Etiket: İstenmeyen

  • Liposuction ile istenmeyen yağlarınızdan kurtulun

    Op. Dr. Arda Katırcıoğlu, lipo suction ile istenmeyen yağlardan kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.

    Miaplast Estetik Kliniği kurucusu ve medikal direktörü Op. Dr. Arda Katırcıoğlu, “Liposuction; bir vakum vasıtasıyla deri altında bulun yağ dokusunun alınmasını sağlayan, vücudun istenilen şekle getirilmesine yardımcı olan cerrahi bir işlemdir. Bu operasyon genellikle geleneksel yağ eritme yöntemleri ile eritilemeyen yağların alınmasında kullanılır. Liposuction insanlarda oluşan genel kanının aksine bir kilo verme yöntemi değildir. Cerrahi bir uygulama olan liposuction daha ziyade vücutta bulunan fazla yağ dokusunun azaltılması, vücut hatlarının şekillendirilmesidir” dedi.

    Liposuction uygulamasının, ince uzun kanül adı verilen çubuklarla deri altındaki yağların emilmesi işlemi olduğunu ifade eden Dr. Katırcıoğlu, “Deride açılan deliklerden kanüller aracılığı ile bölgeden yağ alımı gerçekleştirilir. Liposuction uygulanmadan önce deri altına bir sıvı verilerek yağ hücreleri şişirilir. Bu sıvının diğer bir amacı ise kan damarlarının küçültülmesidir. Hekim tercihen bu uygulamada kanülün ucuna bağlı bir aspirasyon cihazı kullanabileceği gibi bu işlemi özel bir enjektör yardımı ile kendi beden gücünü kullanarak da yapabilmektedir. Günümüzde liposuction genel anestezi veya sedasyon ile birlikte lokal anestezi kullanılarak yapılan bir işlemdir. Bu sebeple hasta işlem esnasında herhangi bir acı veya ağrı hissetmez. Hangi anestezi yönteminin kullanılacağı ise alınacak yağ miktarı ve uygulanacak bölgenin büyüklüğüne bağlı olarak uzman hekimin tercihidir. Liposuction uygulaması alınan yağ ve bölge büyüklüğüne bağlı olarak minimum 30 dakika ve maksimum 4 saat arasında sürebilmektedir. Alınan yağ vücudun kendi yağı olduğu için herhangi bir yan etki oluşturmaz ve gayet doğaldır” diye konuştu.

    Liposuction ile deri altından alınan yağın aynı ameliyat sırasında başka bölgelere enjekte edilebildiğini kaydeden Dr. Katırcıoğlu, “Dolgu amacıyla da kullanılabilir. Bunun haricinde ise kök hücre uygulamalarında da bu alınan yağ santrifüj işleminin ardından kullanılabilmektedir. Alınan yağ vücudun kendi yağı olduğu için herhangi bir yan etki oluşturmaz ve gayet doğaldır. Liposuction ile vücudun her bölgesinden yağ alınabilmektedir. Bununla birlikte kadınlarda karın, bel, kalçalar, bacakların ve dizlerin iç kısımları, boyun, gıdı ve kol altları yağ alımı için daha çok tercih edilen ve uygulaması daha çok olan bölgelerdir. Erkeklerde ise en uygun bölgeler karın, bel çevresi, gıdı, göğüsler ve halk arasında ‘simit’ olarak tabir edilen bölgelerden yağ alımı yapılabilmektedir. Tüm bunlarla birlikte liposuction için uygun olup olunmayacağına doktorunuz karar verecektir” ifadelerini kullandı.

    Lazer liposuctionın standart uygulamadan farklı olarak deri altındaki yağ hücrelerinin hücre çeperlerinin lazer vasıtası ile parçalanması ve liposuction yoluyla vücuttan uzaklaştırılması olduğunu belirten Dr. Katırcıoğlu, “Bu aşamada hem yağlar daha kolay vücuttan atılır hem de ek olarak deriye bir sıkılaşma olanağı sağlanır. Liposuction deri elastikiyeti iyi, lokalize yağ fazlalığı olan genç hastalarda tercih edilmektedir. Eğer deride bir sarkma varsa bu durumda karın germe, bacak germe gibi ameliyatlarla kombine edilmektedir. Ameliyat sonrası açısından, bir zorunluluk teşkil etmemekle birlikte liposuction uygulaması sonrasında lenf drenaj masajı veya LPG gibi uygulamaların faydalı olduğu gözlemlenmiştir. Bu konuda hekiminize danışmanız ve önereceği ek tedavileri uygulamanız elbette ki sizin açınızdan olumlu sonuçlar doğuracaktır. 10 gün öncesine kadar kan sulandırıcı ilaçlar veya bu etkiyi gösterebilecek şeylerden uzak durmanız gerekmektedir. Liposuction uygulamasından 10 gün öncesine kadar kan sulandırıcı ilaçlar veya bu etkiyi gösterebilecek şeylerden uzak durmanız gerekmektedir. Kullanmanız gereken ilaç ve ağrı kesicileri doktorunuza danışarak belirlemeniz faydalı olacaktır. Liposuction sağlıklı bireylerde uygulanan bir ameliyatdır, ek hastalıklarınızı cerrahınıza engel teşkil edip etmediğini danışmanız gerekmektedir. Liposuction uygulamasında çok ince kanüller kullanılarak çalışıldığı için belirgin dikiş işlemi uygulanmaz. Bu sebeple herhangi bir dikiş izi oluşması söz konusu değildir. Bununla beraber kanüllerin deri altına girdiği yerlerde ihmal edilebilir nokta şeklinde ufak izler kalması mümkündür” açıklamalarında bulundu.

    Bu süreçte ilk olarak kişiye özel korselerden kullanılması gerektiğini belirten Dr. Katırcıoğlu, “Korsenizi doktorunuzun talimatı doğrultusunda ortalama 1 ay kadar kullanmanız gerekmektedir. Ameliyatın büyüklüğüne bağlı olarak aynı gün hastaneden taburcu olabilirsiniz. Hastalar günlük aktivitelerine ertesi gün dönebilirler. 2-3 gün kadar hafif ağrılar olsa da işlerine geri dönemlerinde bir sakınca yoktur. 1 hafta sonrasında şişlikler azalmaya başlayacak, 1 ay sonra yeni görünümünüze kavuşacaksınız. Ancak en iyi netice 6 ayın sonunda alınacaktır. Ameliyat sonrasında uygulama yapılan alanlarda kalıcı bir düzelme sağlanır. Ancak elbette hasta yeniden kilo alırsa, tüm vücutta olabileceği gibi ameliyat olunan alanlarda da bir belirginlik ortaya çıkar. Ancak hiçbir zaman ameliyat öncesi eski hallerine geri dönmezler” şeklinde konuştu.

  • İstenmeyen yağlara soğuk çözüm

    Dermatoloji Uzmanı Dr.Ata Nejat Ertek, soğuk lipoliz tedavisinin vücudun göbek, yan bölge, sezaryen doğum sonrasında oluşan alt karın, sırt, basen, bacak gibi bölgelerinde oluşan yağ birikimlerinin tek seansta yüzde 20 ile yüzde 40 oranında kalıcı olarak azalmasını sağlayan bir tedavi olduğunu belirtti.

    Cinsiyet farkı gözetmeksizin bir çok kişinin sorununun istenmeyen bölgesel yağlar olduğunu anlatan Dr.Ata Nejat Ertek, “Hareketsiz yaşam, sağlıksız ve dengesiz beslenme, stres gibi faktörler bölgesel yağlanmanın oluşumu kolaylaştırır. Ne yazık ki, eskiye oranla oturarak, masa başında yapılan işler arttıkça, bu sorun da bir o kadar artmaya devam ediyor.

    Bölgesel yağlardan kurtulmak için en faydalı yöntemlerin başında soğuk lipoliz geliyor. Vücutta istenmeyen yağ birikimi olan bölgelerdeki yağları, belirli dereceye kadar, etraftaki diğer dokulara zarar vermeden soğutarak, zarlarını eritip vücudun çöpçü hücreleri olan makrofajlar tarafından emilerek yok edilmesi esasına dayanan bir vücut biçimlendirilme yöntemidir. Yöntem kolay ve acısızdır. Yöntemde 45 dakika boyunca tedaviye devam edilirken, hasta bir yandan dinlenir. 45 dakikadan sona erdiğinde, cihaz işlemi durdurur ve hasta hemen normal hayatına geri dönebilir. Sonuçlar uygulamadan hemen sonra çok hafif olarak başlar ve en iyi sonuçlar 2 ila 4 ay sonrası alınır.Bu yöntem, yoğun ve kalıcı lokal yağ depolanmalarını azaltarak vücudu şekillendiren liposuction gibi çok agresif geleneksel tedavi yöntemlerinden çekinen kişiler için iyi bir alternatiftir. Ayrıca Liposuction sonrası nekahet döneminde görülen ağrılar, spazmlar, hematomlar, iş kayıpları ve hayat kalitesindeki düşüşler bu yöntemde görülmemektedir” diye konuştu.

    Uygulama ile üst ve alt karın bölgeleri, basenler, bel yan yağları, sırt bölgeleri, basenler, iç bacaklarda çok başarılı sonuçlar alındığını dile getiren Dr.Ata Nejat Ertek, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Uygulanan 45 dakikalık uygulama esnasında, deri altındaki yağ tabakası deriye zarar vermeden kusursuz bir kontrol ile soğutulur. Uygulanan soğutma yağ hücrelerinin apoptozis sürecine girmelerine sebep olur. Apoptozis; yağ hücre fonksiyonları küçülmesi geri dönüşümsüz kaybı anlamına gelir. Ölü yağ hücreleri vücudun doğal enflamatuvar sistemi ile vücuttan atılarak, zaman içerisinde yağ tabakasında önemli bir miktarda incelme meydana gelmesini sağlar. Hamileler,18 yaşından küçükler,kriyobulinemi sorunu olanlar,paroksismal cold hemoglobinüri (soğukta beliren morluklar), raynaud sendromu olan kişiler uygulamadan uzak durmalılar. Bahsedilen hastalıklara sahip olmayan kişilere uygulandığında, herhangi bir yan etkisi gözlenmemiştir.Tedavi yerlerinde geçici morarma, hafif sertlik gibi durumlar nadirde olsa ortaya çıkabilmektedir.” şeklinde konuştu.

  • Malezya’nın istenmeyen adam ilan ettiği Kuzey Koreli Büyükelçi ülkeden ayrıldı

    Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un üvey kardeşinin Malezya’da öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamalarla Malezya’nın istenmeyen adam ilan ettiği Kuzey Kore’nin Malezya Büyükelçisi ülkeden ayrıldı.

    Malezya Uluslararası Havaalanında Kuzey Kore lideri Kim Jon’un üvey kardeşinin ölümünün ardından Kuzey Kore Büyükelçisi Kang Chol’un yaptığı açıklamalar, Malezya ve Kuzey Kore arasında gerginlik yaşanmasına neden olmuştu.

    Kang Chol, “Malezya Hükümetinin yaptığı soruşturmaya güvenmiyorum. Olayın üzerinden günler geçmesine rağmen hala net bir açıklama yapılmadı” ifadeleriyle Malezya hükümetini suçlamıştı. Bu açıklamaların ardından Melezya hükümetinin ülkeyi terk etmesi için 48 saat tanıdığı Kuzey Koreli Büyükelçi, Malezya’yı terk etti. Malezya tarafından istenmeyen adam ilan edilen Kang Chol, bugün Malezya’nın yerel saatiyle 16.00’da elçilikten eşiyle birlikte ayrıldı. Kendisine ve ailesine ait valizleri önceden havaalanına gönderen Kang Chol, elçilik çıkışında basın mensupları tarafından kendisine yöneltilen soruları yanıtsız bırakarak, aracıyla elçilikten havaalanına doğru hareket etti. Malezya polisine ait 2 araç da Kang Chol’a eşlik etti.

  • Lazer Epilasyon İle İstenmeyen Tüylere Son

    Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, istenmeyen tüylerden kurtulmanın pratik yolu lazer epilasyon işlemi hakkında bilgiler verdi.

    DR PLUS Kliniklerinin Ankara şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, “Lazer epilasyon; günümüzde istenmeyen tüylerden kalıcı şekilde kurtulabilmeyi sağlayan en güvenli ve en iyi sonuç veren tedavi yöntemidir. Teknolojinin ilerlemesiyle beraber, lazer epilasyon sistemleri de bugünkü gelişmiş yapılarına ulaşmışlardır. Epilasyonda kullanılan lazer sistemleri, farklı dalga boylarındaki yoğunlaştırılmış lazer ışık sistemlerinin koyu renkteki kıl kökleri tarafından tutulması ve böylece ısı enerjisinin açığa çıkması prensibine dayanır. Vücuttaki özellikle daha koyu renkte olan kıl köklerinde deriye de rengi veren melanin adını verdiğimiz maddeler çok yüksek oranlarda bulunmaktadır. Lazer enerjisi bu kıl köklerindeki pigmentler tarafından tutularak ısıya dönüşür ve kıl kökleri hasarlanarak işlevlerini kaybederler. Ciltte bulunan melanin pigmenti oranı kıl kökündekine kıyasla çok düşük olduğundan, doğru ayarlanmış bir lazer sistemiyle cilde hiç hasar vermeden sadece kılları hedefleyerek yok etmek mümkündür” diye konuştu.

    Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, lazer epilasyon çeşitleri hususunda şöyle konuştu:

    “Lazer epilasyon için Alexandrite, Diode ve Nd:YAG lazer tiplerini kullanmaktayız. IPL yani Intense Pulsed Light olarak isimlendirilen sistem teknik olarak bakıldığında lazer değildir. Daha eski bir teknoloji olan IPL teknolojisinin, artık lazer epilasyonda kullanımı gittikçe azalmıştır. Bunun önemli sebeplerinden biri de IPL sistemlerin sabit olmayan, değişen dalga boylarında ışık göndererek çalışmasıdır. Bu da diğer sistemlere göre istenmeyen yan etkileri arttırıcı bir faktördür. Lazer sistemleri arasındaki fark, lazer ışınlarının dalga boylarıdır. Bu dalga boylarına göre değişik cilt ve kıl yapılarına göre farklı sistemler kullanmaktayız. Genel bir yaklaşımdan bahsetmek gerekirse açık tenli ve koyu renkte kıllara sahip kişilerde lazer epilasyon tedavisi başarılı olmaktadır. Ancak artık sistemlerle ilgili teknolojinin ilerlemesi ile birlikte kıl kökü beyaz olmadığı sürece hemen her tip cilt yapısı ve kıl renginde lazer epilasyon sistemlerini başarı ile kullanabilmekteyiz.”

    Terzioğlu, ’lazer epilasyon hangi dönemlerde yapılabilir?’ sorusuna şöyle cevap verdi:

    “Her mevsimde lazer epilasyon tedavisi uygulanabilmektedir ancak özellikle yaz aylarında kişi bronzlaşmadığı ve koruma faktörlü kremlerle uygulama bölgesini güneşten koruduğu sürece yaz mevsiminde de lazer epilasyon tedavisi yapılabilmektedir. Lazer epilasyonun herhangi bir zararı var mıdır? Epilasyon tedavisi için kullanılan lazer sistemleri melanin yapılarının yoğun bulunduğu kıl köklerinde ısı artışına sebep olur. Bu spesifik hedefleme ise dalga boyu ile sağlanabilmektedir, bu nedenle farklı cilt ve kıl renkleri için farklı sistemler kullanılmaktadır. Lazer epilasyonla ilgili duyulan yanık gibi komplikasyonlar çoğunlukla yanlış merkez seçimi ve uzman olmayan kişilerce yapılan uygulamalar sonucu oluşabilmektedir. Doğru doz ayarlanması yapılmaması ve yanlış lazer sistemi seçimleri ile çeşitli olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Günümüzdeki teknolojinin ulaştığı noktada, istenmeyen tüylerden kalıcı bir şekilde kurtulabilmenin en başarılı ve güvenilir yolu lazer epilasyon tedavisidir. Lazer epilasyonun kalıcılığı birtakım faktörlere göre değişiklikler gösterebilmektedir. Örneğin kıl renginin koyu olması ve tenin açık renkte olması başarı şansını büyük oranda arttırır. Çok açık renkli kıl yapısı olan kişilerde ise bütün tüyleri tamamen yok etmek mümkün olmayabilmektedir. Beyaz renkli tüylerde, lazer epilasyon etki göstermez. Bunun sebebi, lazer ışınlarının renk verici melanin pigmentlerini hedef almasıdır. Bir başka önemli husus da, kılların büyüme fazında olup olmamasıdır. Tek seans lazer epilasyonun yeterli olmamasının sebebi, bütün kılların aynı anda büyüme fazına girmemesinden kaynaklanır. Lazer epilasyon büyüme fazında olan kıl ve tüylere etki ederken pasif dönemdekilere etkisi azdır. Bu sebeple kesin bir seans sayısından bahsedememekteyiz, bölgeye göre kişiden kişiye seans sayısı değişebilmekle birlikte yaklaşık 6-8 seans kalıcı kıl yok etme tedavisinde kabul edilebilir sonucu vermektedir.”

    Terzioğlu, lazer epilasyonla ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında şöyle konuştu:

    “Kıl yok etme yöntemleri arasında lazer epilasyon tedavi yöntemi olarak özellikle son yıllarda oldukça fazla yaygınlaşması, beraberinde bu işlemin, yasal ehliyeti olmayan bir çok merkezde de yapılmasına sebep olmuştur. Şunu belirtmek gerekir ki lazer epilasyon tıbbi bir uygulamadır ve uzman olmayan kişilerce yanlış yapılan işlemler ciddi sağlık sonuçları doğurabilmektedir. Bu noktada, bu tarz olumsuzluklara mahal vermemek adına, yeterli altyapıya sahip, Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı ve doktor gözetiminde olan merkezlerin tercih edilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca kullanılacak olan lazer sistemlerinin FDA onaylı olması da çok büyük önem taşımaktadır.”

  • İstenmeyen Kilolardan Kurtulmak İçin Uyarılar

    Batman’ın tanınmış spor antrenörlerinden Murat Atılgan, istenmeyen yağlardan kurtulmanın tek yolunun fiziksel aktiviteden geçtiğini söyledi.

    Batman’ın tanınmış spor antrenörü Murat Atılgan, uzun ve hareketsiz geçen kış gecelerinde alınan kilolardan kurtulmak için tavsiye ve uyarılarda bulundu. Fiziksel aktiviteyi arttırıp bazı yanlış beslenme alışkanlıklarının terk edilmesi gerektiğini belirten Atılgan, “Kış aylarında gecelerin uzun olması ve havanın soğuk olması nedeniyle insanlar dışarı çıkmayıp, zamanlarının çoğunu evde televizyon başında geçirerek daha fazla yemek ve abur cubur tüketmesinden dolayı istenmeyen kilolara davetiye çıkarmışlardır. İstenmeyen yağlardan kurtulmanın tek yolu fiziksel aktiviteyi artırmaktır” dedi.

    Atılgan, kış kilolarından kurtulmak için bazı tavsiyelerde bulundu. Sıcak havaların değerlendirilerek haftada 3-4 gün spor yapılıp sağlıklı bir diyet programı eşliğinde fazla kilolardan kurtulunabileceğini dile getiren Atılgan, “Özellikle şeker barındıran yiyeceklerin ve işlenmiş yani un haline getirilmiş tahıl ürünlerinin vücutta yağlanmaya sebep olduğu için bunlardan uzak durulması gerekiyor. Kilo problemi olanların yüksek şeker barındıran meyveler yerine daha çok sebze tüketmesi öncelikle şart. Ayrıca günde en az 2-2.5 litre sıvı tüketmemiz de oldukça önemli. Spor merkezimize başvuran üyelerimizin öncelikle vücut ölçülerini alıyoruz. Bu ölçümleri ayda bir tekrarlayarak gelişimlerini takip ediyoruz. Kişinin yaşına kilosuna ve sağlık durumuna göre beslenme programları hazırladıktan sonra kişinin amacına göre antrenman programları da veriyoruz. Salonumuzda bulunan tamamı yeni ve son teknoloji ekipmanlarla kaliteli bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Ayrıca; sauna, buhar odası, şok duş ve vitamin bar gibi diğer hizmetlerimizle sporu daha eğlenceli bir hale getiriyoruz. Böylelikle spor yapmanın önündeki zaman paradoksuna son veriyoruz. Unutmayalım ki sporu sadece kilo vermek için değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için yapmamız lazım”’ dedi.