Etiket: İşten

  • İşten çıkarılan işçilere diğer fabrika işçilerinden destek

    Manisa’da bir klima fabrikasına sendikanın girmesini sağladıkları iddiasıyla işten çıkarılan 16 işçinin fabrika önünde 15 gündür sürdürdükleri eyleme Manisa ve İzmir organize sanayi bölgelerindeki diğer fabrika işçilerinden de destek geldi.

    Manisa Organize Sanayi Bölgesi 4. Kısım’da faaliyette bulunan bir iklimlendirme fabrikasında sendika mücadelesi veren 16 işçi, iddiaya göre sendikanın girmesini sağladıkları gerekçesiyle fabrika tarafından İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendinin 29. fıkrası uyarınca hiçbir tazminat ödenmeden 19 Nisan, 23 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde üç ayrı grup olarak işten çıkarıldı. ‘Yüz kızartıcı suç, ahlaksızlık ve iç huzuru bozmak’ iddiasıyla tazminatsız olarak işten çıkarılan 16 işçinin 15 gündür haklarını geri alabilmek için fabrika önünde kurdukları çadırda bekleyişlerini sürdürdükleri eyleme diğer fabrikaların işçilerinden de destek geldi. Manisa OSB, İzmir’in Çiğli, Kemalpaşa ve Gaziemir Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki diğer fabrikalarda çalışan işçiler, siyasi partiler, STK temsilcileri ve Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu da işçilerin eylemine katılarak destek verdi.

    Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, fabrika önündeki işçilere hitaben yaptığı konuşmada, mücadeleyi haklarını geri alana kadar devam ettireceklerini belirtti. Serdaroğlu, “Biz biliyoruz ki arkadaşlarımızın biraz önce attığı slogan gibi bu iş yerine sendika halaylarla girecektir” dedi.

    Yapılan hukuksuzluğun ilk olmadığını ve bunun örneklerini daha önce de defalarca yaşandığını söyleyen Serdaroğlu, “Eline bir işverenlik hakkı geçirmiş, nereden geçirdiğini bilmiyorum. Bir fabrika açmış ama ‘Bu fabrikada ben yasa tanımam’ diyor. Bu fabrikada diyor ki ‘Sizin yaşantınız benim iki dudağımın arası kadardır. Ben burada sendika olmayacak diyorsam olmayacak’ diyor ve insanları intikam alırcasına eşiyle birlikte atıyor, intikam alırcasına anne adayı insanları işten atıyor, intikam alırcasına tazminatsız atıyor, burnunu sürtmeye çalışıyor. Şuanda hukuksal olarak sadece işe iade davası, sendikal yetki davasından ziyade onurlarıyla oynandığı için başka davalar da açmaya hakları var. Biz arkadaşlarımızın haklarını da sonuna kadar hukuksal anlamda devam ettireceğiz, sürdüreceğiz. İnsanların onurlarıyla oynamak, ekmekleriyle oynamak, işleriyle oynamak, çocuklarının rızıklarıyla oynamak, bunlara bir cezai müeyyideyi ortaya çıkartmıyor. İşte biz bu yasalara isyan ediyoruz. Haklı olduğumuz ortaya çıksa bile haksız olan, suçlu olan, yasa dışı davranan insanlar bu ülkede cezalandırılmıyor. Bu ülkede namusuyla çalışan insanlar, yasal haklarını kullandığı için, sendikalı oldukları için cezalandırılıyor” dedi.

    Sık sık sloganların atıldığı basın açıklamasının sonunda işçiler eylemlerine devam eden arkadaşlarına ‘Yalnız değilsiniz’ diyerek fabrika önünden ayrıldı.

  • Manisa’da bir fabrikaya sendika girmesini sağlayan işçiler ‘işten çıkarıldı’ iddiası

    Manisa’da bir fabrikaya sendikanın girmesini sağlayan işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde işten atıldıkları iddia edildi. Fabrika tarafından hiçbir uyarı yapılmadan çıkarıldıklarını iddia eden işçiler, 11 gündür fabrika önünde kurdukları çadırda eylem yapıyor.

    Manisa Organize Sanayi Bölgesi 4. Kısım’da faaliyette bulunan bir iklimlendirme fabrikasında sendika mücadelesi veren 16 işçi, iddiaya göre sendikanın girmesini sağladıkları fabrika tarafından İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendinin 29. fıkrası uyarınca hiçbir tazminat ödenmeden 19 Nisan, 23 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde üç ayrı grup olarak işten çıkarıldı. Geçen seneden de sendika mücadelesi verdikleri gerekçesiyle işten çıkarılan 14 kişinin daha olduğunu ileri süren işçiler, fabrika önünde kurdukları çadırda haklarını aradıklarını ve mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti.

    Duyma ve konuşma engelli eşi İbrahim Biltegin ile birlikte işten çıkarılan 6,5 aylık hamile Gülfidan Biltegin, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “19 Nisan’dan bugüne toplam 16 işçi çıkarıldı. Arkadaşımla beraber hamileyiz, bizi de 24 Nisan’da çıkardılar. Eşim benim engelli, arkadaşımın eşi de posta başıydı. Hepimiz toplam 16 kişi olarak çıktık. Çıkarma sebepleri de 25. maddenin 2. bendinin 29. fıkrası. Yani sözlü olarak uyarmışlar ama biz itaat etmemişiz. Bizi sadece akşam arıyorlar, banka numarası gibi bir numaradan, ‘İş hakkınız fesholmuştur’ diye. Hiçbir şeyden haberimiz yok. Kiminin kartı basmıyor, kimisi aranıyor ama geri dönülmediği zaman geliyor burada rezil oluyor. Bilgi de vermiyorlar. Burada bu şekilde beklemekteyiz. Hakkımızı arayacağız. Nisan’ın 19’unda bir grup, 23’ünde ve 24’ünde de bir grup olmak üzere işten atıldık. Geçen sene de 14 kişi atıldı. Fabrikada toplam beyaz yakalarla birlikte 272 kişi çalışıyor. İşten çıkarılmalar, biz Ankara’ya gidip geldikten sonra çıkarıldı. Ben 6,5 aylık hamileyim, arkadaşım 6 aylık hamile. Eşim yüzde 65 duyma ve konuşma engelli. Arkadaşımın eşi ustaydı, bizi 4 kişiyi karı-koca olarak işten attılar aynı gün. Bir arkadaşımız var bayan, onun evine kağıt göndermişler usulsüzlükten çıkarıldı diye. Hepimizi aynı sebeplerden çıkardılar, aynı maddeden. İki kişi nişanlı, burada evlenecek olanlar var, kredi borçları olanlar var. Biz yeni düğün yaptık, diğerlerinin borçları var, çocuğu var. Hiçbir hakkımızı almadan sadece 25. maddenin 2. bendinin 29. fıkrasından işten çıkarıldık. O da zaten ahlaksızlık diye geçiyor. Onun için de şöyle geçiyor; ‘vardiya amirleri sözlü olarak uyarmış ama biz uymamışız.’ İtaatsizlik yapmışız. Bu şekilde çıkardılar. Sendika haklarımızı almak istiyoruz, işimize geri dönmeyi istiyoruz, toplu sözleşme olursa daha iyi” dedi.

    “Arabulucuda uyuşmazlık çıkarsa mahkemeye davamızı açacağız”

    Fabrikada işten çıkarılan ilk işçilerden olan Oktay Şen ise şunları söyledi:

    “19 Nisan’da işten çıkarılan ilk kişilerden biri benim. Benimle birlikte öncülük eden arkadaşlar 19 Nisan’da atıldı. 23 ve 24 Nisan’da da toplam 16 kişi olarak açıktayız şuan. Sonuna kadar da hakkımızı aramaya kararlıyız. 2 hamile bayan arkadaşımız, bir engelli arkadaşımız bizimle beraber burada mücadeleye devam ediyorlar. Sendikal faaliyetten dolayı bizi attılar. Bir kılıf uydurmaları gerekiyordu, tazminatsız bir şekilde atabilecekleri tek madde 25. maddenin 2. bendinin 29. fıkrasına göre itaatsizlik etme, lakayt hareketler. Hukuksal mücadelemiz başladı, öyle bir sürecin içine girdik. Bütün arkadaşlarımız şuanda arabulucu devresinde. Arabulucuda uyuşmazlık çıkarsa mahkemeye davamızı açacağız.”

    “Amacımız hakkı yenen arkadaşlarımızın işe iade edilmeleri”

    Yaptıkları eylemin amacının haksız yere işten çıkarılan işçilerin işlerine iade edilmesi olduğunu belirten Birleşik Metal İş Sendikası Manisa Bölge Temsilcisi Cemal Alim, “Amacımız burada hakkı yenen arkadaşlarımızın işe iade edilmeleri. Adil bir toplu sözleşme. Bizim ülkemizde işçilerin kaderi maalesef böyle. Tam İşçi Bayramı öncesinde hem de bir kısım arkadaşlarımızın avansları ödenmeden, tazminatsız olarak atılmaları elbette büyük bir olumsuzluk. Ama yapacak bir şey yok, hep yaşadığımız şeyler bunlar. Belki daha da yaşanacak” dedi.

    Fabrika yönetimi ise işten çıkarılan işçiler hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

  • Yakını işten kovulunca dehşet saçtı: 1 ölü, 2 yaralı

    Esenyurt’ta bir yakını işten çıkarılınca tekstil atölyesine gelen şahsın, çıkan kavgada iş yeri sahiplerine ve çalışanlara silahla ateş açması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.

    Olay, saat 17.30 sıralarında Esenyurt Sanayi Mahallesi 1656 Sokak’ta bulunan tekstil atölyesi önünde meydana geldi. İddiaya göre, bir yakınının çalıştığı atölyeden kovulmasının ardından A.B. isimli şahıs atölye önüne gelerek iş yeri sahipleri ve çalışanlarıyla tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine silahı eline alan A.B.’ye İrfan Tepe, Ö. T. ve G. A. müdahale etmeye çalıştı. Şahıslar arasında yaşanan arbede sırasında ateş eden A.B., İrfan Tepe, Ö. T. ve G. A.’yı yaraladı. Olayı görerek panik halinde kaçışan diğer çalışanlar durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri etkisiz hale getirilen şüpheli A.B.’yi yakalayarak gözaltına alırken, sağlık ekipleri ise yaralılara müdahale etti. Yapılan müdahalenin ardından İrfan Tepe kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, yaralılar ise hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Silahlı saldırı kamerada

    Esenyurt’ta atölye önünde eline silah alarak çalışanlar ve işyeri sahipleriyle tartışan A.B. isimli şahsın dehşet saçtığı anlar çevrede bulunan güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, bir kişiye müdahale edildiği, müdahale sırasında şahsın ateş etmesi sonucu bir kişinin vurulduğu ve yere düştüğü görülüyor.

  • Öz İplik İş Sendikası’ndan işten çıkarılan işçilere destek

    Hak-İş’e bağlı Öz İplik-İş Sendikası Trakya Şubesi Başkanı Mehmet Çakır, Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde faaliyet gösteren bir fabrikada sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldıklarını öne sürdüğü işçilere destek eylemi düzenledi.

    Tekirdağ’ın Ergene ilçesi Misinli Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasındaki 13 işçinin Öziplik-iş Sendikası’na üye oldukları gerekçe gösterilerek işlerinden çıkarıldığı öne sürüldü. İşten çıkartılan işçiler, fabrika önünde haklarını aramak için beklerken, sendika yöneticileri de kendilerini yalnız bırakmadı. Öz İplik İş Sendikası Trakya Şubesi Başkanı Mehmet Çakır ve sendika görevlileri, tekstil fabrikasının önüne giderek işçilere destek verdi.

    İşten çıkartılan ve fabrika önünde bekleyen işçiler ile fabrikanın tel örgüsü içerisinden eski mesai arkadaşlarını yalnız bırakmayan fabrika çalışanlarına seslenen Mehmet Çakır, işçilerin her zaman yanında olduklarını ve işe iade edilmeleri için hukuki süreci başlattıklarını kaydetti.

    Sendikaya üye olmanın anayasal bir hak olduğunun altını çizen Mehmet Çakır, “Buradaki tekstil fabrikasında örgütlenme çalışmamız devam ediyor. Örgütlenmeyi tamamlamadan, sendikamızı bu fabrikada yetkili sendika yapmadan bu fabrikanın önünden ayrılmayacağız. Bizimle beraber hareket eden ve bize üye olan 13 işçi kardeşimiz işlerinden çıkartıldı. Bu hava şartlarında işlerinden atılan işçi kardeşlerimizin hukuki mücadelelerinde de onların yanlarında olmaya devam edeceğiz. Sonuna kadar onların hakları için mücadele ederek, buradaki örgütlenmemizi de tamamlayacağız” diye konuştu.

    Yapılan konuşmanın ardından fabrika içindeki işçilerden bazıları da tel örgülerin yanına gelerek sendikacıların eylemine destek verdi.

  • Eski iş yerini bildirmemek işten atılma sebebi

    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, işe girişte eski iş yerini bildirmemeyi “müracaatta yanlış ve eksik bilgi vermek” gerekçesiyle işten çıkarılma sebebi sayarak, emsal bir karara imza etti.

    İzmir’de yaşayan İ.B., 2015’te işe girdiği şirket tarafından 2016’da 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddesindeki “İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması” bendi gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiği iddiasıyla firma hakkında dava açtı. Davaya bakan İzmir 8. İş Mahkemesi, İ.B.’nin işe iadesine, şirketin davacıyı işe başlatmaması halinde tazminat ödemesine karar verdi. Şirketin avukatı Ali Onar, İ.B.’nin şirkette çalışmak için verdiği bilgilerin gerçeğe uygun olmadığı ve şirketten bilgi sakladığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi talebinde bulunarak, İzmir Bölge Adliye Mahkemesine başvurdu. Başvuru sonucunda İzmir Bölge Adliyesi 3. Hukuk Dairesi, İ.B.’nin işe müracaatı sırasında eksik ve yanlış bilgi verdiği gerekçesiyle alt mahkemenin verdiği kararı bozarak, şirket avukatı Onar’ın istinaf başvurusunu kabul etti.

    “Bilgi gizlemesi üzerine feshedildi”

    Avukat Ali Onar, “Bu davada işçi çalıştığı iş yerleri hakkında bir takım yazılı beyanlarda bulundu. Bunun hemen akabinde bir hastalıktan bahsederek, meslek hastalığı hastanesine başvuruda bulundu. Biz bu kadar kısa süre içerisinde böyle bir hastalığın olamayacağı kanaatine ulaştık ve bu durumdan şüphelendik. Bunun üzerine işçi ile tekrar görüştük ve işçinin daha önceki çalışmalarıyla ilgili bizden bir şey sakladığını tespit ettik. Daha sonra şirket yetkilileri bu tür bir bilgi gizlemesinin üzerine kendi iş yerleri için bir takım riskler taşıdığını belirterek iş akdini feshetti” dedi.

    “İşçi-işveren ilişkisi zedelendiği an sonlandırılabilir”

    İşçinin şirkete işe iadesi için bir dava açtığını, ancak istinaf yoluyla müracaat ettiklerini belirten Onar, sözlerine şöyle devam etti:

    “İşçi-işveren ilişkisi karşılıklı güvene dayanan bir ilişkidir. Bu güven zedelendiği anda, hatta şüphe duyulduğu anda bile sonlandırılabilir. Bu kanunda da açıkça öngörülmüştür. İşçi işe müracaat ettiğinde doldurduğu formlarda daha önce yaptığı çalışmalarını bize bildirmedi, bildirmediği gibi işle ilgili olan hususlarda bu bilgiyi sakladı. ‘Bu bizim işçiye duyduğumuz güveni zedelemiştir, bu nedenle hizmet sözleşmesi artık devam ettirilemez’ dedik. Bu başvurumuzu bölge mahkemesi haklı buldu. Artık bir işçinin işe müracaat sırasında yapmış olduğu bildirinin doğru olmaması veya eksik olması halinde iş akdinin feshedilmesine karar verildi. Bu işe alım sürecinde işçiler için de çok önemli bir karar. Çünkü işçiler artık ’Aman canım bunu söylemesem de olur, yazmasam da olur’ düşüncelerinden vazgeçmeliler. Çünkü artık bu kararla her şeyin eksiksiz olarak bildirilmesinin zorunlu olduğu yargı kararıyla da hüküm altına alınmış oldu diyebiliriz.”