Etiket: İstendi

  • Kayıp Deniz Demir ile son görüşen şahıs linç edilmek istendi

    Rize’nin Fındıklı ilçesinde kaybolan Deniz Demir ile en son görüşen şahıs, Bursa’nın İnegöl ilçesinde yakalanarak polise teslim edilmesinin ardından, bugün Rize’de adliyeye çıkartıldığı sırada linç edilmek istendi.

    Kayıp olan Deniz Demir’in en son görüştüğü kişi olan ve hakkında yakalama kararı çıkartılan S.Ö., İnegöl ve Rize Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından adliye binası yakınlarında yakalanarak gözaltına alındı. S.Ö. emniyetteki işlemlerin ardından Rize’den gelen Rize Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masası ekiplerine teslim edildi. Rize’nin Pazar ilçesinde hakim karşısına çıkartılmak istenirken adliye binasına önünde bekleyen Deniz Demir’in yakınları ve vatandaşlar tarafından linç edilmek istendi. Arbedenin yaşandığı olayda S.Ö, emniyet güçleri tarafından güçlükle adliye binasına sokuldu.

  • Çıraklarına cinsel istismarda bulunan fırıncıya 73 yıl hapis istendi

    Adana’da yanında çalışan iki erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu ileri sürülen fırıncı hakkında 73 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

    Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi’nde simit fırını çalıştıran Z.İ., iddiaya göre, geçen yıl çırak olarak yanında çalıştırdığı 16 yaşındaki erkek çocukları M.B. ile Ö.N.A.’ya cinsel istismarda bulundu. Z.İ., çocukların olayı kimseye anlatmaması için de önce para verip, ardından da tehdit etti. 4 Kasım 2016 günü öğle saatlerinde fırını kapatan Z.İ., iş yerinin banyosunda çocukları bir kez daha istismar etmek istedi. Dükkanın kapatılıp dışarı kimsenin çıkmaması üzerine şüphelenen mahalle sakinleri daha sonra çocuklarla konuştu.

    Çocuklar mahalleli baskı yapınca başlarından geçenleri tek tek anlattı. Bunun üzerine mahalle sakinleri, fırını basıp Z.İ.’yi öldüresiye dövdü. Bununla da yetinmeyen mahalle sakinleri yerde baygın yatan Z.İ.’nin üzerine benzin dökerek yakmak istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen polisler, Z.İ.’yi yakmaya çalışan öfkeli kalabalığın elinden güçlükle kurtardı. Polis aracıyla hastaneye götürülen Z.İ., tedavisinin ardından tutuklandı.

    Olayla ilgili soruşturmasını tamamlayan Cumhuriyet Savcısı, Z.İ. hakkında ’Çocuğun cinsel istismarı’ ve ’Hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından toplamda 73 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Z.İ.’nin çocuklara para verip cinsel istismarda bulunduğu ve kimseye anlatmamaları için tehdit ettiğine yer verildi.

    Mağdur Ö.N.A.’nın fırıncıyla aralarında geçen konuşmaları cep telefonuyla kaydettiğine dikkat çekilen iddianamede, Z.İ.’nin çocuklara yönelik eylemini çok kez tekrarladığına vurgu yapıldı. Suçlamaları reddederek iftira atıldığını ileri süren Z.İ.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

  • DBP’li Başkan’a, sözde eş başkana maaş bağlamaktan 12 yıl hapis istendi

    Elazığ’ın DBP’li Karakoçan Belediye Başkanı Burhan Kocaman hakkında, Cennet Ayık’ın sözde eş belediye başkanı olarak görevlendirilmesi ve 47 bin 800 lira ödeme yapması gerekçesiyle zimmet suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istendi.

    Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Karakoçan Belediye Başkanı Burhan Kocaman ve sözde eş belediye başkanlığı yapan Cennet Ayık’ın yargılandığı davanın duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar Karakoçan Belediye Başkanı Burhan Kocaman ile belediye meclis üyesi Cennet Ayık ve avukatı katıldı.

    Mahkeme heyeti önce sanıklardan Kocaman’ı dinlendi. Kocaman ifadesinde, “Cennet Ayık, seçimlerde eş başkan olması nedeniyle, belediye başkanlığında eş belediye başkanı oldu. Bununla ilgili 4-5 ay maaş aldı ardından da bize böyle bir mevkiinin olmadığı için ödeme yapılamayacağı bildirildi” dedi.

    Diğer sanık Cennet Ayık ise kendisinin eş başkan olarak seçilmesinin ardından, belediyede de eş başkan olarak görev yaptığını belirterek, “Belediyede eş başkan, başkan vekilliği ve başkan yardımcılığı ile maaş aldım. Bize gelen yazı ile böyle bir şey olmayacağı belirtildi. Sonrasında da maaş almadım” diye konuştu.

    “Eş başkanlık hukuka aykırı ve usulsüzdür”

    Mahkeme heyeti, sanıkların ifadelerinin alınmasının ardından savcıdan esasa ilişkin mütalaasını istedi. Savcı mütalaasında, sanık Cennet Ayık’ın seçimlerde meclis üyesi olarak seçildiği, ancak sonradan sözde eş belediye başkanı olarak görev aldığı ve maaşa bağlandığını belirterek, “Yapılan maaş ödemelerinin toplam 47 bin 800 lira olduğu sabittir. Ancak 5393 sayılı belediyeler kanununda eş başkanlık kadrosu bulunmamaktadır. Belediyenin meclis kararı da uygun değildir. Siyaset haricinde, tüm eş başkanlık uygulamaları geçersizdir” dedi.

    Ardından, eş başkanlık durumunun hukuka aykırı bulunduğunu, usulsüz ve geçersiz olduğunu vurgulayan savcı, bu durumu göz önünde bulundurarak Belediye Başkanı Burhan Kocaman hakkında, 5018 sayılı kanun gereği belediye mallarının usulsüz olarak atanan eş başkana maaş bağlamak nedeniyle eylem ve fikir birliği ile müddet zimmet suçunu işlediği gerekçesiyle TCK 247 maddesi gereğince 5 yıldan 12’yıla kadar hapis cezası isteyerek, 248/1-53 maddelerinin de uygulanmasını talep etti.

    Bunun üzerine sanıkların avukatı, savcının mütalaasına katılmadıklarını, söz konusu bahsedilen zararın giderildiğini, belirterek müvekkillerinin tutuksuz olarak yargılanmasını talep etti.

    “Zimmet suçunu işlemedik”

    Kendisinin tutuklu olması nedeniyle mağdur edildiğini belirten sanıklardan Kocaman, “Zimmet suçunu işlemedim. Aynı zamanda öğrenciyim ve sınavlarıma giremiyorum. Ailem yurt dışında olduğu için 1 yıldır görüşemiyorum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu.

    Sanıklardan Cennet Ayık da parti tüzüğünde eş başkanlık olduğu için, belediye deki eş başkanlığı kabul ettiğini, zimmet suçunu işlemediğini savundu.

    Mahkeme heyeti sanıklar hakkında adli kontrol ve yurt dışı yasağı koyarak tahliye ederken, esasa ilişkin sanık avukatının savunmasını hazırlaması için de duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Gayrimeşru çocuklarını çöpte ölüme atan sanıklara 25’er yıl hapis cezası istendi

    Bursa’da gayrimeşru olarak dünyaya getirdiği bebeğini çöp konteynerine atıp ölüme terk ettiği öne sürülen genç kadın ile tornacı sevgilisine 25’er yıl hapis cezası istendi.

    Merkez Osmangazi ilçesi Tuna Mahallesi’nde erkek arkadaşı Sezai D. (39) ile yaşayan Çiğdem Ş. (20), 20 Ocak’ta evde kendi kendine doğum yaptı. Tuvalette gerçekleşen doğumun ardından kordon bağını kesen Sezai D.’nin, erkek bebeği bir çöp poşetinin içine koyarak evin çatı katına çıkardığı, 12 saat sonra bebeği gece saatlerinde, Veysel Karani Mahallesi’ndeki bir çöp kutusuna atarak olay yerinden uzaklaştığı ileri sürüldü. Kanaması devam ettiği için Çekirge Devlet Hastanesi’ne giden Çiğdem Ş.’nin şüpheli hareketleri üzerine polis soruşturma başlatmış ve iki sevgili tutuklanmıştı.

    “Çöp konteynerine attım”

    Bursa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’ihmali davranışla kasten adam öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açılan Çiğdem Ş. ile Sezai D.’nin yargılanmasına devam edildi. Daha önceki ifadelerini tekrarlayan Sezai D., “Hamile olduğundan haberim yoktu. Tuvalete gitti. Bir süre sonra çıktı. Tuvalet taşının üzerine düşen bebek ölüydü. Çöp poşetine koydum. Koridora bıraktığım çöp poşetini üst kata çıkardım. Çiğdem akrabalarına gittiğinden dolayı ben de evde alkol aldım. Gece saat 01.00 sıralarında Çiğdem’in eve gelmeyeceğini anlayınca poşeti eski Yalova yolunda bir çöp konteynerine attım. Eve geri döndüm. Çiğdem hastaneye gidince olay ortaya çıktı. Çiğdem’i doğum yaparken görmedim. Bebeğin canlı mı, cansız mı olduğunu bilmiyorum. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum” dedi.

    “Sezai makasla çocuğun kordonunu kesti”

    Yenişehir Cezaevi’nden SEGBİS kamera sistemiyle duruşmaya katılan Çiğdem Ş. ise daha önceki ifadelerini tekrarlayarak, “Sezai ile birlikte yaşıyordum. Uyuşturucu ve sigara kullanmaz iken, Sezai’nin sayesinde başladım. Birlikte yaşarken cinsel ilişkilerimiz oldu. İlk zamanlar hamile olduğumu anlamadım. Son zamanlarda hamile olduğumu bildiğim için alkol ve sigara almıyordum. Hamile olduğumu Sezai’ye söyledim. Sezai, alkolün etkisiyle karnımın üzerine oturdu. Evden çıkmıyordum. Çocuğu dünyaya getireceğimi söyledim. O da arkadaşına telefon ederek çağırdı. Ben tuvalete girince, yeniden arkadaşını arayıp gerek kalmadığını söyledi. Ayakta çocuğu dünyaya getirdim. Aşırı kan kaybım vardı. O da makasla çocuğun kordonu kesti. Ben kendimi daha sonra banyoya attım. Baygınlık geçirdim. Kendime geldiğimde gece eve çağırdığım yakınlarımla hastaneye gittim. Ameliyata aldılar. Bebek dünyaya getirdiğimi söyledim. Sezai bana, ’Beni bu olaya karıştırma. Çocuğun başkasından olduğunu söyle. Ben sana yardım ederim’ dedi” şeklinde konuştu.

    Savcı 25 yıl istedi

    Canlı dünyaya gelen bebeğin kan kaybından dolayı ölümüne neden olan sanıklara cumhuriyet savcısı mütalaasında, önce müebbet, daha sonra 25 yıla kadar hapis cezası istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların avukatlarının savunma için süre talep etmesi üzerine davayı karara bağlamak için ileri bir tarihe erteledi.

  • 15 Temmuz gecesi sahil güvenlik botuyla denize açılan yüzbaşı: “Ankara’dan cephaneliğin yüzde 10’unu kullanarak atış yapmam istendi”

    Zonguldak’ta 15 Temmuz gecesi emrindeki sahil güvenlik botuyla denize açılan yüzbaşı O.M., kendisini Ankara’dan arayan bir binbaşı tarafından cephaneliğin yüzde 10’unu kullanarak atış yapması istendiğini anlattı. 16 saat süren duruşmada yüzbaşı da dahil 4 rütbeli askerin tutukluluk halinin devamına karar verilirken aralarında astsubay ve uzman erbaşların bulunduğu 4 tutuklunun tahliyesine karar verildi.

    Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianameye göre “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak”, “Silahlı terör örgütüne üye olmak”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçlamasıyla 8’i tutuklu 11 askeri personelin yargılanmasına başlandı.

    15 Temmuz gecesi whatsapp mesaj grubundan bütün bot komutanlarına hitaben personeli gemilere toplaması yönünde emir verildiğini anlatan tutuklu yüzbaşı O.M., darbe girişiminin yaşandığı gece kanuna uygun emirleri uyguladığını söyledi.

    “Hareketlenmenin denizden daha iyi gözlemlenebileceğini düşündüm”

    Olay gecesi eşi ile dizi izlediğini anlatan tutuklu yüzbaşı O.M., kendisine gelen mesaj üzerine limanda bulunan birliğe gittiğini anlattı. Kendisine verilen emrin görev alanı ile ilgili bir iş olması sebebiyle emri sorgulamadığını ifade eden yüzbaşı O.M., şöyle devam etti:

    “Olay gecesi 23.50 sıralarında Amasra Grup Komutanlığı bağlıları olarak, grup komutanımızın içinde bulunduğu Whatssap mesaj grubuna bot komutanlarına hitaben personeli gemilere toplanması yönünde emir verildi. Ben de bunun üzerine ikinci komutanımı arayarak personelin gemide toplanması emrini verdim. İçişleri Bakanlığı tarafından denize kıyısı olan şehirlerde birtakım hareketlenmelerin denizden daha iyi gözlemlenebileceği, aynı zamanda gemi emniyetinin de liman dışında daha iyi sağlanabileceğini düşündüğünden denizcilik tabiriyle 00.40 da limandan avara (ayrılma) olduk. Ben askerlik görevim boyunca verilen emri sorgulamamayı öğrendim. Verilen emir görev alanımla ilgili bir iş olduğundan bu emri sorgulamadım. Başka bir yere gitmem istenseydi zaten bunu kabul etmezdim. Hareket ettiğimizde gözcülük görevi yapan personele olağan dışı bir durum olursa haber vermelerini söyledim. Fener semti ile Milli Egemenlik Caddesi hizasında 3-4 kilometre açıkta denizde 10 kere gidip gelmişizdir. Seyir yaptığımız süre içerisinde limana giriş ya da çıkış yapmak isteyen olmadı.”

    “Ankara’dan sıkıyönetim direktifi adı altında yazılı emir mesajı geldi”

    Olay gecesi 01.30 sıralarında gemide bulunan mesajlaşma sistemine Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığından sıkıyönetim direktifi adı altında yazılı emir mesajı geldiğini de anlatan yüzbaşı O.M., “O ana kadar herhangi bir sorun yaşanmadı. Emrin bizi suça sürükleyebileceğini, darbe girişiminin yanında olmuş gibi gösterilebileceğini düşünerek limanı kapatmak gibi şeyler yapmanın sıkıntılı olabileceğini düşünerek; limana giderek emniyeti almanın mantıklı olabileceğini düşündük. Bu sırada emniyetten deniz polisi ile de irtibatta olduk. Ben limana dönüş yaptığım sırada 02.00 sıralarında bütün komutanlarının konuş limanlarına dönmesi yönünde emir verildi. Aynı zamanda Amasra Grup Komutanlığı Harekat Merkezi botların limanlara dönmesi emrini tekrarladı. Saat 02.20 gibi limana giriş yaptık” dedi.

    ’Görüntü maksatlı atış yapın’ emri

    15 Temmuz gecesi limana yanaştıktan sonra Ankara’dan bir binbaşının resmi görev telefonunu arayarak görüntü maksatlı atış yapılması emri verdiğini söyleyen yüzbaşı O.M., “Sabah 05.00’a kadar subay salonunda televizyon izledim. Sonrasında istirahat için kamarama çekildim. Bu arada resmi görev telefonumla Ankara’dan arandım. Karşıdaki kişi kendisini binbaşı olarak tanıttı. ‘Cephanenin yüzde 10’ununu kullanarak görüntü maksatlı atış yapın’ diye söyledi. Kendisine kim olduğunu sordum. Vardiyada görevli olduğunu söyleyerek emir verdi ve binbaşı olduğunu söyledi. Grup komutanımı arayarak bilgi verdim. Ankara’dan bazı rütbelilerin çeşitli bot komutanlarını aradığı ve bu emirlere kesinlikle uyulmaması gerektiği söylendi” ifadelerini kullandı.

    Personeli geminin birlik emniyeti için topladığını söyleyen O.M., “Bana gelen yasal emirleri uyguladım. Farklı bir kanaldan emir almadım. Herhangi bir terör örgütü üyeliği iddiasını kabul etmiyorum. Liman önünde herhangi bir devriyenin sorun teşkil ettiğini düşünmüyorum. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Kanunsuz emirleri kabul etmedim. Kanuna uygun emirleri yaptım” diye konuştu.

    Yüzbaşı ve üç rütbelinin tutukluluğunun devamına karar verildi

    Mahkemede tutuklu sanıklar uzman erbaş Ö.B., astsubay E.B., üsteğmen O.Ö., astsubay G.Ö., astsubay H.K., astsubay S.B., astsubay B.K. ile astsubay Ö.K., uzman erbaş A.P., uzman erbaş A.D. de olay gecesine ilişkin savunma yaptı. Yaklaşık 16 saat süren duruşmada tanıklar da dinlendi. Tutuklu sanıklardan uzman erbaş Ö.B., astsubaylar E.B. ve H.K. ile B.K.’nin adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verildi. Yüzbaşı O.M. ile üsteğmen O.Ö. ve astsubaylar G.Ö. ve S.B.’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.