Etiket: istanbul

  • GSO ve saha İstanbul işbirliğinde geleceğin patron ve yöneticilerine saha MBA programı

    GSO ve saha İstanbul işbirliğinde geleceğin patron ve yöneticilerine saha MBA programı

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile SAHA İstanbul işbirliğinde Gaziantep’teki genç işadamları ve yöneticilere yönelik, Harward, Stanford gibi dünyanın en üst düzey 15 üniversitesinin MBA programlarından derlenen SAHA MBA programı düzenlenecek.

    Gaziantep sanayisinin teknolojik dönüşümü projesi kapsamında, Gaziantep Sanayi Odası ve SAHA İstanbul işbirliğiyle, Gaziantep sanayicilerine yönelik düzenlenecek programın eğitimleri TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) tarafından GSO Mesleki Eğitim Merkezi’nde verilecek.

    Dünyanın ve ülkemizin en prestijli kurumları tarafından hazırlanan programın, ikinci ve üçüncü nesil yöneticiler açısından büyük öneme sahip olduğunun altını çizen GSO Başkanı Adnan Ünverdi, “SAHA MBA sertifikası çok özel bir program ve belli bir kontenjan çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Geleceğin patronları ve beyaz yakalılara yönelik düzenleyeceğimiz program ile genç patronlarımız ve beyaz yakalı olarak tabir ettiğimiz yöneticilerimize kendi alanları ile birlikte yüksek teknoloji, dijitalleşme, endüstri 4.0 gibi alanlarda eğitimler verilecek. Bu eğitimleri de Gaziantep Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi (Model Fabrika) ile destekleyecek ve sanayimizi endüstri 5.0’a hazırlayacağız. İleri teknoloji ve yüksek katma değerli üretimlerle şehrimizin İSO 500’deki 26 olan firma sayısını inşallah hızla daha da artıracağız. Zaten belli bir eğitime sahip olan genç yöneticilerimizin aldıkları bu üst düzey eğitimlerle şehrimizin rekabet gücünü de çok daha yukarıya çıkaracaklarına yürekten inanıyorum” dedi.

    SAHA MBA’nın daha önce İstanbul Sanayi Odası ve SAHA İstanbul işbirliğinde gerçekleştirildiğini anımsatan Adnan Ünverdi, “TÜBİTAK TÜSSİDE’nin yönetim bilimleri alanındaki araştırmaları ve deneyimleri ile sanayicinin ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanmış ve ilk olarak 2019 yılında İstanbul ve Ankara’da uygulanmıştır. Odamızın girişimleri sonucunda, bu yıl İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra Gaziantep’te uygulanacak SAHA MBA programı, Ekim 2020 – Nisan 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilecek” şeklinde konuştu.

    MBA programının Harward, Stanford gibi dünyanın üst düzey 15 üniversitesinin MBA programları, katılımcıların ihtiyaçları, firmaların amaç ve hedefleri ışığında kendi beklentilerine uygun bir yaklaşım ile hazırlandığının altını çizen Ünverdi, “Programda, Kurumsallaşma ve İş Yönetimi, Veriye Dayalı Karar Verme, Fikirden Pazara Ürün Geliştirme ve Proje Yönetimi, Finansal Yönetim, Teknoloji Trendleri ve İnovasyon temalarına yer verildiğini söyledi.

    Eğitimlerin video konferans ve yüz yüze gerçekleştirileceğini dile getiren Ünverdi, “Bu temalarda toplam 242 saatlik 23 farklı eğitim başlığı, sektörlerin ihtiyaç duyduğu yetkinlikler ve gelişen teknolojiler açısından 23 günlük yüz yüze ve 23 adet çevrimiçi (video konferans) eğitim kurgusuna uygun olarak hazırlanmıştır. SAHA MBA Programı öğretim kadrosu, ülkemizin önde gelen üniversitelerinin akademisyenleri, havacılık, sertifikasyon, dijital dönüşüm gibi konularda uzmanlıkları bulunan sektör uzmanları ve TÜBİTAK uzmanları ve yöneticileri arasından seçilmiştir” ifadelerini kullandı.

    GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi açıklamasının son bölümünde, genç işadamlarına seslenerek, “Sanayide, üretimde, ihracatta büyük bir değişim ve dönüşüm yaşıyoruz. Tüm dünyada gelişen teknolojiler ve dijitalleşme ile birlikte üretim prosesleri de değişiyor. Gaziantep’te bugün işletmelerimizde iyi eğitim almış, üniversiteyi bitirmiş gençlerimiz önemli görevler alıyor ve kendileriyle gurur duyuyoruz. Sanayimizi geleceğe taşıyacak, yeniliklere adapte ederek köprü görevi görecek olan da gençlerimiz. SAHA MBA programını da bu yüzden çok değerli buluyoruz. Bugün patron olan ya da yarının patronu ve yöneticileri olacak gençlerimiz, bu tür global ölçekli eğitim ve uygulama programları ile şehrimiz ve ülke sanayisine yön verecekler” diye konuştu.

  • Polonya’da İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek için yasal süreç başladı

    Polonya’da İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek için yasal süreç başladı

    Polonya’da kadına yönelik şiddetin önlenmesini içeren İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek için yasal süreç başladı.

    Söz konusu sözleşmenin aileyi hedef alan ideolojik bir sözleşme olduğunu söyleyen Polonya Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, dün Polonya Aile, Çalışma ve Sosyal Politika Bakanlığına çekilme sürecinin başlatılması için başvuru yapacaklarını duyurmuştu. Polonya Aile, Çalışma ve Sosyal Politika Bakanı Marlena Malag ise sözleşmeden çekilme sürecini başlatmak için Adalet Bakanlığının yapacağı başvuruyu beklediklerini ifade etmişti. Muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) hükümetinin sözleşmeden çekilme kararı ülkedeki pek çok kadın örgütü tarafından protesto edilmişti.

    Adalet Bakanı Ziobro, yaptığı açıklamada kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet konularında temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek için Polonya Aile, Çalışma ve Sosyal Politika Bakanlığına başvuruda bulunduklarını bildirdi. Ziobro’nun bugün yaptığı başvuruyla sözleşmeden çekilmek için resmi süreç de başlamış oldu. Ziobro, Polonya hukuk sisteminin sözleşmede yer alan şiddetin önlenmesi ve şiddetle mücadeleye ilişkin tüm maddelere bütünüyle saygı duyduğunu, hatta Polonya hukuk sisteminin söz konusu sözleşmenin talep ettiğinden daha fazlasını içerdiğini açıkladı.

    Adalet Bakanlığının başvurusunu kabul eden Aile, Çalışma ve Sosyal Politika Bakanlığı, gerekli çalışmaların ardından sözleşmeden çekilme kararını hükümet üyelerine sunacak. Burada son şekli verilecek olan yasa taslağı, daha sonra Polonya parlamentosunun onayına sunulacak. 235 milletvekiliyle parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisi PiS’in söz konusu yasa taslağının parlamentoda kabul edilmesi hususunda bir sorunla karşılaşması beklenmiyor.

    Polonya siyasi hayatında son derece etkili olan Katolik kilisesi üyeleri sık sık İstanbul Sözleşmesi’nin Katolik aile değerlerine aykırı olduğunu belirtirken, aşırı muhafazakar iktidar partisinin üyeleri de çok defa söz konusu sözleşmenin geleneksel aile değerlerini hedef alan ideolojik bir sözleşme olduğunu dile getirmişti. 2011 yılında İstanbul’da imzaya açılan ve Avrupa devletlerini hukuki olarak bağlayan İstanbul Sözleşmesi 2014 yılında yürürlüğe girmiş, Polonya ise söz konusu sözleşmeyi 2012 yılında imzalamış, 2015 yılında da onaylamıştı.

  • Kadıköy’de toplu iş sözleşmesine ‘İstanbul Sözleşmesi’ vurgusu

    Kadıköy’de toplu iş sözleşmesine ‘İstanbul Sözleşmesi’ vurgusu

    Kadıköy Belediyesi ile Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (KESK) bağlı Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM-BEL-SEN) arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine ‘İstanbul Sözleşmesi’ne atıfta bulunan aile içi şiddet maddesi damga vurdu.

    Kadıköy Belediyesi ile TÜM-BEL-SEN arasında imzalanan 2020-2021 yılı toplu iş sözleşmesi töreni CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin, TÜM-BEL-SEN Genel Başkanı Erdal Bozkurt, TÜM-BEL-SEN Genel Sekreteri Yılmaz Yıldırımcı, TÜM-BEL-SEN Basın Yayın Sekreteri Adem Yavuzkaya, TÜM-BEL-SEN İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Hıdır Demirtaş, Kadıköy Belediyesi yönetimi ve personellerinin katılımıyla, Kadıköy Belediyesi ana binası bahçesinde gerçekleşti. Yapılan toplu iş sözleşmesi Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, Başkan Yardımcısı Mustafa Oltulu, TÜM-BEL-SEN Genel Başkanı Erdal Bozkurt ve TÜM-BEL-SEN İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Hıdır Demirtaş tarafından imzalandı. Sözleşmeye göre TÜM-BEL-SEN’e üye 500 memur ve sözleşmeli personel ortalama aylık brüt 520 lira sosyal iyileştirme zammı alacak.

    Sözleşmede aile içi şiddetle mücadele maddesi

    Toplu iş sözleşmesinde sosyal haklar, çocuk bakım evlerinden yararlanma, ulaşım hakları, mali hakların iyileştirilmesine yönelik maddelerin yanı sıra aile içi şiddete ilişkin madde dikkat çekiyor. İstanbul Sözleşmesi’nin amaçları gözetilerek düzenlenen maddede, aile içi şiddetin önüne geçmek adına kamu ve sendika arasında işbirliği göze çarpıyor. Çalışanın şiddet uyguladığının tespit edilmesi durumunda yararlanamadığı sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan hüküm şöyle: “Çalışanın aile içi şiddet uyguladığı durumlarda; ailesinin şikayeti üzerine Belediye Sosyal Hizmet Uzmanının yapacağı değerlendirme sonucu şiddet uyguladığı tespit edilirse, bu sözleşme hükümlerinde yer alan mali haklar mağdur olan eşe ödenir”.

    Sözleşme kamuoyuna mesajlar içeriyor

    İmza töreninde kısa bir konuşma yapan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu “Emeğin örgütlenmesi sırasında sizlerin sendikal mücadeleniz ve örgütlülüğünüz sonrası bugün böylesi anlamlı bir imzada bir arada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Bu toplu iş sözleşmesinin hayırlı olmasını dilerim” dedi. Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, toplu iş sözleşmesinde yer alan aile içi şiddet maddesinin İstanbul Sözleşmesi’ne atıfta bulunduğunu belirterek, “Bu toplu sözleşmemiz kamuoyuna mesajlar da içeriyor. Bu sözleşmeden yararlanamamanın 4 tane koşulu var, bir tanesi de aile içi şiddet. Belediye çalışanlarımız arasında böyle bir şey olacağına inanmıyorum ancak biz bu toplu sözleşmeye şiddetle mücadelenin yanı sıra, şiddet uygulanması halinde uygulanacak cezayı da koyuyoruz. Sözleşmeyi imzalayan tarafların ayrıca bir görevi daha var, o da Kadıköylü komşularımıza hizmet etmek. Belediye bütçesi, belediyede çalışanların ve Kadıköy’de yaşayanların iyiliği için, onların yaşam kalitesini ve yaşam seviyesini arttırmak için kullanılacaktır” diye konuştu.

    TÜM-BEL-SEN Genel Başkanı Erdal Bozkurt “Otuz yıllık mücadelemiz boyunca hiçbir zaman demokrasi, adalet talebimizden vazgeçmedik. Bu bizim için yaşamsal değerdir. Cesareti ve umudu yeniden örgütleyeceğiz, bundan hiçbir zaman geri durmayacağız. Bu toplu iş sözleşmesinin hayırlı olmasını dilerim” dedi.

  • ERİHDER’den ‘İstanbul Sözleşmesi’ hakkında açıklama

    ERİHDER’den ‘İstanbul Sözleşmesi’ hakkında açıklama

    Erzurum İbrahim Hakkı Hazretleri Sosyal Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği (ERİHDER) yetkilileri, İstanbul Sözleşmesi hakkında açıklamalarda bulundu.

    İstanbul Sözleşmesi’ndeki bazı ifadelerin eş cinselliği çağrıştırması nedeniyle bahse konu sözleşmenin iptalini isteyen ERİHDER Başkanı Nuri Toparlak, “11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılan ve 2014 yılında yürürlüğe girmiş olan İstanbul Sözleşmesindeki bazı ifadelerin eş cinselliği çağrıştırması; eşitlik ibaresi adı altında ’Cinsiyet Eşitliğinin’ teşvik edilmesi nedeni ile ve bu ifadelerinde Türk aile yapısına, ahlaki değerlerine aykırı ifadeler olması ve uzun vadede bu sözleşmenin aile kurumunu kökünden sarsarak ahlaki ve kültürel çöküntülere neden olacağından İstanbul Sözleşmesinin iptalini talep ediyoruz” dedi.

  • AK Partili Kavuncu’dan İstanbul sözleşmesi açıklaması

    AK Partili Kavuncu’dan İstanbul sözleşmesi açıklaması

    AK Parti Çorum milletvekili Erol Kavuncu, milletimizin tarihi beklentilerini gerçekleştiren AK Parti iktidarının İstanbul sözleşmesini de gündemine alarak, gereğini mutlaka yapacağını söyledi.

    Her alanda yerli ve milli olmanın, ülkemiz, milletimiz açısından son derece önemli olduğunu yaşayarak öğrendiklerini dile getiren milletvekili Erol Kavuncu, millet olarak yaşadığımız bütün bu süreçlerde ve atılan her adımda gücünü daha da artıran Türkiye’nin, yoluna emin adımlarla ilerlemesi için, milli değerlerimize ve tarihî duruşumuza yakışmayan bazı yüklerinden, mevzuatlardan, sözleşmelerden, protokollerden de arınmasının önemli olduğunun altını çizdi.

    Millet iradesini baş üstünde tutarak hizmetlerine devam eden hükümetin geçmişte olduğu gibi bugünde, yarında aziz milletimizin taleplerine duyarsız kalmayacağını vurgulayan Kavuncu, “Bu kapsamda İstanbul sözleşmesi oldukça hassas bir husus olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Uygulamalarda görülmüştür ki; sözkonusu bu sözleşmenin kimi maddeleri ahlaki değerlerimizle hiçbir şekilde uyuşmamakta, toplumunuzun temeli, çekirdeği olan aile kurumunu tahrip etmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın veciz ifadelerinde olduğu gibi ’Siyasetin tek limanı ahlaktır’’ düsturuyla kurulan ve yoluna devam eden partimizin gerekli adımları atacağına inancımız tamdır. Milletimizin tarihi beklentilerini gerçekleştiren AK Parti iktidarımız bu konuyu da gündemine alacak ve gereğini mutlaka yapacaktır” dedi.

    AK Parti’nin yoldaşının millet olduğunu, milletimizle beraber yürüdükleri müddetçe kendilerini yollarından ve yoldaşlarından ayırmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini kaydeden Kavuncu, “Gücünü vesayet odaklarından değil, milletin değerlerinden, birlik ve beraberliğinden alan Ak davamız, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla aziz milletimizin birçok hayalinin gerçekleşmesine vesile olmuştur. Hükümetlerimiz döneminde nice sessiz devrimler yaşanmış gerçekleştirilen reformlarla vatandaşlarımızın her anlamda hayat düzeyi yükseltilmiştir. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerji yatırımlarına, şehirleşme, altyapı yatırımlarından, uluslararası ilişkilere her alanda ülkemiz çağ atlamıştır. Yasaklar kaldırılmış, özgürlük alanları genişletilmiştir. Yıllarca aziz milletimize oynanan koalisyon, kriz, darbe ve vesayet oyunları bozguna uğratılmıştır. Demokrasimizin üzerindeki vesayet gölgesine son verilip ülkemiz ayağına vurulan prangalardan kurtarılmıştır” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin geleceğine umutla bakan, vatandaşlarına özgüven aşılayan, mazlum ve mağdurlara sığınak olan vizyon ve misyonuyla güçlü bir ülke olduğunu kaydeden Kavuncu, şunları kaydetti;

    “Bugün, bağımsız dış politikasıyla, itibarlı pasaportuyla, yükselen ekonomisiyle bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir Türkiye vardır. Büyük ve güçlü Türkiye davamızın ete kemiğe büründürülmesinin mimarı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da aziz milletimizin azmi, çalışkanlığı, dirayeti ve kabiliyetiyle önümüze çıkartılan engelleri birer birer aşarak hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz. Milli iradeye sahip çıkarak, ekonomimizi büyüterek, istiklalimizi koruyarak, güvenliğimizi sınırlarımızın ötesine taşıyarak tek yumruk halinde bu büyük şahlanışla ülkemizi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine taşıyacağız. Milletimizin verdiği ülkeyi yönetme emaneti doğrultusunda hükümetimizin hizmetleri kesintisiz olarak devam etmektedir. Hükümetimiz, milletimizden aldığı güçle hizmet etmeyi aşkla ve şevkle, halka hizmeti hakka hizmet bilen bir anlayışla sürdürmektedir”