Etiket: İsmet

  • Dr. İsmet Kalkan hayata veda etti

    Motosikletli 112 Acil Sağlık Hizmetleri sisteminin kurucularından olan Dr. İsmet Kalkan, vefat etti.

    Türkiye’nin ilk motosikletli 112 Acil Sağlık Hizmetleri sisteminin kurucuları arasında yer alan Dr. İsmet Kalkan, 56 yaşında hayata veda etti. Bir süredir İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören Dr. Kalkan’ın ölümü tıp, 112 Acil sistemi ve amatör telsiz dünyasında büyük üzüntüye sebep oldu.

    Dr. Kalkan adına pazartesi günü saat 15.00’te Narlıdere’de bulunan 112 Komuta Merkezi’nde anma töreni düzenlenecek. Dr. Kalkan’ın cenazesi Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda defnedilecek.

    Dr. İsmet Kalkan kimdir?

    1961 yılında İzmir’de doğan İsmet Kalkan, Bornova Anadolu Lisesi’nin ardından 1985 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Uzun yıllar 112 Acil’de istasyon sorumluluğu ve yöneticilik yaptı. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nce 14 Mart 2009 günü göreve başlatılan motosikletli 112 Acil Sağlık Hizmetleri sisteminin kurucularından, İzmir Tabip Odası ve Acil Ambulans Hekimleri Derneği üyesi, Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) İzmir Şube Başkanı (TA3AGA) Dr. İsmet Kalkan, meslektaşı Dr. Belgin Kalkan ile evli ve bir kız evlat babasıydı.

  • Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz:

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Türkiye geçen yıl bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. Bizim aradığımız adalet ve 15 Temmuz’un sorumlularını yargı önüne çıkartmak. Uluslararası topluma sorumluların adaletin karşısına çıkartılması için Türkiye’ye gereken desteği vermelerini istiyoruz” dedi.

    ABD’nin bağımsızlığın 241’inci yılı ülkenin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın ev sahipliğinde elçilik konutunda düzenlen resepsiyonla kutlandı. Resepsiyona Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu, büyükelçiler, yabancı misyon şefleri ve medya temsilcileri katıldı. İki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başlayan resepsiyonda daha sonra protokol konuşmalarına geçildi. Türkiye’yi temsilen konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğu söyledi. Başta Suriye ve Irak olmak üzere bölgesel konularda iki ülkenin önemine değinen Yılmaz, “Türkiye, DEAŞ başta olmak üzere uluslararası terörizm, Suriye, Irak ve mülteci kriz gibi birçok bölgesel sorunla karşı karşıyadır. İçinde bulunduğumuz kritik ortamda Türkiye ve ABD ilişkilerin ve işbirliğinin ortak değerler ve çıkarlar temelinde ilerletilmesi ve sorunların çözülmesi için gerekli dayanışmanın gösterilmesi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Stratejik ortağımız olan ABD ile bölgesel ve küresel konularda ilişkilerimizi geliştirilmesine ve işbirliğimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın mayıs ayında Washington’u ziyareti de bu işbirliğine verilen önemin apaçık bir göstergesidir. Önümüzdeki dönemde ilişkilerimizin güçlenerek daha ileriye taşınacağına inanıyorum” diye konuştu.

    Yılmaz’dan uluslararası topluma çağrı

    Adalet arayışı içinde olduklarının altını çizen Yılmaz, “Türkiye geçen yıl bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. Bizim aradığımız adalet ve bunun (15 Temmuz) sorumlularını yargı önüne çıkartmak. Uluslararası topluma sorumluların adaletin karşısına çıkartılması için Türk milletine, Türkiye’ye gereken desteği vermelerini istiyoruz. Bizim inancımız şudur ki, “insanı öldürmeyen darbeler onu güçlendirir” dolayısıyla da bu darbeden sonra Türk halkının demokrasiye, hakka, hukuka sahip çıkma gücü her zamankinden daha güçlenmiş ve artmıştır” açıklamasını yaptı.

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi Bass da adalet kavramın altını çizerek, “Geçtiğimiz yıl meydana gelen olaylar, terör ve şiddete verilebilecek tek cevabın adalet ve hukukun üstünlüğü olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Türk Hükümeti’nin, 15 Temmuz’un sorumlularını adalete teslim edilmesi için sürdürdüğü çabaları destekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasında 11 Eylül 2001 saldırısını hatırlatan Büyükelçi Bass, “Öte yandan, kendi acı veren tecrübelerimiz de bize şunu öğretti; adalet yolunda aceleci davranmak ve terörün aşırı geniş bir şekilde tanımlanması da tehlikeli olabiliyor. Çünkü böyle durumlarda temel özgürlükler yıpranıyor, hükümetlere olan güven baltalanıyor ve adalet kavramı intikam kavramı ile karıştırılabiliyor. Mevlana’nın ’acı, merhametin bahçesine dönüşebilir’ öğretisi, hepimizin adalet ve intikam arasındaki ince çizgiyi hatırlamasına yardımcı olabilir” dedi.

    “Haberlerin çoğu aramızdaki uyuşmazlıklara odaklanıyor”

    Medyada yer alan ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin iki ülke arasındaki uyuşmazlıklara odaklandığı belirten Bass, “Haberlerin çoğu aramızdaki uyuşmazlıklara odaklanıyor. Ancak, ben bu alana baktığımda; gelecek nesilleri eğitenleri, yeni iş ortaklıkları kuranları, inovasyon üzerine çalışanları yani işbirliğimizin birçok örneğini görebiliyorum. Bu da bana, geçmişte olduğu gibi, birlikte çalışarak farklılıklarımıza üstesinden geleceğimize dair güven veriyor” değerlendirmesi yaptı. John Bass, şunları söyledi:

    “Amerika Birleşik Devletleri, adalet arayışında ve tüm vatandaşlarımız için fırsatlar yaratma konusunda Türkiye’ deki dostlarımızı ve müttefiklerimizi desteklemeye devam edecektir Önümüzdeki yıl da sizlerle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Birlikte çalışmayı iple çekiyoruz. “

    Resepsiyon misafirlere sunulan ikramlar ve İngilizce şarkılar eşliğinde sona erdi.

  • Bakan İsmet Yılmaz Ardahan’da

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ” Bir hedefe ulaşabilmek için en önemli misyon, yük ve görev eğitime düşmektedir.” dedi.

    Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ile birlikte Ardahan Kent merkezindeki Gündoğdu Düğün ve Toplantı Salonunda “Gönül Köprüsü” kapsamında düzenlenen İftar programına katıldı.

    Kars’tan kara yolu ile Ardahan’a gelen Bakan Yılmaz’ı Ardahan Valisi İbrahim Özefe, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar ve yetkililer karşıladı.

    Burada konuşan Yılmaz, ’’Birlik ve beraberliğimizi arttırdığımız sürece Türkiye Barış adası olacaktır. Birlik ve beraberliğimizi arttırdığımız sürece daha çok büyüyecek ve 2023 hedeflerine ulaşacaktır. Hedef koyduk? Çünkü biz biliyoruz ki yoksul olan evde kavga bitmez. Ne yapmamız lazım o halde yoksulluğu ortadan kaldıracağız. Cehalet olan yerde kavga bitmez, bu nedenle cehaleti ortadan kaldıracağız. İki düşmanımız var? biri yoksulluk, biri cehalet; ikisinde de çok mesafe aldık, ama daha yapılması gerekenler var. 2023 hedefleri inşallah bu iki tane düşmanımızı kesin olarak yendiğimizi gösterecek hedefler koyduk. Ne diyoruz? Milli geliri 2 trilyon dolar yapalım diyoruz. Şimdi ne kadar 860 milyar dolar, biz geldiğimizde 230 milyar dolardı. 230 milyar dolardan aldık 860 milyar dolara getirdik ve 3 katından fazla. Yorulmadan çalışmak lazım, eğer biz bunu yaparsak 2023 yılında 2 trilyon dolarlık milli gelir hedefi koyuyoruz. Kişi başına düşen gelir 2002 yılında 3500 dolar idi, şimdi ise 11000 dolara ulaştı, ama 2023 hedefimiz 25 bin dolar olsun diyorum. Yapar mıyız, eğer 2002 ile 2017 arasındaki başarıyı tüm zorluklara rağmen gösterirsek, hiç şüpheniz olmasın ki 2023 hedeflerini de yakalarız.’’

    Bu aziz millet hiç kimsenin kara kaşına kara gözüne bakarak oy vermez diyen Bakan Yılmaz, ’’ Bu aziz millet hiç kimsenin kara kaşına kara gözüne bakarak oy vermez. Neye bakar, yapılanlara bakar, hizmete bakar. Eğer bu hizmetler olmasaydı bu milletin yüzde 50’sinden fazlası bir kimsede, bir yere oy vermez, bir yeri desteklemezdi. Güzel bir atasözü var ’’Halkın Gözü Terazidir’’ diye, dolaysıyla bu aziz millet bakar, bilir, tartar ve ona göre de kime ne destek verecek ise onu verir. Biz geçmişte gördük ki? Bir dönem iktidar olanların bir sonraki dönemde Parlamento dışı kaldığını gördük. İşte bu Milletin Feraseti ve basiretini gösteriyor. İnşallah milletin bize olan güvenini boşa çıkarmadan, bundan sonrada durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.’’ Şeklinde konuştu.

    HEDEFLERİMİZ VAR, O HEDEFLERE ULAŞMAMIZ LAZIM

    Bir hedefe ulaşabilmek için en önemli misyon, yük ve görevin eğitime düştüğünü ifade eden Bakan Yılmaz, ’’Hedefimiz var, o hedefe ulaşmamız lazım. Bu hedefe ulaşabilmek için en önemli misyon, en önemli yük, en önemli görev eğitime düşmektedir, Milli Eğitim. Eğer biz Milli Eğitimi başarı isek her şeyi başardık demek. Eğer Milli Eğitim de sıkıntı, eksiklik olursa bilin ki her şeyde eksiklik olur. Onun için diyoruz ki eğitimi ihmal eden her şeyi ihmal etmiş demektir. Eğitim’e önem veren her şeye önem vermiş demektir. Biz geçmiş dönemlerde olmadığı kadar eğitime önem verdik. Eğitime önem derdiğimizin ölçüsü kendi bütçenizden ayırdığınız paydır. 2002’de biz geldiğimiz de eğitime ayrılan kaynak toplam 11 milyar lira idi ve o zaman ki bütçenin yüzde 10’una tekabül ediyordu. Şimdi bizim eğitime ayırdığımız kaynak 122 milyar lira ve 11 kat artmış ve şimdiki bütçenin yüzde 20’si. Her 5 liranın birisini eğitime harcıyoruz. Dolayısıyla biz geçmiş dönemlerde eğitime verilen önemden kat kat daha fazla önemi eğitime verdik. Bunu ayırdığımız kaynaklar gösteriyor. Bu kaynaklarla 270 bin derslik yaptık, yaklaşık 80 yılda Cumhuriyet Hükumetleri dönemlerinde yapılan derslik sayısına denk. 560 binin üzerinde öğretmen atadık. Bugün 960 bin öğretmen var ve bunun 560 bin öğretmeni biz atadık. Öğretmen eğitimin kilit taşıdır. Öğretmenin 4- 4 lük ise onun ürünü olan öğrencide 4 – 4’lük olur, eğitimin amacına ulaşırsın. Ama öğretmende bir eksiklik olursa telafi edebilmek mümkün değil.’’ İfadelerine yer verdi.

  • Bakan İsmet Yılmaz, UNICEF heyetini kabul etti

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Afshan Khan ve UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle’yi makamında kabul etti. Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, geçici koruma altında bulunan Suriyeli öğrencilere yönelik verilen eğitim hizmetleri olmak üzere UNICEF ve Millî Eğitim Bakanlığı arasındaki iş birliği konularını görüşmek üzere UNICEF Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Afshan Khan ve UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle’yi makamında kabul etti.

    Bakan Yılmaz, görüşmede amaçlarının insanlığa hizmet etmek olduğunu belirterek, “Ne kadar iyi eğitim verirsek topluma o kadar hizmet etmiş oluruz. Hiç kimsenin etnik kimliğine, inancına, konumuna veya vatandaşlık durumuna bakmadan bu hizmeti sürdürmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Suriyeli çocuklar başta olmak üzere bütün mülteci çocuklara verdiği destekten dolayı UNICEF heyetine verdiği destekten dolayı teşekkür eden Yılmaz, “Bakanlığımızla yürütülen ortak projelerden dolayı da UNICEF’e teşekkür ediyorum. Bundan sonra da aynı anlayışla bu doğrultuda hizmet etmeye devam edeceğimize inanıyorum” dedi.

    UNICEF Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Khan ise, Türkiye’nin Suriyeli mülteci çocukların eğitime erişimi konusunda gösterdiği çabayı takdirle karşıladıklarını belirterek, Türk milleti adına Bakan Yılmaz’a teşekkür etti.

  • KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Müsteşarı İsmet Esenyel:

    KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Müsteşarı İsmet Esenyel, İngiltere’deki turizm pazarına yönelik, “İngiltere’de agresif pazarlama faaliyetimiz sürecek” dedi.

    KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı İsmet Esenyel, İngiltere Turizm Ofisi aracılığı ile Kuzey İrlanda, İskoçya ve İngiltere pazarına yönelik tanıtma ve pazarlama çalışmalarının yürütülmesi için verilen katkı hakkında açıklamada bulundu. Esenyel, İngiltere pazarının yabancı pazarlar içerisinde yıllardır en fazla turisti sağlayan, Ada’nın kuzeyi ile turizm endüstrisi ve sosyal yaşantı anlamında Türkiye pazarından sonra gelen en büyük pazar olduğunu söyledi.

    “Son yıllarda İngiltere pazarına gereken ilgi verilmedi”

    2012 yılından sonra İngiltere pazarının çok ihmal edildiğini de belirten Esenyel, devlet yetkilileri ve müteakip dönemlerin turizm otoritelerince tanıtım, reklam ve imaj faaliyetlerinde kısıtlama yaptığını ifade etti.

    Son dört yıldır yapılmayan destinasyon algısı ve imaj reklamlarının eksikliğinden dolayı KKTC’ye İngiltere’den gelen turist sayısının yüzde 70-75 dolayında bir düşüş yaşandığını söyleyen Esenyel, bu düşüşün tüm turizm otoritelerince de bilinen bir gerçek olduğunu dile getirdi.

    Kan kaybeden bu önemli pazarın mutlaka eski canlı günlerine dönmesi için Bakanlık olarak çalışma başlattıklarını vurgulayan Esenyel, bölgemizin tarihi ve kültürel varlıklarına aşina olan bu önemli pazarın tekrardan canlandırılması için acil tedbirler alınmaya başlandığını belirtti.

    Son yıllarda ihmal edilen İngiltere pazarının büyük bir bölümü Güney Kıbrıs bölgesi altındaki turizm pazarına kaydığını belirten Esenyel, Bakanlık olarak bu durumun önüne geçmek, oluşturulan olumsuz algının ortadan kaldırılmasına ve İngiltere pazarında yeniden ivme kazanmak için yoğun bir çalışma içinde olduklarını ifade etti.

    KKTC’nin İngiltere Turizm Ofisine yapılan tanıtım katkısının sadece İngiltere pazarına yönelik olmadığını da söyleyen Esenyel, Kuzey İrlanda ve İskoçya gibi destinasyonların tanıtımının da bu bütçede kullanılarak yapıldığını; görsel reklam ve dijital pazarlamanın tümünün ayni bütçeden karşılandığını kaydetti.

    Söz konusu pazarlar için ayrılan bütçenin destinasyon pazarlaması ve imaj yenileme faaliyetleri düşünüldüğünde yetersiz olacağını da söyleyen Esenyel, eleştirilerin yersiz olduğunu belirtti. Esenyel, İngiltere’de aktif olarak çalışan ve çok zorluklar içersinde ayakta durmaya çalışan Kıbrıs Türk’lerin çalıştırdığı acente ve tur operatörlerine getirecekleri turist sayısı aralığına göre yıl sonunda imaj reklam katkı payının verileceğini, bu durumun da turizmci ve acentecilere aktarıldığını ifade etti.

    “İngiltere’de agresif pazarlama faaliyetlerimiz hızla devam edecek” diyen Esenyel, bu pazarın tekrardan eski günlerine kavuşması için, hiçbir maddi ve manevi destekten kaçınılmayacağını da söyledi.