Etiket: İşsiz

  • Resmi kayıtlara göre Kütahya’da 14 bin 958 kişi işsiz

    Kütahya İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2016 Yılı 3. Olağan Toplantısı, Vali Ahmet Hamdi Nayir başkanlığında gerçekleştirildi.

    Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Vali Ahmet Hamdi Nayir, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu ile ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Nayir, “İlk 6 ayı değerlendirdiğimiz bir toplantı olacak. İllerimiz için istihdam en önemli konulardan biri. Bu kurullarda alınan kararlarla ilimizdeki mesleki eğitimi de yönlendirmemiz mümkün. Sanayicimizin iş talebinin olduğu alanlarda eğitimi yoğunlaştırabiliriz. Dolayısıyla bu kurullar hem iş arayan hem de işçi arayanlar için bir fırsat kapısı olmalı” dedi.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir’in konuşmasının ardından Kütahya Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Eren Türkmen, 6 aylık süreci değerlendirdi, 2023 vizyon hedeflerini ve gerçekleşme oranlarını katılımcılarla paylaştı.

    Temel istihdam bilgileri hakkında bilgiler veren Çalışma ve İş Kurumu Eren Türkmen, 2008 yılında yüzde 42,7 ile Türkiye ortalamasının altında olan iş gücüne katılma oranının 2013 yılı itibariyle yüzde 52,5’e ulaştığını ve Türkiye ortalamasını geçtiğini kaydetti.

    2008 yılında yüzde 39,9 ile yine Türkiye ortalamasının altında olan istihdam oranının 2013 yılında yüzde 49,3 ile Türkiye ortalamasını geride bıraktığı açıklandı.

    Öte yandan Kütahya’daki işsizlik oranı 2008 yılından bu yana azalış gösterdi. 2008 yılında yüzde 6,5 olan işsizlik oranı 2013 yılı itibariyle yüzde 6’ya düştü. Türkiye ortalamasının ise yüzde 9,7 olduğu bildirildi.

    Kütahya Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Eren Türkmen, 2016 yılı Ocak ayı itibariyle kuruma kayıtlı işgücü sayısının 40 bin 629, kayıtlı işsiz sayısının 14 bin 958, başvuru sayısının ise 10 bin 35 olduğunu söyledi. İşgücüne katılım profilinin şekillendiğini, kadın işgücünün de artış gösterdiğini belirten Türkmen işsizlik ödeneği alan kişi sayısının da bin 735 olduğunu ifade etti.

    Toplantı 6 gündem maddesinin görüşülmesi ile sona erdi. (EFE)

  • Eylem yapınca işsiz kalan otomotiv işçilerinin isyanı:

    Bursa’da geçtiğimiz yıl otomobil fabrikalarında ek zam için yapılan eylemlerin ardından işten atılan 12 işçinin ilk işe iade davası görülüyor. 80 arkadaşlarının işsiz kaldığını belirten işçiler, “Bu mücadelede sahipsiz kaldık. Birleşik Metal İş Sendikası, Metal İşçileri Birliği nerede? Gözleri aydın, işten atıldık. Şimdi bize sahip çıkan yok” dediler.

    Asgari ücret zammının ardından ek zam talebiyle eylemlerin yapıldığı otomotiv fabrikalarında işten atılan 80’in üzerindeki işçiden 12’sinin açtıkları işe iade davası görülmeye başlandı. Bursa Bölge İdare Mahkemesi önünde basın açıklaması yapan işsiz metal işçisi Ali Kemal, “Bizler otomotiv fabrikası işçileri olarak 5 Mayıs 2015 tarihinde ücretlerimize tepki amaçlı Türk Metal’den istifa ederek mücadelemizi sürdürdük. Ama Birleşik Metal-İş Sendikası ile girdiğimiz bu mücadelede işten tazminatsız atılan 80’in üzerindeki arkadaşımız ile birlikte sahipsiz kaldık. “Bir kişinin dahi burnu kanasa, fabrikayı yakarım” diyen Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Sekreteri Özkan Atar ve “ücretlerde iyileştirme yapacağız” diyen Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu şu anda nerede? Bizler işten atıldıktan sonra fabrikada yaprak kıpırdamıyor. Amaçları bizleri işten attırmak mıydı? Gözleri aydın, bizler işten atıldık. İşten attırıldık” diye konuştu.

    İşten atıldıktan bugüne kadar hiçbir yardım görmediklerini belirten Ali Kemal, “Emekmiş işçiymiş kimsenin umurunda değil. Onların tek derdi, kendi koltuklarını sağlamlaştırmak. Artık atılanlar değil, çalışanlar da mağdur” dedi.

  • Palandöken: “İşsiz Esnaf İçin Acilen İşsizlik Fonu Oluşturulmalı”

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarının esnaf ve sanatkarları etkilediğini belirterek, işsiz esnaf için işsizlik fonu oluşturulması gerektiğini söyledi.

    Doğu ve Güneydoğu ile büyük şehirlerde işyeri bulunan, esnaf ve sanatkârlık yaparak evine ekmek götürmeye çalışan esnaf ve sanatkârların yaşanan terör olaylarından olumsuz etkilendiğini belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, “Günlerce işyerlerini açamaz, işini kaybetmiş bulunan binlerce esnaf ve sanatkâr var. En önemlisi yaşanan ekonomik krizlerden etkilenerek iş yerini kapatmak zorunda kalan esnaf ve sanatkârlara mutlaka işsizlik maaşı bağlanmalı. Bunun içinde acilen Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı BAĞ-KUR üyesi esnaf ve sanatkârlar için mutlaka işsizlik fonu oluşturulmalı. 1 Ocak 30 Nisan 2016 tarihi arasında ülke genelinde 36 bin 593 kişi iş yerini kapatmış. Bu insanlara mutlaka işsizlik maaşı verilmeli ve sağlık hizmetlerinden faydalandırılmalıdır” dedi.

    ’HAKLAR EŞİT OLMALI’

    Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüm kesimlerini bir şemsiye altında toplayarak eşitlik sağlamak için kurulduğuna dikkat çeken Bendevi Palandöken, “ Nasıl ki sigortalı olarak çalışan işçiler işten ayıldıktan sonra belli bir gün sağlık hizmetlerinden faydalanıp işsizlik maaşı alıyorlarsa işyerini kapatan esnaf ve sanatkarlarda hem sağlık, hizmetlerinden faydalanmalı, hem de işsizlik maaşı almalıdır. Çünkü aksi durum anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu sosyal devletin bir gereğidir” diye konuştu.

  • Adı ‘canlı bomba’ listesinde bulunan gencin hayatı karardı

    Batman’da yaşayan Rıdvan Kaymış’ın hayatı, adının “canlı bomba” listesinde bulunması gerekçesiyle karardı.

    İşten çıkarılan ve evleneceği kızın ailesi tarafından reddedilen Kaymış, korkudan karakolun önünden geçemediğini söyledi. Kaymış, üzerinde bomba olduğunun düşünülmemesi için mont bile giymediğini vurguladı.
    Batman’da ikamet eden 26 yaşındaki Rıdvan Kaymış’ın hayatı, yaklaşık iki ay önce Fatih mahallesinde polis tarafından evine operasyon düzenlenmesiyle altüst oldu. Operasyonda, adı “canlı bomba” listesinde geçtiği gerekçesiyle gözaltına alınan Kaymış, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak Kaymış’ın hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. Kaymış, önce işten atıldı, sonra evlilik hazırlığı yaptığı sevgilisinin ailesi tarafından reddedildi. Kendine yeni bir hayat kurmak için Bodrum’un yolunu tutan ve buradaki bir otelde işe başlayan Kaymış, otele de operasyon düzenlenip gözaltına alınmasıyla yeniden işsiz kaldı.

    “HİÇBİR İŞE GİREMİYORUM”
    Kaymış, filmlere konu olacak hikayesini İhlas Haber Ajansı (İHA)’ya anlattı. Evine düzenlenen operasyondan sonra perişan olduğunu belirten Kaymış, şunları söyledi:
    “Daha önce çalışıyordum gelirim vardı, şimdi işimden de oldum. Hiçbir gelirim yok, hiçbir işe giremiyorum. Batman’da işten kovuldum. Bodrum’a çalışmaya gittim bir otelde işe başladım sigortalı olarak. Bir iki gün geçmeden polis otele çok sayıda zırhlı araçla gelip beni aldı. Karakolda iki gün nezarette yattım. Orada yaşadıklarım benim psikolojimi bozdu. İfademi aldıktan sonra beni bıraktılar. Memleketime gelmek istedim. Konya-Beyşehir’de yol aramasında jandarma gözaltına aldı. Yedi saat boyunca jandarma beni yolda tuttu. Batman’a geldiğimde tekrar işime bakmak için mücadele ettim. Kimse beni işe almak istemiyor. Çünkü sigortalı işe girdiğim an sistemde arandığım çıkıyor.”

    “POLİS VE ASKER GÖRDÜĞÜMDE KENDİMDEN ŞÜPHELENİYORUM”
    Yaşadıklarından sonra polis ve asker gördüğünde kendisinden şüphelendiğini ve korktuğunu anlatan Kaymış, “Batman’da bir polis gördüğüm zaman şüpheye düşüyorum. Korkudan kabarık görünmeyeyim diye kışın mont bile giyemiyorum. Şimdi tişört giyebiliyorum yağmur yağdığı zaman üzerime yağmurluk dahi giyemiyorum. Tişörtle dolaşıyorum. Karakol yakınından geçemiyorum. Resimlerimden dolayı beni tanıyan polis varsa beni vurur diye korkuyorum. Psikolojim bozuldu ben bombacı değilim” diye konuştu.

    “AİLE İÇİNDE BİLE BASKI GÖRÜYORUM”
    Yapılan yanlışın düzeltilmesini isteyen Kaymış, normal hayatına yeniden başlamak istediğini söyledi. Artık temize çıkmak isteyen Kaymış, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiçbir partiye taraf siyasi görüşümüz bulunmamaktadır. Geçmişimiz çok temizdir. Aile içerisinde dahi çok psikolojik baskı görüyorum. Ailem bana çok baskı yapıyor, ‘çıkma dışarı’ diye. Beni telefonla bile arayamıyorlar. Hastaneye gittim tedavi olmak için. Psikiyatride tedavi görüyorum. Amcalarım akrabalarım bana başka gözle bakıyor. Fotoğrafım tüm karakol ve jandarmada bulunuyor. Beni bu durumdan çıkartın, artık temize çıkmak istiyorum.”

    SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
    Talihsiz gencin avukatı Bilal Ayaz ise, şunları kaydetti: “Müvekkilim geldiğinde niçin canlı bomba olarak arandığını bilmiyordu. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince kişinin suçu sabit olana kadar masumiyet karinesinden faydalanması gerekirken, müvekkilim burada suçlu gibi ve canlı bomba gibi her tarafta aranır hale gelmiştir. Biz hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu mağduriyetin önüne geçmek için elimizden geleni yapacağız. Suç duyurusunda bulunduk. Tek dileğimiz tekrar müvekkilimin normal hayata dönmesidir. Emniyet yetkilileri de nereden geldiği belli olmayan bu istihbaratın peşine düşmeyi bırakır ve asıl işiyle uğraşır. Gerçekten müvekkilimin çevresindeki bu mağduriyeti ailesinin de bulunduğu bu sıkıntılarına son vermeye yardımcı olunur.”

  • Bakan Soylu’dan 1 milyon kişiye iş müjdesi!

    Türkiye’nin üretmesini, zenginleşmesini, demokrasisinin yükselmesini engellemeye çalışanların bulunduğunu belirten Bakan Soylu, 2016 yılında İş-Kur kanalıyla 1 milyon kişinin iş ve istihdamla buluşacağın ifade etti.Amaçlarının yapılan hizmetlerle ülkeyi en iyi seviyeye getirmek olduğuna işaret eden Soylu, “14 yıldır Türkiye’de hizmet ve iş üretiliyor. 14 yıldır Türkiye’yi geriletmeye çalışanlara karşı Türkiye’nin büyümesinin, zenginleşmesinin, özgürleşmesinin önüne set koymaya çalışanlara karşı bu millet demokrasiyle, milli iradeyle, kararlılığıyla ve yarına olan inancıyla birlikte adımlarını geleceğe atmaktadır. Türkiye’nin bölgesinde, dünyada güçlü olmasını, kendi ülkesini, kendi insanını güçlü bir hale getirmeye çalışması birilerini ürkütüyor, korkutuyor. Türkiye’nin demokrasisini etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar. İlk önce Türkiye’nin ekonomik gücünü, ekonomik kalkınmasını, bağımsızlığını engellemeye çalışıyorlar. Türkiye’nin üretmesini, zenginleşmesini, demokrasisini yükselmesini engellemeye çalışıyorlar. 14 yıldır Türkiye’de yapılan havalimanları sayısının 55’e ulaşması, bölünmüş yolların, Marmarayların, 300’ün üzerindeki barajlar, dünyanın dördüncü büyük köprüsünün yapılması önemli yatırımlar. Bunların hepsini bir kenara bırakalım. Bir taraftan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, bir taraftan Antalya’da 19 kilometrelik bir tramvayın 5,5 ayda Antalya’ya kazandırılması gibi bir tabloyla karşı karşıyayız. Ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye’nin süratini, hızını ve istikametini engelleyemeyecekler. Biz nereye gittiğimizi, hangi şekilde adım attığımızı biliyoruz. Heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmiş değiliz. Son 2 yılda 4 seçim geçirdik. Ne ekonomimizde en ufak bir sallantı meydana geldi ne istikametimizden en ufak bir sapma meydana geldi. Bugün bütçemiz fazla veriyor Allah’a şükür. Hedeflerimiz büyüktür” dedi.

    Bakanlığının çalışmaları hakkında da bilgi veren Soylu, “2016 yılı içerisinde İş-Kur 1 milyon kişiyi iş ve istihdamla buluşturacak. Yaklaşık 300 bin civarında iş başı eğitimi ile de insanları buluşturacağız. Biz bir taraftan bunları yapıp bu gayreti milletimizle ortaya koyarken, bir taraftan 7 Haziran seçimlerinde, bir taraftan 1 Kasım seçimlerinden tam anlamıyla demokrasinin tecelli etmesiyle çıkarken ülkemizin önünü kesmeye çalışıyorlar. İnsanımızın yarına umutla bakmasını engellemeye çalışıyorlar. Bir malzeme çıkaralım, bir engel koyalım, bir hendek koyalım, bir çukur açalım ki Türkiye ikinci sıçramasını gerçekleştirilmesin diye tuzakları, kumpasları, bir takım olayları ortaya koymaya çalışıyorlar” diye konuştu.