Etiket: İsminden

  • Turizm ve otelciliğin deneyimli isminden butik otel adımı

    Turizm ve otelcilik sektörünün deneyimli isimlerinden Aydın Balcı, İzmir’in Çeşme ilçesindeki Alaçatı’nın merkezinde yer alan bir butik otelin yeni işletmecisi olurken, butik otel, yapılan düzenlemelerle 2019 yılında da gözde tatil merkezlerinden biri olmaya aday hale geldi.

    Uzun yıllar; Abant, Kuşadası ve son olarak da Alanya’daki tesislerde üst düzey yöneticilik yapan Aydın Balcı, Alaçatı’nın merkezinde yer alan Motto Wind Butik Otel’ın yeni işletmecisi olarak yeni bir adım attı. Amaçlarının çağdaş ve modern dizaynlı odaları ve müşteri odaklı hizmet felsefesiyle konuklara her zaman daha iyisini sunmak olduğunu ifade eden Balcı, dünyanın en eski ve en güzel şehirlerinden biri olan İzmir’in incisi Çeşme Alaçatı’da bulunan butik otelin yeni yılda da tatilcilerin uğrak yeri olmaya devam edeceğini belirtti.

    Taksim Otelcilik A.Ş. bünyesindeki tesislerin tecrübesini yeni işletmede de sağladıklarını ifade eden Aydın Balcı, “Alaçatı çarşısının en güzel noktasında merkezi bir konuma sahip olan otelimiz, tarihi Alaçatı güzelliklerine ve alışverişe yürüme mesafesinde. Butik otelimizden çıktığınız anda tarihi güzelliklerin keyfine varabilir, alışverişin tadını çıkarabilirsiniz. Konforlu odaların yanı sıra; eşsiz lezzetlerden oluşan özel mutfağımızla sizlere benzersiz bir tatil keyfi yaşatacağız” diye konuştu.

    2019 yılını but otelde karşılayacak konuklar için özel paketler hazırladıklarını belirten Aydın Balcı, ayrıntılı bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak isteyenlerin 0 232 716 79 46 ve 0 542 321 07 09 numaralı telefonları arayabileceklerini de sözlerine ekledi.

  • Köylerinin isminden utanç duyuyorlar

    Sivas’ın İmranlı ilçesi Kuzköy sakinleri, utanç duydukları köylerinin isminin değiştirilmesini bekliyor.

    Sivas’ın kuzeyinde yer aldığı için geçmişte Kuzköy adı verilen köy sakinleri, bölgede Kürtçe de konuşulması ve Kuz kelimesinin Kürtçede, kadının cinsel organı anlamına geldiği için köy isimlerinin değiştirilmesini bekliyor. Köy sakinleri utanç duydukları köy isminin değiştirilmesi için 2016 yılında bir referandum yaptı. Referandumdan ismin değiştirilmesi yönünde karar çıkınca gerekli başvurulan yapıldı. Aynı yıl Sivas İl Genel Meclisi isim değişikliğini onaylayarak konusu İçişleri Bakanlığına havale etti. Köy sakinleri 2 yıldır köylerinin isminin değiştirilmesini bekliyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Köy Muhtarı İbrahim Elitok, köylerinin isminin alay konusu olduğunu ve köy sakinlerinin isimden rahatsız olduğunu belirtip, “Köyümüz yaklaşık 250 yıl önce kurulan bir köy. Köyümüz coğrafi olarak Sivas’ın Kuzeyinde kaldığı için Kuzey Köy yerine ismi Kuzköy olarak verilmiş. Bölgemizde Kürtçe lehçesi de kullanılıyor. Kuz kelimesinin Kürtçe karşılığı karının uzvi organı anlamında. Köyümüzün ismi bu nedenle alay konusu olabiliyor. Köy sakinleri köyümüzün ismi dolayısı ile mağduriyetler yaşadı. Yıllardır köyün isminin değiştirilmesi yönünde talepler alıyorduk. Bizde köyde yaşayan seçmenlerimiz ile bir referandum yaptık. İsmin değiştirilmesine karar verdik. İsim konusunda ise yine Kürtçe de Kuzey anlamında gelen ‘Zımak’ isminde karar verdik. Zaten köyümüz Zımak olarak bilinir. İsim konusunda karar verdikten sonra Kaymakamlığa tanıştık. Hukuki bir engel bulunmadığı öğrenince başvurumuzu yaptık. İl Genel Meclisinden onay çıkarttık. İçişleri Bakanlığına sunuldu. Şimdi İçişleri Bakanlığından verilecek kararı bekliyoruz” dedi.

  • Kamu Başdenetçisi Malkoç: “Sezer, isminden dolayı Seyfullah Hacımütfüoğlu’nu vali yapmadı”

    Bir dizi ziyaret için Diyarbakır’a gelen Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Dicle Üniversitesi’nde Geçmişten Geleceğe Türkiye konulu konferans verdi. Malkoç, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, valiler kararnamesinde bulunan Seyfullah Hacımüftüoğlu’nu isminden dolayı veto ettiğini söyledi.

    Sabah saatlerinde Diyarbakır’a gelen Malkoç, çeşitli ziyaretlerin ardından konferansın verileceği Dicle Üniversitesi kongre merkezine geldi. Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Cumali Atilla, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Diyarbakır Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül ve çok sayıda vatandaşın katıldığı konferansta konuşan Malkoç, Diyarbakır’ın sıradan bir şehir olmadığını, kadim bir medeniyetler şehri olduğunu söyledi. Malkoç, “Her ne kadar son yıllarda bazı terör örgütlerinin adı ile anılıyorsa da medeniyet şehirleri için bunlar gelip geçicidir arkadaşlar. Yakın tarihimiz felaket çok kötü. Hukuksuzluklar olmuş, yanlışlıklar adaletsizlikler olmuş, devletin milletin kavgası olmuş. Bir grubumuz sağcı, bir gurubumuz solcu bir birini öldürmüşler, sabahleyin sağcıyı vuran aynı silah öğleden sonra solcuyu vurmuş. Sağcı ve solcu gençlikler vatanı kurtarıyoruz zannetmişler. O bitmiş ermeni saldırıları başlamış, o bitmiş laik dindar çatışması başlamış. O tamamlanmış, başlamış Türk- Kürt kavgası başlamış” dedi.

    Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ve dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında geçen bir diyaloğu da paylaşan Malkoç, şunları söyledi:

    “Abdulkadir Aksu’yu tanıyorsunuz, Diyarbakır eski milletvekili, eski İçişleri Bakanı çok iyi biri, valilik yapacak birini valiler kararnamesinde yazıyor, Cumhurbaşkanına gönderiyor, üzeri çiziliyor. Aradan bir yıl geçiyor, ikinci valiler kararnamesinde bir kez daha yazıyor tekrar üzeri çiziliyor. Başka bir vesile ile Cumhurbaşkanının yanına gittiğinde efendim diyor, filan arkadaşı vali olarak yazıp size gönderdim, ikisinde de geri çevirdiniz bilmediğim bir kusuru hatası eksikliği noksanlığı ahlaki zafiyeti mi vardı. Cumhurbaşkanı hangisi diyor, ismini söylüyor, cumhurbaşkanı da ‘Kardeşim bir daha bunu vali adayı olarak bana gönderme’ diyor. Aksu da efendim neden göndermeyim diyor, Cumhurbaşkanı görmüyor musun bunun adı ve soyadı vali olmaya müsait değil. Liyakat, ehliyet değil adı ön plana çıkıyor. Bahsettiğim cumhurbaşkanı Ahmet Necdet sezer dönemi, karıştırılmasın. Arkadaşımızın adı ve soyadı da şu, Seyfullah Hacımüftüoğlu, bundan dolayı müsait değil. Bunları yaşadık. Daha sonra tabi o arkadaşımız vali oldu, müsteşar oldu. Şimdi Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’ni yürütüyor ama, bunları yaşadı bu memleket.”

    Konferansta Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy ve Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül de birer konuşma yaptı.

  • Pop müziğin ünlü isminden Şehitler Tepesi’nde teröre sessiz protesto

    Son dönemde yıldızı parlayan pop müziğin ünlü ismi Emre Kaya, taraftarla birlikte Şehitler Tepesi’ne çıkarak terörü sessizce protesto etti.

    Akşam saatlerinde bir araya gelen tüm takımlardan yüzlerce taraftar, Beşiktaş’ta terör saldırısının yaşandığı alana geldi. Taraftarlar arasında yer alarak Şehitler Tepesi’ne gelen pop müziğin ünlü ismi Emre Kaya, terörü sessizce protesto etti. Elindeki Türk bayrağı ve “Dünyanın en güzel şehrini mübarek gecede kana buladınız. Kininize, nefretinize lanet olsun. Türkiye’yi bölemezsiniz, böldürtmeyeceğiz” yazılı döviz taşıyan Kaya, terörü sessizce protesto etti. Basın mensuplarının sorularını sessiz protestosu kapsamında yanıtsız bırakan Kaya, bir süre sonra olay yerinden ayrıldı.

  • Rize Eski Milletvekili Yılmaz, “Sabiha Gökçen isminden utanıyorum”

    Fettullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından yapılan darbe girişiminin ardından düzenlenen Demokrasi nöbetlerinin 13’üncü gününde Ağrı’ya gelen Rize eski milletvekili Şevki Yılmaz, Sabiha Gökçen isminden utandığını ifade etti.

    FETÖ tarafından yapılan darbe girişiminin ardından düzenlenen demokrasi nöbetleri 13’üncü gününde devam etti. İl Merkezinden başlayan meşalelerle yürüyüş yapan vatandaşlar, Ağrı Valiliği önünde toplandı. Valilik önünün de kurulan platformda Sivil Toplum Kuruluşları vatandaşlara hitap etti. STK konuşmalarının ardından konuşan Rize eski Milletvekili Şevki Yılmaz, “ Türkiye ile neden dünya uğraşıyor, Anadolu’yu niçin dünya işgal etmek istiyor. Çünkü Anadolu bin yıl dünyanın barış köprüsünün kilit taşıydı. Hilafet demek kilit taşı demektir. İşte o taşı yerinden söktüler. Kilit taşı yok, köprü yıkıldı. Canavarlar dünyayı paylaşıyor. 1453 yılına gelinceye kadar Anadolu’da bu barış köprüsü korundu. Selçuklular, Eyyubiler, barış köprüsünün hamallarıydı bunlar. Selahattin Eyyubi’de hamal, Sultan Alparslan’da hamal. Sonra Selçuklular bu hamallığı üslendiler Konya merkezli ama orada bir köpek çıktı, Amerika’daki köpek gibi Sadettin Köpek, Alaattin’i Keykubat’ı bizzat öldürerek, sarayında başbakan olmasına rağmen suikast yaparak koskoca Selçuklu devletini yıktı. Köprü yıkıldı ama Allah bu ülkeyi sahipsiz bırakmıyor. Hem vallah hem billah hem tallah bütün dünya birleşse haçlılarla içteki satılmış ve aldatılmışlarla bütün dünya Siyonisiyle birleşse Türkiye’yi kimse yenemez Türkiye’yi kimse geçemez” dedi.

    En büyük darbenin dine yapıldığını ifade eden Yılmaz, “En büyük darbe bu ülkede dinimize yapıldı. Dinimizin ilkeleri devrildi, harfleri devrildi. Cuması Pazar’a çevrildi. Alimleri darağaçlarına götürüldü. İşte Sabiha gökçen utanıyorum o ismi oraya vermeye Dersim’i Tunceli’deki alevi kardeşlerimizi yerle bir etti bombayla. Ankara’da bir başka kadın pilot aynı ihaneti yaptı, halkımızın üzerine bomba yağdırdı. İkisini de lanetle anıyorum. İşte Allah bu kadar devrime rağmen bizi korumadı mı neden korudu” dedi.

    Peygamberi metotta silahlı eylem olmadığını ifade eden Yılmaz, “Kim bu devlete başkaldırı yaparsa devlet buna müsaade etmez. Aklımızı başımıza alalım. Peygamberi metotta silahlı eylem yoktur. Allah, tarikatlara, cemaatlere silah izni vermiyor. Kıtal ayeti cemaatin, tarikatların üzerine farz değildir. Kıtal ayeti devleti ilgilendiren ayettir. Medine’de inmiştir. Mekke’de savaş ayeti yoktur. Çünkü Müslümanlar cemaat halindedir. Savaşa izin ayetleri Medine’dedir. Kim gençlerini cemaatini silahlara çeviriyorsa Şeyh’te olsa şeytanın ta kendisidir. Allah resulü böyle bir şeye izin vermez. Bundan sonra bu adama Fetullah demek Allah’a en büyük iftiradır. Bunun adı ’lanetullahtır’. Boşunamı Amerika’daki adam Roma’daki papaya eğildi rüku yaptı mektubu ve bağlılığını bildirdi. Rezil ve zelil olursan Allah papaya sana rüku yaptırır. Ama Tayyip Erdoğan gibi izzetli olursan papayı ayağına getirir.

    Darbelere darbe vurmaya hazır mısınız? Millet devletine el koydu elhamdülillah. Niçin bu kadar darbeler bizi yıkamadı? Kabe-i muazzamının, Medine’yi Münevverenin, Kudüs’ü şerifin sigortası. Anadolu bu üç beldeyi korur. Türkiye Kabe’nin ebabil kuşudur. Anadolu işgal edilirse kabe gider” dedi.