Etiket: İstendi

  • Bintepeler Tümüsleri’ndeki sit alanının yeniden belirlenmesi istendi

    Manisa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Türkan Taş, Ahmetli, Salihli ve Saruhanlı sınırlarını kapsayan ve Bintepeler olarak adlandırılan arkeolojik bölgenin yüzölçümünün çok büyük olması ve höyük ile Tümülüslerin etrafındaki verimli toprakların tarımsal üretime kapanmaması için Büyükşehir Belediyesince her türlü teknik destek ve ekipman desteğinde bulunulduğunu ve üreticilerin mağduriyet yaşamaması için sürecin takip edildiğini belirtti.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Türkan Taş Köroğlu, “İlimiz, Ahmetli ilçesi Kargın, Kestelli, Dibekdere, Kendirlik Mahalleleri; Salihli ilçesi Tekelioğlu, Karayahşi, Pazarköy ve Çayköy Mahalleleri; Saruhanlı ilçesinde Büyükbelen Mahallesine kadar uzanan Bintepeler Nekropol Alanı, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01.06.1990 tarihli ve 1946(B) kararı ile büyük bölümü Birinci Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescillenmiştir. Birinci derece arkeolojik sit alanı ile birlikte mevzuat gereği olarak alanda bulunan höyük ve Tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetler ve ağaçlandırma yasaklanmıştı. Söz konusu alanın yüzölçümünün oldukça büyük olması ve birinci derece arkeolojik sit olarak değerlendirilmesi, tarımsal faaliyetlerin ve tarımsal amaçlı yapı taleplerinin arttığı yörede bulunan halkın büyük çoğunluğunu mağdur hale getirecek daha detaylı bir sit derecelendirme çalışması yapılmasını zorunlu hale getirdi” ifadelerini kaydetti.

    Büyükşehir sürecin takipçisi

    Manisa Büyükşehir Belediyesinin üreticilerin mağduriyet yaşamaması ve verimli arazilerdeki tarımsal faaliyetlerin devam etmesi için süreci yakından takip ettiğini ve her türlü çalışmada destek verdiğini belirten İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Türkan Taş Köroğlu, “Bintepeler bölgesinde bulunan vatandaşların mağduriyetlerini giderebilmek ve bölgedeki tarımın gelişebilmesi için kurulumundan itibaren süreci takip etmiştir. Günümüze kadar olan süreçte Kadastro Müdürlüğü, Koruma Kurulu ve Manisa Büyükşehir Belediyesi takip ve desteği ile yapılan çalışmalar Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne iletilmiştir. Kadastral harita ve alan içinde yer alan köy yerleşim alanı planlarının oluşturulması sürecinde, Manisa Büyükşehir Belediyesi bölgede yapılan sit derece çalışmalarında Manisa Büyükşehir Belediyesi her türlü teknik yardım ve ekipman desteği sağlanmakta, sorunun hızlıca çözüme kavuşturulması ve bölge halkının mağduriyetlerinin giderilmesi için yoğun bir şekilde çalışılmaktadır” dedi.

  • AGD Genel Başkanı Turhan: “Darbe İslam coğrafyasına karşı yapılmak istendi”

    Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Genel Başkanı Salih Turhan, darbe girişiminin sadece Türkiye’ye değil, İslam ve mazlumlar coğrafyasına karşı yapılmaya çalışıldığını söyledi.

    AGD öncülüğünde yaklaşık 50 siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları, darbe girişimini protesto etmek Fuzuli Caddesi’nde toplandı. Buradan konvoylar halinde İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığı’na hareket eden grubun önü Sezai Karakoç Bulvarı’nda polis tarafından kesildi. Türk bayrağı ve çeşitli pankartlar taşıyan grup, “Kahrolsun ABD, kahrolsun İsrail” ve “Darbeye karşı omuz omuza, Avrupa değil İslam Birliği” sloganları attı. Kalabalık grup, ABD bayrağını yaktı, İsrail bayrağını parçaladı.

    Burada konuşan AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “Türkiye’nin yüreğine bir hançer gibi saplanmak istenen bir darbe girişimi ile karşılaştık. İnsanlarımız sokaklara döküldü. Rabbimizin inayetiyle bu darbe gerçekleştirilemedi. Bu yaşanan hadise o kadar sıkıntılıdır ki sadece 3-5 askerin gerçekleştirdiği bir çalışma değildir. Bu yapılan İslam coğrafyasına ve mazlum coğrafyalara gerçekleştirilen bir darbe sürecidir” dedi.

    İncirlik Hava Üssü’nün kapatılmasını isteyen Genel Başkan Turhan, “Bu eylemi İncirlik Hava Üssü’nde gerçekleştiriyoruz. İncirlik Üssü’nden 1954’den bu güne kadar Türkiye’yi muhafaza etmek için değil, İsrail’i muhafaza etmek için uçaklar kalktı. Bizim İncirlik mücadelemizde en önemli sebeplerden bir tanesi

    Bizler bağımsız bir ülkeyiz. Allah aşkına bu bağımsız ülkenin içerisinde NATO üssünün, Amerikan üssünün ne işi var” diye konuştu.

    Okunan duaların ardından kalabalık, sessizce dağıldı.

  • Bonzai ticaretinden 15 yıl hapsi istendi

    Samsun’da polisin düzenlediği operasyonda ele geçirilen 5 kilo 770 gram bonzai ile ilgili tutuklu bulunan şahsın 15 yıl hapsi istendi.

    Samsun Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, alınan istihbarat doğrultusunda İlkadım ilçesi Derebahçe Mahallesi’nde Ç.S. (21) adlı kadın adına kiralanmış olan ve içinde eşya bulunmayan evi takibe aldı. Yapılan çalışmaların ardından yaklaşık 3.5 ay önce düzenlenen operasyonda, cezaevinden yakın zamanda çıktığı öğrenilen R.Ö. (28) yakalanarak gözaltına alındı. Evde arama yapan polis ekipleri, 5 poşet içinde 5 kilo 60 gram ve preslenmiş 11 poşet içinde 710 gram olmak üzere toplam 5 kilo 770 gram bonzai ele geçirdi. Olayla ilgili evi kiralayan Ç.S. adlı genç kadın da gözaltına alındı. Uyuşturucuların İstanbul’dan piyasaya sürülmesi için Samsun’a getirildiği tespit edildi. Olayla bağlantılı olduğu ileri sürülen S.U. (35) da gözaltına alındı. Olayla ilgili R.Ö. ve S.U. tutuklanırken, Ç.S. ise serbest bırakıldı.

    Söz konusu şahısları hakkında Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yargılama aşamasında tutuklu bulunan S.U. da tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu. Bugün görülen davada savcı toplanan deliller doğrultusunda mütalaayı vererek tutuklu sanık R.Ö.’nün “uyuşturucu ticareti” suçundan 15 yıl hapis cezasına talep ederken, tutuksuz bulunan S.U. ve Ç.S. adlı kızın beraatlerini talep etti.

    Duruşma karar verilmek üzere ertelendi.

  • Nişanlısını Öldüren Zanlıya Müebbet Hapis İstendi

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, iddiaya göre nişanlısı Serap Çiçek’i boğarak öldüren Osman B., sevgilisinin yanına böcek ilacı koyup intihar süsü vermek istemişti. Yargılamasına başlanan zanlıya müebbet hapis istendi.

    Olay, geçen 30 Ekim gecesi Tuna mahallesinde bir apartman dairesinde meydana geldi. İki gündür 38 yaşındaki Serpil Çiçek’ten haber alamayan yakınları, Çiçek’in evine gittiklerinde cansız bedenini buldu. İhbar üzerine eve giden Cinayet Büro ekipleri, Serpil Çiçek’in cesedi yanında boş böcek ilacı buldu. Polis yaptığı incelemede, Serpil’in böcek ilacı ile ölmediğini, boğularak öldürüldüğünü ve cesedin yanına böcek ilacı konularak intihar süsü verildiğini belirledi. İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan Serpil Çiçek’e yapılan ilk otopsisinde intihar etmediği boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren Cinayet Bürosu dedektifleri, Serpil Çiçek ile son olarak görüşen nişanlısı şoför 52 yaşındaki Osman B.’yi aramaya başladı. Polis kısa sürede O.B.’yi yakaladı. Emniyetteki sorgulamasında susma hakkını kullanan Osman B., çıkarıldığı mahkemece ’Kasten adam öldürme’ suçundan tutuklandı.

    DURUŞMA İLERİ TARİHE ERTELENDİ

    Kadın cinayetinin ilk duruşması geçen 16 Şubat tarihinde yapıldı. Cumhuriyet savcısı, katil zanlısının müebbet hapis ile yargılanması için mütalaa verdi. Katil zanlısı Osman B. mahkemeye verdiği ilk ifadesinde, Serpil Çiçek’in kendisini tahrik edici söz söylemesi nedeniyle boğazını sıktığını, elini boğazından çektiğinde ise öldüğünü anladığını söyledi. Zanlı Osman B. ayrıca Serpil Çiçek’in öldüğünü anlayınca kendisinin de intihar etmek istediğini söyleyince, mahkeme heyeti katil zanlısı Osman B.’nin ruh sağlığının yerinde olup olmadığını öğrenmek için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor alınmasını istedi. Davanın bugün, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan ikinci duruşmasına Serpil Çiçek’in kardeşi Sevda Ildızlı ve yakınları katılırken, katil zanlısı Osman B. de hazır bulundu.

    Öte yandan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Derneği, davaya müdahil olmak istedi. Osman B.’nin avukatı mahkeme heyetinden bu isteği ret talebinde bulunurken, mahkeme heyeti oy birliğiyle müdahilliği kabul etti. Mahkeme heyeti bir önceki duruşmada cinayet zanlısı Osman B.’nin Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden istenen raporu gelmeyince duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Terör Bitene Kadar Amonyum Nitrat Satışının Yasaklanması İstendi

    Karacabey Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Nuri Karaca, güvenlik güçlerinin şehit edildiği saldırılarda kullanılan 33’lük amonyum nitrat gübresinin yasaklanması gerektiğini savundu.

    Teröristlerin bomba imalinde kullandığı amonyum nitratın her yerde satılan bir gübre olduğuna dikkat çeken Karaca, “Son aylarda azgınlaşan terör ve her gün gelen şehit haberleri canımızı yakmaya, yüreklerimizi dağlamaya devam etmektedir. Güvenlik güçlerimizin şehit edildiği kahpe saldırılarda kullanılan ana madde, çiftçilerimizin bitkilerin ihtiyacını sağlamak için kullandığı 33’lük amonyum nitrat gübresidir. Bu gübre piyasalarda rahatlıkla satılabilmekte ve isteyen herkes istediği miktarda alabilmektedir. Biz çiftçiler olarak ürünlerimizin azot ihtiyacını amonyum sülfat, üre ve 26’lık kalsiyum amonyum nitrat gibi gübrelerden karşılayabiliriz. Bir vatan evladı gencimizin canı için gerekirse hiç gübre kullanmadan da mahsul yetiştirebiliriz. Ülkemizde terör bitene kadar bu gübrenin yasaklanması çiftçilerimizi ve ürün verimlerimizi hiçbir şekilde etkilemeyecektir” dedi.

    “TARIM VE HAYVANCILIK MAGAZİN MALZEMESİ YAPILMAMALI”

    Tarım ve Hayvancılık sektörünün reyting malzemesi olarak kullanıldığını iddia eden Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Nuri Karaca, “Son reyting uğruna tarımın malzeme olarak kullanılması bizleri üzmekte ve öfkelendirmektedir. Her ay enflasyon rakamlarının açıklandığı günlerde pazar yerlerinde sebze ve meyve tezgahlarının önünde çekimler yapılması ve konudan habersiz kimselerle röportajlar yapılması enflasyon artışlarının tek müsebbibi tarım sektörüymüş gibi intiba uyandırıyor. Bu durum vatandaşla üreticilerimizi karşı karşıya getirmektedir. Yapılan bu tarz röportajlar ve programlar sektörümüzü küçük göstermekte kalmayıp, yıkıcı zararlara yol açmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Faruk Çelik’in çok isabetli bir kararla uygulamaya koyduğu köye dönüş projesi ile genç çiftçilere 30 bin TL hibe verilmesiyle bile alay edilircesine, süslü püslü kadın ve erkeklerle röportaj yapılarak sektörümüze hakaret ediliyor. Mahalli medya ve sayıları gittikçe artan tarım ve hayvancılık kanalları uygulamadan gelen, konuları bilen uzman kişilere yer vererek, sektörün bilinçlenmesine katkıda bulunmaktadır. Çok büyük imkanlara sahip olan ana kanallar uzman kişilerden yararlanıp, az da olsa bu tip yayınlar yapsa Türk tarım ve hayvancılığına büyük katkı sağlarlar” diye konuştu.