Etiket: istihbarat

  • Türk hackerlardan İran İstihbarat Bakanlığı ve AP’nin sitelerine saldırı

    Aslan Neferler Tim, İran İslam Cumhuriyeti İstihbarat Bakanlığı (VAJA) ve Avrupa Parlamentosu’nun internet sitelerini çökertti.

    Aslan Neferler Tim tarafından yapılan açıklamada, “Aslan Neferler Tim olarak eli kanlı siyonist İsrail’in gizli servisi MOSSAD’a İsrail’in ezanı yasaklama kararı için saldırdık. Haşdi şabi yamyamlarına desteğinden dolayı İran istihbaratı Vaja’ya ve Avrupa Parlementosu Başkanı’nın küstah açıklamalarından dolayı Avrupa Parlementosu’na siber saldırı düzenleyip ve sitelerini belli aralıklarla çökertik. Yıkılmaz denilen duvarları yıkıp bu ülkenin gerektiğinde herkese haddini bildirebileceğini gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz.” ifadelerine yer veridi.

  • Gazinatep’te istihbarat eğitimi

    Gaziantep’te ’İstihbarat ve İstihbarat Örgütleri’ konularında eğitim ve sertifika programı düzenlendi. Programda konuşan Emekli Albay Mustafa Güler, istihbaratta eğitim faktörünün büyük önem taşıdığını söyledi.

    21’inci Yüzyıl Türkiye Enstitüsü tarafından Gaziantep’te bir otelde Siyaset, Strateji ve Liderlik Okulu İstihbarat ve İstihbarat Örgütleri Eğitim ve Sertifika Programı düzenlendi. İki gün boyunca devam edecek programın ilk gününde MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, istihbarat uzmanları, emekli askerler ve sertifika programına kayıt yaptıran çok sayıda katılımcı yer aldı.

    Programda konuşan Emekli Albay Mustafa Güler, istihbaratta teorik ve pratik olmak üzere kademeli bir eğitim sistemi olması gerektiğini söyledi. Mustafa Güler, “İstihbarat eğitimli insanla yapılması gereken bir konudur. Hem teorik hem de pratik olarak uzun zaman harcanması gereken sürekli yapanın denetlendiği bir yapıda kurulmalıdır. Kademeli ve her konunun uzmanlık alanları ayrı bir eğitim sistemi olmalıdır. İstihbarat kültürü olmadan kolay kolay başarıya ulaşılmaz. Eğer istihbaratta başarılı olmak istiyorsanız uzun yıllar vererek istihbarat kültürü oluşturmaya çalışacaksınız” diye konuştu.

    İki gün boyunca devam edecek olan programda Alman, İsrail, Amerikan ve Rus istihbaratları hakkında katılımcılara bilgi verilecek. Derslerin basına kapalı olarak gerçekleştirildiği programın sonunda ise katılımcılara sertifika verileceği belirtildi.

  • Başbakan Başdanışmanı Şen: “Milli istihbarat teşkilatının millileştirilme süreci çok zor oldu”

    Başbakan Başdanışmanı ve Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Genel Başkanı Mustafa Şen, “Milli istihbarat teşkilatımız milli olarak kurulmadı. Teçhizatını, mühimmatını ve maaşını CIA verdi bir süre. Ve onun millileştirilme süreci de çok zor oldu” dedi.

    İlim Yayma Cemiyeti’nde düzenlenen “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Yeniden Diriliş” konulu konferansa, Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz, Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Erman, AK Parti Siirt İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu, kurum müdürleri, bazı sivil toplum örgütlü temsilcileri ve davetliler katıldı. 15 Temmuz konulu kısa gösterimin ardından konferansta konuşan Başbakan Başdanışmanı ve Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Genel Başkanı Mustafa Şen, dünyada olup bitenlerin Amerika istihbaratı tarafından yapıldığının düşünüldüğünü ancak onun ağa babasının İngiliz istihbaratı olduğunu söyledi. Şen, “Bu coğrafyada şöyle bir düzen kurulmaya çalışılıyor bin 300 yıldır. Altta İngiliz istihbaratı, üstü gördüğümü devletler ve arada Amerika istihbarat teşkilatı. Şimdi bu katmanları gördüğünüz zaman meseleyi daha iyi anlıyoruz. PKK bombaladı, ses nereden geldi, ’IŞİD bombaladı’ diye İngiliz istihbaratından. Tesadüf değil. Bu katmanları bilmemiz gerekir. Biz hemen Amerika’ya bağırıyoruz ya, haklıyız fakat daha gür bir sesle onun ağa babasına, İngiltere’ye bağırmamız lazım. Gidin Londra’daki finans merkezine, birisiyle samimi olun ve Wall Street’i sorun. O samimiyet ortamında size vereceği cevabın Türkçesi şu olacaktır; ’Bırakın o geri zekâlıları, kendilerini bir halt zannediyorlar. Bizim taşeronumuz olduklarını anlamayacak kadar aptallar.’ Wall Street New York’tan birileri tarafından yönetilmez, Londra’dan birileri tarafından yönetilir” dedi.

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın CIA tarafından kurulduğunu da aktaran Şen, “Milli istihbarat teşkilatımız milli olarak kurulmadı. Teçhizatını, mühimmatını ve maaşını CIA verdi bir süre. Ve onun millileştirilme süreci de çok zor oldu. En son gelinen noktada Hakan Fidan’ın oraya tayin edilmesinde ısrar edilmesi nasıl bir sonuç getirdi hatırlayınız. O zamanki başbakanımızın ameliyat masasında öldürme girişimi teşebbüsü ile sonuçlandı. Bu süreç bu kadar zor değildi mesela. Bunları anlamadan 15 Temmuz’u anlamamız çok zordur. Bunları anlamadan ve gereğini yapmadan 14 Temmuzları bundan sonra engellemek çok zordur. Herkes bir Tayyip Erdoğan olmak zorundadır. Gerektiğinde sivil uçakla atlayıp F-16’ların arasına dalıp işgal edilmiş bir kulede, karartılmış bir havaalanında inerek milletiyle buluşacak, işte şurada dediği gibi ’diz çöktüremeyeceksiniz, topunuz gelsin’, ya da Erbakan Hocanın dediği gibi ’haydi oradan siz kimsiniz’ diyebilecek herkes birer reis olacak” diye konuştu.

    Konferans sonrası katılımcılara yemek verildi.

  • Türkiye’nin ilk Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi Projesi’nde son aşamaya gelindi

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinatörlüğünde, Adana Ticaret Odası ile Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nın Türkiye’de bir ilke imza atarak hayata geçirdiği Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi Projesi’nde son aşamaya gelindi. Merkez, web sitesinin pilot çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kasım ayı içerisinde başta bölge firmaları olmak üzere tüm Türkiye’ye hizmet vermeye başlayacak.

    MTSO önderliğinde kurulan Türkiye’nin ilk Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi (TBİM), önümüzdeki aydan itibaren faaliyetlerine başlıyor. Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) 2015 yılı Üretim ve Çevre Altyapısının İyileştirilmesi Mali Destek Programı kapsamında devam eden TR62 (Adana, Mersin) Bölgesi’nde Yer Alan Firmaların Rekabet Edebilirliği İçin Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi Kurulumu Projesi, uluslararası alanda yeni pazarlar arayan firmalara önemli bir fırsat sunacak. Proje ortağı odalar bünyesinde bu merkezlerde hizmet verecek olan personelin eğitimi 3 aylık süreç sonunda tamamlanırken, ‘4 Adımda Nokta Atışı İhracat’ isimli pilot saha uygulamaları ile Mersin, Adana ve Tarsus’ta faaliyet gösteren 30’a yakın firmanın Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi olanaklarını kullanarak birebir nokta atışı ihracat yapmaları için çalışmalar da başlatıldı. Öte yandan, Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi Online Uygulama Modülü ile firmalar, proje sonucunda hazırlanan web sitesi üzerinden başvurularını yapabilecekler ve ‘GTİP, SIC, kota sorgulama, hedef pazar araştırması hazırlama ve hazır pazar araştırması yayınlarına erişim, sürdürülebilir ucuz ithalat, uluslararası ihale ve proje bilgilerine erişim, 4 adımda nokta atış ihracat danışmanlığı ve hazır pazar araştırması yayınlarına erişim’ konularında hizmet alabilecekler.

    Proje kapsamında, Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi Online Uygulama Modülü’nün tanıtımı Divan Oteli’nde yapıldı. Toplantıya, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Adana Ticaret Odası (ATO) Başkanı Atila Menevşe ile Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Ruhi Koçak, ÇKA Genel Sekreteri Lutfi Altunsu’nun yanı sıra pilot uygulama yapılan firmaların temsilcileri katıldı.

    Aşut: “Gittikçe sertleşen küresel rekabette ayakta kalmak, firmaların birbirlerini izleyebilmeleriyle mümkün olacak”

    Toplantının açılış konuşmasını yapan MTSO Başkanı Aşut, artık dünya ticaretinin kurallarının değişmeye başladığını, ticarette izlenebilirlik kavramı ile büyük bilgi sistemi aracılığıyla şirketlerin birbirlerini görebildiklerini ve izleyebildiklerini söyledi. Firmaların, birbirlerinin ne sattığını, kime sattığını, ham maddeyi kimden aldığını görebildiklerine işaret eden Aşut, “Bu merkezlerde rakip analizleri yapabiliyoruz. Hedef pazar raporları alabiliyoruz. Ulusal ve uluslararası ihale sistemlerini takip edebiliyor veya ihaleyi kazananlara ulaşabiliyoruz” dedi.

    Proje kapsamında kurdukları Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi Online Uygulama Modülü ile de firmaların, ürünlerinin GTİP numarasını buradan öğrenip, sürdürülebilir ve makul bedelle ithalat danışmanlığı alabileceklerini belirten Aşut, “Bu merkezin birimlerinde toplanan bu bilgilerle danışmanlarımız firmalarımızın uluslararası alanlara açılmasını sağlayacaklar. Gittikçe sertleşen küresel rekabette başka türlü ayakta kalmak mümkün olmayacak. Özellikle aramıza fiziksel bir sınır çizmenin mümkün olmadığı Mersin, Tarsus ve Adana’nın bu bölgesel işbirliği bu projeye daha da güç vermektedir. Ülkemizin tarımdan lojistiğe, dış ticaretten enerjiye, turizmden sanayiye kadar birçok alanda lider bölgesi olan ve ülkenin yeni Marmara’sının çekirdeği olan Çukurova’nın bu güç birliği, bölgemizin ve ülkemizin zenginliği olacak” diye konuştu.

    Menevşe: “KOBİ’ler rekabette varlıklarını sürdürebilmek için sürekli yenilik peşinde olmalılar”

    ATO Başkanı Menevşe ise bilim ve teknolojide 90’lı yıllarda yaşanan sıçramanın bugüne yön verdiğini vurguladı. Bir yandan üretimin artması, bir yandan da pazarlar bakımından sınırların kalkmasının rekabeti yerleştirdiğini dile getiren Menevşe, “Geleneksel rekabetten farklı olarak bugün KOBİ’ler ülke içinde dahi küresel rekabetle karşı karşıya kaldıklarından bu rekabette varlıklarını sürdürebilmek için sürekli yenilik peşinde olmaları gerektiğini görmekteyiz. Biz de bu düşünceden hareketle TR 62 bölgesinde yer alan odalar olarak firmalarımızın rekabet gücünü artırarak yeni pazarlara girmelerini sağlayacak bilgi ve teknoloji tabanlı bir proje geliştirdik. Personelin eğitimleri tamamlandı ve firmalara hizmet vermeye hazır hale geldik. Odalarımız bünyesinde kurulacak TBİM sayesinde firmalarımız uluslararası alanda hareket eden ticari işletmelerin bilgilerine ulaşma imkanı yakalayıp rekabet üstünlüğü sağlayacaklar. Firmalarımızın, artan küresel rekabette diğer firmaların önüne geçeceklerini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Koçak: “Firmalarınızın ticari bilgiye ulaşımını kolaylaştırmayı hedefliyoruz”

    TTSO Başkanı Koçak da küreselleşmeyle birlikte ülkeler arasındaki ticari sınırların ortadan kalkmaya başladığını, bu durumun firmaların hem Türkiye’deki hem de uluslararası rakipleriyle sürekli rekabet içinde olmalarına zemin hazırladığını kaydetti. İşletmelerin günümüzde daha sıkı ve zorlu bir rekabet ortamı içinde gelişimlerini ve devamlılıklarını sürdürmek zorunda olduklarını ifade eden Koçak, “İşletmelerin başarılı olmaları için küresel rekabet stratejilerini etkin şekilde kullanabilmelerinin yanında sürekli yenilik ve gelişim içinde olmaları gerekiyor. Ticari istihbarat, ticari bilgi gibi yeni kavramların değer kazanmasıyla işletmelerin küresel rekabet ortamında başarılı olmaları da zorlaştı. İşletmelerin, karlarını, pazar paylarını artırmak ve devamlılıklarını sürdürmek için bu hızlı değişime ayak uydurmaları gerekir. Odalarımızın da devamlı olarak kendisini yenilemesi ve güçlendirmesi gerekiyor. Bu amaçla bölgemiz firmalarının rekabet edebilmeleri için TBİM projesi içinde yer alan odamız, üyelerimizin ticari bilgiye ulaşımını kolaylaştırmayı hedeflemektedir. MTSO koordinatörlüğünde yürütülen projemizde yeni nesil ticari bilgi üretilecektir. TTSO, ATO ve MTSO’da kurulacak 3 merkez sayesinde işletmelerimiz her gün değişen ticaret dünyasında bilgilere daha rahat ulaşabilme ve uluslararası alanda rekabet imkanını yakalayabilecekler” şeklinde konuştu.

    Altunsu: “Ticaretimizde dönüm noktası olabilecek bir proje”

    TBİM’in, devrim niteliğinde, bütçesi itibariyle çok büyük olmasa da Türk ticaretinde dönüm noktası olabilecek bir proje olduğunu söyleyen ÇKA Genel Sekreteri Altunsu ise şunları söyledi: “Bu proje ile birlikte müşteriler hakkında bilgiler, analizler, pazar hakkında analizler, ürünün pazardaki yeri hakkında bilgiler ve hepsinden ötesi de rakiplerimiz hakkında bilgi ve analizler elde edebileceğiz. Ticaretin en önemli sermayesinden birisi bilgi. Eskiden müşteri ve rakiplerle ilgili bilgiler yüz yüze ilişkilerle elde edilirdi ama artık bu ticari ilişkileri sürdürmeye yetmiyor. Bunun için bizim bilişim temelli bir sisteme ulaşmamız ve buradan analizler elde edebilmemiz gerekiyor. Rakiplerimiz bunu yıllardır yapıyorlardı. Artık biz de böyle bir proje ile bunu bölgemize kazandırdık. Türkiye’de ilk kez yapılıyor bu proje. Hedefimiz, üretim ve cazibe merkezi haline getirmek istediğimiz bu bölgenin rekabet gücünü artırabilmek. Bu proje de buna katkı sağlayacak önemli kritik projelerden bir tanesi.”

    Proje kapsamında MTSO Projeler Müdürlüğü koordinatörlüğünde, Ticari İstihbarat Kanalları Danışmanı Yaman Koç danışmanlığında hazırlanan “Yeni Nesil Dış Ticaret İstihbaratı, Veriyi Konuşturma Sanatı” isimli kılavuz kitabın katılımcılara dağıtıldığı toplantıda, konuşmaların ardından Proje Koordinatörü Fevzi Filik tarafından, “tibim.org’ web sitesi ile ilgili ayrıntılı bilgeler verildi.

  • Batuhan Yaşar: “Sinyal İstihbarat Merkezi PKK’ya ölümcül darbeleri nasıl indirdi?”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Televizyonu Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde MİT’e bağlı Sinyal İstihbarat Merkezi’nin (SİB) biranda neden hedefe alındığı ve kara propagandanın amacının ne olduğu konularına açıklık getirdi.

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Televizyonu Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde “Sinyal İstihbarat Merkezi neden biranda yine hedefe alındı”, “Kara propagandanın amacı neydi?”, “FETÖ’nün kulağını ilk kim kesti?”, “Darbe gecesi F-16’ların radar izleri nasıl bulundu?”, “PKK’ya GARA’da ilk darbe nasıl indirildi?”, “Peşinden niye Çukurca/Dağlıca hedef bölgesi olarak seçildi?”, “Operasyonları 70 ayrı PKK kampına kim haber veriyordu?”, “Güvenlik toplantısında ‘muazzam başarı’ cümlesini kim kullandı?” sorularının cevaplarını aradı. Batuhan Yaşar’ın “Sinyal İstihbarat Merkezi PKK’ya ölümcül darbeleri nasıl indirdi?” başlıklı yazısının tamamı şöyle:

    “Son 10 gündür Kuzey Irak’ta Gara, yurt içinde de Hakkâri’nin Çukurca-Dağlıca kırsalında PKK’ya ağır kayıplar verdirildi.

    Bundan daha doğal ne olabilir ki diye sorabilirsiniz.

    Evet olması gereken buydu ve güzel haberler peş peşe gelmeye başladı.

    Evet buraya kadar her şey normal…

    Anormal olan gizli bir elin hiç vakit kaybetmeden devreye girmesiydi.

    Gazetelerin birinci sayfalarında MİT’in Sinyal İstihbarat Merkezinin (SİB) adı geçmeye başladı.

    Çok garip bir şekilde, FETÖ’den tutuklanan Basri Aktepe’nin, Türkiye’nin göz bebeği hâline gelen SİB’in başına getirileceği yazılıp çiziliyordu.

    Kara propaganda bununla da kalmıyor Basri Aktepe’nin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın sağ kolu olduğu iddia ediliyordu. Ama Aktepe, hiçbir zaman Fidan’ın sağ kolu olmamıştı.

    Eski adıyla Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES) 2012 yılında MİT’e devredilmişti hatırlarsanız.

    Aslında tantana ta o zamanlar başlamıştı:

    – Vay efendim Genelkurmayın teknik gücü elinden gitti…

    – Yok GES, MİT’in elinde etkisizleştirildi…

    – Terörle mücadelede askerin eli zayıflatıldı…

    Bu minvaldeki kara propaganda haberlerine uzunca süre devam edildi.

    Ama mesele bunların hiçbiri değildi…

    Asıl konu illegal dinlemelerdi…

    FETÖ’nün bir kulağı kesilmişti.

    FETÖ’ye belki de ilk darbe bu şekilde vuruluyordu.

    Peki, GES ile ilgili gerçekler neler miydi?

    GES, personeli ile birlikte MİT’e geçmişti. Yani asker yine başroldeydi.

    Geçen sürede GES’in teknolojisi çok daha üst düzeye taşındı. Dünyadaki benzerleri ile aynı noktaya getirildi, yazılımlar millîleşti.

    FETÖ’den arındırıldı.

    Merak edenler için belirtmekte fayda var, yeni adıyla SİB’in başında hâlen bir general var, yüzde 80’i de hâlen asker.

    Genelkurmaydan 2012’den beri SİB konusunda yeni bir talep veya serzeniş gelmedi.

    Kısacası ortada bir sıkıntı yok!

    Ayrıca yeri gelmişken başka düzeltmeleri yapalım ki, birileri de doğruları öğrensin…

    SİB’in kuruluş amacı sadece PKK değil.

    Yani sadece Kuzey Irak’la çerçevesi çizilmiş bir yapı değil.

    Akdeniz’den Karadeniz’e, Ege’ye kadar Türkiye’ye yönelen tüm tehditleri önceden belirlemek.

    – 15 Temmuz gecesi uçan F-16’lar ve Kobraların radar izini kim buldu?

    Ankara ve İstanbul’da çatıları teğet geçercesine uçan F-16’ların nereden kalktığı ve nereye indiği uzunca bir süre belirlenememişti.

    Özellikle çocuklarımıza sonik patlamalarla o dehşet gecesini yaşatan FETÖ’nün pilotları ile ilgili karartma yapılıyordu.

    İşte tam da o sıkıntılı anlarda SİB yine devreye girdi.

    Hem F-16’lar hem de Süper Kobraların radar izlerini tespit etti.

    Çok alçak uçuş yapmalarına rağmen…

    Nerede yakıt ikmali yaptılar, yüklenip hangi üsten tekrar kalktılar; tüm detaylar belirlendi.

    Sonrası malum…

    Hepsi bir bir yakalandı…

    Devlet içinde eş güdüm sağlandıktan, FETÖ’cülerden arındırıldıktan sonra SİB’i Tapu İdaresine bağlasanız ne fark eder ki?

    – Gara’da neler yaşandı?

    Önce isterseniz Gara nerede ve PKK için neden önemli kısaca ona bakalım:

    Aslında Dohuk’un kırsalı olarak da bilinen Gara, İran-Irak sınırında ve PKK için stratejik bir yer.

    PKK buradaki kamplarında kadın teröristleri eğitiyor.

    Aynı zamanda cephanelik merkezi olarak da kullanıyor.

    Gara’da PKK’ya ilk darbe 28 Ağustos’ta, ikincisi ise 4 Eylül’de indirildi.

    İlk bilgilere göre, Gara sorumlusu Bozan Tekin kod adlı Mehmet Tören etkisiz hâle getirildi. Bozan, terör örgütünün önemli isimlerinden biriydi ve lider kadro içinde yer alıyordu.

    Ayrıca Tören’in yardımcısının da işi bitirildi.

    Gelen bilgilere göre ilk operasyonda 24, ikincide de 9 olmak üzere toplam 33 PKK’lı saf dışı bırakıldı.

    PKK, aynı Bahoz olayında olduğu gibi telsizleri susturdu ve Gara ile alakalı konuşulmasını, yorum yapılmasını yasakladı.

    – Uçaklar kalkınca 70 noktaya birden haber gidiyordu.

    Her yere sızan FETÖ, terörle mücadeleyi etkisiz kılmak için Türkiye’yi sırtından hançerlemeyi sürdürüyordu.

    Her operasyon önceden PKK’ya uçuruluyordu.

    FETÖ operasyon yapılacak kamplarının veya bölgelerinin isimlerini tam öğrenemese bile PKK’ya hava harekâtlarına hazırlıklı olunması işaretini çakıyor, terör örgütü de Kuzey Irak ve Türkiye içindeki 70 noktaya haberi ulaştırıyordu.

    Güvenilir kaynaklar, 15 Temmuz öncesinde fotoğrafın tam da böyle olduğunu ifade ettiler.

    PKK, bugünlerde hava harekâtlarını önceden haber alamadığı için darbe üstüne darbe yiyor.

    – Çukurca’da başarı nasıl geldi?

    Mehmetçik, PKK’ya 2. büyük darbeyi Çukurca’da indirdi. İstihbarat raporlarına göre; Çukurca ve Dağlıca’da 100-120 arasında PKK’lı etkisiz hâle getirildi.

    Çukurca’daki son gelişmeler, güvenlik toplantılarında “Muazzam bir başarı” olarak nitelendiriliyor.

    – Anlık istihbarat,

    – PKK’ya haber uçurulamaması,

    – Silahlı İHA Bayraktar’ın devreye girmesi; başarının ana sebepleri olarak ön plana çıkıyor.

    Anlık operasyon yapabilme kabiliyeti kazanılması terörle mücadeleye çok olumlu yansıdı.

    Bayraktarlara yapılan yatırımların meyveleri toplanmaya başladı.

    Millîleşen ve FETÖ’den arınan yapılar ve tecrübe kazanan ekip, kendinden emin…

    Onlar artık büyük balıkların peşindeler…

    Daha güzel haberleri de duyacağız.”