Etiket: İstemiyorsanız

  • “Saçlarınızı kaybetmek istemiyorsanız stresten uzak durun”

    Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi Cildiye Uzmanı Uzman Dr. Reyhan Tığlı, saç hastalıklarının oluşmasında önemli etkenlerden birisinin stres olduğunu belirterek, bu yüzden stresten uzak durulması gerektiğini söyledi.

    Cildiye Uzmanı Uzman Dr. Reyhan Tığlı, saçların sağlığı ve nasıl korunması gerektiği hakkında bilgilendirmede bulundu. Tığlı, “Saçlar, güzelliğimizin tamamlayıcısıdır, insanın dış görünümünü etkiler. Saçın yapısını oluşturan ana elementler keratin, su, pigment, yağlar ve eser elementlerdir. Sağlıklı saçlar, parlak, görünümü düzgün ve kolay taranabilir özellikleri taşır. Saçın bu özellikleri, sistemik hastalıklar ve çevresel etmenlerin etkisiyle bozularak; saçlarda kırılma, mat, sağlıksız görüntü ve dökülme şikayetleri ortaya çıkmaktadır. Saç yıkama sıklığı kişiye göre değişkenlik gösterir. Saç günde en fazla bir, en az haftada bir defa yıkanmalıdır. Saçlar yıkanırken kişinin saç tipine uygun şampuanı tercih etmesi önemlidir” dedi.

    Saçta sık görülen hastalıkların kepeklenme, egzama ve saç dökülmesi olduğunu söyleyen Dr. Reyhan Tığlı, “Kepeklenme en sık görülen saç sorunudur. Sinirsel egzama ya da bilimsel adıyla nörodermit, sık görülen bir cilt sorunudur. Boyun, ense, saçlı deri, omuzlar ve topuk bölgelerinde sürekli kaşıntı ve bunun sonucunda deride kızarıklık görünür. Hastalığın oluşmasında stres en önemli etmendir. Tedavisinde steroidli kremler, antihistaminik ilaçlar ve nemlendiriciler kullanılır. Ciddi vakalarda hastalar psikiyatri uzmanları ile birlikte takip edilir. Saç boyalarının içeriğinde bulunan bazı maddeler alerjik bünyeye sahip kişilerde kontakt dermatit (alerjik egzama) bulgularına neden olabilir” diye konuştu.

    Saç dökülmesinin de sık karşılaşılan bir diğer saç hastalığı olduğunu ifade eden Dr. Tığlı, şöyle konuştu:

    “Tedavide amaç dökülmeyi durdurmaktır, öncelikle saç dökülmesi durumunun nedeni araştırılır. Besinsel eksiklikler, sıkı diyet, hormonal bozukluklar, yüksek ateşli hastalıklar, akut kan kaybı, kullanılan ilaçlar, tiroid bezi hastalıkları, kronik hastalıklar saç dökülmesine neden olan başlıca durumlardır. Stresin de saç dökülmesinde önemli bir etkisi olduğu göz önünde tutulmalıdır. Saç dökülmesi ile karşılaşıldığında öncelikle gerekli laboratuvar testleri yapılır ve sistemik bir sebepten dökülmenin olup olmadığı değerlendirilir. Eksiklik tespit edildiğinde gerekli ilaçlarla hastanın tedavisi düzenlenir. Neden bulunamadığı zaman saçı güçlendirici ürünlere ve tedavilere başvurulur. Dökülmeyi iyileştirmek ve kontrol altına almak için uygulanan bir diğer yöntem saç mezoterapisidir. Saç mezoterapisinde saçın ihtiyacı olan vitamin, mineral ve kan dolaşımını arttırıcı ilaçlar direkt saç diplerine enjekte edilir. Belirli aralıklarla yapılan bir uygulamadır. Ağrısı yok denecek kadar azdır. Tedavi tamamlandığında dökülmede azalma, saçlarda dolgunluk elde edilmiş olur.”

  • Yaşlanmak İstemiyorsanız Sırt Üstü Yatın

    Yaşlanmanın fizyolojik bir süreç olduğunu söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, yaşlanma belirtilerinin önüne geçmek için evde uygulanacak basit yöntemler hakkında bilgi verdi.

    Herkesin yaşlandığını fakat bunu naif bir şekilde yaşamanın mümkün olduğunu ifade eden Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Herkes yaşının iyisi olabilir. Bunun için öncelikli olarak her zaman tedbirli olmak, dikkat etmek, kırışıklıklar oluşmadan önlemler almak gerekiyor. Eğer günlük yaşantınız içerisinde bedeninize ve yüzünüze ufak tefek yaşlanma karşıtı davranışlar eklerseniz, bunu başarmanız mümkün. Söz gelimi, her şeyden evvel sırt üstü yatın. Genellikle yüzüstü yatmayı severiz fakat yüzüstü yatış pozisyonu, özellikle yüzün yerçekimine boyun eğmesi demek. Günde ortalama 7-8 saat uyuduğumuzu düşünürsek, sırt üstü yatmayı alışkanlık haline getirirseniz, cildinizdeki kırışıklıkların oluşmasını da bir nebze engellemiş olursunuz. Ayrıca yatılan odanın karanlık olmasına ve elektronik herhangi bir cihazın da odada bulunmamasına dikkat edin” diye konuştu.

    KIRIŞIKLIKLAR BAŞLAMADAN TEDBİR ALIN

    “Yaşlanma aslında 25 yaşından itibaren başlıyor. Biz bunu belki göremiyoruz ama kemikler yavaş da olsa erimeye, kaslar form kaybetmeye ve en önemlisi kolajen üretimi azalmaya başlıyor. Zaten bu sebeple formülasyonu bana ait olan Örümcek Ağı kreminin 25 yaş üstünde başlanmasının fayda sağlayacağını söylüyorum. Eğer mevcut kolajen yapınızı her zaman kaliteli tutarsanız, spor, su içimi, dengeli beslenme ve uyku düzenini bozmadan yaşamınıza devam ederseniz, bedeninize en büyük hediyeyi vermiş oluyorsunuz” açıklamasında bulunan Op. Dr. Bülent Cihantimur, Örümcek Ağı kreminin mevcut kolajeni kaliteli hale getirdiğini de vurguladı.

    “YAŞLANMAYI REDDET”

    “Türkiye’de yapılan en büyük yanlış henüz yaşım genç, cildime herhangi bir şey yaptırmama gerek yok algısıdır. Nasıl hastalanmamak için elimizden gelen gayreti gösteriyor, dikkat ediyorsak, burada da aynısı geçerli. Yaşlanmamak için, yaşının iyisi olmak için dikkat etmelisiniz. 30’lu yaşların en büyük yardımcısı botoks, medikal dolgu ve Örümcek Ağı estetiği uygulamalarıdır. Bu 3 yardımcı, oluşmadan, kırışmadan yaşınızı dengelemenizi sağlar. Cildinizi bir kağıt gibi düşünün, buruştuktan sonra açmak zordur, o sebeple her zaman pürüzsüz kalabilmek için evde kendiniz az evvel saydıklarımı yapın ve bazı noktalarda da biz estetik cerrahlardan yardım almayı ihmal etmeyin” diyen Cihantimur, yeni çıkan Yaşlanmayı Reddet isimli kitabında bu anlattıklarını daha geniş perspektifte ele aldığını da sözlerine ekledi.

  • Zehirlenmek İstemiyorsanız Meteorolojiyi Takip Edin

    Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında görev yapan Çavuş Ahmet Duran Çetin, kış aylarına girilen şu günlerde olası zehirlenmelere karşı katı yakıt ve doğalgaz bacalarının mutlaka temizlenmesi gerektiğini söyledi.

    Kış aylarının yaklaşmasıyla zehirlenme haberlerinde beraberinde geldi. Özellikle meteoroloji uzmanları da vatandaşları lodosa karşı uyarıyor. Her yıl yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği zehirlenmelerin önüne geçmek isteyen itfaiye ekipleri ise mutlaka bacaların temizlenmesi ve kombi bakımlarının yapılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle kış aylarının yaklaşması ve hava sıcaklıklarının düşmesi sonrasında ısı kaynaklarını kullanacak vatandaşların zehirlenmemeleri için tedbirlerini alarak, katı veya doğalgaz kaynaklarını kullanmaları gerekiyor.

    Konuyla ilgili konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında görevli Çavuş Ahmet Duran Çetin, vatandaşların meteorolojiyi takıp ederek riskli havalarda dikkatli olması gerektiğini söyledi. Kış aylarının gelmesiyle meteorolojinin lodos uyarısı yaptığına dikkat çeken Çetin, “Birkaç şehirde ise fırtına söz konusu oldu. Şiddetli rüzgarlarda bir kere çata bacı devrilmesi sonucunda yaralanan insanlar oluyor. Isı kaynaklarımızı kullandığımız bugünlerde şiddetli rüzgarlar zehirlenme vakalarına sebep oluyor. Vatandaşlarımız meteorolojiyi takip ederek riskli havalarda ısı kaynaklarının kontrollerini yapmalarıdır. Kapatmaları gerektiğinde ise kapatmalarını belirtirim. Hava sıcaklıklarının düşmesi sonucunda ısı kaynaklarının yakılmaması öncesinde öncelikle baca temizliklerine dikkat etmelerini rica ediyoruz. Özellikle katı yakıt ısı bacalarında yetki itfaiye ekiplerindedir. Yetkili baca firmalarını tercih etsinler. Doğalgaz bacalarının da yetkili firmalar tarafından kontrolleri yapılması gerekiyor” diye konuştu.

  • Kışın Kilo Almak İstemiyorsanız Kırmızı Biber Yiyin

    Diyetisyen Esra Rahşan Çalışkan, kırmızı biberin yemeklerde ve salatalarda baharat olarak kullanılmasının yanında, kilo vermek için etkili olduğunu belirterek, “Kırmızı biberdeki kapsaisin denen madde yağ yakımını hızlandırır. O yüzden kışın yemeklere kırmızıbiberi bol bol yemeklere ekleyin” dedi.

    Kış aylarında metabolizma hızının azalması ve spor faaliyetlerinin azalması nedeniyle yazın verilen kilolar geri alınıyor. Kış aylarında kilo almamak için tavsiyelerde bulunan Diyetisyen Esra Rahşan Çalışkan, Kış ayının vücudun kendisini koruma ayı olduğunu belirterek, “Bu aylar da kişi kilo almaya daha meyillidir. Kilo alsın, yağlansın ki kendini soğuklardan daha iyi koruyabilsin. Kışın kilo yapan yağlı ve şekerli besinler tüketilir” diye konuştu.

    Güne kahvaltıyla başlamanın önemine değinen Çalışkan, kahvaltının metabolizmayı daha canlı tutacağına dikkat çekti. Kahvaltıda mutlaka yumurta ve peynirin tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, bunun yanı sıra yeşillik ve beyaz ekmek yerine esmer ekmeğin tüketilmesi gerektiğini söyledi.

    Kış aylarında sofralarda mutlaka kırmızı pul biber bulunması gerektiğinin altını çizen Çalışkan, kırmızı pul biberin metabolizmayı ve yağ yakımını hızlandırdığını belirtti.

    Kış aylarında su içmenin unutulduğunu ifade eden Çalışkan, su yerine çay ve bitki çayları içmenin yeterli olmadığını söyleyerek, “Su ancak su ile yerine konur. Gün boyunca 3 litre su içilmesi lazım” ifadesini kullandı.

    Öğle saatlerinde protein bazlı besinlerin yenilmesinin önemine değinen Çalışkan, “Et, tavuk, balık, gibi besinler tüketilmeli. Çorba ekmek yerine geçer, çorbayı kışın bol miktarda tüketmesinler, Kışın öğle yemeğinin saat 14.00’e kadar tamamlanması gerekir. Çünkü 14.00- 15.30 arası göbekteki yağın eridiği saatlerdir” ifadelerini kullandı.

    Kış döneminde çok fazla kuruyemiş ve kuru meyve atıştırıldığına dikkat çeken Çalışkan, “Bunlar miktarı aşarsa ciddi kalorilerdir. Soda içmeyi de tavsiye eden Çalışkan, “Soda kalsiyum açısından zengindir, yağ yakımını hızlandırır” şeklinde konuştu.

    Kışın kilo almamak için dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Çalışkan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Kış aylarında akşam 7’den sonra yemek yemeyi bırakmasınlar. Kışın haftada iki gün balık tüketsinler. Omega 3 triot bezini daha iyi çalıştırır buda zayıflamanıza yardımcı olur. Yatmadan 3 saat önce yemek işlemi bitsin. Vücut bir sindirsin, uyku modunda olsun ve yağ depolanması daha az olsun. Metabolizmayı daha hızlı çalıştırmak için 100 gram lahana, 10 gram kadar dereotu, maydanoz, buçuk tarçın ve yeşil elma yaklaşık fokurdayana kadar kaynatın ve gün içinde için. Metabolizmayı hızlandırmış ve vücuttaki fazla ödemi atmaya destek sağlamış olur. Kırmızı biberdeki kapsaisin dediğimiz bir madde yağ yakımını hızlandırır. Bir miktar yemeklere kırımızı pul biber atılırsa, bu metabolizmayı hızlandırır, bağışıklığı arttırır. Kırmızı biberdeki kapsaisin denen madde yağ yakımını hızlandırır. O yüzden kışın yemeklere kırmızı biberi bol bol yemeklere ekleyin. Mide probleminiz yoksa.”