Etiket: İstendi

  • Putin’i düğününe davet eden Avusturya Dışişleri Bakanı Kneissl’ın istifası istendi

    Avusturya’nın Avrupa Parlamentosu Üyesi Michel Reimon, Dışişleri Bakanı Karin Kneissl’a, düğününe Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i davet ettiği gerekçesiyle istifa çağrısında bulundu.

    Avusturya’nın Avrupa Parlamentosu Üyesi, “Yaşlılar – Serbest Avrupa İttifakı” parti üyesi Michel Reimon, ülkenin Dışişleri Bakanı Karin Kneissl’a, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i düğüne davet ettiği için istifa çağrısında bulundu. Reimon sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Kneissl’ın davetini Rusya’nın Avrupa Birliği’ne müdahale girişimi olarak gördüğünü belirterek, “Dışişleri Bakanı Karin Kneissl bunun sorumluluğunu üstlenmeli ve Avusturya’ya verilen zarardan sorumlu olmalı. Eğer gönüllü olarak istifa etmezse, federal Şansölye ona bir istifa sunmalı” ifadelerini kullandı

  • Ertelenen borçların 31 Aralık tarihine kadar uzatılması istendi

    Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO) Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı, Mücbir sebebinin 31 Temmuz’da sona ereceğini, bu sürenin 31 Aralık tarihine kadar uzatılmasını istediklerini söyledi.

    KİTSO Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı, düzenlediği basın toplantısında 2016 yılından itibaren Kilis’e atılan roketler nedeniyle, SSK, Vergi,maliye başta olmak üzere esnafın ve sanayicinin borçlarının bu zamana kadar ertelendiğini, bu ertelemenin 31 Aralık tarihine kadar devam etmesini istediklerini belirtti.

    Celkanlı, Kilis Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde verdikleri sözleri bir bir yerine getirdiklerini ifade ederek, “5 Eylül tarihinde İstanbul’da açılacak fuara TÜYAP fuarına Kilis Ticaret ve Sanayi Odası olarak, 40 metrekare bir alan kiraladık. Baraya yerel ürün üreten firmalarımızı götüreceğiz. Şuan itibariyle 8 kişi başvurdu.Hedefimiz 10 kişiyi bu fuara götürmektir. Dünya gıda fuarına Kilis olarak 5 Eylül’de katılacağız” dedi.

    Sicili bozulan esnaf ve sanayiciler

    Celkanlı, Mücbir sebep döneminde bir çok kişinin sicilinin bozulduğunu ifade ederek, “Bu sicillerin neden bozulduğunu, kimlerin sicillerinin bozulduğunu, bu zamana kadar biz bilmiyorduk. Şu zamana kadar da araştırmasını yapmamıştır. Yeni hükümetin kuruldu. Bundan sonra talep ve arzularımızı isteklerimizi talep edeceğiz. Sicili bozulan arkadaşlarımızla iletişim halindeyiz. Ticaret ve Sanayi Odasına başvuru yapmalarını talep ettik. Başvurular halen devam ediyor. Mücbir sebep döneminde sicili bozulan üyelerimizin hangi sebepten ötürü sicillerinin bozulduğunu rapor haline getirip, bunların sicillerinin düzeltilmesi içinde bakanlığa yazımızı yazacağız. 2016 yılında Kilis’e atılan roketler, döneminde bir çok esnafımızın, tüccarımızın, çekini, kredisini ödemediği, kredi kartını ödemediğinden dolayı sicilleri bozulmuştur” ifadesini kullandı.

    Mücbir sebep 31 Temmuz’da sona ediyor

    Celkanlı, Mücbir sebep 31 Temmuz’da sona edeceğini ifade ederek, “Kilisli Muhasebeciler ile bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıyı Kilisli Muhasebecilerden biz talep ettik. Kendilerine Mücbir sebep tarihi bitiyor görüşlerinizi almak istiyoruz dedik. Muhasebecilerin bize dedikleri şuydu, ‘ Eğer 31 Temmuz’da, bu Mücbir Sebep bitip,insanların borçlarının ödenmesi istenirse, gerçekten Kilis zor bir duruma girecektir.’ Biz bu mücbir sebebin 12 ayın sonuna kadar uzatılmasını istiyoruz. Uzattıktan sonra zaman kazanalım, silme yoluna bu zaman zarfında gidelim, kapıları aşındıracaksak, bir şeyler yapacaksak, isteyeceksekte bu süre içerisinde yapalım” diye konuştu.

  • Sokak ortasında pompalı tüfekle eşini öldüren zanlının müebbet hapsi istendi

    Cumhuriyet savcısı, boşanmak isteyen eşi Birgül Çeçen’i sokak ortasında pompalı tüfekle öldüren Ali Çeçen’in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

    Kendisinden boşanmak isteyen eşi Birgül Çeçen’i 3 Haziran 2017 günü Kasımpaşa’da sokak ortasında pompalı tüfekle öldürdüğü iddia edilen Ali Çeçen’in yargılanmasına devam edildi. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada tutuklu sanık Ali Çeçen’in yanı sıra, öldürülen Birgül Çeçen’in iki oğlu, annesi ve kız kardeşi de hazır bulundu.

    Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın oğlu Hüseyin Çeçen, ’’Olay günü babam rakı almıştı eve gelmişti annemle beraber içtiler. Daha sonra babaannem geldi, bir şeyler söyledi ve annem ağladı. Babam da anneme ağlamamasını söyledi ve ardından iki tokat vurdu. Tartışmanın ardından annem de sürekli sinir krizi geçiriyordu. Annem yarı çıplak dışarı çıkmıştı. Ben odamda idim. Silah sesi duydum. Silah sesine aşağıya indim. Annem yerde yatıyordu. Babam kaçmıştı, tartışmanın sebebini bilmiyorum’’ ifadelerini kullandı.

    Duruşmada cumhuriyet savcısı, davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

    Mütalaada, sanığın maktulün resmi nikahlı eşi olduğu, olay günü aile ortamında oluşan bir tartışmanın devamında sanığın evde bulunan av tüfeği ile dışarı çıkan maktulün arkasından giderek ateş ettiği ve ölümüne sebebiyet verdiği belirtildi.

    Ayrıca sanığın eylemine uyan ’’Üst soy veya alt soydan birine ya da es veya kardeşe karsı kasten öldürmek’’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve ’’silahla tehdit’’ suçundan da 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

    Mütalaanın açıklanmasının ardından sanık avukatı beyanda bulunmak üzere süre talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, sanık avukatına beyanda bulunmak üzere süre verilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi. Duruşmanın ardından İstanbul Kadın Meclisleri grubu üyeleri maktul Birgün Çeçen’in annesi ve yakınlarıyla birlikte adliye önünde açıklama yaptı.

  • Eşini yakarak öldüren adama ağırlaştırılmış müebbet istendi

    Ankara’da kendisini aldattığını düşündüğü eşini benzin döküp yakarak öldüren Iraklı kocaya “eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada suçlamaları reddeden sanık, “Ben eşimi öldürmedim. Öldürecek olsam Irak’ta öldürürdüm, orada hükümet yok. Ben hayatımda bir tavuk bile incitmedim” diyerek kendini savundu.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, olay, 8 Ağustos 2017’de Yenimahalle ilçesindeki Demetevler Mahallesi’nde meydana geldi. Irak vatandaşı Muhammed İbrahim Mousa Abbo (39), eşi Nacat Muhammed Ali Omar Krut (36) ve çocukları ile birlikte Irak’tan göç ederek Türkiye’ye yerleşti. Olay tarihinden yaklaşık 8 ay önce de Ankara’ya göç eden karı-koca arasında “aldatma” iddiası nedeniyle tartışmalar başladı. Aldatıldığını düşünen Abbo, benzin istasyonuna giderek bir şişe benzin satın aldı.

    Gözü dönmüş koca benzinle ateşe verdi

    Olay günü ikili arasında aldatılma düşüncesi nedeniyle tekrar tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile gözü dönen koca, daha önceden satın aldığı benzini eşinin üzerine dökerek ateşe verdi. Yanan kadının bağrışmaları üzerine balkona çıkan Erdal K. isimli vatandaş, yan binadan gelen dumanları görünce aşağıya indi. Binanın arka kapısından içeriye giren Erdal K, kocası tarafından yakılan Krut’u dışarıya çıkardı ve ardından 112 ekipleri ile polisi aradı.

    Olaydan 14 gün sonra hayatını kaybetti

    Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yapılan ilk müdahalenin ardından kadını Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı. Bir müddet burada tedavi gören kadın, daha sonra İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Krut, vücudunda oluşan ağır yanıklar nedeniyle 22 Ağustos 2017’de yaşam mücadelesini kaybetti.

    “Hayatımda bir tavuk bile incitmedim”

    Eşini ateşe vererek öldüren Abbo hakkında “eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk celsesine sanık Abbo katıldı. Abbo’nun Türkçe bilmemesi nedeniyle bir tercüman da salonda hazır bulundu. Suçlamayı kabul etmeyen Abbo, “Ben eşimi öldürmedim. Öldürecek olsam Irak’ta öldürürdüm, orada hükümet yok. Ben hayatımda bir tavuk bile incitmedim” iddialarında bulundu.

    Daha sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

  • Türk bayrağını indirmeye çalışan üniversite öğrencisi linç edilmek istendi

    Antalya’nın Alanya ilçesinde gönderdeki Türk bayrağını indirmeye çalışan üniversite öğrencisi linç edilmek istendi. Linçten yine çevredekiler tarafından kurtarılarak polise teslim edilen gencin akli dengesinin yerinde olmadığı öne sürüldü.

    Olay, sabah saatlerinde Alanya Otogarı’nda meydana geldi. Akli dengesi yerinde olmadığı öne sürülen ve ismi henüz öğrenilemeyen bir kişi, Türk bayrağını indirmek için direğe tırmanmaya başladı. Durumu fark eden çevredekiler ve belediye çalışanları, şahsı bulunduğu yerden indirerek linç etmek istedi. Linçten yine çevredekiler tarafından kurtarılan şahsı vatandaşlar, ihbar üzerine olay yerine gelen polise teslim etti. Olay anı ise çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

    Gözaltına alınarak emniyete götürülen şahsın isminin Azim Yaşar A. (23) olduğu ve Alanya Aladdin Keykubat Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi olduğu belirlendi. Azim Yaşar A., emniyetteki işlemlerinin ardından Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edildi.

    “Kendisini mehdi ilan etmiş”

    Alanya Aladdin Keykubat Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamada, “Alanya Otogarı’nda bu sabah saatlerinde üniversitemizde eğitim görmekte olan Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Azim Yaşar A. tarafından elim bir girişimde bulunularak, şanlı bayrağımıza kabul edilemez bir saygısızlıkta bulunulmuştur. Kendisini mehdi ilan eden ve akli dengesinin yerinde olmadığı anlaşılan ancak asla mazereti ve açıklaması bulunmayan elim vakayı şiddetle kınar, adli ve kolluk kuvvetlerine intikal etmiş olayın takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygılarımızla ilan ederiz” denildi.