Etiket: İstendi

  • 19 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Cinayetin Sanıklarının Müebbet Hapsi İstendi

    Samsun’da 19 yıl sonra ortaya çıkan cinayet ile ilgili tutuklu 2 kardeşin ağırlaştırılmış müebbet, tutuksuz yargılanan ölenin eşinin ise beraati istendi.

    Samsun’un Tekkeköy ilçesi Kutlukent Çırakman Mahallesi’nde çobanlık yapan 3 çocuk babası 31 yaşındaki Şaban Bayri’nin ailesi, öldürüldükten 1 yıl sonra 30 Ekim 1996 tarihinde Bayri’nin kaybolduğuna dair jandarmaya müracaatta bulundu. Kayıp başvurusundan sonra geçen 18 yıl içinde Şaban Bayri’den bir daha haber alınamadı. Bayri’nin eşi Habibe (49), daha sonra aynı mahallede ikamet eden Mehmet E. (46) ile evlendi. Tekkeköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, olayın peşini bırakmadı.

    Jandarma, olayın cinayet olma ihtimali üzerinde durarak soruşturmayı derinleştirdi. Habibe ile evlenen Mehmet E.’nin kardeşi Musa E. (42), jandarmanın da sıkıştırması üzerine vicdan azabı çektiğini söyleyip, Şaban Bayri’yi olay günü eşi Habibe’nin evden dışarı gönderdiğini anlatarak, “Ağabeyim Mehmet E. ile Şaban Bayri’yi otomobile aldık. Ben aracı kullanırken ağabeyim de Şaban Bayri’yi eliyle boğarak öldürdü. Daha sonra birlikte mısır tarlasına gömdük. Eşi Habibe’nin de bu olaylardan bilgisi vardı” iddiasında bulundu.

    Olayla ilgili Habibe E., Mehmet E. ve Musa E., Tekkeköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı. Musa E.’nin gösterdiği mısır tarlasında iş makinesi ile yapılan kazıda 19 yıl önce öldürülerek gömülen Şaban Bayri’nin cesedi bulundu. 12 Kasım 2014 tarihinde Samsun Adliyesi’ne sevk edilen Habibe E., Mehmet E. ve Musa E. tutuklanarak Samsun Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 3 kişi hakkında Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Uzun süre tutuklu kalan Habibe E. yargılama aşamasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu.

    Bugün görülen davada ise savcı toplanan deliller doğrultusunda mütalaasını vererek Mehmet E. ve Musa E.’nin “kasten adam öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmalarını, Habibe E.’nin ise beratını talep etti. Sanık avukatları savcının mütalaasına yazılı savunma yapmak üzere süre istedi. Duruşma avukatların yazılı savunmaları için süre verilerek ertelendi. Gelecek duruşmada karar verileceği öğrenildi.

  • Nişanlı Cinayetinde 2 Kez Müebbet Hapis İstendi

    Erzurum’un Aziziye ilçesinde, nişanlısı ve nişanlısının babasını öldüren zanlı için 2 kez müebbet hapis talebiyle dava açıldı.

    Erzurum’un Aziziye ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde 13 Ağustos’ta meydana gelen olayda, hayvancılık yapan Ahmet Yavuz (22), nişanlısı Burcu Şengel’i (18) evine giderek kaçırmak istedi. Kendisine engel olmak isteyen baba Salih Şengel (62) ve nişanlısı Burcu Şengel’i bıçaklayarak öldüren katil zanlısı Ahmet Yavuz, anne Songül Şengel’i elinden, komşuları Hayati Hıra’yı da bacağından bıçaklayarak yaraladı. Daha sonra kendilerine ait ahırda yakalanan Ahmet Yavuz tutuklanarak cezaaevine gönderildi. Cinayet için Ahmet Yavuz’a yardım ettiği iddia edilen amcaoğlu Ö.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    2 KEZ MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ

    Cumhuriyet Savcısı tarafından, katil zanlısı Ahmet Yavuz için 2 kez müebbet hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın müdahil olduğu davaya, ayrıca Erzurum Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nca Avukat Ebru Arslan ve Bilge Mutlu görevlendirildi.

    “ANNE-BABA KURTARIN BENİ”

    Cinayet anını anlatan anne Songül Şengel, Ahmet Yavuz’un daha öncesinde kızını kaçırdığını ve devlet eliyle kızlarını geri aldıklarını söyledi. Şengel, “Daha öncesinde kızımı kaçırdı. Kızın yaşı küçük olduğu için devlet bize kızımızı geri verdi. Karşı tarafın ailesi ’Siz almayın, kızı alamazsınız, kız bizim hakkımız’ dediler. Daha sonra kızı devlet geri verdi, gittik aldık. Daha sonra geldiler sözleştik yüzük takıldı, sürekli gelip gidildi. Hiçbir problemimiz yoktu. Kızın abisinin düğünü vardı, ona geldiler, hep birlikte bar oynadılar. Ahmet Yavuz düğünde kızımla dans etti. Sonra çıktı gittiler. Perşembe günü Ahmet Yavuz geldi. Ben de o sırada merdivenleri siliyordum. ’Anne ne yapıyorsun?’ dedi elimi öptü. O sırada eşim namaz kılıyordu, kızım da mutfakta yemek yapıyordu. Ahmet, Burcu’nun yanına mutfağa gitti. Mutfak penceresinin camı açık olduğu için konuşmalarını duydum. O sırada bir şeyler konuşuyorlardı. Burcu ’Hayır olmaz annem dedi’ diye bir şeyler söyledi. Sonra Ahmet evden hızla çıktı, ben de ’Oğlum gidiyor musun?’ diye sordum hiç cevap vermedi. Sonra birden kızın belinden tutarak arabaya doğru götürmeye çalıştı. O esnada Burcu, ’Anne baba kurtarın beni’ diye bağırdı. Ben de kızımı kurtarmak için peşine gittim. Ahmet beni itti yere düştüm. Kız hemen eve doğru kaçtı, odasına gitti kapıyı kilitledi. Ahmet, kızın kaçtığını görünce hemen arabaya yöneldi. Arabadan 3 tane bıçak aldı. Komşumuz Hayati Hıra engel olmak isteyince onu bıçakladı. Sonra eşim namaz kılmış geliyordu. Ahmet’in amcaoğlu eşimin ellerinden tuttu. Ahmet de bıçakladı. Bana ’Songül ben bıçaklandım’ dedi. Komşumuz Hayati Hıra da ’Ben de bacağımdan bıçaklandım, Salih abi beni de bıçakladı’ dedi. O esnada bir baktım ki Ahmet kızın odasının kapısını zorluyor. Epey zorladıktan sonra Burcu sedirin üzerindeydi onu yere indirip koluyla kafasını tuttu, sonra bıçaklamaya başladı. Sonra küfür ederek dışarıya çıktı. Burcu yavaşça yerden kalkmaya çalıştı, ben de ’Kızım ne oldu’ diye sordum. Kızım ağzından kan çıkarken ’Anne’ dedi, daha da bir şey diyemedi kızım. Bir şey söyleyecekti ama söyleyemedi” dedi.

    “BENİM ÇOCUĞUM MEZARDA, O DA CEZAEVİNDE YATACAK”

    Kızı ve eşini öldüren Ahmet Yavuz’u Allah’a havale ettiğini söyleyen anne Songül Şengel, “Benim çocuklarımdan uzak dursun. Onun ölene kadar cezaevinden çıkmasını istemiyorum. Benim çocuğum mezarda yatacak, o da orada yatacak” diye konuştu.

    “BU CİNAYETİN ÖZGECAN CİNAYETİNDEN FARKI YOK”

    Acılı ağabey Alim Şengel ise kardeşinin defalarca bıçaklanarak öldürüldüğünü ve bunun bir katliam olduğunu belirterek, “Bu cinayetin Özgecan cinayetinden hiçbir farkı yok. Hep aynı yani. Biz devlet büyüklerimizden bizlere yardım etmelerini bekliyoruz” dedi.

    ABİ ŞENGEL ZANLIYI SAVUNACAK AVUKATLARA TEPKİ GÖSTERDİ

    Kardeşi ve babasını öldüren A.Y. için 5 avukatın savunma yapacağını söyleyen ağabey Şengel, “Bunu savunan o avukatlarında ellerini vicdanlarına koymalarını bekliyoruz. Bu avukatlık diplomasına bir lekedir. Ahlakı ve vicdanı olan bir insan bunu savunamaz. Para için almış savunuyor, bu hangi vicdana sığar” diyerek tepkisini dile getirdi.

  • Yeni Doğmuş Bebeği Terk Edenlerin 15 Yıla Kadar Hapsi İstendi

    Samsun’da yeni doğmuş bir kız bebeğinin çöp konteyneri yanına bırakılmasıyla ilgili bebeğin annesi ile birlikte toplam 4 kişinin 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

    Olay, İlkadım ilçesi Güzeldere Mahallesi’nde 15 Ağustos 2015 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, saat 07.30 sıralarında işe giden Gökhan A., tren raylarının alt kısmında ağaç altında çalılıklar arasında kundak bezine sarılı yeni doğmuş bir kız çocuğu buldu. Bebeğe zarar gelmemesi için evine götüren Gökhan A., polise haber verdi. Bebek, Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne kaldırılıp tedavi altına alındı ve daha sonra Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ait çocuk yuvasına teslim edildi.

    Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekipleri, bebeğin ailesinin bulunması için özel ekip kurdu. Özel ekip gece gündüz İlkadım ve Canik ilçelerinde bulunan 30 ayrı iş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyip görgü şahitlerinin de ifadelerine başvurdu. Ayrıca Samsun’daki bütün hastanelerde yeni bebek doğumuyla ilgili araştırma yaptı. Çalışmalar sonucu bebeğin 55 plakalı bir otomobil ile olay yerine getirilip bırakıldığı tespit edildi. Aracın plakasından yola çıkan özel ekip, çöp konteynerinin yanına K.K. (29) ile eşi S.K.’nın (34) otomobille birlikte gelip bebeği terk ettiklerini tespit etti. K.K. ve karısı S.K., Canik ilçesindeki evlerinde yakalanarak gözaltına alındı.

    K.K. ve eşinin ifadesinden yola çıkan polis, bebeğin annesinin 19 yaşındaki A.Y. olduğunu ve gayrimeşru ilişki sonucu hamile kalarak, bebeği K.K.’nın evinde dünyaya getirdiğini ve bu durumdan A.Y.’nin annesi Y.Y.’nin (43) de haberinin olduğunu ortaya çıkardı. Bebeğin annesi A.Y. ile anneannesi Y.Y., İlkadım ilçesi Adatepe Mahallesi’nde yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan 3’ü kadın 4 kişi, ‘ihmali davranışla ölüme teşebbüs ve bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal’ suçlarından Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Şahıslar, gayrimeşru ilişki sonucu dünyaya gelen bebeğin duyulmasıyla rezil olmaktan korktukları için bebeği terk ettiklerini söyledi. 4 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    Bebeğin annesi A.Y., annesi Y.Y. ile bebeği çalılıklar arasına terk eden akrabaları K.K. ve eşi S.K. hakkında Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “ihmali davranışla kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasında bebeğin dünyaya getiren A.Y. İstanbul’da olduğu için duruşmaya katılmazken, Y.Y., K.K. ve S.K., duruşmada hazır bulundu. K.K., “Bebeğin annesi A.Y. eşimin teyzesinin kızı olur. Bebek hiçbir tıbbi yardım almadan evde dünyaya gelmiş. Benden yardım istediler. Bebek dünyaya gelince babasının duymaması için yurda vermek istedik. Yurtta çalışan bir tanıdığım bana babasının da haberdar olması gerektiğini söyledi. Bebeğin annesi, babası duyması halinde kendisini öldürebileceğini söyledi. Biri bulsun diye evlerin yakınındaki bir yere eşimle birlikte bıraktık. Birileri bulsun diye uzak bir yerde 10-12 dakika bekledik. Birileri bulunca oradan ayrıldık. Bebeğin ölmesini istemedik. Hayatta kalmasını arzu ettik. Bebeği terk emenin suç olduğunu bilmiyorduk” dedi.

    K.K.’nin eşi S.K., eşinin verdiği ifadenin doğru olduğunu ifade ederek, “Hamilelik olayını öğrenince babasını bulur konuşuruz, onları evlendiririz diye düşünüyorduk. Bebek dünyaya gelince yedirip içirip giydirip yol kenarına bıraktık. Birini bulunca da ayrıldık” diye konuştu.

    Bebeğin anneannesi Y.Y. ise, “Ben A.Y.’nin annesiyim. K.K. de yeğenimin eşidir. S.K.’nin teyzesiyim. Eşimin duymasından korktuğumuz için bu şekilde davrandık. Yaptığımız çok büyük hataydı. Pişmanım. ‘Kalabalık bir yere bırakın bulurlar’ dedik. Bir Müslüman bulsun istedik. Polis kamera kayıtlarından tespit edip bizi buldu” şeklinde konuştu.

    Mahkeme heyeti bebeği bulan şahsın duruşmada tanık olarak dinlenmesi ve İstanbul’da bulunan bebeğin annesi A.Y.’nin SEGBİS ile ifadesinin alınması için ilgili mahkemeye yazı yazılması ve olay yerinde keşif yapılması için duruşmayı erteledi.

  • EGM’den Destek İstendi

    Ordu’nun Fatsa ilçesinde 3 kişinin rehin tutulduğu kuyumcu soygununda müzakereci ekipler için Emniyet Genel Müdürlüğü’nden(EGM) destek istendi.

    Ordu İl Emniyet Müdürü Caner Tayfur konuya ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Maalesef 1994 ve 1988 doğumlu iki kardeş tarafından gerçekleştirilen bir soygun girişimi söz konusu. Siyasi boyutu kesinlikle yoktur. Şuan olayın başlangıç aşamasında hafif yaralı olan bir vatandaşımız var. Onun sağlık durumu gayet iyi. 3 rehineyi de biz müzakere yoluyla çözebilmek için sabırla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden destek istedik. Sayın Genel Müdürümüz Ankara’dan bize destek gönderecekler, uzman müzakereci arkadaşlarımızda gelecekler. İnşallah kazasız belasız sonuçlandırmak istiyoruz. Kar maskeli olduklarını teyit etmiyoruz ama silahlı oldukları doğrudur. Fakat ağır silahlar değildir. Müzakere yöntemi ile çözeceğimizi umut ediyoruz” dedi.