Etiket: istihbarat

  • Firari FETÖ şüphelisi eski İstihbarat Daire Başkanı’nın evinden ’böcek’ çıktı

    FETÖ şüphelisi firari durumdaki eski İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Coşkun Çakar’ın evinde yapılan aramada ’böcek’ tabir edilen dinleme cihazı ile birlikte çok sayıda malzeme ele geçirildi.

    Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı iken firar eden ve FETÖ/PDY örgüt üyeliği suçlamasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının çeşitli soruşturma dosyalarında adı şüpheli olarak geçen Coşgun Çakar’a ait, Sincan ilçesi Temelli beldesinde bulunan yarı metruk bir villada arama yapıldı. Aramada, zanlının görev yaptığı birimden yasadışı yollarla dışarı çıkarıldığı tahmin edilen; ‘böcek’ olarak adlandırılan dinleme cihazı, ses kayıt cihazları ve bu cihazlara ait malzemeler, kutu içerisinde vericisi bulunmayan alıcı, 28 adet farklı marka ve modellerde masa telefonu, içerisinde mini kaset bulunan çağrı kayıt cihazı ve SİM kart,hard diskler, flash bellekler, data banklar, çeşitli marka ve modellerde cep telefonları,ses almaya yarayan alıcı/verici özellikli el yapımı devre,video kasetleri, 19 adet teyp kaseti, fotoğraf makinaları, data kasetleri, disketler, film negatifleri, 2 Kutu MKE ibareli (100 adet) Tabanca fişeği,şifre bilgileri de bulunan 6 adet Fetullah Gülen ve 1 adet Proxımıty ibareli CD, 1 adet telesekreter kayıt cihazı,1 adet alt kısmı olmayan telsiz telefon, 1 adet el telsizi,kalem şeklinde USB, içeriği ve İMEİ numaraları detaylı kamera çekimleri ile tespit edilen çeşitli marka ve renkte toplam 76 adet cep telefonu, 1 adet poşet içerisinde haznesi boş şarjör, fax cihazı, dizüstü bilgisayar elde edildi.

  • Belçika İstihbarat Servisi, Diyanet imamların ajanlık iddiasını yalanladı

    Belçika Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisi (ADIV), Flaman Bölge Hükümeti İçişleri Bakanı Liesbeth Homans’ın Belçika Diyanet Vakfı’na bağlı Beringen Fatih Camii hakkındaki olumsuz raporunun gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

    Belçika Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisi tarafından yapılan açıklamada, “Beringen’deki Fatih Camii hakkında ve cami imaları hakkında olumsuz bir rapor hazırlamadık. Çalışmalarımız devam etmektedir. Bakan Homans hangi gerekçeler ile bizim ismimizi kullandığını bilmiyoruz” açıklamasında bulundu.

    Belçika Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisi’nin Beringen’deki Fatih Camii hakkında ve cami imamı hakkında olumsuz rapor vermediği ortaya çıktı. Türk toplumundan ve Fatih Camii yöneticilerinden özür dileyecek misin sorusu karşısında Homans, “Elimde Belçika Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisi’nin güvenli ve gizlilik belgesi mevcut bulunuyor. Bu belgeye göre hareket ettim, Fatih Camii’ne yapılacak olan ödenekleri dondurduğum gibi resmi olarak tanınan camiler listesinden çıkardım. Üstelik resmen tanınan diğer Diyanet camileri ve imamları hakkında araştırmamız devam ediyor” dedi.

    Flaman Bölge Hükümeti İçişleri Bakanı Liesbeth Homans katıldığı televizyon programında kendisine yöneltilen soruda, Homans, “Flaman Bölgesi İçişleri Bakanı olarak camiler hakkında yetkisi olan benim. Karar verecek olan benim, Türkiye siyasetinin Beringen’de karıştığını ve Gülen cemaatine baskı uygulandığını bilmekteyim. Rapor hakkında olumsuz bilgileri sizi de aktaracak değilim” dedi

    Beringen Belediye Başkanı Marurice Webers ise “Beringen olarak bizim Fatih Camii ve imamı ile ilgili herhangi bir sorunumuz yok” dedi. Webers, “Bakan Homans, Fatih Camii hakkında olumsuz rapora sahip olduğunu iddia ediyor. Beringen Belediye Başkanı olarak ve emniyet gücümüz olumsuz rapor hakkından hiçbir bilgiye sahip değiliz. Böyle bir rapor olsa elbette yetkili merci olarak elimizde de rapor alması lazım. Beringen’deki Türk toplumu olsun ülke genelinde Müslüman Türk toplumunu zan altında bırakmak doğru değildir. Beringen’de tüm toplum olarak huzur ve huşu içindeyiz. Yalan yanlış bilgiler verilmesi kimseye fayda sağlamaz” sözlerine yer verdi. Beringen Bölgesi Sp.a (Sosyalist) Partisi Teşkilat Başkanı Abdülkadir Yılmaz ise, “Bakan Homans, Belçika’nın en büyük ikinci caminin tanınmasını geri çekmesini doğru bulmuyorum. Kimsenin haberi olmadan bunu yapması neye dayanıyor? Eğer Bakan Homans’ın bir şüphesi varsa gelsin bizzat Beringen toplumuyla görüşsün. N-VA (Flaman Milliyetçi Cephe) Partili bakanın amacı Beringen belediyesini olumsuz göstererek 2018’de yapılacak olan yerel seçimlerde oyları artırmaktır” şeklinde konuştu

  • Bakan Soylu, Kaçakçılık İstihbarat Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na katıldı (2)

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanlığı ile birlikte Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele kanunu taslağını bir noktaya kadar getirdiklerini belirterek, “İnşallah Şubat ayı içerisinde bir kampa girilecek ve orada Türkiye’de yepyeni bir adım atılacak. Uyuşturucu ile mücadele kanun taslağının çalışmaları hükümetimize sunulmak üzere hazır hale getirilecek” dedi.

    134. Dönem Kaçakçılık İstihbarat Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 2016 yılında eroin ele geçirme miktarının yüzde 33 arttığını ifade ederek, “Esrarın kilosu açısından da yüzde 253 artış söz konusu olmuştur. Bu bizim için yeterli değil. Terörle yapılan mücadelede arkadaşlarımızın ortaya koyduğu kararlılık ne kadar beni etkiliyorsa şu sigara, çay kaçakçılığı, eroin ve esrarın, uyuşturucunun yakalanması bütün bunlarda ortaya konulan başarıdan da son derece mutluyum. Türkiye’nin huzurunu sadece terörle alt üst etmeye çalışmıyorlar. Bu mesele de benim için önemli meseledir. Bir takım eksiklikler var bunları düzeltmemiz lazım. Çocuklarımızı bu illetten hep beraber kurtaracağız. Uyuşturucunun bir yerde satılmış olduğunu duyup da onu satanlara gereğini yapmıyorsa bu milletin sizde hakkı olsun. Özellikle 2016 yılında bonzaideki yakalamalarda da 382 kilograma kadar gelmişiz. Bu hem ucuz hem rahat ulaşılabilir bir şey. Bizim en önemli mücadele alanlarımızdan biri de bonzaidir” şeklinde konuştu.

    Bakan Soylu, şöyle devam etti: “Açık kıyılmış tütün bunun altını çiziyorum. Bu başımıza yeni bir dert olarak çıkmaktadır. 346 bin 250 kilogramlık bir yakalama yapmışız. Demek ki potansiyeli yükseltmişler. Orada bir alan ve pazar kurmuşlar. Biz, onların bulunduğu yerlere bir set çekeceğiz. Özellikle uyuşturucu ile mücadelede muhakkak kanuna, hukukun temel ilkelerine ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı ile birlikte Türkiye’de mücadele kanunu taslağını bir noktaya kadar getirdik. İnşallah Şubat ayı içerisinde bir kampa girilecek ve orada Türkiye’de yepyeni bir adım atılacak. Uyuşturucu ile mücadele kanun taslağının çalışmaları hükümetimize sunulmak üzere hazır hale getirilecek.”

    “İlgilendiğim en önemli konulardan biri de el yapımı patlayıcılardır”

    Bakan Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Türkiye, kaçakçılığın her türlüsüyle mücadelede etmek durumunda olan bir ülkedir. Yapılan mücadelenin sadece kendisiyle değil, dünya ile ilgisi vardır. Bu yapı bize, hem uluslararası alanda hem ülke içinde bu işle ilgilenen birimler arasında istihbarat, koordinasyon ve işbirliğinin hayati öneme sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Her yeni gelişme, yeni imkanlarla birlikte yeni tehditler de sunmaktadır. Bu noktadan hareketle üç şeyi doğru tanımlamalıyız. Birincisi; tehditleri doğru şekilde tanımlamalıyız. İkincisi mücadele ilkelerimizi doğru şekilde tanımlamalıyız ve üçüncüsü hedeflerimizi doğru şekilde tanımlamalıyız. İşte bu toplantılar da bunları sağlamaya yöneliktir. El yapımı patlayıcılar, bu da başımızdaki yeni dertlerden yeni belalardan bir tanesidir. El yapımı patlayıcılar ile ilgili bir koordinasyon kurulumuz da var. Dünya da bununla uğraşıyor. Yaklaşık 4,5 aydır İçişleri Bakanlığı yapıyorum. İlgilendiğim en önemli konulardan biri de el yapımı patlayıcılardır. Bu patlayıcıları uzaktan tespit edebilen bir teknoloji henüz bulunmuş değil.”

    Bakan Soylu’nun konuşmasının ardından toplantı, basına kapalı olarak gerçekleşti.

  • Strateji ve İstihbarat Uzmanı Muhammed Taha Gergerlioğlu:

    Son günlerde yaşanan terör olaylarına karşı ellerine Türk bayraklarını alan Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlar terör örgütü PKK’ya karşı tepkilerini ortaya koyarken, bölgeyi iyi bilen Strateji ve İstihbarat Uzmanı Muhammed Taha Gergerlioğlu, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kürt kardeşlerimizin tutumu çok daha anlamlıdır. Kürt halkının devlet ile birlikte olması, aşiretlerin ortak bildirileri çok anlamlıdır” dedi.

    Terör örgütü PKK’ya hemen hemen her gün darbe indiren Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yaptığı nokta operasyonlarla örgütü köşeye sıkıştırdı. Örgütteki panik havası istihbarat raporlarına da yansırken, PKK operasyonlarla son yılların en büyük dağılma sürecine girdi. Yıllardır PKK tarafından tehdit edilen Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan bölge halkı da, Diyarbakır, Hakkari gibi çok sayıda illerde ellerine Türk bayraklarını alarak tepkisini ortaya koydu. Strateji ve İstihbarat Uzmanı Muhammed Taha Gergerlioğlu ise operasyonların örgüte ağır zaiyat verdiğini ifade ederek, bölgedeki vatandaşların tepkisini değerlendirdi.

    “HDP’nin foyası ortaya çıktı”

    Gergerlioğlu, halkın tepkisinin çok iyi analiz edilmesi gerektiğini ve mesaj dolu olduğunu dile getirerek, “Kürt halkının devlet ile birlikte olması, aşiretlerin ortak bildirileri çok anlamlıdır. Türk ordusu Suriye-Irak topraklarında; aynı zamanda Afrika topraklarında, Körfez’de, Katar’da, Somali’de, daha birçok yerde askerimiz var. Sınır ötesine adalet operasyonları yapıyoruz, birilerinin söylediği gibi işgal operasyonları değildir yapılanlar” dedi.

    Muhammed Taha Gergerlioğlu, aşiretlerin ortak mücadele ve bildirilerine de dikkat çekerek, “Bölge halkının devlet ile birlikte olması, aşiretlerin ortak bildirileri çok anlamlıdır. Doğu’daki kardeşlerimiz bugüne kadar PKK’nın korkusuyla konuşamazken, artık devletinden emin olup konuşması ve açık bir şekilde yönünü devletten yana belli edip tavır alması harika bir durumdur. Oradaki vatandaşlarımız, bitme noktasına gelen örgütü artık bölgede barındırmamaya başladı. ‘Barış’ ve ‘halkların kardeşliği’ diyerek insanları kandıran terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin foyası ortaya çıktı. HDP’liler, oradaki vatandaşlarımızı ziyaret bile edemiyorlar; çünkü vatandaşlarımız gereken cevabı kendilerine en iyi şekilde veriyor. Sırtını PKK’ya, YPG’ye dayayanlar da artık adalet huzurunda hesap veriyor” ifadelerini kaydetti.

    “İçimize sızan hainlerin, hepsi içeride”

    “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), 15 Temmuz’u başaramayınca belli başlı planları devreye aldı” diyen Gergerlioğlu, şöyle konuştu:

    “Bu örgütlerin de bilindiği gibi hepsi bir oldu ve ülkemize saldırıyorlar. FETÖ, Güneydoğu ve Doğu’da her zaman kargaşa ortamı oluşturarak, birliğimizi ve kardeşliğimizi baltalamaya çalıştı; çünkü bu bölgeler bizim hassas noktamızdır. Sayısız planlar boşa çıktı ve bu hainlere halk tokadını indirdi. Bir eskiden yapılan operasyonlara bakalım, bir de şimdi. İçimize sızan hainlerin, hepsi içeride.”

  • Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Orakoğlu genç iletişimcilerle bir araya geldi

    ANKARA (İHA) – Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, “Türkiye küresel oyunları Fırat Kalkanı operasyonu ile bozdu. Ülkemiz, El Bab’da terör koalisyonunun kalesini yıktı” dedi.

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneğinin (UMED) organize ettiği “Genç İletişimciler” söyleşilerinin konuğu eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu oldu. Genç iletişimciler ve medya mensuplarına hitap eden Orakoğlu, terörün Türkiye’yi hedef alma sebeplerini açıkladı. Orakoğlu, “Türkiye bağımsız politikalar izliyor, hedef oluyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan mücadeleden ödün vermiyor, hedef alınıyor. Çünkü Gladyo eski Türkiye’yi özlüyor ve istiyor. Oysa geçti o günler. İradesine sahip çıkan bir millet, asla geriye gitmeyecek bir devlet var” şeklinde konuştu.

    “FETÖ, DEAŞ, hatta PKK bir Gladyo yapısıdır”

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’ye karşı asimetrik ve psikolojik savaş sürdürüldüğünü ifade eden Orakoğlu, “Hep birlikte dik duracağız. Özellikle etnik ve mezhepsel kargaşa isteyen Gladyo’ya karşı birliğimizi kuşanarak fırsat vermeyeceğiz. Gladyo yapısının ideolojisi olmaz. FETÖ, DEAŞ ,hatta PKK bir Gladyo yapısıdır. Emperyalizme hizmet eden gizli servisler ülkemize bu terör örgütleri üzerinden savaş açtı. Oyunu görüyoruz. Onun için seferberlik halindeyiz. Biz kazanacağız, kaybeden onlar olacak” dedi.

    Sosyal, yazılı ve görsel medya üzerinden de Türkiye’nin hedef alındığına vurgu yapan Orakoğlu, “Çok yönlü bir saldırı var. Sosyal ağlar ve medya üzerinden de ülkemizi hedef alıyorlar. Medyamıza sızan Batı ajanları algı operasyonlarına devam ediyor. Bunlar gazeteci değil, ajandır. Hepsini deşifre etmeliyiz. Düşünün DEAŞ tamamı kurgu ve yalan olan bir video paylaşıyor, bu gazeteciler bu video üzerinden devleti hedef alıyor. Bu bir kaos planıdır. Bu kaos planına hizmet etmek, terörün örtülü propagandasını yürütmek gazetecilik değil, ajanlıktır. Hepimiz, sosyal medya başta olmak üzere yazılı ve görsel medya üzerinden kaos tetikçiliği yapanlara karşın etkin mücadele vermeliyiz. Altını çizerek belirtiyorum; amaç, Türkiye’yi güvensiz bir ülke olarak göstermek ve toplumda huzursuzluk ve devlete karşı infial yaratmaya yöneliktir” diye konuştu.

    “El Bab’da terör koalisyonunun kalesini yıktık”

    Konuşmasında Fırat Kalkanı operasyonuna da değinen Orakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye tek başına sınırlarımızda sahnelenen oyunları bozuyor. Küresel bir güçtür Türkiye. Küresel oyunları Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonu ile bozdu. Tarih bunları yazacak. El Bab’da ise ülkemiz terör koalisyonunun kalesini yıktı. Ulusal güvenliğimizi sağlıyoruz, terör nereden doğuyorsa orayı vuruyoruz. Unutmayın. 15 Temmuz’da Türkiye, ordu içine sızmış asker üniformalı FETÖ militanlarının saldırısına uğradı. Milleti ve devleti hedef alan hainlerin asıl amacı Türkiye’nin işgaline ve iç savaşa zemin hazırlamaktı. Bu amaçla FETÖ-PKK/YPG ve DEAŞ işbirliği ile Suriye kaynaklı, terör kılıfı giydirilmiş örtülü savaş yöntem, taktik ve stratejilerinin kullanıldığı çok koalisyonlu saldırılar, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini, siyasi istikrarını, en önemlisi de ulusal güvenliğini hedefliyordu. Gezi’de, 17/25 Aralık’ta istediklerini alamadılar, keza 15 Temmuz’da da şimdi de aynı akıbete uğramaktan kurtulamadılar.”