Etiket: isterim

  • “Ben böyle bir suçu yapmış olsam ötenazi bile isterim”

    “Ben böyle bir suçu yapmış olsam ötenazi bile isterim”

    Büyükçekmece’de amatör bir spor kulübünde erkek öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen F.Ş.’nin (38) yargılanmasına devam edildi. Sanık F.Ş. duruşmada “Ben böyle bir suçu yapmış olsam ötenazi bile isterim” şeklinde savunmada bulundu.

    Büyükçekmece’de 2 yıl önce amatör bir spor kulübünde spor hocası F.Ş.’nin (38) o dönemde 13 yaşında olan erkek öğrencisi O.G.’ye (15) cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi.

    Bakırköy 5 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık F.Ş., müştekiler, taraf avukatları ve tanıklar hazır bulundu.

    “Bu mahluktan şikayetçiyim”

    Duruşmada dinlenen mağdur O.G. “3 yıldır spor kulübüne gidiyorum. Sanık hocamızdı. Haftada 2 gün spor okuluna gidiyordum. Biz idmanlarımızı yaparken samimi bir tavrı vardı. Herkese aynı davrandığı için ben biraz normal karşıladım. Hocamla bazen mesajlaşıyorduk. Benim dudağımdan 1 ya da 2 kez tesiste öptü. Değerli olduğu için hocama bir tanem yazıyordum” şeklinde beyanda bulundu. Duruşmada konuşan mağdur çocuk O.G.’nin babası İ.G. ise “Ben bu adamdan bu mahluktan şikayetçiyim. Olayı ben çıkardım. Mesajları gördükten sonra ben üzerine gittim” dedi.

    Duruşmada tanıklığına başvurulan Sinan K. olayın geçtiği kulüpte yönetici konumunda olduğunu söyleyerek olayla herhangi bir ilgisi olmadığını aktardı. Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı ise sanığın tutukluluk halinin devam edilmesine karar verilmesini talep etti.

    Söz verilmesi üzerine savunma yapan sanık avukatı, olayın gerçekleştiği spor tesisinin ana girişe ve tuvalete yakın bir konumda olduğunu ve burada sürekli giriş çıkışlar yaşandığını söyledi. Sanık avukatı müvekkilinin uzun süreden beri tutuklu olduğunu ifade ederek tahliye talebinde bulundu.

    “Mesajları babası yakalayınca kendisini kurtarmak için öyle söylemiştir”

    Söz verilen tutuklu sanık F.Ş. mağdurun kendisine platonik aşk duyduğunu söyleyerek “Ben bunu hissettim. Bana mesajlarla bunu iletti. Sonra kendisini 2-3 kez karşıma alarak bunun yanlış olduğunu söyledim. Bunu söylediğimde ağladı. Ben bu hususlarda yazılı savunmamı da ilettim. Mesajları babası yakalayınca kendisini kurtarmak için babasına öyle söylemiştir” şeklinde konuştu.

    “Ben böyle bir suçu yapmış olsam ötenazi bile isterim”

    Mesleğini uzun süreden beri başarılı bir biçimde yerine getirdiğini söyleyen sanık F.Ş. “Arkada oturan tanıklar bana çocuklarını emanet eden, evime bırakan insanlardır. Bir çocuğa iyilik yapmak 611 gün cezaevinde kalmayı gerektirir mi? İnsanlar evladına da aşkım diyebiliyor. Ben böyle bir suçu yapmış olsam ötenazi bile isterim” şeklinde savunma yaptı.

    Tarafların dinlenilmesinin ardından mahkeme ara kararını açıkladı.

    Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek mağdurun cinsel istismara uğrayıp uğramadığının anlaşılması için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine hükmetti.

    İddianameden

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Büyükçekmece’de 15 Kasım 2017’de gerçekleşen olay anlatıldı. İddianamede mağdur O.G.’nin 13 yaşındayken amatör bir spor kulübünde oynadığı ve spor hocası F.Ş.’nin mağdura diğer oyunculardan farklı davrandığı anlatıldı. Spor hocası F.Ş.’nin antrenman yapma bahanesi ile mağdur ile yalnız kaldığı esnada vücuduna eli ile cinsel organı ile ise vücudunun bazı yerlerine dokunduğu ve öperek cinsel saldırıda bulunduğu da iddianamede açıklandı. İddianamede ayrıca şüphelinin ‘aşkım, bir tanem seni çok seviyorum’ gibi mesajlar yazarak mağdura karşı cinsel istismarda bulunduğu da aktarıldı. İddianamede şüpheli F.Ş.’nin görevinin sağladığı imkanları kullanarak cinsel istismarda bulunduğu belirtildi. Şüpheli F.Ş.’nin ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

  • Yedi, içti, kasadan 250 lirayı çalıp “Bir daha, daha fazla para isterim” notu bıraktı

    Adana’da bir tatlıcıya girip tatlı yiyip kola içtikten sonra 250 lira çalan hırsız tatlı kutusuna “bir dahakine daha fazla para isterim” notu bırakırken, bu anlar saniye saniye görüntülendi.

    Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Kocavezir Mahallesi Pazarlar Caddesinde bulunan bir tatlıcı da meydana geldi. İddiaya göre, 17 yaşındaki F.S., sabah saat 05.00’da tırmanarak tatlıcı dükkanına girdi. İlk başta rafta bulunan tatlıdan yiyen F.S., dolaptan aldığı gazlı içeceği içtikten sonra bozuk para çekmecesindeki toplam 250 lira metal parayı cebine doldurdu. Dükkandaki parayı çalan F.S., daha sonra tatlı kutularından bir tanesinin içine “Bir dahakine daha çok para isterim” diye not yazdıktan sonra kayıplara karıştı.

    “Emniyet müdürü özel ekip kurdurdu”

    Sabah iş yerini açan Mahmut Baylas, hırsızın yazdığı notu görünce durumu polise bildirdi. Baylas, daha önce de aynı kişinin iş yerinden hırsızlık yaptığını ancak şikayetçi olmadıklarını da bildirdi. Olay, polise intikal etmesinin ardından Adana Emniyet Müdürü Selami Yıldız, hem hırsızın aynı iş yerine iki kez girmesi hem de iş yeri sahipleriyle dalga geçer gibi not bırakması üzerine zanlının bulunması için Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Hırsızlık Büro Amirliğinde özel ekip kurularak hırsızın hemen yakalanması talimatı verdi. Bu talimat üzerine hırsızlık dedektifleri oluşturdukları özel ekiple güvenlik kamerasını saniye saniye izleyerek şahsın kimliğini belirledi. Kimlikten hırsızın adresini bulan polisler 17 yaşındaki F.S.’yi şikayetten sadece 3 saat sonra evinde yakaladı. Hırsızlık dedektifleri aynı gün yakaladığı F.S.’nin üzerinde yaptığı arama da dükkan çaldığı ileri sürülen 123 lira para buldu. Yaşı küçük olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edilen F.S., ifadesinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

    “Notu görünce şok olduk”

    Bu arada tatlıcıda çalışan ve notu da sabah iş yerine gelince okuyan Mehmet Demirkıran, “Hırsız damdan iş yerimize girmiş. Burada önce tatlı yemiş kola içmiş sonrada bozuk paraları almış. Daha sonrada tatlı kutusu içine ’bir dahakine daha fazla para isterim’ notu bırakmış. Bu notu görünce şok olduk bir taraftan da güldük. Şikayetçi olduk hırsız yakalandı. Emniyet müdürüne teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Sagopa Kajmer: “Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile düet yapmak isterim”

    Ünlü Rap sanatçısı Sagopa Kajmer, katıldığı Adem Metan’ın radyo programında Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile düet yapmak istediğini belirtti.

    Radyo Viva’nın ünlü programcısı Adem Metan, Rap müziğinin sevilen ismi Sagopa Kajmer’i ağırladı. Kajmer, sorulara açık yüreklilikle cevap verirken Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ile düet yapmak istediğini dile getirdi.

    “Sezen Aksu ve Ajda ekkan ile düet yapmak isterim”

    Kajmer, Metan’ın, ‘Sezen Aksu veya Ajda Pekkan ile düet yapmak ister misiniz?’ diye sorması üzerine iki ünlü sanatçıya övgü yağdırdı. Kajmer: “İkisi de yaşayan efsanedir. Reddedilmez. Ancak, benim tarzıma uyulması gerekiyor. Dijital altyapı gerekiyor” dedi. Çocukluğunda İbrahim Tatlıses’i dinlediğini de anlatan Kajmer, duygularını şöyle dile getirdi: “Müzik setim 20 yaşında oldu. İbrahim Tatlıses’i çok seviyorum. Çok dinledim. Yallah Şoför, Mavi Mavi albümünü çok seviyorum. Leylim Ley’i onun gibi kimse yorumlayamadı” Kajmer, konserine gittiği iki ünlü ismin ise Tarkan ve Rafet El Roman olduğunu belirtti. Siyaset ve politikadan nefret ettiğini de belirten Kajmer, her zaman müzik ile ilgilendiğini söyledi.

    “Cem Yılmaz Türkiye’nin en iyi komedyenidir”

    Komedyen Cem Yılmaz’ın isteği üzerine GORA filmine müzik yaptığını da belirten Kajmer, aralarında paranın konuşulmadığını belirtti. En çok Cem Yılmaz’a güldüğünü de belirten Kajmer, “Eski komedyenleri de sayıyorum. Cem Yılmaz komedyen tarihinin birinci sırasına oturan tek isimdir. Kimse inkar etmemelidir” dedi.

    “Hiç davet edilmedim”

    Sagopa Kajmer, resepsiyondan hiç davet almadığını dile getirerek “Bizi nedense görmezden geliyorlar hiç resepsiyondan davet almadım neden davet edilmiyorum diye de sorgulamadım demek ki bizi beğenmiyorlar. Baktığımda ise hep aynı isimler aynı karedeler. 2004 sonrası bu ülkede bir çok olumlu şey görüyorum ülkemiz adına güzel şeyler oluyor bunları takip etmek güzel” ifadelerini kullandı.

    “Eski albümlerimi dinlemem”

    Kendisiyle ilgili ilginç bilgiler veren Kajmer, eski albümlerini dinlemediğini itiraf etti. Çok şarkı bestelediğini hatırlatan Kajmer, son albümü Ahmak Islatan’ı bile eskittiğini belirterek, yeni projeleri olduğunu anlattı. 300’ü aşkın şarkı yaptığını da kaydeden Kajmer, ancak konserlerde hatırlamak için eski şarkılarını dinlediğini belirtti. Kajmer, “Bilgisayar gibi. Eskilerini silip yenilerini eklemem gerekiyor” diye konuştu.

    ”Parçamda hata var ancak kimse bilmiyor”

    Bir itirafta daha bulunan Kajmer, eserlerinin üzerinde fazla düşünmediğini söyledi. Kajmer, sözleri yazdıktan sonra kayda girdiğini ve hata olsa bile bir daha değiştirmediğini anlattı. Kajmer, “366. Gün” adlı şarkımda bir hata var. Ancak bunu yalnızca ben biliyorum” dedi. Yeteneklerin uygun olan yerlerde paylaşmak istediğini de vurgulayan Kajmer, istenirse DJ’lik de yapabileceğini söyledi.

    “15 Temmuz üzücü ve yıpratıcı”

    Kajmer, bir soru üzerine de 15 Temmuz darbe girişiminin üzücü ve yıpratıcı olduğunu söyledi. Saygı duymadığı bir çok insan olduğunu da kaydeden Kajmer, bunun kendi özelliği olduğunu söyledi. Kajmer, şöyle konuştu:

    “Ben hayatımda annem ve babam dahil kimseyi takmam. Hiç bir şeyi beğenmiyorum. Kendimi bile beğenmiyorum”. Samsun’da yaşadığı yıllarda et yemediğini de aktaran Kajmer, İstanbul’a geldiğinde bu alışkanlığını değiştirdiğini belirtti. Metan’ı da başarısından dolayı tebrik eden Kajmer, ayrıca şu sözleri sarfetti: “Önceden seninle ilgili bilgi sahibi oldum. Sen iyi insansın. Ancak DJ’ler fırlamadır. Beni sıkıştıracak adam yok. Sen o tip adam değilsin”.

    “Annem ‘Tarkan gibi müzik yap’ dedi”

    İlk başlarda annesinin kendisini eleştirdiğini ve müziğini beğenmediğini de itiraf eden Kajmer, “Bana ‘Tarkan gibi müzik yap, bu ne?’ dedi. Hayranlarımın sayısı artında ve evimize gidenler olunca ciddiyetimin farkına vardılar. Ona bir iki parçamı dinlettim. Babam da ilk başta umursamadı. Ancak sözlerimi şimdi defterine not ederek irdeliyormuş” şeklinde konuştu. Kajmer ayrıca Ahmet Kaya’nın müzik anlayışı ile şarkı sözlerinin kendi eserlerine benzediğini de kaydetti.

    “Beni dolandırmak istediler”

    Bugünkü şöhrete çok zor şartlarda ulaştığını da anlatan Kajmer, bazı yapımcıların kendisini ‘Bin dolar ver albüm yapayım’, diye dolandırmak istediklerini de anlattı. Zor dönemlerden geçtiğini de belirten Kajmer, “Çok aşağılandık. Şimdi albüm çıkıyor. Ancak önceden rapçi yoktu. Böyle bir stil yoktu. Büyük zorluklar çektik. Hala kendimizi kanıtlamış değiliz. Hala beni Rap müziği tanımayan var” diyerek serzenişte bulundu. Bu yıl turne yapmadığını da anlatan Kajmer, tadını kaçırdıkları belirtti.

    “Hiç karşılaşmadığımız suçlarla karşılaşıyoruz”

    Türkiye’nin her geçen gün nüfusunun arttığını da belirten Kajmer, pedofil gibi birçok iğrenç suçla karşılaşıldığını anlattı. Artık kötü şeylerin gözün içine girdiğini de belirterek, “Bazı şeyler tozpembe olabilir. Restorasyon var. Yeni binalar yapılıyor. Metrolar yapılıyor. Ancak ayrı problemler de var” diye konuştu. 30 Ağustos Resepsiyonu’na davet edilmemesi ile ilgili soru üzerine de yorum yapan Kajmer, “Büyüklerimize saygı duyarım.Ancak davet edilirsem daha çok saygı duyarım. Benim de bir kitlem var. Beni davet etseler giderdim. Ancak, beni umursamadıklarını düşünüyorum” şeklinde konuştu. KF!’in, “Kaf Dağı ve Kefen” anlamında kullandığını da belirten Kajmer, ancak artık kullanmadığını söyledi. Kajmer, kendisini geliştirdiğini ve artık sadece Sago’da karar kıldığını belirtti.

    Başkalarının kendi adına kullandığı sosyal medya hesabından da yakınan Kajmer, twitter ve instragram hesabı olduğunu belirtti. Sahte hesapların 200 bine ulaştığını da belirten Kajmer, ancak kendi hesabını ‘sahte’ diye düşünüp kabul etmekte zorlandıklarını anlattı.

    “En iyi kadın rapçi eşim en iyi erkek rapçi ise benim”

    Artık mütevazi davranmak istemediğini de belirten Kajmer,Türkiye’de en iyi kadın rapçinin eşi Esen Özyavuz (Kolera), en iyi erkek rapçinin ise kendisi olduğunu savundu. Türkçe rapçilerin çok fazla küfür kullandığını ve birbirlerinin benzeri olduğunu da vurgulayan Kajmer, “Şarkılarında bana çok küfür sallıyorlar. Onları dinlemiyordum ancak artık hiç dinlemiyorum. Bir tek Kolera’yı dinliyorum. ” dedi. Çok iyi aşçı olduğunu da anlatan Kajmer, her yemeği yapabildiğini anlattı. Kajmer, ayrıca kuru fasulye ve pilavı çok sevdiğini belirtti.

  • Ahmet Ümit: “Bursa’yı anlatan bir roman yazmak isterim”

    Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Edebi Kazılar” söyleşilerinde yeni yılın ilk konuğu yazar Ahmet Ümit oldu.

    Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen söyleşide, romanlarında şehirlerin büyük önemi olduğunu belirten Ahmet Ümit, “Gaziantep’in yazarlık hayatımda çok önemli bir yeri var. Çünkü derin bir kültüre sahip. Bunu sonradan fark ettim. İçinde yaşarken fark edemiyorsunuz. Bursa, Konya, İzmir, Antakya, Antalya, Urfa, Kayseri, Mardin, Diyarbakır çok önemli şehirler. Sadece Türkiye Cumhuriyeti için değil, dünya kültür mirası için çok mühim. Bursa’da da çok değerli bir şey var” dedi.

    Bursa’yı anlatan bir roman yazmayı çok istediğini kaydeden Ümit, “Sultanı Öldürmek romanımda Bursa’dan bahsettim, ama başlı başına Bursa’yı anlatan bir roman yazmayı çok isterim. Çünkü gerçekten onu hak eden bir şehir. Bursa’yı seviyorum. Biz, ülkemizde ne yazık ki şehirlerimizi koruyamıyoruz. Kendi kimliği, kişiliği var” şeklinde konuştu.

    Romanları yazarken şehirleri gezdiğini söyleyen Ümit, “Bab-ı Esrar romanımı yazarken Konya’ya dört mevsimde dört kez gittim. Ben oraya gitmeseydim roman olmazdı. Orada olman lazım. O toprak, o yapı sana bir şey söylüyor, anlatıyor duyarsan. Bütün tarihi yerler size bir şey söylüyor. Çok dikkatli dinleyin” ifadelerini kullandı.

  • Lens: “Fenerbahçe’de kalmak isterim”

    Fenerbahçeli futbolcu Jeremain Lens, sarı-lacivertli kulüpte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Daha uzun süre burada kalmamı sağlayacak bir imza atabilirim” dedi.

    Fenerbahçe’nin Hollandalı yıldızı Jeremain Lens, Partizani Tirana karşılaması sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    Hazırlık kampını değerlendiren Lens, “Çok iyi bir kamp süreci geçirdik. Sadece bir kötü hava koşuluyla karşı karşıya kaldık. Genel anlamda iyi süreç oldu. İki iyi hazırlık maçı oynadık. Her ikisinden de galibiyetle ayrıldık. Şu an modumuz da iyi. Takımımız lig maçına hazır. Bizim için önemi bir maç olacak. Rakiplerimizin de zorlu maçları var. Öncelikle kendi maçlarımızı kazanmamız gerekiyor. Tek düşüncemiz bu” diye konuştu.

    Karavayev’i övdü

    “Karavayev, transferini nasıl değerlendirirsin?” sorusuna Lens, “Herkesin bunu görebildiğini düşünüyorum. Bizim için iyi bir transfer oldu, iyi bir oyuncu. Kaliteli bir oyuncu olduğunu yavaş yavaş gösteriyor. İhtiyacımız olan bir oyuncuydu. Yeterince kanat oyuncumuz yok şu anda. Bu anlamda bize katkı verecektir. Bugün de tekrar kalitesini ispatladığını düşünüyorum. Gol atabilecek bir oyuncu. İlk maçta da bunu gösterdi. Gol pozisyonunun içinde olabilen bir oyuncu. Maç maç gelişimini göreceğiz. Bu takım için önemi bir parça olacaktır” değerlendirmesini yaptı.

    “İmza atabilirim”

    “Fenerbahçe’deki geleceğin hakkında ve taraftar hakkında ne düşünüyorsun?” sorusuna ise Lens, şu cevabı verdi:

    “Geleceğim öncelikle bana bağlı bir konu değil. Bunu daha öncede söylemiştim. Fenerbahçe’de olmaktan son derece büyük mutluluk duruyorum. Çok büyük bir takımda oynadığımın farkındayım. Buradaki taraftarlar takım Fenerbahçe ve etrafındaki her tür nokta, son derece başarılı, çok iyi düşünülmüş bir organizasyon var. İyi organizasyonu olan bir takımda olduğumun farkındayım. Ben burada daha uzun yıllar kalmak isterim. Ama bu bana bağlı değil sadece. Burada Sunderland var, Fenerbahçe var. Farklı insanlara, farklı etmenlere bağlı durum söz konusu. Ama taraftarın bana verdiği desteden dolayı çok mutlu olduğumu söyleyebilirim ve hoşuma gidiyor. Takım olarak iyi iş çıkardığımızı inanıyorum. Ben de daha uzun süre burada kalmamı sağlayacak bir imza atabilirim.”

    “Forvet oynarım”

    Lens forvet oynayıp, oynayamayacağı sorusuna ise, “Ön tarafta oynayabilen bir oyuncuyum. Sağ tarafta oynayabiliyorum, sol tarafta oynayabiliyorum. Dick Advocaat’a PSV’de beraber çalıştığım dönemlerde merkez forvet oyuncusu olarak da beni kullandığı olmuştu. Hocamızın kafasında ekstra bir seçenek olarak böyle bir düşünce olması benim için sürpriz değil, beni şaşırtmadı. Eğer gerekirse oynarım” diye cevap verdi.

    “Her şey daha kolay olacak”

    “İngiltere’de Sunderland’ın küme düşmesi halinde Fenerbahçe’ye gelmeni kolaylaştıracak bir opsiyon var mı?” sorusuna Lens, “Şu an devam eden bir sözleşmem var. Onunla ilgili çok fazla konuşmayacağım. Ama eğer söylediğiniz durum gerçekleşirse bir çok şey daha kolay olacaktır. Ama görelim neler olacağına bakalım” açıklamasını yaptı.