin her alana elini atması gerektiğini belirten Çalış, özellikle istihdam oluşturulması gerektiğine işaret etti. Eşit haklarda, barış, kardeşlik içerisinde, herkesin duygu ve düşüncelerini özgürce her yerde söyleyebildiği bir platform oluşturulması gerektiğini anlatan Çalış, şöyle konuştu: “Çok fazla mezun var, işsiz var. Asgari ücretin 1300 TL olmasının hiçbir anlamı yok benim için. Yapılması gereken çok daha büyük girişimler var. İstihdam istiyorum. Çünkü 300 kişinin gireceği bir yere 5 bin kişi başvuru yapıyor Türkiye’de. Bu insanların ne hale geldiğinin bir açıklamasıdır. Üniversite mezunu, istatistik okumuş ama saçma sapan bir şey için başvuru yapıyor. Bu da istihdam açıklığının belirtisidir.”

    EMEKLİ, DUL VE YETİMLERE YÖNELİK İCRAATLAR

    İzmir’de milli piyangocu Fuat Perçin, hükümetin seçim beyannamesinde belirttiği vaatlerini yerine getirmeleri gerektiğini belirterek, “Benim istediğim emeklilere verdikleri sözü yerine getirsinler. Garibanlara, fakir, fukaraya beslenme ve barınma imkanı sağlansın. Terörden karışıklıklardan usandık. Şimdi düzene girecek inşallah” dedi.

    Ahmet Güzel isimli vatandaş toplumun iyi olmasını dilediğini belirterek, emekli, dul ve yetimlere yönelik icraatların hayata geçirilmesini istedi.