Etiket: işliyorlar

  • Yılda 500 ton kargı işliyorlar

    Yılda 500 ton kargı işliyorlar

    Aydınlı Romanların ellerinde hayat bulan ve kargıdan yapılan bir çok ürün Türkiye’nin sahil beldelerini güzelleştiriyor. Korona virüsten dolayı geçtiğimiz yaz sezonunda umduğunu bulamayan ama yeni sezondan umutlu olan Romanlar yılda 500 ton kargı işlendiği mahallede hazırlıklara devam ediyor. Kargılardan örülen ürünler, hayatın her alanında kullanılıyor.

    Türkiye’de kargıdan yapılan ürünlerin merkezi durumunda olan Aydın’ın Efeler ilçesi Ilıcabaşı Mahallesi’nde yaz aylarının yaklaşması ile birlikte kargı mesaisi başladı. Mahallede yaşayan Roman vatandaşların kargı ve türevlerinden ördükleri sepetler, sandalyeler, şemsiyeler Türkiye’nin sahil beldeleri başta olmak üzere bir çok ile gönderiliyor. Sahil kesimlerinde turistlerin beğenisini kazanan ürünler çoğu zaman yok satıyor. Sipariş ile kargıdan çeşitli ürün ve figürler de ören Roman vatandaşlar aile bütçelerine gelir sağlıyor. Korona virüs dolayısıyla geçtiğimiz sezon durgun geçen turizm sezonundan bu sene ümitli olan Romanlar çeşitli ürünler hazırlayarak yaz sezonuna hazırlık yapıyor.

    “Yaz sezonundan umutluyuz”

    Aydın Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Abdül Aydeniz, Korona virüsten nedeniyle kafe ve restoranlara uygulanan kısıtlama kararlarından dolayı kendilerinin de sıkıntılar yaşadıklarını ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde kapalı olan lokanta ve kafelere yönelik Mart ayında açıklanacak olan yeni kararların kendilerini umutlandırdığını ifade etti. Ürünlerinin hemen hemen hepsinin sahil bölgelerine gönderildiğini ifade eden Aydeniz, “Bu kargılar Aydın bölgesinden toplanıyor. Toplanan kargılar bu alanda yapılacak olan işe göre, ince, kalın, orta ve büyük gibi kategorilendirilerek seçiliyor. Bunların içerisinden sepet yapılacak olanlar, plaj şemsiyesi yapılacak olanlar kalite kalite, boy boy ayıklanıyor. Geçen yılki pandemiden dolayı sahil bölgelerinde restoran, otel ve kafelerin hizmet verememesi bizleri de etkiledi. Önümüzdeki sezondan umutluyuz. Bu yaza hazırlık yapıyoruz. Yaptığımız plaj şemsiyesi ve sepetleri Bodrum, Marmaris, Antalya ve Çeşme gibi sahil beldelerine gönderiyoruz. Korona virüse karşı aşılamadan ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Mart ayı açıklamalarından büyük umudumuz var” dedi.

    “Tonlarca ürün işleniyor”

    Yılda 500 ton ürün işlediklerini ifade eden Dernek Başkanı Aydeniz, “Plaj şemsiyesi, kirli çamaşır sepeti, raf, beşik ve koltuk gibi ürünler Ilıcabaşı Mahallesi’nde yapılmakta. Türkiye’deki hasır plaj şemsiyelerinin yüzde 90’ı da buradan gidiyor. Siparişe göre de müşterilerimizin istekleri doğrultusunda da iş yapıyoruz. Manken, örümcek, balık, abajur, koltuk ve masa gibi işleri de hazırlayabiliyoruz. Sera bölgeleri de dahil olmak üzere yaklaşık yılda 500 ton malzeme harcıyoruz. Antalya, Çanakkale, ve Bursa’ya bu ürünlerimizin dışında seralarda kullanılmak üzere seçtiğimiz kargıları da buradan gönderiyoruz. İşlediğimiz kargı ve kamışın büyük bir bölümünü Aydın’ın ilçelerinden temin ediyoruz. Bunların yetersiz kaldığı durumlarda da yine Afyon Eber Gölü’nden, Kayseri’nin Develi ilçesinden, Kastamonu’nun Bozoğlak Köyü’nden kargı, kamış ve söğüt getiriyoruz. Afyon’dan iklim olarak daha sert ve karlı olması sebebiyle oradan gelen kamışlar soğuğa dayanıklı ve sert oluyor. Yapılan şemsiyeler daha uzun ömürlü ve dayanıklı oluyor” diye konuştu.

    Yirmi senedir sepet örüp, plaj şemsiyesi yaparak hayatını kazanan 60 yaşındaki Cavit Yanar ise, “Bir plaj şemsiyesini tamamıyla yapmak iki buçuk saatimizi alıyor. Bunlar Marmaris, Bodrum, Antalya, Kuşadası gibi bir çok sahil beldelerine gidiyor. İşimi severek yapıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Yağmur çamur demeden soğan işliyorlar

    Aydın’da etkili olan yağmurla birlikte taze soğan üreticileri yağmur çamur demeden işlerini yapmaya devam ediyor.

    Sağanak yağışla birlikte tarlalar çamur deryasına dönerken, Aydın’ın Acarlar Mahallesinde çiftçilikle uğraşan Sabri Özdağ, yağmura rağmen taze soğan ekili bahçesinde çalışmaya devam ediyor. Ailecek topladıkları taze soğanları tarlasının ortasına kurdukları naylon çadırda demet haline getiren Özdağ ailesi, yağmura aldırış etmeden işlerini yapıyorlar.

    Yağmurun ve çamurun kendilerine engel teşkil etmediğini belirten Sabri Özdağ, “Bugünlerde havalar yağışlı gidiyor. Bizde yağmurdan etkilenmemek için tarlanın ortasına naylon çadır kurduk. Burada topladığımız taze soğanları demet haline getiriyoruz. Sabah saat 9.00’dan akşam 17.00-18.00’e kadar tarlada çalışıyoruz. Taze soğanları Ağustos ayında dikimini yapıyoruz. İlk hasatı Ekim ayı içerisinde yapıyoruz. Şubat ayına kadar hasat devam ediyor. Dönümde 2 bin, 2 bin 500 adet taze soğan demeti çıkıyor. Taze soğanı toptan demeti 0,70-0,80 kuruşa veriyoruz. Pazarda demeti 1-1,5 TL’ye satılıyor. Geçen sene de aynı fiyata sattık. Ama tohum, ilaç ve gübre fiyatları yükseldi” diye konuştu.

  • Su kabağını bir başka işliyorlar

    İlkadım Belediyesi ve İlkadım Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan “Su Kabağı İşlemeciliği Kursu”nda Türkiye’de çok nadir kullanılan veya yapılması çok zor olan teknikler kullanılarak kabaklara şekil veriliyor.

    Su Kabağı İşlemeciliği Kursu, İlkadım Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi tarafından 19 kursiyer ile birlikte Yıldıray Çınar Kültür ve Sosyal Tesislerinde başladı. Kursta basit su kabağı oymacılığı tekniklerinin yanı sıra Türkiye’de yapılmayan ya da az yapılan teknikler de kullanılıyor. Su kabağına hiç delik açmadan ve kesme işlemi yapılmadan eserlerin yanı sıra sadece el işlemeciliği ile bıçak yöntemiyle kabağa şekil verilen yöntemle de kabaklara tekrar hayat veriliyor.

    Kurs hakkında bilgiler veren kurs hocası Ulaş İlgenç, “Kursumuz 3 ay önce faaliyete geçti. 19 kursiyerimizle burada faaliyet yapıyoruz. İlk aşamada ham tabaklarımızı tedarik ediyoruz. Su kabağını Karadeniz Bölgesi’nde çok bulamadığımız için daha çok Hatay, Adana, Antalya gibi illerden getiriyoruz. Daha sonra kabağın dış temizliğini, iç temizliğini, çekimini yapıyoruz. Bu işlemlerin ardından delme, oyma, kesme, inceltme gibi teknikler uyguluyoruz. Bu işlemlerin ardından da boyama ve boncuklama yaptıktan sonra vernik atarak işlemi sonlandırıyoruz. Sonrasında ise isteğe bağlı olarak aydınlatma veya dekor amaçla kullanıma sunuyoruz. Bunların yanında kabaktan oyuncak, saksı, mumluk gibi eşyalar da yapıyoruz. Su kabağının işlenebilmesi için ekildikten sonra 4-5 ay gibi bir süre geçmesi gerekiyor. Bunun ardından 3-4 ayda kuruması bekleniyor. Su kabağı çalışmaları 1 ile 4 gün arasında sürebilir” dedi.

    “Kesmeden, delmeden kabağa şekil veriliyor”

    Kabağa hiçbir kesme ve delme işlemi yapmadan şekil verdiklerinin altını çizen Ulaş İlgenç, “Bu kursumuzda Türkiye’de benzeri az görülen eserlerde üretiliyor. Türkiye’de nadir olarak yapılan kabağı hiç delmeden, inceltmeden, sadece kabakta çizikler açarak şekli ortaya çıkartmamızdan kaynaklı çalışmalarımız var. Bu çalışmada herhangi bir boya kullanmıyoruz, delme kullanmıyoruz, boncuk kullanmıyoruz. Sadece kara kalem ile çizip, deseni ortaya çıkartıp çiziklerle modeli ortaya çıkartıyoruz. Türkiye’de sadece birkaç kişi bu çalışmayı yapabiliyor” diye konuştu.

    Ahşap işlemeciliği su kabağında uygulanıyor

    Ahşap işleme tekniğinin su kabağında uygulandığını vurgulayan İlgenç, “Kursumuzda Türkiye’de tek olan çalışmamız da var. Bu çalışmayı ahşap oymacılığına sempati duyan arkadaşımız yaptı. Ahşap oyma işlemini kabakta denedi. Çok da başarılı oldu. Ahşap bıçağı ile kabağı oyarak, kabağa şekil verdi. Bu eserin Türkiye’de başka bir örneği daha bulunmamaktadır. Bu kabak sadece bıçakla yapıldı. Kesinlikle hiçbir makine kullanılmadı” şeklinde konuştu.

    Su kabağı kursunda yapılan eserler Mayıs ayında sergilenecek.

  • Bozüyük’te veliler ilmek ilmek sevgi işliyorlar

    Bilecik’in Bozüyük ilçesinde anaokulu öğretmenleri tarafından hazırlanan ve veliler tarafından uygulamaya konulan “İlmek İlmek Sevgi Örüyoruz” konulu örnek proje büyük rağbet gördü.

    Proje kapsamında okula çocuklarını almak için gelen veliler, bekleme salonunda ihtiyacı olan minik kalpler için atkı örmeye başladılar. Bu sayede hem veliler çocuklarını beklerken sıkılmıyor, hem de minik bedenler için örülen atkıda birden fazla kişinin emeği yer alıyor.

    Proje ile ilgili olarak bilgi veren Okul Müdürü Mihriban Kılıç, projenin çıkış noktasının yardıma ihtiyacı olan minik kalpler için bir şeyler yapmak, onların minik bedenlerini ısıtmak olduğunu belirtti. Bu amaçla atkı örme kampanyası düzenlediklerini söyleyen Kılıç, “Projemiz hem velilerimiz hem de onların anlattıkları yakınları tarafından büyük rağbet gördü. Okulumuz Menekşe sınıfı öğretmeni Çisem Beste Arıkan okuduğu bir kitapta geçen bir hikâyeden esinlenerek bizlere bir fikir verdi. Kitapta bir durağa bırakılmış ve yarım kalmış bir örgü var. Bu örgüyü otobüs bekleyen kadınlar otobüsü bekleme sırasında örüyor ve otobüs gelince aldığı yere bırakıyor, başka bir kadın örmeye başlıyor ve bu böyle devam ediyor. Öğretmenimiz bu çalışmayı, velilerin çocuklarını beklemeleri sırasında yarım kalan örgüleri tamamlayarak atkılar meydana getirebileceğimizi, bu sayede hem velilerin beklerken sıkılmamalarını, hem de minik bedenler için örülen atkıda birden fazla kişinin emeğinin olması şeklinde okulumuza uyarlayabileceğimiz bir öneride bulundu. Hemen tüm öğretmen arkadaşlarımız ile bir araya geldik ve proje üzerinde derin bir çalışma ve işbirliği yaptık. Bu projeyi nasıl geliştirip nasıl yaygınlaştırabiliriz diye her ayrıntıyı ince ince düşündük. İlk önce rengarenk çocukların seveceği renklerde ipler ve bunları örmek için şişler aldık. Madem proje bizden çıktı ilk sevgi dolu ilmekleri biz atalım dedik ve atkıları örmeye başladık öğretmenler olarak. Projemizin amacını belli eden sloganlarımızı okulumuzun duvarlarına yapıştırdık. Daha sonra projemizin asıl emekçileri olacak velilerimize projemizi tanıttık, onları okulumuza davet ettik, bu projeyi hangi amaçla yaptığımızı, proje sonunda neler olacağını, nasıl bir iyiliğe güzelliğe ortak olduklarını anlattık. Beklediğimiz gibi tüm velilerimiz bu iş için gönüllü olacaklarını ve seve seve öreceklerini hatta yakınlarına da bu projeyi anlatıp onlardan da yardım isteyeceklerini söylediler. Dedikleri gibi de oldu. Hemen yünleri ve şişleri alarak bekleme odasında atkıları örmeye başladılar ve bunu o kadar severek ve gönülden yaptılar ki başladığımız iş ile gurur duyduk” dedi.

    Projeye destek veren herkese teşekkürler

    Atkılar bitince ihtiyacı olan minik kalpleri ısıtmak için yola çıkacağını belirten Okul Müdürü Mihriban Kılıç, şunları söyledi;

    “Bunu da okulumuzdaki minikler ile kolilere içine güzel notlar ve resimler koyup ihtiyaç sahibi miniklere göndererek yapacağız. Bunun için de yakın ya da uzak çevremizden ihtiyacı olan minikler için bir araştırma yapmaya başladık bağlantılar kurduk. Allah’a çok şükür projemiz güzel devam ediyor. Hatta veliler kendileri yün alıp evde de atkı-bere örüp okula gönderiyorlar. Bu kadar yardıma hazır insanın böyle güzel bir projede bir araya gelmesi gerçekten çok güzel. Bozüyük anaokulu ailesi olarak yaptığımız ve yapacağımız etkinlikler için desteğini esirgemeyen herkese şimdiden çok teşekkür ederiz.”