Etiket: İster

  • Özüm: “Belediyecilik cesurluk ve tecrübe ister”

    Adapazarı Belediyesi Başkan aday adayı Rıdvan Özüm seçim çalışmaları kapsamında basın kuruluşu ziyaretlerini sürdürüyor.

    Başkan aday adayı Rıdvan Özüm, Sakarya Gazeteciler Birliği (SGB) Başkanı Zeki Aydıntepe ve Yeni Sakarya gazetesinin çalışanları ile bir araya geldi. Ziyarette hedeflerini ve şehir için düşüncelerini özetleyen Özüm, belediyeciliğin vizyon ve cesaret gerektirdiğini belirtti. Özüm, göreve geldiği takdirde şehrin çehresini değiştirmek için hazırladığı projeleriyle ilgili yaşadığı heyecanı da dile getirdi.

    Aidiyet duygusunun Sakarya için olmazsa olmaz olacağına vurgu yapan Özüm, “Belediyecilik vizyon ve cesur kararlar almak ister. Riski alacaksın, belediye başkanlığı görevi nasip olursa hayata geçireceğim projeler heyecanımı diri tutuyor. Tabi belediyecilikte ekipte çok önemli bir yer tutuyor. Ekibin başarısı, şefi başarılı kılar. Vizyonu olan şehrine hizmet etmek isteyen dinamik bir ekip kurarak işe başlayacağız. Birçok kentte olan ve imrenerek baktığımız işleri hayata geçirmek için hizmet yarışına dahil oldum. Vefa borcum olan Adapazarı için kurduğum hayallerimi gerçekleştirmek ve iz bırakan bir yönetici olabilmek en büyük arzum” dedi.

    Özüm’ün gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Zeki Aydıntepe ve gazete çalışanları, Özüm’e hizmet yarışında başarılar diledi.

  • Manisa Lalesine dokunmak cesaret ister

    Manisa’nın eteklerine kurulduğu Spil Dağı Milli Parkının 1250 metre yüksekliğinde yetişen ve koruma altında olan Manisa Lalesini koparmanın cezası 42 bin 479 TL öğrenildi. Manisa Lalesini yerinde görmeye gelen öğrenciler hem lalelerin güzellikleri karşısında etkilenirken hem de para cezası nedeniyle bastıkları yerlere çok daha fazla dikkat ettiler.

    Dünyadaki Lale çeşitli arasında önemli bir yere sahip olan ve koruma altında bulunan Manisa Lalesi (Tulipa Orphanidea) Spil Dağı Milli Parkını renklendirmeye başladı. Her yıl mayıs ayı içinde açan laleler ziyaretçi akınına uğruyor. Milli Eğitim Müdürlüğüyle yapılan protokolle Manisa’daki öğrenciler Spil Milli Parkına çıkarak önce bilgilendiriliyor ardından da koruma altında bulunan Manisa lalelerini yerinde görme fırsatı buluyor.

    Lale alanlarında kazma izlerine rastlandı

    Koruma altında bulunan alanda incelemelerde bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Şık, “2015 yılında yaptığımız tür eylem planı çalışması sırada şuanda içinde bulunduğumuz bölge Gölet Bölgesi yaklaşık 1200 metre yükseklikte. Bu bölgede lale popülasyonunun ciddi bir yoğunluk gösterdiğini tespit ettik. Fakat toprakta bir takım kazma izlerinin olduğunu ama bunun hayvansal kaynaklı mı yoksa insansal kaynaklı mı olduğunu tespit edemediğimizi söyleyebilirim. Bölge Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmeler sırasında tür eylem planının amacı zaten buydu 5 yıllık bir eylem planı hazırladık. Bu eylem planının içindeki maddelerden biri de kamuoyunu bu konuda bilgilendirmek, diğer taraftan bu alanda bulunan lalelerin korunmasını sağlamaktı. Bu amaçla önerdiğimiz çit yapılması veya insanların buraları ziyareti sırasında onlara zarar vermeden hem görerek fotoğraf çekerek faydalanmaları hem de korunmalarına imkan sağlayacak çalışmaların yapılmasıydı. Bölge müdürlüğümüz bu konuda hassasiyet gösterip gerekli çalışmaları, düzenlemeleri yapıyor. Bu sayede ülkemizin bir değerini hem tarihsel geçmiş açısından hem de bir genetik kaynak açısından korunmasını elbirliğiyle kurumlar arası işbirliğiyle sağlamış olacağız” dedi.

    Hollanda’nın laleleri Osmanlı’dan

    Osmanlı döneminde alınan lale örnekleri sayesinde bugün Hollanda’nın laleleriyle ünlü olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Şık, “Hollanda’daki lalelerin menşei ile ilgili olarak Kanuni Sultan Süleyman zamanında Avusturya büyükelçisinin talebiyle Kanuni’nin de uygun görerek verdiği yazıyor kaynaklarda. Ben bunu hem ülkemizdeki kaynaklardan hem de yurtdışındaki kaynaklardan teyit ederek söyleyebilirim. Tabi Hollanda bunu bitkiden para kazanan rakama dönüştürdüğü için onlara kızmalı mıyız yoksa biz niye bunu yapmadık diye kendimiz hayıflanmalı mıyız ayrıca tartışmak lazım.” şeklinde konuştu.

    Rekor ceza

    Orman ve Su İşleri 4’üncü Bölge Müdürlüğü Manisa İl Şube Müdürü Uğur Bayil ise yaptığı açıklama şunları söyledi:

    “Celal Bayar Üniversitesi ile işbirliği içinde Orman ve Su İşleri 4’üncü Bölge Müdürlüğü Manisa İl Şube Müdürlüğü olarak tür eylem planı yaptık Manisa Lalesi için. Bu tür eylem planında hocalarımız ilde lalelerin yetişme alanlarını tespit ettiler, eylem planında yapılacakları yazdılar. Bunlardan bir tanesi türün yerinde korunması. İlimizde yaklaşık 9 popülasyon tespit edilmişti. Bütün bu popülasyonların bulunduğu yerlerin etrafları çit çevrilerek koruma altına alındı. Bilgilendirme tabelaları asıldı. Lale, biyolojik çeşitliliğimiz açısından ülkemizde de önemli bir tür. Maalesef biokaçakçılık denilen bir olgu var. Yurtdışından insanlar ülkemize gelip veya yurtiçinden de bazı kötü niyetli insanlar, bitkilerimizin soğanlarını, yapraklarını, onlara ait parçalarını götürüp genetik biliminin çok ilerlemesi sayesinde genetiğini çözerek bundan yararlanıp aynı bitkileri veya başka bitkileri çok rahat üretebiliyorlar. Bu anlamda biokaçakçılığa engel olmak için orman muhafaza memurlarımızla, ev koruma memurlarımızla, arazide gezen bütün elemanlarımızla koruma tedbirlerini alıyoruz. Mevzuatlarımıza göre yabancı bir insanın ülkemizde bitki, hayvan toplayabilmesi mutlaka Orman ve Su İşleri Bakanlığının yazılı emrine, iznine, o yetmiyor yanında bir tane de mutlaka üniversite hocası eşliğinde yapılabiliyor. Eğer arazide gezen bir yabancının yanında bizim Türkiye’de görevli bir üniversite hocamızın bulunmaması yada bakanlığımızın izin yazısı olmadan arazide gezmesi, bitki yada hayvan toplaması biokaçakçılığa girmektedir. Bu yüzden tüm vatandaşlarımızın, halkımızın duyarlılık göstermesi lazım. Bu türlerimiz milli kaynaklarımızdır bizim ülkemizde kalması için. Lale de hem bizim ilimiz hem ülkemiz için önemli kaynaklardan bir tanesidir. Korunması için kurum olarak elimizden gelen ne varsa fazlasıyla yapmaya çalışacağız. Biokaçakçılıkla mücadele anlamında lalelerin koparılması, soğanlarının sökülmesi, alınıp götürülmesi kanunlarımıza göre 42 bin 479 TL’lik bir cezayı gerektiriyor. Bu işlemi yapan bir yabancı veya yerli bir vatandaşımız yakalanırsa bu cezai işlem uygulanacaktır.”

    Manisa Milli Parklar Müdürü Halil Ernalçacı ise, “Milli parkımızın doğal yayılış alanı olan bu kısımda müdürlüğümüz tarafından korunan bir alan olması sebebiyle etrafını çevirdik. Gelen ziyaretçilerin çoğu bu alana sadece bu laleyi görmeye geliyor. Bugün de buraya bir okulumuz sadece bu laleleri görmeye geldiler” şeklinde konuştu.

    Manisa Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ise loruma altındaki laleleri cep telefonları ile görüntülerken hem lalelerin güzellikleri karşısında hayran kaldılar hem de lale koparmanın cezasının 42 bin lira olduğunu öğrenerek bastıkları yerlere daha fazla dikkat ettiler. Bir öğrenci, “Manisa’da olmamıza rağmen ilk defa buraya geliyorum. Bu değerli laleleri gördük. O yüzden çok mutluyum. Sadece mayıs ayında yetişiyor bunu gördüğüm için de çok mutluyum gerçekten. Türkiye’nin her yerinden insanların buraya gelmelerini tavsiye ederim ama koparmalarını asla tavsiye etmem çünkü cezası var 42 bin TL. sahip çıkalım lalelere” dedi.

  • Bakan Özlü: “Daha fazla iş yapmak isteyen daha fazla yetki ister, iş yapmayacak istemez”

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde öğrencilerle bir araya gelen Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Biz daha fazla iş yapmak için yetki istiyoruz ama muhalefet bunu istemeyebilir. Çok iş yapmaya niyeti olmayabilir” dedi.

    Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, İzmit Akademi Lisesinde düzenlenen Genç Kürsü programında öğrencilerle buluştu. Bakan Faruk Özlü, programa katılan öğrencilere yeni hükümet ve cumhurbaşkanlığı sistemi hakkında bilgiler vererek sorularını cevapladı. Yeni sitemde CHP’nin ‘Tek adama bu kadar yetki verilir mi’ söylemlerini eleştiren Bakan Işık, “Biz daha fazla iş yapmak için yetki istiyoruz. İş yapmaya niyetiniz yoksa yetki de istemezsiniz. Hatta mevcut yetkiler de size fazla gelir. Ama muhalefet bunu istemeyebilir. Çok iş yapmaya niyeti olmayabilir” dedi.

    Referandumda neden ‘Evet’ denilmesi gerektiğini öğrencilere anlatan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, “Türkiye’nin yenilenmeye ihtiyacı var. Yenilenmeden büyüme olmaz. Yenilenmeden gelişme olmaz. Vücudumuzdaki hücreler bile yenileniyor. Bu 18 madde aslında Türkiye’nin yenilenmesi anlamını taşıyor. Biz bunu neden yapıyoruz? Türkiye’nin aslında hükümet etme sistemini değiştiriyoruz. Bunu daha hızlı çalışan, daha hızlı kararlar alan, özellikle karar mekanizmalarını hızlandıran, süreçleri kısaltan yol ve yöntem için bunu yapıyoruz” diye konuştu.

    “Biz AK Parti olarak iktidara geldiğimiz günden beri çok sayıda reform gerçekleştirdik. Bu reformların tamamında da başarılı sonuçlar elde ettik” diyen Bakan Özlü, “Bugün yeni bir yenilik yapma ihtiyacı var, ve bu iyi bir sıçrama için gerekli. Yani biz Türkiye’nin bir sıçrama yapması, daha hızlı gelişmesi, bölgesinde bir bölgesel güç ve dünyada da küresel bir oyuncu olmasını arzu ediyoruz. Bu yetki meselesine gelince yetkiler olmazsa iş yapamazsınız. Bir yerde çalışacaksınız veya kendi işinizi kuracaksınız. Yetkisiz iş olmaz. Yani yetkisiz daha fazla iş yapamazsınız. Biz daha fazla iş yapmak için yetki istiyoruz. İş yapmaya niyetiniz yoksa yetki de istemezsiniz. Hatta mevcut yetkiler de size fazla gelir. Ama muhalefet bunu istemeyebilir. Çok iş yapmaya niyeti olmayabilir” şeklinde konuştu.

    “Şehir içlerindeki sanayi sitelerinin taşınmasına hemen başlıyoruz”

    Türkiye genelinde şehir içinde kalan sanayi sitelerini taşıyacaklarını söyleyen Bakan Özlü, “Şehirlerin içinde kalmış sanayi sitelerimiz var. Alacağız şehir merkezinden, tertemiz, pırıl pırıl, şehrin dışında içerisinde küçük bir mescidi, çarşısı kafeteryası olan bir yere taşıyacağız. Sadece sanayi sitelerinden sorumlu bir daire başkanlığı kurduk. Bu daire başkanlığımız geçen hafta Türkiye’nin tüm illerindeki il müdürlüklerimizde irtibat halinde oldu. Bütün illerdeki taşınması gereken sanayi sitelerinin tespitleri yapıldı. dolayısıyla bir program dahilinde buna hemen başlıyoruz. Yani gelecek yıl değil, 6 ay sonra değil hemen başlıyoruz” dedi.

  • Ağabeyini öldüren zanlı: “Kim kendi canına kıymak ister”

    Adana’da işçi transferi nedeniyle ağabeyini öldüren zanlı, polisin şafak vakti yaptığı operasyonla 3 ay sonra yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre olay, 3 Aralık 2016 tarihinde Yüreğir ilçesi, Sepici Mahallesi’nde bulunan çamlık alanda meydana geldi. İddiaya göre, fırın işleten Ramazan Ç. (27) aynı mesleği yaptığı kardeşi Cihan Ç.’nin yanında çalışan bir işçiyi çağırıp yanında çalıştırmaya başladı. Bu duruma kızan Cihan Ç., ağabeyinin iş yerine gidip onunla tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşünce taraflar birbirine bıçak çekti. Ramazan Ç. bıçakla yaralandı. Cihan Ç. ise olay yerinden kaçtı.

    Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Ramazan Ç. ilk müdahalenin ardından yoğun bakım servisinde tedaviye alındı. Yaşam savaşını bir gün sürdürebilen Ramazan Ç. hayatını kaybetti.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı. Zanlının kaçtığı Bitlis’te saklandığı, dün de Adana’ya geldiği belirlendi. Polis zanlının Kiremithane Mahallesi’ndeki evine operasyon yaptı. Gözaltına alınan Cihan Ç., sorgusunda susma hakkını kullandı.

    Adli tıp biriminde sağlık kontrolünden geçirilen zanlı, adliyeye götürülürken basın mensuplarının “Neden ağabeyini öldürdün” sorusuna “Kim kendi canına kıymak ister” diye tepki gösterdi.

  • Eşini öldüren koca: “Kim 4 çocuğunun annesini öldürmek ister ki?”

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde boşanmak isteyen eşini öldürdüğü iddiasıyla yakalanan Sedat A.’nın, “Kimse 4 çocuğunun annesini öldürmek ister mi” dediği öğrenildi.

    Alınan bilgiye göre, olay, Kurban Bayramı’nın birinci günü, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Haliliye Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 4 çocuk annesi Semra A., eşi Sedat A.’dan sürekli şiddet görüyordu. Kurban Bayramı’nın birinci günü de Sedat A. ile Semra A. çocuklarının yanında tartıştı. Tartışma büyüyünce Semra A. eşine, “Senden boşanacağım artık bıktım” diye bağırdı. Bu tepki üzerine Sedat A. eşini silahla ataş ederek öldürüp kaçtı.

    Çocuklarının gözü önünde öldürülen Semra A. toprağa verilirken, polis her yerde Sedat A.’yı yakalamak için çalışma başlattı. Polis, zanlının izine Adana’da rastladı. Şanlıurfa ile Adana polisi ortak harekete geçerek Yüreğir ilçesine bağlı Koza Mahallesi’nde Sedat A.’nın bulunduğu yere baskın yaptı. Ancak zanlı polisi görünce kaçmak istedi. Kısa süren kovalamacanın ardından Sedat A. yakalandı. Polise verdiği ilk ifadesinde eşini öldürdüğü için pişman olduğunu söyleyen zanlının, bir anlık öfkenin kurbanı olduğunu belirterek, “Kim 4 çocuğunun annesini öldürmek ister ki?” dediği öğrenildi.