Etiket: İşsiz

  • İşsiz Kalınca Ceviz Fidanı Serası Kurdu

    Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde yaşayan işsiz bir vatandaş, kendi imkanlarıyla kurduğu serada aşılı ceviz fidanı yetiştiriciliğine başladı.

    Dünyaca ünlü Adilcevaz cevizinin sera ortamında aşılanması ve kaliteli ceviz üretilmesi için vatandaşlar devlet desteğiyle ya da kendi imkanlarıyla seralar kurarak Adilcevaz cevizinin daha iyi yerlere gelmesi için çaba sarf ediyor. İlçenin Kaleboynu Mahallesi’nde yaşayan 45 yaşındaki Adnan Nacar, azmi ve çalışma hevesi ile işsizliğine çare bulmak için kendi imkanlarıyla bahçesine sera kurarak ilk etapta iki bin adet ceviz fidanına aşı yaptı. Adnan Nacar, ilçedeki en kaliteli cevizlerden örnekler alarak aşı yaptıklarını ifade ederek, “Yıllardır işsiz olmam dolayısıyla neler yapabilirim diye düşünürken dünyaca ünlü kaliteye sahip olan Adilcevaz ceviz fidanlarını aşılama yöntemiyle serada üretimini yapmaya karar verdim. Kendi imkanlarımla bahçemde kurduğum serada bu konularda bilgi ve tecrübesi olan arkadaşlarımdan da yardım ve destek alarak bu işe koyuldum. İlçemizin en kaliteli ceviz ağaçlarından aldığımız örneklerle ilk etapta iki bin adet fidana aşılama yaptık. Allah nasip ederse devletimizin de desteğini alarak bu sayıyı daha da arttırmayı düşünüyoruz. Bizim buradaki amacımız hem işsizliğimize çare bulmak hem de ilçemizin dünyaca kaliteli cevizini daha iyi yerlere getirmektir. Başlamış olduğum bu çalışmalar sonucunda hedefime ulaşmak istiyorum. Aslında her insan işsiz değildir. Yeter ki azim ve çalışma hevesi olduktan sonra insan her türlü zorlukların üstesinden gelebiliyor. İnşallah hedefim başarmaktır ve bunu başaracağıma inanıyorum” dedi.

  • Rusya Krizi Antalya’da 9 Bin Kişiyi İşsiz Bıraktı

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, Rusya krizinin Antalya’da 9 bin kişiyi işsiz bıraktığını söyledi.

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 134. kuruluş yıldönümü kapsamında bir dizi etkinlik düzenledi. ATSO Meclis Salonu’nda düzenlenen etkinliğe CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, ATSO Başkanı Davut Çetin, ATSO eski başkanları, meclis üyeleri ve davetliler katıldı.

    Etkilikte konulan ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya ekonomisinin 2015 yılında irtifa kaybettiğini ileri sürdü. Bakanlar Kurulu’nun Antalya’yı özel ele alması gerektiğini belirten Çetin, “Antalya’da turizmden ve tarımdan etkilenen sektörleri de kapsayan bir finansman desteğinin gerekli olduğunu ifade ettim. Vergi, sigorta, kredi borçlarının diğer ülkelerin yaptığı gibi ertelenmesini talep ettik” diye konuştu.

    “ARALIK’TAN OCAK AYINA KAYITLI ÇALIŞAN SAYIMIZ 9 BİN AZALDI”

    Antalya’da turizm sektöründe uçak desteği ve kira ertelemesi gibi desteklerin 150 milyon dolar civarında olduğunu ifade eden Çetin, “Oysa 30 milyar dolar döviz geliri sağlayan bir sektörden söz ediyoruz. Tarım sektörümüz hem ihracat hem de ürün geliri olarak kayıp yaşamaktadır. Antalya’nın ve Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatı yüzde 20 oranlarında düşmüştür. Domates, narenciye, elma, nar gibi ürünlerde bu yıl yine üretici kaybetti. Turizmde ise 2007’ye dönme riski ile karşı karşıyayız. Aralık’tan Ocak ayına kayıtlı çalışan sayımız 9 bin azaldı. Dolayısıyla bugün tekrar Antalya olarak daha fazla destek beklediğimizi ifade etmek istiyorum” ifadelerini kaydetti.

    “KRİZİ AŞACAĞIZ”

    Antalya’nın geçmişte de bir çok kriz dönemi atlattığını aktaran Çetin, “Bu krizi de aşacağımıza inancımı her vesileyle dile getiriyorum. Antalya olarak değerlerimize sahip çıkarak, geçmiş tecrübelerden ders çıkararak, el birliğiyle yeni yollar açacağız. Bugüne kadar Antalya’da hayata geçirilen birçok proje, örneğin EXPO’nun alınması, birlik ve beraberlikle gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, birliktelik, işbirliği, ben kültüründen biz kültürüne geçmek en önemli meselemizdir” dedi.

  • Eşi Evi Terk Eden İşsiz Şahıs İki Çocuğuyla Birlikte Çatıya Çıktı

    Sivas’ta işsiz şahıs, eşinin evi terk etmesi üzerine 2 çocuğuyla birlikte çatıya çıkıp intihara kalkıştı.

    Olay, saat 15.30 sıralarında Uluanak Mahallesi Osmanpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Eşi Emine D.’nin 12 gün önce evi terk ettiğini söyleyen Harun D. (45), 4 çocuğundan 2’sini alarak cadde üzerindeki 5 katlı apartmanın çatısına çıktı. Eşinin eve dönmesini isteyen Harun D., 7 yaşındaki oğlu H.D. ve 8 yaşındaki kızı M.D. ile bir süre çatıda bekledi. Olay yerine gelen polis ekipleri, Harun D.’yi ikna etmeye çalıştı. Havanın rüzgarlı olması nedeniyle çocuklar çatıda üşürken, baba Harun D. çocuklarını battaniye ile soğuktan korumaya çalıştı. Daha sonra olay yerine gelen itfaiye ekipleri hava yastığı açtı. Polisi çocuklarını aşağı atmakla tehdit eden Harun D., yaklaşık 2 saat süren ikna çabaları sonrası çatıdan indirildi. Olay yerinin Kent Meydanı’na yakın olması nedeniyle yaklaşık bin kişi meraklı gözlerle olanları izledi. Harun D. ve çocukları, çatıdan indikten sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere polis aracı ile Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü.

  • Bu Bölümden Mezun Olanlar İşsiz Kalmıyor

    Hatay’da İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Denizcilik Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi Bölümü öğrencileri, aldıkları eğitim sayesinde iş kaygısı yaşamadan meslek hayatına atılıyor. Sektörün ihtiyaçları göz önüne alınarak hazırlanan eğitim müfredatında ’1. Sınıf Sanayi Dalgıçlığı Eğitimi’ veriliyor.

    Dalış zenginliği açısından önemli bir yere sahip olan İskenderun kıyıları sadece dalış tutkunları için değil, sualtı teknolojisi alanında eğitim gören üniversite öğrencileri için de önemli fırsatlar sunuyor. İSTE’ye bağlı Denizcilik Meslek Yüksekokulu, Sualtı Teknolojisi programı öğrencileri 1250 saat teorik ve 50 saatlik dalış eğitiminin ardından önemli projelerde görev almak üzere iş hayatına atılıyorlar.

    İskenderun Teknik Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Yavuz Mazlum, Sualtı Teknolojisi programından mezun olan öğrencilerin iş kaygısı taşımadığını, daha mezun olmadan iş bulabildiklerine dikkat çekti.

    Programla ilgili bilgiler veren Doç. Dr. Mazlum, iş potansiyeli yüksek olan ve gelecek vaat eden bölümle ilgili şunları söyledi:

    “Denizcilik Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi programı öğrencilerimiz 1250 saatlik teorik ve 50 saatlik dalış uygulamaları ile 1’inci Sınıf Sanayi Dalgıçlığı Eğitimi almaktadırlar. Eğitimin ilk yılında mesleki anlamda temel bilgileri alan öğrenciler, ağırlıklı olarak üzerlerinde taşıdıkları sualtı soluma aygıtı ile SCUBA dalışları (Self Contained Underwater Breathing Apparatus) gerçekleştirmektedirler. Eğitimin ikinci yılında ise profesyonel sualtı adamlığına aday olan öğrenciler satıhtan ikmalli dalışlar yapmaktadır. Dalış eğitim çalışmaları, alanlarında tecrübeli uzman öğretim elemanlarımız eşliğinde yürütülmektedir.”

    İSTE Denizcilik Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi programı öğrencilerinin çeşitli iş sahalarında çalışma fırsatına sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mazlum, “Öğrencilerimiz sektördeki gelişmelere bağlı olarak özellikle sualtı inşaatları, sudaki gemilerin karaya çekilmeden onarımı, sualtı arama-kurtarma çalışmalarında görev almaktadır. Ayrıca öğrencilerimiz, sualtı boru ve iletişim hatlarının döşenmesi, sualtı boru hatlarının bakım-onarım işleri, sualtı kaynağı, hidrolik aletlerin kullanımı, kesme kaynağının yapılması, pnömatik aletlerin kullanımı, basınç odası operasyonları, dalış projeleri geliştirme ve dalış organizasyonlarını yapabilecek niteliklerle donatılmaktadır” şeklinde konuştu.

  • Teknoloji Sanatkarları İşsiz Bıraktı

    Mardin’de yarım asırdır takunya üreten Şeyhmus Sara, kaybolmaya yüz tutan mesleğini yaşatmak için mücadele verse de takunyaların artık sadece süs eşyası olarak kullanıldığını söyledi.

    Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte eski meslekler; bakırcılık, kalaycılık, semercilik, nalbantlık gibi takunyacılık da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bir zamanlar tarihi evlerin banyolarında, hamamlarda, cami ve mescitlerde kullanılan takunyalar artık süs eşyası oldu. Kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok mesleğin devam ettirilmeye çalışıldığı Mardin’de takunyacılık yapan 75 yaşındaki Şeyhmus Sara, babasından öğrenip 60 yıldır sürdürdüğü mesleğini yeni nesillere öğretmek istiyor. Mardin’de bir zamanlar gelinlerin çeyiz sandığını süsleyen takunyaların şimdilerde süs olduğunu belirten Sara, mesleğin bittiğini dile getirdi. Takunyacılığın en son temsilcilerinden biri olan 75 yaşındaki Şehmus Sara, 60 yıldır bu işle uğraşıyor. Diğer bir çok el sanatı gibi bu işinde teknolojiye yenik düştüğünü anlatan Sara, “50 yıl önce Mardin’de yaklaşık 100’e yakın takunya ustası vardı. Şimdi Mardin’de çarşıyı ararsanız, ancak bir veya iki dükkanı bulursunuz. Bu meslek sayesinde 5 çocuğumu büyüttüm. Eskiden iyi para kazanıyorduk. Suriye, Irak ve Arap ülkelerinden çok talep geliyordu. Haftada bin çift takunya üretip satıyorduk. Geçimimizi bu şekilde yapıyorduk. Ama şimdi haftada 5 çift takunya üretip satıyoruz. Ben bu işten değil yaşlılık maaşı ile geçiniyorum. Teknoloji yüzünden yüzlerce sanatkar işsiz kaldı. Eski sanatlarda bir bir yok olmaya başladı” dedi.

    TAKUNYA GİYMEK İNSAN VÜCUDUNA YARARLI”

    Takunyanın Güneydoğu’da başta Mardin, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Siirt illerinde hala kullanıldığını anlatan Şeyhmus Usta, “Sağlık açısından yararlı olduğunu biliniyor. Takunya giyenlerin vücudunda oluşan olumsuz elektriği dışarı atıyor. Hatta takunyalar mantar ve bakteri oluşumunu engelliyor. Eskiden her evde, her genç kızın çeyiz sandığında mutlaka özenle işlenmiş takunya bulunurdu. Günümüzde ise maalesef artık süs eşyası olarak vitrinlerde sergileniyor” diye konuştu.

    Şeyhmus usta, eskiden takunyanın nakışları hafif olanları evlenme çağındaki kızlara, ağır işlemeli olanları nişanlı kızlara, işlemeleri çok ağır olanlar ise yeni gelinlere layık görüldüğünü söyledi.

    “GELİNLER İÇİN GÜMÜŞ İŞLEMELİ TAKUNYA YAPILIRDI”

    Eskiden gelinler için gümüş işlemeli takunya yaptıklarını dile getiren Şeyhmus usta, “Her gelin muhakkak bir takunya alırdı. Şimdi kimse buna değer vermiyor. Söğüt ve ceviz ağaçlarından yapılan takunyalar eskiden el ile işlenir, öyle yapardık. Şimdi ise makinayla yapıyoruz. İşçilik azaldı meslek de yok olma aşamasına geldi” şeklinde konuştu.

    “PLASTİK TERLİK MESLEĞİ BİTİRDİ”

    Plastik terliklerin mesleklerini bitirdiğini belirten Şehmus usta, “Eskiden dedelerimiz, babalarımız, yani atalarımız takunya alır camilere bağışlardı ve böylece bir hayra vesile olurlardı. Bu gelenek günümüze kadar ulaştı ancak camilerde takunya terliklerin yerini plastik terlikler alınca hem mesleğimiz bitti hem de bu gelenek tarihe karıştı” dedi.

    Devletten destek beklediğini dile getiren Şeyhmus usta, “Mesleğin bitmemesi için devletin bize yardım etmesi lazım. Eğer destek alamazsam; gelecek sene bu mesleği bırakmak zorunda kalacağım. Ne yazık ki meslekte yok olup gidecek” diye konuştu.