Etiket: işsizlik

  • Uzunkaya: “Önümüzdeki ay işsizlik rakamlarında tek haneleri göreceğiz”

    Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, Türkiye İstatistik Kurumu’nun dün açıkladığı işgücü piyasası verilerini değerlendirerek, “İşsizlik rakamları 10.1 olarak açıklandı. 11.7’den bu oranlara indi. Ben buradan müjde vermek istiyorum. Önümüzdeki ay açıklanacak rakamlarda artık Türkiye, işsizlik rakamlarında tek haneleri görecek” dedi.

    Uzunkaya, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) iş birliğinde hayata geçirilen Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Projesi’nin (MEGİP) protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, projenin Türkiye’de ilk olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların uzun süredir üzerinde çalıştığı projenin ilk uygulamasının Mersin’de hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Uzunkaya, projenin Türkiye’ye örnek olması için çaba göstereceklerini belirtti.

    “Türkiye İş Kurumu, 2000’li yılların başında ’kapatılsın’ denilen bir kurumdu”

    Türkiye’nin son dönemde milletçe büyük başarılara imza attığını vurgulayan Uzunkaya, “Türkiye İş Kurumu’nun, geçmişte bilinen kamu kurumları hantallığı içerisinde değil, özel sektörün de en aktif unsuru olarak 7 gün, 24 saat yılın 365 günü ülkemizin ve milletimizin hizmetine amade olan bir kurumdur. Hiçbir başarı tesadüflerin, rastlantıların sonucu değildir. O başarının arkasında yatan nice uykusuz gecelerin, nice zorlukların olduğunu bilmek gerekir. Netice itibariyle Türkiye İş Kurumu 72 yılını geride bırakan bir kurum. Ama 2000’li yılların başına gelindiğinde, ’Böyle bir kuruma ne gerek var ki, ne iş yapıyor ki, kapatılsın’ denilen kurum haline gelmişti. Kurumların suçu yok, insanların suçu yok, müesseselerin suçu yok. Elbette ki, burada başarı ve başarısızlık, yönetim anlayışı ile alakalı. Elbette bu düşünceyi sarf edenler haksız da değildi. Türkiye’nin 81 ilinde 1 yılda sadece 24 bin insanın istihdamına aracılık yapan bir kurum konumundaydı. Onun için ’kapatalım ve kurtulalım’ denildi” diye konuştu.

    “10 yılda 7.5 milyon istihdam sağladık”

    Bugün Türkiye İş Kurumu’nun 81 ilde 8 bin 500 personeli, 100 istihdam uzmanı ile ve birçok ilçede teşkilatlanan yapısı ile sadece 81 milyonun gözdesi değil, Dünya Kamu İstihdam Kurumları Birliği’nin başkanlığını yürütecek ve politikalarına yön verecek bir seviyeye ulaştığını kaydeden Uzunkaya, “Kimse bu ülkenin üzerinde karamsarlık bulutları estirmeye kalkmasın. 2007-2017 yılı rakamlarına göre Avrupa Birliği’nin (AB) 10 yıldaki istihdam rakamı 7 milyon 190 bin. 160 milyon iş gücü olan ABD’nin 2007-2017 yıllarında istihdamı 7 milyon 291 bin. Türkiye’nin tek başına gerçekleştirdiği istihdam ise 7 milyon 500 bin. Biz boşuna yerine geldiğinde ’dünya 5’ten büyüktür’ demiyor, yeri geldiğinde, mesele insanlık olunca, ’Türkiye tüm dünyadan daha büyüktür’ demiyoruz. Onun için istediğimizde neleri başarabileceğimizin ölçüsüdür bunlar. Yine bu süreçte AB 28 ülkede işgücü piyasasına katılım 9 milyon, Türkiye’de ise 8.8 milyon. Bir ülkede kalkınmadan, büyümeden bahsedeceksek, kadınların işgücü piyasasında etkin olarak yer alması lazım, aktif aktör haline gelmesi lazım. 10 yıl öncesine kadar kadınların işgücü piyasasındaki oranı yüzde 23’lerde geziyordu. Bugün ise yüzde 34’lere gelen bir rakamdan bahsediyoruz. Kadın işgücüne katılım oranımızda da 10.4’lük bir artış gerçekleştirdik. Bu oran Avrupa’da da yok Amerika’da da yok, dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir artıştan bahsedemezsiniz. Gençlerin istihdamı açısından baktığımızda da bu süreçte gençlerimizin işgücüne katılım oranı 6.7’ler civarındadır” ifadelerini kullandı.

    “Önümüzdeki ay işsizlik rakamlarında tek haneleri göreceğiz”

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun dün açıkladığı işgücü piyasası verilerine de değinen Uzunkaya, şöyle devam etti:

    “İşsizlik rakamları 10.1 olarak açıklandı. 11.7’den bu oranlara indi. Ben buradan müjde vermek istiyorum. Önümüzdeki ay açıklanacak rakamlarda artık Türkiye, işsizlik rakamlarında tek haneleri görecek. İstihdam oranımızı yüzde 1’lik arttırdık ve geçen yıl aynı dönemle mukayese ettiğimizde 1 milyonluk bir istihdam artışı gerçekleştirdik. Bütün bu çalışmaların neticesinde 32 milyonluk bir işgücü piyasası, 28.5 milyonu bulan bir istihdamı ile Türkiye yarınlarına emin adımlarla yürümektedir.”

    İŞKUR Mersin İl Müdürü Mustafa Kutlu ise işgücü piyasaları hızlı dönüşüm süreci geçirirken işsizlikle mücadele politikaları değişse de işsizliğin tüm dünyanın ortak sorunu olduğunu söyledi. Kutlu, 2023 hedefleri doğrultusunda İŞKUR’un yenilenen kurumsal yapısı ile işgücü piyasasının ihtiyacı doğrultusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, 2017’de başlayan milli istihdam seferberliğinin kapsamı genişleyerek devam ettiğini ifade etti.

    Kızıltan: “İş ve aş ülkemizin sosyal huzurudur”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, İŞKUR’un gerçekten kamu kurumları arasında özel sektör mantığı ile çalışan bir kurum olduğunu belirttiği konuşmasında, “İş dünyası olarak, üretmek ve kentimizin zenginliği olmak bizler için bir gururdur. Ancak, bize bundan daha da çok gurur veren şey; kentimizin istihdamına katkı vermektir. Çünkü iş ve aş ülkemizin sosyal huzurudur. Bir ülkenin gelişmesi ve varlığını sürdürebilmesi için en temel unsur eğitimdir. Tabii iş dünyası olarak biz eğitimin, özellikle de teknik ve mesleki eğitimin önemini her platformda belirtiyoruz. Teknik ve mesleki eğitimde çağa uygun bir sistem oluşturmalıyız. Teknik ve mesleki eğitimi bir ulusal politika haline getirmemiz gerekiyor. Özellikle, bugün imzalanacak olan MEGİP-Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İş Birliği Protokolü kentimizin ve ülkemizin istihdam sorununun çözümü adına atılmış doğru bir adımdır” dedi.

  • İşsizlik rakamlarındaki gerileme

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gaziantep Başkanı Mehmet Çelenk, Türkiye ekonomisindeki güçlü büyümenin işsizlik rakamlarındaki gerilemeyi olumlu etkilediğini belirterek, “İşsizlik oranının kademeli bir şekilde düşüşünü sürdüreceğini tahmin ediyoruz” dedi.

    MÜSİAD Başkanı Mehmet Çelenk Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,4 oranında büyüyerek önemli bir performans sergilediğini belirterek, “Mart 2018 dönemine ait işsizlik oranında gözlenen gerilemeyi, büyüme oranının reel ekonomiye yansımalarının anlaşılması bakımından oldukça önemsiyoruz. Nitekim yılın ilk 3 ayında toplam istihdamın 470 bin kişi arttığı ve böylece bu dönemde toplam işsiz sayısının 199 bin kişi azaldığını görüyoruz. Önceki yılın aynı dönemine göre ise toplam istihdam 1 milyon 10 bin artış kaydederken, işsiz sayısında 432 bin seviyesinde gerileme gözlenmiştir. Bu veriler ışığında, bilhassa son 5 çeyrekte Türkiye ekonomisinde gözlenen güçlü büyümenin, işgücü piyasasına oldukça olumlu yansıdığını ifade edebiliriz. Ekonomideki büyüme performansının önümüzdeki çeyreklerde de süreceğini ve %10,1 seviyesine gerileyen işsizlik oranının kademeli bir şekilde düşüşünü sürdüreceğini tahmin ediyoruz” dedi.

    Üretim bazlı ekonomi modeli talebi

    Çelenk, üretim bazlı ekonomiye dikkat çekerek, “Türkiye’nin ekonomik anlamda güçlenmesi ve söz sahibi olabilmesi için üretim bazlı ekonomi modelinin uygulanmasını elzem görüyoruz. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizin 5 bölgesinde mega endüstri bölgeleri kurulmasına yönelik açıklamalarını oldukça olumlu karşılıyoruz. 100 bin kişiye istihdam sağlanması planlanan projelerle Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanlarında sınıf atlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    STK’lara çağrı

    İstihdam konusunda STK ve ekonomi platformlarına da seslenen Çelenk, “Bu doğrultuda Türkiye ekonomisinin gelişmesi ve ülkemizin kalkınması adına bütün Sivil Toplum Kuruluşlarına ve ekonomi platformlarına önemli görevler düştüğünü düşünüyoruz. Bizler de MÜSİAD olarak, iş insanlarımızı yeni ve büyük yatırımlar için cesaretlendiriyoruz. Geliştirdiğimiz projelerle bu desteğimizi fiiliyata döküyoruz. Yoğun ve titiz bir çalışma neticesinde ortaya koyduğumuz Toplu Sanayi İdaresi (TOSİ), bu projelerimizden biri. Projemiz, 81 ilde birer orta ölçekli sanayi bölgesi tesis edilmesini ifade ediyor. TOSİ’lerle, sanayi siteleri ve OSB arasında sıkışmış işletmeleri bir alternatifle buluşturmayı amaçlıyoruz. Hayata geçirmeyi planladığımız bu projelerimizle Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanında kalkınması adına katkı sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Mardin’de işsizlik 1,1 milyar dolar yatırımla yarı oranda azalacak

    Cengiz Holding tarafından Mardin’de yapımı süren ve 1,1 milyar dolar harcamayla tamamlanacak olan 5 ana fabrika ve 12 yardımcı üniteden oluşan entegre gübre tesisinde bin 100 kişinin doğrudan istihdam edilmesi hedefleniyor.

    İşsizlik oranının en yüksek olduğu illerden olan Mardin’de yaklaşık 1 milyar 100 milyon dolar yatırım ile kurulacak Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri bu yıl üretime başlayacak. Fabrikanın inşaat aşamasında 5 bin kişinin çalıştığını ifade eden Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri Genel Müdürü Emre Kayışoğlu, “Bir kişinin bile işe girmesinin çok önemli olduğu bölgede, inşaat aşamasında 5 bin kişiye doğrudan, 25 bin kişiye dolaylı iş imkanı sağladık. Tesis üretime başlayınca bin 100 kişiyi doğrudan istihdam edeceğiz. 800 bin nüfusu olan Mardin’de 200 bin kişinin 18 yaş üzerinde olduğunu düşünüyoruz. İşsizliğin yaklaşık yüzde 25 olduğu göz önüne alındığında karşımıza 50 işsiz çıkıyor. Biz bu fabrikanın 25 bin kişilik ekosistem oluşturacağını planlıyoruz. Dolayısı ile işsizliği yüzde 25’ten 12’ye indirecek bir proje” dedi.

    “Dünyada örneği yok”

    Mardin’deki entegre tesisin dünyada örneği olmadığını anlatan Kayışoğlu, “Metal geri kazanım ile entegre olan tek tesis Türkiye’de. Dünyada metal geri kazanım tesisleri var. Ancak gübre ile entegre olan tek tesis bizimki” diye konuştu.

    Türkiye’nin cari açığına dikkat çeken Kayışoğlu, fabrikanın yılda 350 milyon dolarlık gübre, 270 milyon dolarlık metal ithalatının da önüne geçeceğini söyledi. Türkiye’nin gübre üretiminde kullanılan hammaddede yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğu hatırlatan Emre Kayışoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye yıllık 5 milyon ton olan gübre tüketiminin yarısını ithal ediyor. İthalata yılda 1 milyar 100 milyon dolar para ödüyoruz. Kaldı ki; bu fabrika tamamlandığında hammaddesinin yüzde 85’ini yurt içinden sağlayacak. Zaten, diğer yüzde 15’ik bölümü ise doğalgaz. Fabrikamızın elektriğini de fabrikamızda üreteceğiz. Sektörde kendi kendine yeten tek fabrika olacak. Hammadde konusunda da dışa bağımlı olmayacağımız için ürettiğimiz gübre ithalatın direk olarak önüne geçecek.”

    275 yabancı mühendis çalıştı

    Projenin tasarım ve yapım aşamasında dünyanın önde gelen mühendislik şirketlerinden 275 yabancı mühendis proje üzerinde çalışarak, katkı sağladı. Dünyadaki son teknolojilerin kullanıldığı tesiste, bu teknolojilerde uzman yabancı mühendisler ile ülkeye know how getirilerek, genç Türk mühendisleri yetiştiriliyor. Projenin yapım aşamasında 22 ülkeden 105 mühendis Mazıdağı’nda Türk mühendisler ile birlikte çalıştı.

  • Bakan Sarıeroğlu’ndan işsizlik sigortası ile ilgili açıklama

    9. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresinde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “Bu kapsamda 3 yıl boyunca ölümlü ve sürekli iş görmezlikle sonuçlanan iş kazası ve meslek hastalığı yaşanmayan iş yerlerimizde çalışanların işsizlik sigortası işveren payını bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere 3 yıl boyunca yüzde 1 oranına düşürüyoruz” dedi.

    Bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği’ kongresinin açılışı bugün yapıldı. İş birliği konulu tematik toplantılar, sempozyumlar, iş sağlığı ve güvenliği fuarı, teknik eğitimler, iş yerlerine teknik ziyaretler gibi aktivitelerin yapılacağı kongrenin açılışına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Orhan Koç da katıldı. Açılış konuşmasında söz alan Bakan Sarıeroğlu, önemli mesajlar verdi.

    “100 bin işçide ölümlü iş kazasını yüzde 38 oranına azaltmış durumdayız”

    Ölümlü iş kazası oranını azalttıklarını dile getiren Bakan Jülide Sarıeroğlu, “İstihdam oranımız 28 milyon 189 bine ulaştı. İş gücü piyasamızın bu denli yükselmesinin elbetteki iş sağlığı ve güvenliği açısından riskleri de beraberinde getirmesi beklenir normal şartlarda. Ancak biz bu riskleri bertaraf edecek çok güçlü adımları attık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatımızı gelişmiş ülkeler seviyesinde uyumlaştırdık. Denetim ve rehberlik faaliyetlerimizi etkinleştirdik ve toplumumuzdaki sağlık ve güvenlik kültürünü geliştirdik. Bu sayede 2002 yılına göre 2017 yılında iş yeri sayımız yüzde 157 oranında çalışan sayımız yüzde 177 oranında artmasına rağmen 100 bin işçide ölümlü iş kazası oranımızı yüzde 38 oranında azaltmış durumdayız” dedi.

    “Çalışanların işsizlik sigortasını, işverenin payını önümüzdeki yıl itibariyle 3 yıl boyunca yüzde 1’e düşürüyoruz”

    Önemli teşvikleri hayata geçireceklerini dile getiren Bakan Sarıeroğlu, “Çok tehlikeli sınıfta yer alan orta ve büyük ölçekli işletmelerimize de iş sağlığı ve güvenliği açısından önemli teşvikleri hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda 3 yıl boyunca ölümlü ve sürekli iş görmezlikle sonuçlanan iş kazası ve meslek hastalığı yaşanmayan iş yerlerimizde çalışanların işsizlik sigortası işveren payını bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere 3 yıl boyunca yüzde 1 oranına düşürüyoruz. İş sağlığı ve güvenliği etkinliğini arttırmak için sanal gerçeklik merkezini kurarak gelecek dönemde eğitim çalışmalarımızda yenilikçi bir bakış açısını ortaya koyacağız. 6331 sayılı kanunun yayımlanması ile birlikte iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinden faydalanan sözleşme yapan iş yeri düzeyinde yüzde binlere varan bir değişim yaşanmıştır. Kanunun uygulamaya başladığı günden bugüne 111 eğitim kurumu, 2 bin 623 ortak sağlık güvenlik birimi ve toplum sağlığı merkezi, 110 bin 815 iş sağlığı güvenliği uzmanı, 13 bin sağlık personeli, 34 bin 340 işyeri hekimi, 3 bin 87 eğitici ile toplam sertifikalı kişi sayımız 161 bin 577’yi bulmuştur” diye konuştu.

    “İş sağlığı güvenliği kuruluşlarının üst düzey yöneticileri tematik toplantı yapacaklar’’

    Düzenlenen kongrenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda katkı sağlayacağına inanan İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Orhan Koç, “4 gün devam edecek kongre programı süresince G-20 üye ülkeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri ve uluslararası iş sağlığı güvenliği kuruluşlarının üst düzey yöneticileri ile birlikte tematik toplantılar yapılacaktır. Ayrıca yerli ve milli üreticiler ile uluslararası firmaların katıldığı 3. Türk İş Sağlığı Güvenliği Fuarı’ da eş zamanlı olarak devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri, sayın Başbakanımızın ve sayın Bakanımızın destekleri ile düzenlediğimiz 9. Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği Kongremizin iş sağlığı ve güvenliği alanında hedeflerimize katkı sağlayacağına inanıyor ve kongremizin hayırlara vesile olması dileğiyle saygılarımla arz ediyorum” şeklinde konuştu.

  • İşsiz kalanlara verilen işsizlik maaşı arttı

    Ordu’da işsizlik sigortasının uygulamaya başlandığı Mart 2002 tarihinden bugüne kadar kendi isteği dışında işten çıkarılanlara ekonomik sıkıntı yaşamamaları için devlet tarafından verilen ödenek miktarı arttı.

    İŞKUR Ordu İl Müdürlüğünden edinilen bilgiye göre, Ordu il genelinde işsizlik ödeneği alan kişi sayısı her yıl arttı. İŞKUR verilerine göre, 2002 yılında 336 kişi işsizlik ödeneği için başvururken, yıllara göre artış gösteren rakamlar 2008 yılında bin 370 kişiye ulaştı. 2012 yılında 2 bin 782 kişiye ulaşan başvuru sayısı 2013 yılında 4 bin 192, 2014 yılında 5 bin 31 ve 2015 yılında ise 5 bin 889 kişi oldu. 2016 yılında 6 bin 679 kişi işsizlik ödeneği alırken 2017 yılında ise 6 bin 473 kişi olarak gerçekleşti.

    İşsizlik ödeneğine başvuranların sayısı artış gösterirken, yapılan ödemelerde aynı derecede arttı. Buna göre 2013 yılında 7.2 milyon lira işsizlik ödeneği yapılırken 2014 yılında toplam 8.6 milyon lira, 2015 yılında ise yaklaşık 12 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2016 yılında 17 milyon 846 bin lira ödeme yapılırken bu rakam 2017 yılında ise 19 milyon 216 bir liraya çıktı

    İŞKUR Ordu İl Müdürü İsa Kaymak, işsizlik maaşı almak amacıyla başvuranlarının sayısında artış olmasının ana sebebinin kendi isteği dışında işten çıkarılanların haklarını korumak konusunda bilinçlenmesinden kaynaklandığını belirtti. Kaymak, “Eskiden işten çıkarılan insan işsiz kalıyor, aylarca iş bulamıyor, ekonomik sıkıntılarla karşılaşıyordu. Bugün ise işten kendi isteği dışında çıkarılanlar artık İŞKUR’a başvurarak işsizlik ödeneğinden yararlanma konusunda bilinçlendi. Haliyle bu ödenekten yararlanmak isteyenlerin sayısı da artış gösterdi” dedi.