Etiket: istanbul

  • Ak Sakallı Dede’ye uyuşturucu gözaltısı

    Ak Sakallı Dede’ye uyuşturucu gözaltısı

    “Leyla ile Mecnun” dizisinin Ak Sakallı Dede’si ünlü oyuncu Köksal Engür, eşi Jale Engür ile birlikte uyuşturucu ticareti suçlamasıyla gözaltına alındı. Ünü oyuncunun evine yapılan aramada bin 300 gram esrar ve hassas terazi de ele geçirildi.

     

    Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu satışı yapan şebekeye yönelik çalışma başlattı. Yapılan teknik takipte uyuşturucu satıcılarının telefon görüşmelerine “Leyla ile Mecnun” dizisinin Ak Sakallı Dede’si Köksal Engür de takıldı.   Harekete geçen ekipler sabah saatlerinde Köksal Engür’ü evinde gözaltına aldı. Ünlü oyuncunun evinde yapılan aramada paketler halinde bin 300 gram esrar ve hassas terazi bulundu. Ayrıca ünlü oyuncunun ayrı yaşadığı eşi Jale Engür de Beyoğlu’ndaki evinde gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen Engür çifti, ifadesi alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

  • Cübbeli Ahmet tahliye oldu

    Cübbeli Ahmet tahliye oldu

    KAMUOYUNDA Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut ünlü yargılandığı çete davasında tahliye edildi.

     

    Karagümrük çetesinin lideri olan Nuri Ergin’in kardeşi Nejat Ergin’e yönelik çete operasyonu kapsamında 12 Aralık 2011’de tutuklanan Ünlü, kamuoyunda 3’üncü Yargı Paketi olarak bilinen 6352 sayılı Yasa kapsamında suç vasfının değişme ihtimali göz önünde bulundurularak oy çokluğu ile tahliye edildi.  Üye hakim Hikmet Şen Ünlü’nün tahliye olmaması yönünde karşı oy kullandı.

     

    Kararı sevinçle karşılayan babasının Yusuf Ünlü ile eşi Büşra Ünlü ise Ahmet Mahmut Ünlü’yü kaşılamak için Metris cezaevine gitti.DURUŞMADAN NOTLARÇağlayan’daki Adalet Sarayında bulunan 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ahmet Mahmut Ünlü, Barış Sezek ve Mahjuba Demirel ve aralarında Nejat Ergin’in de bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

    Duruşmada hakim Emniyet’ten gönderilen ve Ahmet Mahmut Ünlü’nün avukatının Fas’ta iki kıza ifadelerini geri çekmeleri için para ödediği yönündeki raporu okudu. Avukatlar bu rapora tepki gösterdi. Raporda ismi geçen avukat Fatih Oğuz ise duruşmaya katılmadı.



    YAŞAR OKUYAN DURUŞMAYI İZLEDİ

    Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan da duruşmayı takip etti. Ünlü’yü 12 Eylül döneminden tanıdığı öğrenilen Okuyan, duruşmayı bir süre takip etti ve Ünlü’ye kendi yazdığı ‘O yıllar’ adlı kitabını hediye etti.

     

    TANIK DUYSAK DİNLENİLDİ

    Duruşmada Ahmet Mahmut Ünlü’nün 2011 yılında korumalığını yapan emekli polis memuru Hamit Duysak tanık olarak dinlendi. Tanık sıfatıyla ifadesi alınan Duysak, emniyette verdiği bazı ifadeleri reddetti. Duysak, “Emniyet’te verdiğim ifadede ders yapılan yere bayanların geldiğini ve elimde Cübbeli’ye ait özel kasetlerin olduğuna dair verdiğim ifadeler hayaldir” diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, “Kolay mı insanların hakkında böyle konuşmak? Burada insanlar yargılanıyor” diye tepki gösterdi.

     

    ÜNLÜ: ESKİ KORUMAM FİZİKİ TAKİBE ALINDIĞIMI DUYMUŞ

    Bu sırada söz alan Ahmet Mahmut Ünlü hiçbir dönem koruma istemediğini belirterek, “Ben aylık 10 bin lira nasıl vereyim? Öleceksem ölürüm. Cemaatten Fahri Can Polat bu korumanın hareketlerini beğenmemiş. Bu şikayeti bana ilettiler. Bunun üzerine ben de kendilerine ‘Korumayı işe alan ben değilim. O yüzden ben çıkaramam’ dedim. Ama adamcağıza benim kendisini işten çıkardığımı söylemişler. Bana kızdığı için Hamit bunları söylemiş. Benim fiziki takibe alındığımı duymuş emniyetten Hamit. Bana takipte olduğumu söylemek için benimle görüşmek istemiş ancak görüşmedik” dedi.

    Hamit Duysak ise Ünlü’nün etrafındakileri de bu takibe karşı uyardığını, dikkatli olmaları gerektiğini belirterek “Beni dikkate alsalardı bunların hiçbiri olmayacaktı’ diye konuştu.

     

    MAHKEME BAŞKANI “O RAPORU” AÇIKLADI

    Öte yandan Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, duruşmada emniyetten gelen bir dosyadan bahsetti. Ekinci, “Yargılama devam ederken avukat Fatih Oğuz Fas’a giderek mağdure bayanların ifade vermemesi için para verildiğini ifade eden bir ihbar mektubu var. Mahkemeye gelen hiçbir konuyu sümenaltı edemem. Bu konuda Organize Şube Müdürlüğü inceleme yaptı. Avukat Fatih Oğuz’un Fas’a gittiğini, 18 Temmuz 2012’de Fas’taki mağdurelerin ifadelerinin alındığını ve aynı gün Avukat Fatih Oğuz’a sekreteri Oya Kaya tarafından 17 Bin 696 Dolar para gönderildiğini tespit ettik” diyerek emniyetten yazı geldiğini açıkladı. Öte yandan emniyetin raporunda adı geçen avukat Fatih Oğuz ise duruşmaya katılmadı.

     

    EKİNCİ: KİMSE BİZİM UMRUMUZDA DEĞİL

    Salondaki avukatlar ise “Bu ihbar mektubunu niye değerlendirmeye alıyorsunuz?” diye tepki gösterdi. Bunun üzerine Ekinci, “Kimse bizim umrumuzda değil. Medya servisi umurumuzda olmaz. Gazetede bir avukatın beyan verip mahkemenin davayı kasıtlı olarak sürüncemede bıraktığını söylüyor. Duygusal karar vermeyiz. Öyle olsa 4 ayda bir gün veririz” diye konuştu.

    Bunun üzerine söz almadan konuşan Ahmet Mahmut Ünlü, “E biz de her ay mahkemeye gelmeyiz. Canımız çıkıyor. Duruşmadan sonra 3 gün hasta yatıyorum. Bu kadar müstehcen suçlar üzerime atılırsa ve Karagümrük’ten de suyuna konulursa dosya sürüncemede bırakılır” diye tepki gösterdi.

     

    SAVCI, TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINI İSTEDİ

    Duruşmada görüşü sorulan savcı tutuklu sanıklarının tutukluluk haline devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme duruşmaya ara verdi.

    TAHLİYE KARARI

    Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Ahmet Mahmut Ünlü’nün tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi.

  • Hain teröristten şok itiraf

    Hain teröristten şok itiraf

    Erzurum’un Hınıs İlçesi’nde 07 Eylül 2011 günü altı terörist grupla birlikte kamyonetin kasasında el bombalı ve otomatik silahlarlı saldırıyı gerçekleştiren ve iki polis memurunun hafif yaralandığı eylem olayı ile ilgili yakalanan PKK’lı ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan’ın itirafları, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede geniş yer verildi.

     

    Diyarbakır nüfusuna kayıtlı ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan’ın Erzurum Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. PKK’lı terörist, “Astım hastasıyım, konuşmayacağım” dedi.

     

    ARICININ EL VE AYAKLARINI BAĞLAYARAK KAMYONETİ GASP ETMİŞLER…

    Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, Arıcılık yapan Ertuğrul Öztürk’ün 52 ED 449 plakalı kamyoneti silah zoruyla gasp eden ‘Mahir’ kod Haşim Kaya, ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca, ‘Zinnar’ kod Ali Akbaş, ‘Hakkı’ Kod Cihan Duman ve ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan ile birlikte eyleme girdikleri tespit edildiğine yer verildi. İddianamede PKK’lı teröristlerden ‘Mahir’ kod Haşim Kaya, ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca, ‘Zinnar’ kod Ali Akbaş, ‘Hakkı’ Kod Cihan Duman’ın çatışmalarda öldürülmesi ile dava dosyasından düşürüldü.

     

    “HAREKET EDERSEN, ÖLDÜRÜLECEKSİN” TEHDİTİ…

    Eylem planına göre ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca’ya, ‘Aracını sen kullanacaksın, ya de seni öldüreceğim’ tehdidi üzerine ‘Muzlum’ kod Mazlum Alan’ın aracı kullanarak İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne gelerek yaklaşık 20-25 metre mesafeden otomatik kaleşnikof marka silah ve el bombaları ile ateş ederek eylemi gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Eylem sırasında kamyonette bulunan PKK’lı Mehmet Akçakoca, geçimini arıcılık yaparak sağlayan Ertuğrul Ö.’ü göstererek,”Bizi burada bekleyeceksin hareket edersen öldürüleceksin’ tehdidinde bulundu. ‘Rumet’ kod Mehmet Akçakoca, ‘Sorej’ kod Sait Tiryaki, ‘Ahmet’ kod ramazan Özmaskan ile birlikte Rus yapımı el bombasını attıktan sonra, otomatik silahlarla saldırı eylemini 2.5 dakika içinde gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.

     

    “ÖRGÜTE BDP İLÇE TEŞKİLATINDA KATILMAYA KARAR VERDİM”İTİRAFI…

    Diyarbakır’da yakalanan PKK’lı ‘Mazlum’ kod Mazlum Alan,”2011 yılı içinde ailevi sorunlarım nedeniyle BDP’nin Bağlar İlçe Teşkilatına giderek burada Harun Akkul ile tanıştım. Burada kırsala katılmak istediğimi belirttim. Beni alıp Kendal bölgesindeki örgütün kamp alanına götürdüler. Kırsala katıldığımda kod ismimin ne olduğunu sorunca ben de ‘mazlum’ olarak kalmasını istedim. Garzan bölgesinde bir hafta silahlı eğitim gördüm” dedi.

     

    “HEDEFİMİZ POLİS KARAKOLUYDU” İTİRAFI…

    Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede eylem planını itiraf eden Mazlum’ kod Mazlum Alan, şu itiraflarda bulundu.

    “Hınıs İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı eylemini grup sorumlusu Rumet’ kod Mehmet Akçakoca tarafından verildi. Hedefimiz polis karakolu ile özel hareket timlerine yönelikti. Asıl hedefimiz özel hareket timlerine yönelikti, saldırı esnasında karakoldaki polisleri yanıltıp yardıma gitmelerine engel olmak içindi.

     

    PİKAB SAHİBİ,”BENİ BURADA BAĞLAMAYIN AYILAR YER”…

    Kamyoneti gasp edilen Ertuğrul Ö.’nün PKK’lı teröristler ile arasında geçen konuşmada iddianamede yer aldı. Ertuğrul Ö.’nün , ‘Beni bağlarsanız burada ayılır bizi parçalar, yer’ şeklindeki ifadelere de yer verildi.

     

    “PİKABIN KASASINDAN AŞAĞI ATLAYARAK, BİNAYA SIKTIK”…

    ‘Rumet’ ve ‘Haki’ keşiften döndükten sonra, bize sivil elbiseleri getirdiler. İsmini bilmediğim bir köyün yakınlarında piknik alanına benzer bir yerde geceyi geçirdik. Oralarda bir kamyonetin bulunduğunu Haki söylemişti. Bu bölgede çalışan arıcıyı tanımıyordu. Biz de silahlı olarak araç sahibinin yanına giderek pikaba bindik. Bu eylemden araç sahibinin haberi yoktu. Zinnar araç sahibini el ve ayaklarını bağladı. Haki ise ‘hastamız var pikabı o yüzden alıyoruz’ dedi. Araç sahibi, ‘Beni bağlarsanız burada ayılır bizi parçalar, yer’ diye yalvardı.

     

    Kendal ile Haki isimli örgüt elemanları özel hareket timlerinin bulunduğu bölgede aşağı atladı. Biz devam ettik 100-150 metre kadar arnaç durdu. Araç sahibinin kaçma şüphesi olduğu için aracı kendimizin kullanma gerektiğini hissettik. ‘Rumet’ bana ‘Sen binaya sık’ ben diğer arkadaşlar kasadan aşağı atlayarak binaya otomatik silahlarla ateş etmeye başladık. Bu sırada polislerde bize karşılık verdi. Zinnar koş diye bağırdı bana, Ben pikabın kasasına çıktım. Arkamdan Kendal , Zinnar, Bahos geldi. Rumet de pikaba bindi. Çatışma sırasında ‘Hendal’ ve ‘Haki’ ateş ederek pikabın yanına geldiler. İkisi de yaralandı. Bindikten sonra olay yerinden kaçtık. Bu esnada aracı kırsalda terk ettikten sonra kaçtık.

     

    MUEBBET HAPİS İSTEMİYLE YARGILANMASINA BAŞLANDI…

    Erzurum Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu gün görülen ilk çelse duruşmada GümüşhaneCezaevi’nden getirilen ‘mazlum’ kod Mazlum Alan hakkında “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak, Silahlı Yağma, Öldürmeye Teşebbüs’, ‘Kişiyi Hürriyetten Yoksun Kılma ve Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak kullanılması’ suçlarından muebbet ve 30 yıla kadir hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.
    “ASTIM HASTASIYIM, İFADE VERMEYECEĞİM” DEDİ…

    Duruşmada, “Ben astım hastasıyım şu anda ifade veremeyeceğim’ diyen Mazlum Alan’ın Avukatı Muşir Delidum ise, müvekkilinin akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini talep etti. Mahkeme, ifade vermeyen Mazlum Alan’ın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine kararvererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • CHP’li Vekil Meclis’te biber gazı sıktı

    CHP’li Vekil Meclis’te biber gazı sıktı

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, CHP’li milletvekilleri, İçişleri Bakanlığı’nın bütçe görüşmesi başlaman önce, biber gazlı protestoda bulundu. CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, Başkanlık Divanı kürsüsüne doğru biber gazı sıktı. Gazdan, milletvekilleri ve gazeteciler etkilendi.

     

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, İçişleri Bakanlığı’nın 2013 yılı bütçesinin görüşmeleri, biber gazlı protestoyla başladı.

    CHP’li milletvekilleri, komisyon toplantısı başlamadan önce beraberlerinde getirdikleri biber gazları, gaz maskeleri, acı biber ve limonlarla yerlerini aldılar.

     

    CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi ve CHP İzmir Milletvekili Musa Çam ”Öğrencinin, öğretmenin, işçinin, memurun, emekçinin, emeklinin resmi içeceği: biber gazı. Limonlu tüketiniz” yazılı dövizler açtılar.

     

    Bu sırada bazı CHP’li milletvekilleri, gaz maskesi takan diğer milletvekillerine doğru ellerindeki biber gazlarını sıktı. Gazdan, maske takmayan milletvekilleri ve gazeteciler etkilendi.

     

    Salonun camları açılırken, içerde bulunanların öksürmesi devam etti.

    CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu da Başkanlık Divanı kürsüsüne doğru biber gazı sıktı.

    Bazı AK Parti’li milletvekilleri de CHP’ye ”Çocuğu geçtiniz” diyerek, tepki gösterdi. AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ulus’ta meydana gelen olaylarda, burnu kırılan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı’nın fotoğrafını göstererek, ”Burada bütçe görüşülüyor, biber gazının yeri değil” dedi.

     

    Bütçe görüşmeleri için daha sonra İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, komisyona geldi. Şahin, salonda tek tek milletvekilleriyle tokalaştı. Bu sırada, CHP İstanbul Milletvekili Çelebi, kendisiyle tokalaşan Şahin’e, ”Sizin gazınızdan etkilenmemek için tedbirimizi aldık” diye karşılık verdi.

     

    AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç, rahatsız olduğunu belirterek, ”Sıkmayın, alerjim var” diye tepki gösterdi. Aslanoğlu, elindeki gazı ayağa kalkarak yeniden sıktı.

    Şahin, daha sonra bütçesinin sunumuna başladı.

  • Suriye Uçağını indirdik

    Suriye Uçağını indirdik

    Moskova’dan Şam’a hareket eden Suriye yolcu uçağı, Türkiye havasahasına girdikten sonra, ABD’nin istihbaratıyla ‘askeri kargo’ taşıdığı gerekçesiyle jetler tarafından Esenboğa Havalimanı’na indirildi. Didik didik aranan uçaktaki bazı malzemelere el konuldu.

     

    Türk F-4 keşif jetinin Suriye askerleri tarafından düşürülmesi ve 2 pilotun şehit edilmesinin ardından Türkiye-Suriye ilişkilerinde başgösteren kriz dün yeni bir boyut kazandı. Moskova’dan havalanan Suriye Havayolları’na ait RB-442 sefer sayılı A-320 Airbus tipi yolcu uçağı, taşıdığı askeri kargo nedeniyle Türk F-16’ları tarafından Ankara Esenboğa Havalimanı’na indirildi. Uçakta askeri kargo yer aldığına ilişkin istihbaratın Ankara’ya ABD tarafından verildiği ileri sürülürken, 12 büyük boy koliden oluşan askeri kargo, yolcular uçaktan indirildikten sonra didik didik arandı ve silah ile füze sistemi parçaları olduğu değerlendirilen bazı malzemelere el konuldu.

     

     
    Moskova’dan kalktı
    Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesiyle başgösteren, Akçakale’ye düşen ve 5 kişinin ölümüne yol açan saldırıya karşılık verilmesiyle tırmanan Türkiye-Suriye krizi dün Ankara’nın askeri kargo taşıyan bir sivil Suriye uçağını inişe zorlamasıyla boyutlandı. Moskova’nın VnukovoHavaalanı’ndan dün saat 15.00 sıralarında kalkan, Halep-Şam seferini yapan Suriye Havayolları’na ait RB-442 sefer sayılı A-320 Airbus tipi yolcu uçağının uluslararası havacılık kurallarını ihlal edecek şekilde askeri kargo taşıdığı ve yola çıkarken taşıdığı kargo konusunda “doğru bildirimde” bulunmadığı istihbaratı üzerine Ankara’da çok kritik saatler yaşandı.

     

    İstihbarat ABD’den
    Uçakta askeri teknik araç gereçler, silah ya da mühimmat taşındığı yolundaki istihbaratın ABD’den ve uçak hareket etmeden önce Ankara’ya iletildiği bilgisi kulislere yansıdı. HemenDışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği, Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Genelkurmay Başkanlığı ve İstanbul’da bulunan Başbakan Erdoğan’ın ofisi arasında yoğun bir trafik başladı. Mürettebatla birlikte 37 kişiyi taşıyan uçak Türk hava sahasına girdiği andan itibaren hem Türk jetinin düşürülmesinin ardından değişen TSK angajman kuralları hem de uluslararası hukuk ve BM kararları doğrultusunda izlemeye alındı.

     
    İlgili makamlar arasında alınan karar gereğince, uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak askeri kargo taşıyan sivil uçağın indirilmesi konusunda harekete geçildi. Sivil havacılık kuralları işletilerek uçağa acil iniş yapması yönünde ikazda bulunuldu. Eşzamanlı olarak Ankara Akıncı’daki 4. Ana Jet Üssü’nden kaldırılan iki F-16 savaş jeti havalandı.
    Türk jetleri uçağı 17.15’te Esenboğa Havalimanı’na indirdikten sonra, yolcular bekleme salonuna alındı. Özel harekat timleri, askeri uzmanlar, emniyet ve Dışişleri yetkilileri ile sivil havacılık uzmanları uçağa geldi. Bu sırada, kimyasal ve biyolojik silah araştırması da yapabilen çok sayıda hassas teknik cihaz da uçağın yanına getirildi.

     

    17.15’te indi
    Yolcuların bekleme salonuna geçmesinin ardından uçakta kapsamlı arama başlatıldı. Aramaya, uçağın kargo bölümündeki dev boyutlu mühürlü kolilerden başlanırken, uçaktaki diğer çantalar, kargo ve yolcu bölümleri de hassas cihazlarla didik didik arandı. Bu sırada çevrede geniş kapsamlı güvenlik önlemleri de alındı. Uçaktaki yolcular bekleme salonuna alındıktan sonra kimlikleri öğrenilerek sorgulandı. Yolcuların Suriye Ordusu ya da Suriye Gizli Servisi Muhaberat’la ilişkileri bulunup bulunmadığı araştırıldı.

     

    Silah sistemi parçaları
    Arama sonunda, uçaktan silah, füze sistemi parçaları olduğu değerlendirilen bazı malzemelerle, askeri haberleşme cihazları ve sinyal bozucu cihazlar çıktığı yönünde bilgiler geç saatlerde kamuoyuna yansıdı. Türkiye, cihazlara gece geç saatlerde, uluslararası hukuktan doğan haklar çerçevesinde, detaylı inceleme için el koydu.

     

     

     

    Ruslar da var
    Suriye’ye ait yolcu uçağında Rus yolcuların da bulunduğu iddia edildi. Russia Today’in, RusyaDışişleri Bakanlığı Enformasyon Dairesi Başkanı Maria Zakharova’ya dayandırdığı haberinde, uçakta ilk belirlemelere göre, arasında çocukların da bulunduğu 17 Rus vatandaşının olduğunu belirtti.

     

     

     

    Angajman kuralları değişmişti
    Türkiye, bir keşif jetinin 22 Haziran’da uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülmesinin ardından angajman kurallarını değiştirmişti. Bu kapsamda Suriye’ye askeri malzeme taşıyan askeri kargo uçaklarının Türk hava sahasını kullanması, malzemelerin sivil halka yöneleceği gerekçesiyle yasaklanmıştı. Bu doğrultuda, söz konusu yolcu uçağı, hem sivil havacılık kuralları doğrultusunda taşıdığı kargonun içeriğini beyan etmediği hem de askeri malzeme taşıdığı gerekçesiyle durduruldu.

     

     

     

    Uluslararası hukuka uygun
    Askeri uzmanlar, sivil uçaklarda askeri kargo taşınmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığını, askeri uçaklarla taşınan kargolar için de havasahası kullanılan ülkeden mutlaka bildirimde bulunularak izin alınması gerektiğini belirttiler. Uzmanlar, Suriye krizinin patlamasının ardından Birleşmiş Milletler’in bu konuda spesifik kararlar aldığını ayrıca Türkiye’nin değişen angajman kuralları nedeniyle yaptığı uygulamanın uluslararası hukuka ve hükümranlık haklarına uygun olduğunu vurguladılar.

     

     

     

    Çatışma riski çıktı
    Haber uluslararası basında da geniş yer buldu. AP ajansı haberi, “Olay, Türkiye ile Suriye arasında gerilimin yükseldiği bir ortamda meydana geldi. Türk Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Suriye’den daha fazla bombalama gelmesi durunda daha güçlü cevap verileceğini söylemişti” diye duyurdu. New York Times’ta da “Türkiye, bir Suriye yolcu uçağını Ankara’ya indirerek Suriye’yle arasındaki gerilimi keskin şekilde yükseltti. Türkiye’nin son adımları, Suriye ile bozulan ilişkilerinde ciddi gerilim yarattı. Çatışma   riski ortaya çıktı” yorumu yer aldı.

     

     

     

    Türk uçaklarına acil bildiri
    Dışişleri Bakanlığı, istihbaratın geldiği saatlerde, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nü “acil” koduyla uyardı.
    Bakanlık, Suriye hava sahasında bulunan Türk uçaklarının Suriye’nin misilleme yapma olasığına karşı derhal geri döndürülmesini istedi. Sivil Havacılık da bu uyarı doğrultusunda, Türk havayolu şirketlerini uyararak, Suriye havasındaki bütün uçakların geri çağrılması ve havasahasına sivil uçak girmemesi gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine, Bursa’dan kalkan ve Cidde’ye hac seferi yapan THY uçağı da Suriye hava sahasının kapanması nedeniyle 18.30 sıralarında Adana’ya indi.