Etiket: İşletmecileri

  • Düğün salonu ve organizasyon işletmecileri Vali Memiş’ten destek istedi

    Düğün salonu ve organizasyon işletmecileri Vali Memiş’ten destek istedi

    Erzurum’da düğün ve toplu organizasyon programları düzenleyen işletme sahipleri Vali Okay Memiş’ten destek istedi. Erzurum Valisi Okay Memiş İşletme sahiplerinin istek ve sorunlarını Valilikte düzenlenen toplantıda dinledi.

    İçişleri Bakanlığı, koronavirüs tedbirleri kapsamında valiliklere gönderdiği genelge ile Adana, Ağrı, Ankara, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Konya, Mardin, Şanlıurfa, Van ve Yozgat’ta sünnet düğünü, kına gecesi, nişan ve benzeri etkinliklere müsaade edilmeyeceğini, bu illerde yapılacak düğün ve nikahların ise en fazla 1 saat içinde tamamlanacağını ifade etmişti.

    Bunun üzerine Erzurum Valisi Okay Memiş ve düğün salonu işletmecileri valilikte toplantı yaptı. Gerçekleştirilen toplantıda Vali Memiş Düğün salonu işletmecilerini ve birçok organizasyon işletme sahibinin isteklerini dinledi.

    Toplantı sonunda Vali Memiş, işletme sahiplerinin isteklerini gerçekleştirmek için çalışacağını ifade etti.

  • Prof. Dr. Karamustafa: “Turizm işletmecileri gastronomi turizmine yönelmeli”

    Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, turizm işletmecilerinin, nitelikli ve harcama kapasitesi yüksek olan gastronomi turizmine yönelmesi gerektiğini söyledi.

    Gastronomi turizminin kültür turizminin önemli bir parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Karamustafa, dünyada bu tür turizmin pazar payının giderek arttığını ve Türkiye’nin zengin potansiyeli ile gastronomi turizmine daha çok ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti.

    “Türkiye’nin potansiyeli zengin”

    Kültür ve Turizm Bakanlığının 3. Turizm Şurası’nda, gastronomi turizmi ile ilgili bir komisyon kurulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karamustafa, “Türkiye, aslında gastronomi turizmi açısından oldukça zengin. Büyük bir potansiyelimiz var ama bundan yeterli düzeyde faydalanamadığımızı düşünüyorum. O nedenle, devletimizin de bu konuya verdiği önem çerçevesinde bu konuya eğilmelidir. Diğer yandan üniversitelerin gastronomi ve mutfak sanatları bölümlerine de ciddi görevler düşüyor. Artık bu alanda akademik çalışma yapanlar zengin ve kadim Anadolu kültürünün, ki yemek de bunun önemli bir parçasıdır, dışarıya tanıtılması için ciddi çalışmalar yapmalıdır” diye konuştu.

    “Gastronomi ve aşçılık farklı”

    Gastronomi ve aşçılığın birbirine karıştırılmaması gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Karamustafa, “Aşçılık mesleği teknik bilgi isteyen bir meslek. Ama gastronomiyi aşçılık kadar sınırlı görmemeliyiz. Turizm liselerinde ve önlisans programlarında iyi aşçılar yetişiyor. Gastronomi ve mutfak sanatları dediğimizde ise işin akademik boyutu akla geliyor. Bunun için öğrenci yetiştirilmeli, öğrenci yetiştirmek için de bilgi üretilmeli” dedi.

    “Akademik ve yazılı çalışmalara ağırlık verilmeli”

    Bu alana dair yapılan akademik çalışmaların artık daha değerli hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Karamustafa, Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesinde de, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünün bulunduğuna işaret etti. Prof. Dr. Karamustafa, “Anadolu’nun çok köklü bir kültürel zenginliği var, bu manada yemeğimiz de, mutfağımız da çok zengin. Bunları kalıcı ve yazılı bir kültüre dönüştürmek üniversitenin görevi. Üniversitelerin gastronomi ve mutfak sanatları bölümlerindeki lisans ve lisans üstü çalışmalarda bu bilgiler bir araya getirilecek, derlenecek, toplanacak, tasnif edilecek ki, sektör bunu kullanabilsin. Son yıllarda üniversitelerde bu bölümlerin açılmasıyla Türk turizmi nitelikli ürün anlamında da evriliyor. Klasik deniz, kum, güneş tatilinden kültür odaklı turizme yöneliyoruz. O kültür odaklı turizminin içinde de gastronomi merkezli faaliyetler ciddi öneme sahip” ifadelerini kullandı.

    “Deniz, kum, güneş turizmi anlayışı değişiyor”

    Deniz, kum, güneş turizminin yerini başka alanlara bıraktığının da altını çizen Prof. Dr. Karamustafa, “Artık farklılığı üretebilen, pazarda harcama kapasitesi yüksek olan kitlelere hitap eden turistik destinasyonlar ve işletmeler kazanıyorlar. Gastronomi turizmi nitelikli ve harcama kabiliyeti yüksek bir Pazar. Türkiye’deki yiyecek-içecek, konaklama işletmecilerinin bu alana yönelmesi lazım. Bu alan özelde kendilerinin, genelde de ülkemizin daha fazla kazanmasına fırsat sağlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Uzungöl’deki turizm işletmecileri “Uzungöl havuza döndü” haberlerine tepki gösteriyor

    Trabzon’un ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl ile ilgili son dönemde basından çıkan “Uzungöl havuza döndü” haberlerine yöredeki turizm işletmecileri tepki gösteriyor.

    Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Uzungöl’deki turizm işletmecilerinden Metin İnan, önce sosyal medyada başlatılan ardından da basında gündeme getirilen Uzungöl’ün havuza dönüştürüldüğü ve doğa katliamı yapıldığı haberlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Eski tarihlerde çekilen resimlerle bir algı oluşturulmaya çalışıldığını kaydeden İnan “Her yıl turizm sezonu öncesi biz bu haberlere alışığız ancak bu yıl daha organize geldiklerini görüyoruz. Önce sosyal medyada başlatılan algı operasyonu ardından ulusal basında gündeme taşındı. Uzungöl’de yapılan yanlışlar olabilir ancak bunu veriş biçiminin çok kasıtlı olduğuna inanıyoruz” dedi.

    Son dönemde Trabzon’a yönelik Arap turizmi ile ilgili olumsuz açıklamaları olduğunu hatırlatan İnan “Trabzon’a yoğun şekilde Arap turist gelmesi ve tercih olarak da Uzungöl’ün ilk sırada yer alması sanırım bazı çevreleri rahatsız ediyor. Üst düzeyde sosyal medya ve ulusal basın kullanılarak bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Yok Uzungöl, ‘Beton göl, havuz’ oldu gibi söylemlerle yerli turistler üzerinde de etki bırakılmaya çalışılıyor. Ayrıca bunun yanı sıra ‘Uzungöl’ü Araplar’a sattılar, Uzungöl’de Araplar ev alıyor’ gibi haberlerle yerli turistler üzerinde de olumsuz bir etki karalama kampanyası oluşturulmaya çalışılıyor. Böyle bir şey yok. Burayı senelerden beri koruyan kollayan yöre insanıdır. Bir tek ağacın bile kesilmesine izin vermezken bu tür haberlerin sürekli ısıtılıp verilmesi bizi bir yöre insanı olarak rahatsız ediyor. Uzungöl’de çevre düzenlemeleri devam ediyor. Yanlışlar her yerde olabiliyor ama bunu farklı mecralara çekmek kimseye bir şey kazandırmaz” ifadelerini kullandı.

  • (Özel haber) Termal su işletmecileri Bakan Avcı’nın açıklamalarından umutlu

    Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın Eskişehir’e yaptığı ziyarette dile getirdiği “Termal turizm konusunda çalışmalar başlattık” açıklamalarına işletmecilerden destek geldi.

    Birtakım temaslarda bulunmak üzere Eskişehir’e gelen Bakan Avcı, ayağının tozuyla Eskişehir Termal Turizm Çalıştayı Ön Toplantısı’na katılmıştı. Toplantıda turizm konusunda önemli açıklamalara imza atan Bakan Avcı, “Bildiğiniz gibi Türkiye’de turizmin deniz, kum, güneş parantezinden kurtarılıp, farklı turizm türlerine de açılmasına ilişkin bir strateji değişikliğini yürürlüğe koyduk. Özellikle termal turizm bağlamında Ortadoğu pazarına ilişkin çok ciddi bir potansiyel söz konusu. Eskişehir ile yola çıkarak bölgemizin şuanda gerçekleşen ve gerçekleşecek olan potansiyellerinin ne olduğunu, bunların birlikte düşünüldüğünde farklı illerimize de evrilmiş olan bu potansiyelin birlikte değerlendirilmesi halinde nasıl bir sinerji oluşabileceğini bu çalıştayda inşallah enine boyuna konuşacağız” demişti.

    “Bu bölgedeki potansiyel için buradayız”

    Bu açıklamaların ardından Eskişehir’deki termal işletmelerden Bakan Avcı’ya destek geldi. Turizm konusundaki bu çalışmaların Türkiye’ye ve Eskişehir’e büyük katma değer sağlayacağını ifade eden Tasigo Hotels Operasyon Müdürü Servet Bulut, “Normalde güney otelciliğini çok iyi biliyorum. Tabii ki araştırmalarım sonucunda da burada da ciddi bir potansiyel olduğunu düşünerek, bu bölgeye transfer oldum. Eskişehir herkes tarafından bir marka olmuş bir şehir. Hem şehir yaşantısıyla hem de bu bölgenin turizm potansiyeliyle. Tabii biz turizmci olduğumuz için bu bölgedeki potansiyel için buradayız. Hem de tarihi mekanlarıyla bu şehir beni çekti. Ona göre de bu bölgede bulunmak istedim. Çok yakın geçmişe baktığımızda bile termal turizmin gelişmediğini ama son zamanlarda özellikle Anadolu’da termal turizmin yayıldığını görüyoruz. Bu da farklı destinasyonlarla önümüze çıkıyor. Bakan beye tabii ki biz de katılıyoruz ve yeni yeni destinasyonların oluşturulması ve yeni konseptlerin ortaya çıkarılması bu ülkenin sadece deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığı, şehir ve termal turizmi birleştirerek ülkeye daha çok katma değer sağlayacağı ve bulunduğu bölgelerde de ciddi katma değer sağlanacağı bir yatırım aracı olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “Daha üst düzeye getirebiliriz”

    Termal turizmin ilerlemesi için atılabilecek adımları sıralayan Bulut, “Türkiye olarak konuşursak, tabii ki finansörlerimizin, iş adamlarımızın bu konuya daha çok yatırım yapmaları lazım. Çünkü güney turizmi artık tamamen deniz, kum, güneş üçlüsünden ibaret ama bu bölgede İç Anadolu’da özellikle Eskişehir ve çevresinde ciddi bir termal potansiyel mevcut. Bunu daha çok insana anlatarak, daha çok reklam yaparak devlet kuruluşlarının da desteğini alıp, daha üst düzeye getirebiliriz diye düşünüyorum. Bu konuda da buradaki 2 üniversitenin ve yakın bölgedeki Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin ciddi anlamda çalışmalarının olduğunu biliyorum. Biz de turizmciler olarak buna destek veriyoruz. En azından hizmet ayağında daha kaliteli hizmet vermek, daha iyi ürünler oluşturmak anlamında bizler de kendilerine bu konuda kendi çapımızdan destek veriyoruz. Devlet kuruluşlarının da etkisiyle, bu bölgelerdeki termal turizmin çok gelişeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Eskişehir bölgesinde ciddi bir su varlığı var”

    Bizanslılardan kalma bir hamamı termal su ile birlikte hizmete açan Kamuran Demirkazıksoy ise Eskişehir bölgesinde ciddi su varlığının bulunduğunu işaret etti. Demirkazıksoy, “Bu hamam Bizanslardan kalma, biz 40 yıldır buradayız. Bizanslılardan kalma bir hamamdır burası termal tesis ama Türk hamamı olarak geçiyor. Şu anda sıcak suların kaynağı Eskişehir’in merkezinde olduğu için Kızılinler bölgesinde sıcak su kaynağı var. Yani şehir içinde Büyükşehir Belediyesi ile bir çalışma yaparlarsa, bir şeyler olabilir. Zaten Büyükşehir Belediyesi’nin yardımıyla bir termal otel yapıldı ama bu Kızılinler’e yatırım yapılırsa, gayet güzel sonuçlar alınabilir. Orada debisi yüksek suyun olduğunu biliyorum. İl Özel İdaresi orada suyu bulmuştu” şeklinde konuştu.

    “Keşke bizde de Afyon’daki gibi oteller olsa”

    Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın söylediklerini takip ettiğini ve desteklediğini ifade eden Demirkazıksoy, şu şekilde devam etti:

    “Bence de süper olur çünkü bugün Afyon, Kütahya termal konusunda ilerledi ama suyun taşınması da gerekiyor şehir içinden. O kadar taşınabilir bir su da yok Eskişehir’in merkezinde çünkü suyun özelliği gidiyor. Bildiğime göre, ancak suyun bulunan yerde termal tesis olabiliyor. Tabi onu jeofizikçiler ve jeoloji mühendisleri daha iyi bir şekilde analiz ederler. Tabii ki bunlar iyi katma değer sağlar. Keşke bizde de Afyon gibi bir sürü oteller olsa. İstihdam oluşturur, bir sürü kalemi olur. Bir termal tesisi düşünürseniz bir sürü çalışanı olur. Yani Eskişehir için çok faydası olur.”

  • Turizm işletmecileri günlük kiralık evlerden dertli

    Turizm işletmecileri kayıt dışı olan günlük kiralık evlere karşı önlem alınmasını istediler.

    Eski Samsun Otelciler Odası Başkanı ve turizm işletmecisi Aydın Sönmez, günlük kayıt dışı ev kiralayanlara karşı gerek polisin gerekse maliyetinin gerekli önlem almasını istedi. Günlük kiralık evlerin daha çok fuhuş amaçlı kullanıldığını iddia eden Aydın Sönmez, terör örgütlerinin de günlük kiralık evleri kullanabildiğine dikkat çekti.

    Gerekli önlemin biran önce anılmasını isteyen Aydın Sönmez yaptığı açıklamada, “Günlük kiralık evlerde kiralayan kişi hakkında kolluk kuvvete kimlik bildirimi yapılmıyor. Otel ve pansiyonda kalanların günlük kimlik bilgileri online olarak güvenlik birimlerine bildirildiği için bu tür yerler fuhuş çeteleri ve terör örgütlerine yardım yataklık edenlerin daha çok ilgisini çekiyor. Çeşitli suçtan aranan kişiler yakalanmamak için bu tür evlerde kalmayı tercih ediyor. Emlak sahiplerini dairelerini aylık bin liraya kiraya verirken, bu evleri kiralayıp günlük 100 ila 150 liradan kiraya veriyorlar. Yapılan işlem kayıt dışı ve vergi alınmıyor. Yetkiler biran önce önlem alsınlar” dedi.